Cennet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cennet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْد۪يهِمْ رَبُّهُمْ بِا۪يمَانِهِمْۚ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ

İman edip güzel işler yapanlara gelince, imanları sebebiyle Rableri onları nimet dolu cennetlerde, alt tarafından ırmaklar akan (saraylara) erdirir.

                (Yunus Sûresi(10) 9. Ayet)

10 Aralık 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:                                                               


İşlerinizde orta yolu tutunuz, dosdoğru olunuz. Biliniz ki hiçbirinizi ameli cennete girdiremez. Şunu da biliniz ki Allah katında en değerli amel, az da olsa devamlı olanıdır.

                                                                      (Buhârî, "Rikâk", 18)


3 Eylül 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 03.09.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:ALLAH İLİM YOLCUSUNA CENNETİ KOLAYLAŞTIRIR

 ALLAH İLİM YOLCUSUNA CENNETİ KOLAYLAŞTIRIR

Muhterem Müslümanlar!

Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir defasında ilmin kıymetini ashabına şöyle anlatmıştır: “Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler, hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer. Sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır. Âlimin, âbide üstünlüğü, ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır; onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur.[1]

Aziz Müminler!

İslam’ın gönderiliş hikmetlerinden biri de insana hak ve hakikate

 götüren yolları öğretmek, cehaleti ortadan kaldırmaktır. İnsan,

 hangi yaşta ve hangi konumda olursa olsun eğitim ve öğretime,

 edep ve terbiyeye muhtaçtır. Zira insan, vahyi ilimle ve eğitimle

 doğru anlar. Dünyasını ilimle ve eğitimle imar eder. Kalbini,

 ruhunu ve vicdanını ilimle aydınlatır. Yaratılış gayesine ilimle

 ulaşır. Ahlak ve adabı ilimle kuşanır.

Kıymetli Müslümanlar!

İlmin kaynağı, Allah Teâlâ’dır. O, Alîm’dir, her şeyi bilendir. İnsana bilmediklerini ve kalemle yazmayı öğretendir. Dolayısıyla ilim, kişiyi Allah’a ulaştırdığı ve imanla buluşturduğu oranda değerlidir. Yoksa dünyevi menfaat elde etmek, fertleri karanlığa ve toplumları fesada sürüklemek için yapılan ilmî faaliyetlerin Allah katında kıymeti yoktur. Böylesi bir uğraş beyhûdedir ve ayet-i kerime gayet açıktır:

“Onlar, iyi işler yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir.[2]

Değerli Müminler!

Kur’an-ı Kerim’de 

“Allah’a karşı ancak kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”[3] buyrulur. 

Evet, ilim Yüce Rabbimizi hakkıyla bilmeye, gönlümüzde O’nun sevgisini ve saygısını sürekli hissetmeye vesiledir. Diğer yandan insanlığa faydalı olan her türlü bilgi ve yöntem kıymetlidir. Ancak, dünya huzuru ve ahiret mutluluğu, amele yani pratiğe dönüşen bilgiyle gerçekleşir. Bu, öylesine önemlidir ki Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) fayda vermeyen ilimden Rabbine sığınmıştır.[4]

Aziz Müslümanlar!

Uzun bir aradan sonra göz aydınlığı çocuklarımız, okullarına

 kavuşuyor elhamdülillah! Ancak, çocuklarımızın okullarından

 bir daha ayrı kalmamaları için salgın hastalıkla mücadelede

 hepimize düşen sorumluluklar olduğunu unutmayalım ve her

 türlü tedbiri elden bırakmayalım.

Bu vesileyle Cenâb-ı Hak’tan çocuklarımızı ve bizi, gönüllerimize ve bedenlerimize isabet edebilecek her türlü maddî ve manevî hastalıktan muhafaza buyurmasını niyaz ediyor, öğretmen ve yavrularımıza başarılar diliyoruz.



[1] Tirmizî, İlim, 19.

[2] Kehf, 18/104.

[3] Fâtır, 35/28.

[4] Nesâî, İstiâze, 13.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

1 Ağustos 2021 Pazar

AYIN SÖZÜ

                  Ayın Seçme Sözü ve Yorumu


         
“Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyen sizin olacaktır.” 

                                                                         Sultan ALPARSLAN

İnanan Müslümanlar için dünyada vatan ahirette de iman çok önemlidir.

