Recep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Recep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2021 Pazar

Hadis-i Şerifler aydınlatıyor-7

            Hadis-i Şerifler aydınlatıyor-7


      Ramazanda Cennet kapıları açılır...

Dinimizde üç aylar olarak bilinen Recep, Şaban ve Ramazan aylarının fazileti çok büyüktür. Bu aylardaki dini ve manevi atmosfer inananları bir çok nimete kavuşturur.

Bu aylara mahsus maneviyatı yüksek gece ve anlar vardır.

Bu aylar Müslümanlar için ganimet aylarıdır.

Üç ayların en önemlisi olan Ramazan ayının faziletine ulaşabilmek  için Recep ve Şaban aylarının feyiz ve manevi iklimini iyi değerlendirmemiz lazım.

Bu manevi iklimle Ramazana ulaşarak, Ramazanın feyiz ve rahmet deryasına girmiş oluruz.

Ramazanın fazileti çok büyük olmasının bir takım sebepleri vardır.

Ramazan ayında oruç ibadeti vardır. Orucun fazileti ve insana kazandırdıkları çok önemlidir.

Tüm insanlığın kurtuluşunu sağlayan Kur’an-ı Kerim bu ayda Kadir gecesinde inmeye başlamıştır.

Bu ayda iyilikler yapılarak zekat ve fitrelerin verilmesiyle elde edilen manevi haz ile huzur ve mutluluğun yolu açılmış olur.

Bu ayda manevi atmosfer öylesine yüksek olur ki, Cennet kapıları açılır ,cehennem kapıları kapanır ve aynı zamanda şeytan bağlanır.





Bu konuda sevgili Peygamberimiz bir hadisinde bizi şöyle aydınlatır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurur:

 “Ramazan girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, bütün şeytanlar da zincire vurulur.”
(Sahih-i Buhari,Muhtasarı Tecrid-i Sarih Terc.,Cilt:6 Sh.252 D.İ.B.Yay.7.Baskı )

Ramazan ayında Allah’ın rahmeti ve merhameti her yeri kaplar. Her isteyen cennete girebilsin diye Allah Ramazanda cennetin kapılarını sonuna kadar açar.

Cennetin kapılarının açılmasından kasıt, bu ayda cennetlik olabilmek ve cennete girebilmek daha kolay olur. Çünkü Ramazanı gereği gibi oruçlu olarak geçirenler kendilerini kötülüklerden korumuş olur ve böylelikle cennet yolu açılmış olur.

Yine bu ayda cehennem kapıları kapanır ve şeytan zincirle bağlanır.

Bundan da kasıt şudur:

Ramazanı samimi bir şekilde oruçlu olarak  geçiren biri her an ibadet halinde olduğu için şeytanın tuzağına düşmez ve bu şekilde cehennemden uzak olur.

Bu ayı iyi değerlendirenler için kurtuluş yolu açılır, kötü ve çirkin yönelişler son bulur. Bu durumda Şeytan etkisiz hale gelir.

Oruçlu olan bir Müslümanın hali şu şekilde olur:

1-Her an ibadet halinde olduğu bilinciyle hareket eder.

2-Yüce Allah’ın kendisini her zaman ve her yerde gördüğünü bilir.

3-Bir gün Allah’a döndürüleceğini ve yaptıklarının hesabını vereceğini aklından hiç çıkarmaz.

4-Yalan,iftira,gıybet, dedi kodu, yolsuzluk, rüşvet, kul hakkı, kamu malına zarar, kamu malını kendi menfaatine kullanma gibi kötü davranışlarda bulunmaz.

5-Düşkünlere,yoksullara kimsesizlere yardım etme gibi güzel davranışlar gösterir.

Oruçlu olan bir kimse nefsinin arzu ve isteklerini kontrol altına alır. Böyle bir durumda oruçlu maneviyatını artırır ve ibadetini çoğaltır. Kur’an okuyarak ve Türkçe anlamını düşünerek cennet yolunu görür. Şeytanın tuzaklarını görür ve cehennem yolundan kendini uzak tutar.

Bu şekilde Allah’ın rahmeti ile kurtuluşa ermiş olur.

