Zulüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zulüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 18.06.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:MÜSLÜMAN ŞAHSIYETİ

 

müslüman şahsiyeTİ




Muhterem Müslümanlar!


İslam, insanı şahsiyetiyle inşa eden bir dindir. İslam’ın ortaya koyduğu ilke ve değerler, bir yandan duygu, düşünce ve davranışlarımızı inşa ederken diğer yandan da kişiliğimizin olgunlaşmasına katkı sağlar. Hayatın anlam ve gayesine, varlığın kökeni ve serüvenine, bilginin kaynağı ve sıhhatine, iyi, kötü ve estetiğe dair tüm sorular, İslam’ın inşa etmek istediği Müslüman şahsiyetinde cevaplarını bulur.

Aziz Müminler!

Müslüman şahsiyetini oluşturan en önemli imkân, dünyayı ve ahireti anlamlandıran imandır. İman, kişiyi kulluk yolculuğundaki savrulmalardan koruyup ebedî mutluluğa ulaştıran en büyük hazinedir.

Müslüman şahsiyetinin sapasağlam olmasında imandan sonra gelen, kulu Rabbine yaklaştıran ibadetler ve ibadetlerin somut neticesi olan güzel ahlaktır. Kişinin maneviyatını besleyen bu iki değer, zihnini ve gönlünü Rabbine bağlamış Müslümanın ayırt edici vasfıdır. Bu sebeple Müslümandan beklenen imanının göstergesi olan ibadetlere ve güzel ahlaka yönelmesidir. Çünkü ibadet, onun yaratılış gayesi ve kulluğunun özüdür. Güzel ahlak ise zihnini inşa eden ve ona şahsiyet kazandıran yüce davranışların tamamıdır.

Aziz Müminler!

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

İçinizden Allah’ın lütfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır.”[1]

O halde bize düşen, Peygamber Efendimizin örnekliğinden bir an olsun ayrılmamaktır. Tıpkı onun gibi, temelinde tevhid olan, ibadetlerle mayalanan, ahlakla olgunlaşan bir duruş sergilemektir. İslam’ın izzet ve şerefini kuşanmak, zamana ve zemine göre değişmeyen sağlam bir karaktere sahip olmaktır. Daima hayrın peşinde koşmak, hayırlı işlerde yarışmaktır. Haksızlığa, zulme ve şiddete asla meyletmemektir. Başta anne ve babamız, eşimiz ve çocuklarımız olmak üzere hayat bulan her cana şefkat ve merhametle davranmaktır. Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in buyurduğu gibi, “Elinden ve dilinden hiç kimsenin zarar görmediği bir Müslüman”[2] olabilmek için gayret göstermektir.

Hutbemi Yüce Rabbimizin şu ayetiyle bitiriyorum: 

“Şüphesiz ‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size dünyada iken vadedilen cennetle sevinin!’”[3]



[1] Ahzâb, 33/21.

[2] İbn Hanbel, VI, 22.

[3] Fussilet, 41/30.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

21 Mayıs 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

              Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:

اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ

 كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا

 كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ


Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır.  Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n  kusurunu) örter.

Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.

Diyanet İşleri Başkanlığının 21.05.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:ZULÜM CEZASIZ KALMAZ

                                      ZULÜM CEZASIZ KALMAZ

 


Muhterem Müslümanlar!

 

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları cezalandırmayı, korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.[1]

Bu ayet, mazlumlar için bir umut ve teselli; zalimler için bir ihtar ve tehdittir. Bu tehdide aldırış etmeyen zalimler, dünyada da ahirette de huzur bulamayacaktır. Onlar için dünyada rezillik, ahirette ise büyük bir azap vardır. Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in buyurduğu gibi,

 “Zulüm, zalim için kıyamet gününde zifiri karanlık olacaktır.”[2]

 

Aziz Müminler!

 

İnsaf, vicdan ve merhamet duygularının yitirildiği, zulmün sıradanlaştığı ve zalimin destek bulduğu bir çağda yaşıyoruz. Hak ve hukuk tanımayan zorbalar, çocuk, yaşlı, kadın demeden mazlum Filistin halkının üzerine bombalar yağdırıyor. Gözü dönmüş caniler, dünyanın gözleri önünde Filistinli masum kardeşlerimizi katlediyor. Kan ve gözyaşından beslenenler, Kudüs ve çevresindeki Müslümanları, baskı ve şiddetle evlerinden, yurtlarından çıkarıyor, yaşama haklarını ellerinden alıyor. Mabet dokunulmazlığını hiçe sayıp Mescid-i Aksâ’nın maneviyatını çiğniyor. Ancak biz inanıyoruz ki mazlumla Allah arasında perde yoktur.[3] “Kahhâr” olan Rabbimiz, zalimleri kahr u perişan edecektir.