Dünyada düzgün bir hayat sürdürebilmek için iyi bir barınak şarttır. Ahirette de kurtuluşa ermek ve cennete girebilmek için de iman şarttır. Ahireti kazanma yeri de dünya hayatıdır.

Dünya hayatını iyi bir şekilde geçirebilmek için barınak gerekir. Evsiz ve park sız olarak yaşamak çok zordur.

Kışın soğuk ve yağışlı günlerde evi ve yuvası olmayan kişilerin yaşamlarını sürdürebilmesi mümkün olmaz.

Hayvanların bile yuvaları yıkılınca hayata tutunmaları zorlaşır.

İnsanlar için barınak çok önemlidir. Ancak barınağın yanında çok daha önemli olan şey “Vatan”’dır.

Bağımsız bir vatanın yoksa evin ve barınağın ne önemi olabilir. Başka milletin egemenliğindeki vatan, vatan sayılmaz. Orada köle durumundasın. Orada ruhumuz işkence içinde olur. Huzurumuz olmaz. Moral sıfırlanır.

Çünkü her an başkasının emrindesin…Kölesin yani… Hürriyetin ve özgürlüğün yoktur.

İşte böylesine önemlidir bağımsız bir vatan.

Bu bakımdan Türkiye’miz en büyük değerimizdir. Çünkü Türkiye bağımsız bir Türk Vatanıdır. Vatanımız bize atalarımızdan emanettir.

Bugün Anadolu topraklarında bağımsız T.C. Devletimizin resmi sınırları kutsal vatandır.

Bu toprakları ilk defa 1071 de Türklere açan Sultan ALPARSLAN’dır. Anadolu’yu bize ebedi yurt olarak bırakan Selçuklu sultanı ALPARSAL şöyle der: “Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyen sizin olacaktır.”

1071 den bu yana Anadolu toprakları Türk Milletine vatan olmuştur. Allah’ın izniyle kıyamete kadar bu topraklar bize vatan olarak kalacaktır. Anadolu’nun kıyamete kadar elimizde olması için her türlü fedakârlığı göstermeliyiz. Canımız pahasına olsun vatanımızı korumalıyız. Vatanımıza, bayrağımıza, birliğimize göz diken iç ve dış düşmanlarımıza hiçbir zaman fırsat vermemeliyiz.

Bu vatan topraklarımıza her zaman düşman saldırıları ve istilaları olmuştur. Milletimizin birlik ve beraberliğiyle bu saldırılar bertaraf edilmiş, bağımsızlığımız korunmuştur.

Bunlara tarihte pek çok örnek verilebilir. 1915 Çanakkale muharebeleri, Kurtuluş savaşı, Sakarya Meydan Muharebesi, Büyük Taarruz,15 Temmuz hain girişim durdurulması ve birçok tarihi mücadelelerimizi dile getirebiliriz. Bunların her birinde milletimiz büyük komutan ve askerleriyle topyekûn vatanı savunmuşlar. Tarihi zaferler kazanmışlardır.

Biz de tarihte olduğu gibi her daim teyakkuz halinde olmalıyız. Ekonomik ve  bilimsel yönden güçlü olmalıyız. İnsan gücümüzü ve askeri alanda ilerleme kaydetmeliyiz.

1071’den beri bu toprakları bize vatan yapan başta Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arsalan ve tüm gazi ve şehitlerimize minnettarız.

Ruhları şad, mekanları cennet olsun.

Kutsal vatan TÜRKİYEMİZ bize emanet.

Kıyamete kadar vatanımızı koruyacağımıza ve vatan için çalışacağımıza söz veriyoruz.

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: 

 

 

 

 

 

 

 

  

                                  

18 Temmuz 2021 Pazar

Kur'an-ı Kerim'den Mesaj var-43

                 İman Edip İyi İşler Yapanlar

Dünya hayatı geçici bir süreyle bizlere bahşedilmiştir. Allah bizi dünyaya gönderirken bizden maddi bir şey istemiyor. O insanı sadece Rabbini tanıması, büyüklüğünü görebilmesi ve O’na kulluk etmesi için yaratmıştır.

Allah insanı sayısız nimetlerle donattığı bir dünyaya gönderiyor. Bu nimetlerin kıymetini bilerek Yüce Allah’a şükretmeli ve kulluğumuzu yerine getirmeliyiz.