 

Efkan VURAL

 Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

9 Mart 2021 Salı

Miraç ve Namaz

 

                                          Miraç ve Namaz



Yarın akşam,
Miraç Kandili,kandilinizi tebrik ederim.               
Mübarek üç ayların ilki olan Recep ayının 26.gününü 27’ye bağlayan gece Miraç kandili olarak kutlanır.

O gecede sevgili Peygamberimiz Kabe’den  Mescid-i Aksa’ya oradan da  Yüce Allah’ın huzuruna çıkartılmıştır.
Bu olay  Kur’an-ı Kerim’de “İsra” kelimesiyle anlatılmıştır. İsra sözlükte geceleyin yürümek demektir.


Kur’an’ı Kerim’de İsra suresinde Miraçla İlgili şöyle buyrulur:


”Bir gece, kendisine öğütlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram’dan , çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir... O gerçekten işitendir, görendir.” (İsra suresi,1.ayet)
Peygamberimiz Mescid-i Haram’dan Burak adlı bir bineğe bindirildi. Cebrail ile birlikte o gece Kudüs’teki Beyt-i Makdis’e getirildi. Orada bütün peygamberlerle namaz kılındı. Sonra oradan yüksek makamlara çıkmak için bir miraç, bir manevi merdiven kuruldu. Gök katları birer birer geçildi. Her katta  peygamberlerle görüşüldü. Birinci katta Hz. Adem peygamberle, ikinci katta  Hz. İsa ve  Hz.Yahya Peygamberle, üçüncü  katta Hz. Yusuf peygamberle, dördüncü katta Hz. İdris peygamberle, beşinci katta  Hz.Harun peygamberle, altıncı katta Hz. Musa peygamberle ve ye
dinci katta da Hz.İbrahim  peygamberle karşılaştı. Hepsine selam verdi. Onlarda   Hz. Muhammed’e Ey Salih Kardeş ‘ Ey Salih Peygamber! dediler.
Peygamberimize gök katlarından sonra Sidre-i Münteha sahası açıldı. Cebrail (a.s.) Sidre-i Münteha’dan ileri geçemedi. Peygamberimiz Yüce Allah ile hiçbir aracı olmadan  görüşüp bir çok sırlara ve müjdelere eriştirilerek Allah’ın vahyine direkt muhatap olmuştur.
Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed, Yüce Allah ile hiçbir aracı olmadan yaptığı görüşmede arada sadece bir perde vardı.

Allah ile bu kadar yakın görüşen tek insan Peygamberimiz Hz.Muhammed’dir.

Bu büyük şerefe ulaşan Peygamberimiz her zaman olduğu gibi ümmetini düşünmüştür. Ve ümmeti için Allah’tan müjdeler istemiştir.


Peygamberimiz Hz.Muhammed’e Mirac’da şu üç şey verilmiştir:
1-Bakara suresinin son ayetleri. (Amenerrasuluh…)
2-Allah’a ortak koşmayanların Cennete gireceği müjdesi.
3-Beş vakit namaz farz kılındı.

Yüce Allah kullarına namazı bir  müjde ve ödül olarak gönderiyor. Çünkü namazla kulları kendisiyle baş başa görüşme imkanı bulmaktadır.

Miraç olayında en önemli hususlardan biri elbette namaz ibadetidir.

Namaz kulun Allah ile görüşme seanslarıdır. Bu bakımdan namaz Mü’minin miracıdır. Hem de bu miraç sürekli gerçekleşmektedir.

Bundan dolayı namazın önemi çok büyüktür.

Namaz, İslam’ın Beş Şartı’ndan biri olan ibadet. Kur’an’da günün belli vaktilerinde ve abdest şartını yerine getirerek namaz kılınması gerektiği belirtilmiştir. Kur’an ayetlerine göre namaz bir temizlenme aracıdır. Aynı zamanda Allah’ı anarak teslimiyetini yaratıcıya gösterme biçimdir.

Peygamberimizin bir hadisi şeriflerinde kulun Allah’a en yakın yerinin secde olduğunu belirtmesi, namaz kılan her mü’minin manen miraca erdiği şeklinde yorumlanmıştır.