İnsanoğlu yaratılış gayesini ve kulluk vazifesinin ne olduğunu kendi kendine bilemez. Allah bunları peygamberleri aracılığıyla bildirmiştir.

Allah tüm insanları elçileriyle uyarmıştır. Çeşitli kitap ve peygamberler gönderen Yüce ALLAH en son gönderdiği peygamberi Hz. Muhammed’e kıyamete kadar tüm insanlığı uyarıcı nitelikte olan Kur’an’ı indirmiştir.

Kur’an’da dünya hayatında insanların uyacağı her husus bildirilmiştir. Dünya hayatının ahiret hayatının kazanılacağı bir saha olduğu bildirilmiştir. Adete dünyanın ahiretin bir tarlası olduğu vurgulanmıştır. Tarla ekilir, sulanır ve bakımı yapılırsa, bol ürünler elde edilir.

Bunun gibi dünyada inanan ve güzel işler yapan ve düzgün hayat sürdüren bir kişi buradan ayrılıp öteki aleme geçiş yaptığında orada dünyada yaptıklarının karşılığını alacaktır. Yaptığı iyiliklerine karşı cennetteki nimetleri hak edecektir.

Bu konu ile ilgili Allah’ın Kur’an’ı Kerim’deki mesajı şöyledir: 

İman edip iyi işler yapanlara gelince, onlar, cennette nimetlere ve sevince mazhar olacaklardır.”( Rûm Sûresi 15. Ayet)

Cennetteki nimetlere mazhar olmak için öncelikli şart Allah’a iman etmektir. Allah’a iman etmek için; Allah’ın bir tek olduğuna inanmak, Hz.Muhammed’in peygamber olduğuna ve ona gönderilen Kur’an’a inanmak gerekir.

İman ettikten sonra cennetteki nimetlere kavuşmak için; bol ibadet, bol iyilik, güzel ve faydalı şeyler yapmak gerekir.

Allah kutsal kitabımız Kur’an’ı Kerim’de bu dünya yaşamımızda ne yapmamız ve nelerden uzak durmamız gerektiğini ortaya koymuştur. Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in emir ve nehiylerini insanlara öğretmiş ve onların Kur’an’a uymalarını sağlamıştır. Bu şekilde Kur’an’a inanan ve Hz. Muhammed’in elçiliğini kabul edip, Allah’a iman eden Mü’minlerin yaptıkları her iyilik ve güzel işler karşılığında cennetle mükafatlandırılacaktır.

Müslümanlar, Ahirette mükafat olarak cennette karşılaştıkları nimetlerle sevince mazhar olacaklardır.

Ne mutlu ahirette nimetler içinde mutlu sonsuz bir hayata ulaşabilenlere…

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

18 Haziran 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 18.06.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:MÜSLÜMAN ŞAHSIYETİ

 

müslüman şahsiyeTİ




Muhterem Müslümanlar!


İslam, insanı şahsiyetiyle inşa eden bir dindir. İslam’ın ortaya koyduğu ilke ve değerler, bir yandan duygu, düşünce ve davranışlarımızı inşa ederken diğer yandan da kişiliğimizin olgunlaşmasına katkı sağlar. Hayatın anlam ve gayesine, varlığın kökeni ve serüvenine, bilginin kaynağı ve sıhhatine, iyi, kötü ve estetiğe dair tüm sorular, İslam’ın inşa etmek istediği Müslüman şahsiyetinde cevaplarını bulur.

Aziz Müminler!

Müslüman şahsiyetini oluşturan en önemli imkân, dünyayı ve ahireti anlamlandıran imandır. İman, kişiyi kulluk yolculuğundaki savrulmalardan koruyup ebedî mutluluğa ulaştıran en büyük hazinedir.

Müslüman şahsiyetinin sapasağlam olmasında imandan sonra gelen, kulu Rabbine yaklaştıran ibadetler ve ibadetlerin somut neticesi olan güzel ahlaktır. Kişinin maneviyatını besleyen bu iki değer, zihnini ve gönlünü Rabbine bağlamış Müslümanın ayırt edici vasfıdır. Bu sebeple Müslümandan beklenen imanının göstergesi olan ibadetlere ve güzel ahlaka yönelmesidir. Çünkü ibadet, onun yaratılış gayesi ve kulluğunun özüdür. Güzel ahlak ise zihnini inşa eden ve ona şahsiyet kazandıran yüce davranışların tamamıdır.

Aziz Müminler!

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

İçinizden Allah’ın lütfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır.”[1]

O halde bize düşen, Peygamber Efendimizin örnekliğinden bir an olsun ayrılmamaktır. Tıpkı onun gibi, temelinde tevhid olan, ibadetlerle mayalanan, ahlakla olgunlaşan bir duruş sergilemektir. İslam’ın izzet ve şerefini kuşanmak, zamana ve zemine göre değişmeyen sağlam bir karaktere sahip olmaktır. Daima hayrın peşinde koşmak, hayırlı işlerde yarışmaktır. Haksızlığa, zulme ve şiddete asla meyletmemektir. Başta anne ve babamız, eşimiz ve çocuklarımız olmak üzere hayat bulan her cana şefkat ve merhametle davranmaktır. Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in buyurduğu gibi, “Elinden ve dilinden hiç kimsenin zarar görmediği bir Müslüman”[2] olabilmek için gayret göstermektir.

Hutbemi Yüce Rabbimizin şu ayetiyle bitiriyorum: 

“Şüphesiz ‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size dünyada iken vadedilen cennetle sevinin!’”[3]



[1] Ahzâb, 33/21.

[2] İbn Hanbel, VI, 22.

[3] Fussilet, 41/30.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

5 Haziran 2021 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:


إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا

Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.

(Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.)

24 Mayıs 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


 كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ ٱلْمَوْتِ ۗ وَإِنَّمَا تُوَفَّوْنَ أُجُورَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۖ فَمَن زُحْزِحَ


عَنِ ٱلنَّارِ وَأُدْخِلَ ٱلْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ ۗ وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَآ إِلَّا مَتَٰعُ ٱلْغُرُورِ


Her canlı ölümü tadacaktır. Ve ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Bu dünya hayatı ise sadece aldatıcı bir geçinmeden ibarettir.

                   (Âl-i İmrân Suresi 185. Ayet)

18 Nisan 2021 Pazar

Hadis-i Şerifler aydınlatıyor-7

            Hadis-i Şerifler aydınlatıyor-7


      Ramazanda Cennet kapıları açılır...

Dinimizde üç aylar olarak bilinen Recep, Şaban ve Ramazan aylarının fazileti çok büyüktür. Bu aylardaki dini ve manevi atmosfer inananları bir çok nimete kavuşturur.

Bu aylara mahsus maneviyatı yüksek gece ve anlar vardır.

Bu aylar Müslümanlar için ganimet aylarıdır.

Üç ayların en önemlisi olan Ramazan ayının faziletine ulaşabilmek  için Recep ve Şaban aylarının feyiz ve manevi iklimini iyi değerlendirmemiz lazım.

Bu manevi iklimle Ramazana ulaşarak, Ramazanın feyiz ve rahmet deryasına girmiş oluruz.

Ramazanın fazileti çok büyük olmasının bir takım sebepleri vardır.

Ramazan ayında oruç ibadeti vardır. Orucun fazileti ve insana kazandırdıkları çok önemlidir.

Tüm insanlığın kurtuluşunu sağlayan Kur’an-ı Kerim bu ayda Kadir gecesinde inmeye başlamıştır.

Bu ayda iyilikler yapılarak zekat ve fitrelerin verilmesiyle elde edilen manevi haz ile huzur ve mutluluğun yolu açılmış olur.

Bu ayda manevi atmosfer öylesine yüksek olur ki, Cennet kapıları açılır ,cehennem kapıları kapanır ve aynı zamanda şeytan bağlanır.





Bu konuda sevgili Peygamberimiz bir hadisinde bizi şöyle aydınlatır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurur:

 “Ramazan girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, bütün şeytanlar da zincire vurulur.”
(Sahih-i Buhari,Muhtasarı Tecrid-i Sarih Terc.,Cilt:6 Sh.252 D.İ.B.Yay.7.Baskı )

Ramazan ayında Allah’ın rahmeti ve merhameti her yeri kaplar. Her isteyen cennete girebilsin diye Allah Ramazanda cennetin kapılarını sonuna kadar açar.