Yüce Allah namazla ilgili Kuran-ı Kerim’de bazı ayetlerde şöyle buyurur:

“Namazı kılın, zekatı verin, kendiniz için önden gönderdiğiniz her hayrı Allah katında bulacaksınız. Allah yaptıklarınızı şüphesiz görür.” (Bakara Suresi 110. Ayet).

“…Ahirete iman edenler, namazlarına gereği üzre devam ettikleri halde Kur'an'a da inanırlar.”( En’âm Suresi 92. Ayet)

Ve onlar ki, namazlarına devam ederler.”(Mü'minûn Sûresi,9.ayet)

“Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş.”( Alak Suresi,19. Ayet)

Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.” (Nisâ Suresi,103. Ayet)

“Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah’a gönülden boyun eğerek namaza durun” (Bakara Suresi,238.ayet)

Namazla ilgili Peygamberimiz de bazı hadislerinde şöyle buyurmaktadır:

“Dinin başı İslam (Kelime-i şehadet getirerek Allah’a teslim olmak), direği ise namazdır.” (Tirmizî, Îmân, 8; İbn Hanbel, V, 231)

“Kim hiçbir ortağı olmayan, tek olan Allah’a ihlâsla ibadet ederek, namazı dosdoğru kılarak, zekâtı vererek dünyadan ayrılırsa, Allah kendisinden razı olduğu hâlde ölmüş olur.” (İbn Mâce, Sünnet, 9)

“... Benim nasıl namaz kıldığımı gördüyseniz siz de öyle namaz kılın.” (Buhârî, Ezân, 18)

“Her kim sabah namazını kılarsa, o kimse Allah’ın koruması altındadır.” (Müslim, Mesâcid, 262)

“Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi kat daha faziletlidir.” (Buhârî, Ezân, 30; Müslim, Mesâcid, 249)

“İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesini ve malını yitirmiş gibidir.” (Buhârî, Mevâkîtü’s-Salât, 14; Müslim, Mesâcid, 200)

“Bir adam Hz. Peygamber’e (s.a.s.), ‘Amellerin / İbadetlerin en faziletlisi hangisidir?’ diye sordu. Peygamber Efendimiz, ‘Vaktinde kılınan namazdır.’ buyurdu.” (Buhârî, Tevhîd, 48)

“Kulun Rabbine en yakın olduğu (an) secde hâlidir. Öyleyse (secdede iken) çokça dua ediniz.” (Müslim, Salât, 215)

 “Büyük günah işlenmedikçe beş vakit namaz ve iki cuma, aralarındaki günahlara kefarettir.” (Müslim, Tahâret, 14)

 “(Kıyamet günü) kulun ilk hesaba çekileceği şey namazıdır. Eğer bunu tam olarak yapmışsa (ne âlâ!) Ama (farz namazları tamam) değilse Yüce Allah, ‘Kulumun nafilelerine bakın.’ buyurur. Eğer nafile namazı bulunursa, ‘Onunla farzları tamamlayın.’ buyurur”. (Nesâî, Salât, 9)    

 

      

   Miraç gecesini  en güzel biçimde değerlendirmek gerekir. Gündüzünü de mümkünse oruçlu geçirebilirsek iyi olur.                                                          

   Bu gece sebebiyle kendimizi hesaba çekerek, Allah’ın verdiği bunca nimet karşısında şükrümüzü eda edelim, İnşallah.                     

  Yaratılış gayemizin yalnızca Allah’ı tanımak olduğunu hatırlayalım. Allah’a karşı görevlerimizi ne ölçüde yerine getirebildiğimizi düşünelim. Komşularla ilişkilerimizi gözden geçirelim. İnsanlara karşı davranışlarımızı değerlendirelim. Yetim ve yoksullar için neler yapıp neler yapamadığımızı düşünelim. Çevremizdeki engelli kişilerin yaşam mücadelelerini nasıl devam ettirdiklerini ve engellilere ne derece önem verebildiğimizi aklımıza getirelim.

Evet, maneviyatı çok büyük olan bu gecede yaratıcımıza bol bol ibadet edelim.

Namazın farz kılındığı bu gecede bolca namaz kılalım. Özellikle kılamadığımız farz namazların kazasını yapmaya çalışalım.