Cennetin kapılarının açılmasından kasıt, bu ayda cennetlik olabilmek ve cennete girebilmek daha kolay olur. Çünkü Ramazanı gereği gibi oruçlu olarak geçirenler kendilerini kötülüklerden korumuş olur ve böylelikle cennet yolu açılmış olur.

Yine bu ayda cehennem kapıları kapanır ve şeytan zincirle bağlanır.

Bundan da kasıt şudur:

Ramazanı samimi bir şekilde oruçlu olarak  geçiren biri her an ibadet halinde olduğu için şeytanın tuzağına düşmez ve bu şekilde cehennemden uzak olur.

Bu ayı iyi değerlendirenler için kurtuluş yolu açılır, kötü ve çirkin yönelişler son bulur. Bu durumda Şeytan etkisiz hale gelir.

Oruçlu olan bir Müslümanın hali şu şekilde olur:

1-Her an ibadet halinde olduğu bilinciyle hareket eder.

2-Yüce Allah’ın kendisini her zaman ve her yerde gördüğünü bilir.

3-Bir gün Allah’a döndürüleceğini ve yaptıklarının hesabını vereceğini aklından hiç çıkarmaz.

4-Yalan,iftira,gıybet, dedi kodu, yolsuzluk, rüşvet, kul hakkı, kamu malına zarar, kamu malını kendi menfaatine kullanma gibi kötü davranışlarda bulunmaz.

5-Düşkünlere,yoksullara kimsesizlere yardım etme gibi güzel davranışlar gösterir.

Oruçlu olan bir kimse nefsinin arzu ve isteklerini kontrol altına alır. Böyle bir durumda oruçlu maneviyatını artırır ve ibadetini çoğaltır. Kur’an okuyarak ve Türkçe anlamını düşünerek cennet yolunu görür. Şeytanın tuzaklarını görür ve cehennem yolundan kendini uzak tutar.

Bu şekilde Allah’ın rahmeti ile kurtuluşa ermiş olur.

 

Efkan VURAL

 Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

11 Nisan 2021 Pazar

Ramazan Ayına ve Oruç İbadetine Hazır Olmak

 Ramazan-ı Şerif’e Hazır Olmak



Ramazan ayı ve oruç ibadeti dinimizde çok önemlidir. Ramazan mübarek üç ayların sonuncusudur. Ramazan rahmet bereket ve kurtuluş ayıdır.

Böyle kıymetli aya hazır olmak lazım.

Önemli işler için önceden planlama yapılır ve hazırlıklara başlanır. Büyük organizasyonlar ve açılışlar için günler öncesinde çalışmalar ve hazırlıklar yapılır.

Mesela bir film çekimi için önce senaryo üzerinde çalışılır. Set ve sahneler hazırlanır, oyuncular ayarlanır, seçilen karakterler rollerini  çalışırlar, çekim  ve bunun gibi bir sürü  çalışma yapılır.

İşte bunun gibi Ramazan ayı ve oruç ibadeti içinde birtakım hazırlıklar yapmalıyız. Ramazan ayının ve oruç ibadetini, maddi ve manevi güzelliklerini göz önüne alarak kendimizi hazırlamalıyız. Ruhunuzu ve bedenimizi Ramazan ayına ve oruç ibadetine yönlendirmeliyiz.

Ramazanı karşılamak ve Ramazan ayında neler yapabileceğimizi iyi planlayıp aklımızı, ruhumuzu ve duygularımızı derecesi büyük, maneviyatı yüksek olan bir atmosfere hazır hale getirmeliyiz.

Rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı olan Ramazanın her gününü iyi değerlendirmeliyiz.

Ramazan ayını ve oruç ibadetini büyük kılan nedir? Sorusuna karşılık şunları ifade edebiliriz.

Kur’an-ı Kerim bu ayda inmiştir. Kur’an ki, insanları hidayete ve kurtuluşa erdirecek tek ve son kutsal kitaptır.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir…” (Bakara,2/185)

Ramazan ayının değerini artıran şeylerden biri de Yüce Allah’ın  faziletini çok üstün tuttuğu oruç ibadeti bu ayda yerine getirilir.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı)…… Ve oruç tutmanız, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.”(Bakara,2/184)

  “Allah şu kişiler için bir affediş ve büyük bir ödül hazırlamıştır: Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar,…           Oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler, Allah'ı çok anan kadınlar.” (Ahzap,33/35)

 Ramazan ayının kıymetini artıran önemli bir şey de içinde kadir gecesini barındırmasıdır. Kadir gecesi ki, bin aydan daha hayırlıdır.