Kur’an okuyalım. İsra suresinin anlamını okuyup düşünelim. Bol bol  dua edelim.

Kendi  iç dünyamızda Yüce Allah’a çok yaklaşarak ,ona miraç edelim.

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:


Milliyet Blog:

 

10 Şubat 2021 Çarşamba

MANEVİ İKLİMİMZ: ÜÇ AYLAR GELİYOR

                               MANEVİ İKLİMİZ:ÜÇ AYLAR GELİYOR



 Recep,Şaban ve Ramazan  olarak bilinen üç aylar , 13.02.2021 Cumartesi itibarıyla başlayacaktır. Cumartesi günü Recebin 1.günü.

Dinimizde kameri aylardan olan Recep, Şaban ve Ramazan ayları “ üç aylar “ olarak adlandırılır.

Üç aylar içerisinde, önemli gün ve geceler bulunmaktadır. Bundan dolayı da üç ayların değeri artmaktadır.

Üç ayları değerli kılan şeyler şunlardır:

                                Regaib Kandili

Recep ayının İlk Cuma gecesidir. Bu yıl  Regaib kandili  18 Şubat 2021 Perşembe gecesi.

Bu gecede Yüce Allah kullarına bol bol rahmet ve mağfirette bulunur.

                               Mirac Kandili

Recep ayının 27. gecesidir. Sevgili peygamberimiz o gece, Mekke’den Mescid’i Aksaya ;oradan da göklere yükseltilerek Yüce Allah ile görüşmesidir. Beş vakit namaz bu gece farz kılınmıştır.

Bu yıl Miraç Kandili 10 mart 2021 Çarşamba gecesidir.

                              Berat Kandili

Şaban ayının on beşinci gecedir. Bu gece feyiz ve bereketi bol bağışlanma gecesidir.

Bu yıl Berat kandili 27 Mart 2021 Cumartesi gecesidir.

                                        Kadir gecesi

Ramazan ayının 27. gecesidir. Allah bu gecede kutsal kitabımız Kur’an’ı Kerim’i indirmeye başlamıştır. Bu gece öyle bir gecedir ki, tam bin aydan daha hayırlıdır.

Bu yıl Kadir gecesi 8 Mayıs 2021 Cumartesi gecesidir.


                                             Ramazan Ayı

Üç ayların üçüncüsü olan Ramazan ayı oruç ayıdır. Bu ay af olma ayıdır. Bu ayda cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, Şeytan zincire vurulur.

Bu yıl Ramazan ayının başlangıcı 13 Nisan 2021 Salı Günü olacaktır.

Bu üç ayların manevi atmosferinde kendimize ayar vermeye çalışalım.

Allah’a olan imanımızı ve imanımızın gereğini düşünelim.

İmanımızı korumak ve kuvvetlendirmek için maneviyatımızı güçlendirelim.

Bunun için Allah’a samimi ve içten bağlanalım, dua ve niyazda bulunalım.

Kur’an’ı ve mealini okuyup, bol bol zikir ve tefekkür edelim.

Peygamberimizin hayatını inceleyelim. O’nun güzel ahlâğını örnek alalım.

İbadetlerimizi daha titiz yapmaya çalışalım.

İyilik ve yardımda bulunmaya çalışalım.

Kötü huy ve davranışlarımızı belirleyip onlardan uzaklaşmaya çalışalım.

Geçmiş günahlarımız için Allah’tan bağış ve mağfiret dileyelim. Günahlarımızdan kurtulmak için ibadet ederek dua ve niyazda bulunalım.

Namazlarımızı kılmaya çalışalım. Hatta geçmişte kılamadığımız farz namazlarımızı kaza etmeye çalışalım. 

Bu manevi zamanları iyi değerlendirelim. Bu güzel günler bizim için bir fırsattır. Fırsatları iyi değerlendirmek gerekir.

Yaşadığımız müddetçe Allah ve Resulünün istediği biçimde hareket edelim.

 Hayatımızı dürüstlükle, çalışkanlıkla, hoşgörüyle, sevgiyle ve ibadet anlayışı içinde sürdürelim.

Hem bu dünyada ve hem de sonsuz ahiret yurdunda rahat edelim İnşallah…


                                                       Efkan VURAL