Yüce Allah şöyle buyurur:

“Doğrusu Biz, onu (Kurân'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin sen? Kadir gecesi; bin aydan daha hayırlıdır.”(Kadir Suresi,1-3.Ayetler)

 Ramazan ayı rahmet, merhamet ve bağışlanma ayıdır. Ramazan ayında isteyen herkes affedilir. Cehennem kapıları kapanır, cennet kapıları açılır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Ramazan girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, bütün şeytanlar da zincire vurulur.”
(Sahih-i Buhari,Muhtasarı Tecrid-i Sarih Terc.,Cilt:6 Sh.252 D.İ.B.Yay.7.Baskı )

 Oruç Müslümanı kötülüklerden ve günahlardan koruyan bir kalkan gibidir.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Oruç bir kalkandır.” (Buhari, Savm. 2)

 Oruçlu bir kimsenin fazileti çok üstündür.

Oruçlunun açlıktan kaynaklanan ağız kokusu bile Allah katında çok değerlidir.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu (açlık kokusu) Allah yanında misk kokusundan daha temizdir.”

(Buhari, Savm. 9,Müslim Sıyam 161,162)

 

Ramazan ayında tutulan oruç, bizim için ahirette büyük bir müjde ve

sevinç olarak karşımıza çıkacaktır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Oruçlu için sevineceği iki vakit vardır: İftar ettiği vakit iftarına sevinir, bir de Rabbine kavuştuğu zaman ki sevincidir.”
(Sahih-i Müslim,Kitab-i Siyam,Bab:30)

Oruç tutulan her güne karşılık Yüce Allah bizi cehennem ateşinden uzak tutacaktır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Her kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa Allah o kimsenin yüzünü yetmiş yıl cehennemden uzak tutar”
(Sahih-i Müslim,Kitab-i Siyam,Bab:31)

Ramazan ayında tuttuğumuz oruçlar sayesinde kul hakkı hariç geçmişteki günahlarımız bağışlanacaktır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır”( Buhârî,  Savm 6.)

Oruç ibadetinde gösteriş yoktur. Oruç tamamen Allah rızası için tutulur.

Orucu tutup tutmadığımızı gerçek anlamda sadece Allah bilir.

İşte bunu için orucun sevabını Allah kat kat verecek. Ve oruçluları ayrı bir şekilde ödüllendirecektir.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Cennette reyyan denilen bir kapı vardır ki kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağırılır. Onlarda kalkıp giderler ve o kapıdan onlardan başkası giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse giremez.”

(Buhârî, Savm 4; Müslim Sıyam 166; Nesâî, Siyam 42; İbn-i Mace, Sıyam 1)

Ramazanda oruç tutmak için sahura kalkılır. Sahur yapmak ta orucun güzelliklerindendir. Orucumuzu tutarken acıkmamak ve susamamak  için sahurda yiyip içmeliyiz.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Sahur yapınız zira sahurda bolluk ve bereket vardır.” Buhârî, savm 20; Müslim, Siyam 45; Tirmizi , Savm 17. )

Ramazan ayında önemli bir ibadette Teravih namazıdır. Teraih namazı da Ramazana mahsustur. Teravih namazını da severek ve isteyerek kılarsak çok sevap kazanmış oluruz.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Her kim inanarak ve karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek Teravih namazını kılarsa, geçmiş günahları affedilir.”(Müslim Selatüu’l-Müsafirin,174.)

Ramazan ayından sonraki ay olan Şevval ayında altı gün oruç tutarsak yıl boyu oruç tutmuş gibi sevap alırız.

Ramazan ayı dışında da zaman zaman oruç tutmak suretiyle ibadetimizi sürdürmeliyiz.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“ Her kim Ramazan orucunu tutar da sonra Şevval ayında (Ramazan’dan sonra bir ay içinde)altı gün oruç tutarsa bütün yılı oruçlu geçirmiş gibi olur.”
(Sahih-i Müslim,Kitab-i Siyam,Bab:31)

Evet böylesi bir büyük ay olan Ramazan ayında kendimizi öncelikle hazırlamak ve bu ayı şöyle değerlendirmemiz mümkün olabilir:

1-Yüce Allah’a gerçek anlamda iman etmeliyiz.

2-Bu aya eriştiğimiz için şükretmeliyiz.

3-Allah için orucumuza niyet etmeliyiz.

4-Allah’ı çokça zikretmeliyiz.

5-Allah’ın bu ayda gönderdiği Kur’an-ı Kerim’i (okumasını biliyorsak) orijinal metninden okumalıyız. Ve Ku’an’ın Türkçe anlamını da okuyup düşünmeliyiz.

6-Yaşam tarzımızı Allah’ın kitabına ve Peygamberimizin sünnetine uygun hale getirmeliyiz.

7-Öncelikle farz ibadetlerimizi yerine getirmeliyiz. Sonrasında da diğer sevap kazandıracak ibadetlere devam etmeliyiz.

8-Allah’ı çokça zikredip anmalıyız.

9-Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçınmalıyız. Ahlakımızı güzelleştirmeliyiz.

10-Vatanımızı sevmeli ve korumalıyız. Okumalı ve ilim öğrenmeliyiz. Gösterişten uzak durmalı ve alçak gönüllü olmalıyız.

11-Müslümana yakışmayan ve insanlığa sığmayan davranışlardan uzak durmalıyız.

12-Emanete ihanet etmemeliyiz. Verilen sözde durmalıyız.

13- Çok çalışmalıyız. Helal kazanç peşinde koşmalıyız. Yardım sever olmalıyız.

14-Cimrilikten ve İsraftan kaçınmalıyız.

15- Allah’tan korkmalıyız. Doğru, dürüst ve güvenilir olmalıyız. Yalan sözden ve yalancılıktan uzak durmalıyız.

16- Adaletli davranmalıyız. Yapılan her şeyi Allah’ın gördüğüne inanmalıyız.

17- Hayvanları sevmeli, korumalı ve onlara eziyet vermemeliyiz.

18-Yetimlere, yoksullara ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmeliyiz. Fıtır sadakasını (Fitre) vermeliyiz.

19-Dinimiz ile ilgili algılarımızı, inançlarımızı, düşüncelerimizi ve ibadetlerimizi gösterişten, menfaatten ve çıkar aracı yapmaktan uzak tutmalıyız.

20- İslam kardeşliği üzerinde olabilmeye çalışmalıyız. Birlik ve beraberlik içinde yaşamak zorunda olduğumuzu bilerek, birlikte yaşamaya gayret etmeliyiz…

Yukarda sıraladığımız maddelere daha fazla ekleme yapabiliriz.

Bu maddelerde zikredilen hususlara her daim ve özellikle  bu ayda uymaya çalışmalıyız.

Hareket alanımız bu ve benzeri konular olmalıdır.

Unutmayalım ki, Ramazan ayı ve oruç ile her daim ibadet halindeyiz.

Bu ibadet haliyle iyi davranışlar sergilemeyiz.

Dinimizin gereği olan şeyleri yapmaz isek; Ramazan ve oruca değer vermemiş oluruz.

Bu şekilde de tuttuğumuz orucun bir faydası olmaz.

Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyurur:

”Kim yalan konuşmayı ve yalan dolanla iş yapmayı terk etmezse, Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.” Buhârî, Savm 8,Edep 51; Ebu Davud, Savm 25;

Oruç ve ibadetlerimiz bizi terbiye etmelidir. İbadetlerimiz bizi eğitmiyorsa, o ibadetler boştur.

Yine başka bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurur:

“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan susuzluk çekme açlıktan aşka bir kazancı olmaz. Nice gece kalkıp ibadet yapanlar vardır ki, Bu kalkmasından ötürü uykusuzluktan başka bir kazancı olmaz.” (İbn-i Mace; Siyam 21)

Sonuç olarak diyebiliriz ki, Ramazan büyük bir ay, Oruç büyük bir ibadet.

Bu aya yakışır bir şekilde kendimizi ayarlayalım.

Kendimizi hesaba çekelim.

Kendimizi manen yenileyelim.

         Faziletlerle dopdolu olan bu güzel ayda af olmayı dileyelim Yüce Allah’tan…

Mübarek Ramazan ayınızı tebrik eder;

Ramazan ve oruç ayının tüm insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan dilerim.

Efkan VURAL