 

Kıymetli Müslümanlar!

 

Mümin, zulme taraftar olmaz ve zulmü alkışlamaz. Zulüm karşısında susmaz, zalimin sesi olmaz. Müminin gönlü asla zulme razı değildir. Mümin, hak ve adaletin yanındadır, zulmün karşısında daima dimdik ayaktadır. Mümin, zalime hasım, mazluma umuttur. Yeryüzünün her neresinde olursa olsun kanayan bir yara gördü mü ciğeri yanar. Zira o, Hakka tabidir ve Hak yolunun yolcusudur. Mümin bilir ki hak ve adaletin hizmetinde olduğu sürece Allah’ın rahmeti ve yardımı kendisiyle birliktedir. Hakkı tutup kaldırdığı sürece zalimler asla mazluma ve mağdura zarar veremeyecektir.

 

Değerli Müminler!

 

Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir hadisinde şöyle buyurur:

“Kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse kalbi ile o kötülüğe tavır koysun. Bu da imanın asgarî gereğidir.”[4]

O halde, mazlumların feryadı arşa uzanırken, ümmet-i Muhammed olarak bir araya gelip zulme ve işgale karşı çıkalım. Mazlum kardeşlerimize gücümüz nispetinde destek olalım. Bilelim ki Rabbimizin yardımı, müminlerin vahdeti, feraseti, cesareti ve onurlu duruşuyla zalimlerin sonu berbat olacak, huzura ve barışa kastedenler er ya da geç cezasını bulacaktır.

 

Aziz Kardeşlerim!


Bugün Filistin’de yaşananlar bize önemli sorumluluklar yüklemektedir. Gün, Müslüman idrakiyle yola revan olup Rabbimize samimiyetimizi arz etme günüdür. Gün, Sevgili Peygamberimizin ümmet idealini kuşanma günüdür. Gün, kardeşlerimizle bir olma günüdür. Sizleri Cuma namazından sonra Filistin’deki kardeşlerimize el uzatmaya, onların yaralarını sarmaya davet ediyorum. Yüce Mevlâ, iyiliklerimizi kabul buyursun.



[1] İbrâhîm, 14/42.

[2] Buhârî, Mezâlim, 8.

[3] Buhârî, Zekât, 63.

[4] Müslim, Îmân, 78.

 Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

14 Mayıs 2021 Cuma

Kudüs'te Bayram/Şiir

          

             KUDÜS’TE BAYRAM


Kudüs hüzünlü iken rahat mı olursun.

Ey dünya sen sessiz kal İsrail hep vursun.

Herkesin sabrı taştı artık hesap sorulsun.

Bayramın bayramsa mübarek Olsun.

 

Yeter, artık Müslümanlar birlik olsun.

İsrail askeri Mescidi Aksa’dan defolsun.

Filistinlilerin yüreği huzurla dolsun.

Bayramın bayramsa mübarek Olsun.

 

Yaptıklarından dolayı Yahudiler korksun.

İsrail devletinin   zulmü son bulsun.

Filistin davası dünyaca kabul görsün.

Bayramın bayramsa mübarek Olsun.

  

Filistinli kardeşlerimizle umutlarımız buluşsun.

Bütün dünya Müslümanları arasında birlik kurulsun.

İlk kıblemiz Mescid-i Aksa  İnşallah kurtulsun.

İşte o zaman Bayramın mübarek Olsun.


 13 Mayıs 2021

Efkan VURAL


Değerli okurlar bu şiiri, Filistinde Mescid-i Aksa'da ibadet eden savunmasız Müslümanlara İsrail 
askerlerinin zalimane davranışlarından sonra Bayramın ruhunu acizane yansıtmak için amatör bir
şekilde dile getirmeye çalıştım.
İnşallah, bundan sonra sayfamda  amatörce yazıya dökeceğim bazı şiirlerimi  paylaşacağım.
Edebi olmayan şiirlerimi yayınlarken ŞAİRLER'in  yazacaklarımdan dolayı beni anlamalarını bekliyorum.
Şiir demek bile bir hadsizlik. Ama bu şekilde kendimi avutmayı düşünüyorum.
Herkesin Ramazan Bayramı Mübarek Olsun!
Saygı ve sevgilerimle.


6 Mayıs 2021 Perşembe

Kur'an-ı Kerimden Mesaj Var-41

                                       Kur’an’ı Kerim’den Mesaj Var

                              Oruç inananları korur

Allah insanları ve tüm varlıkları yaratandır. İnsanı en iyi tanıyan Yüce Allah’tır. Yaratıcımız İnsanın ihtiyaçlarını ve insan için gerekli olan her şeyi bildirmiştir.

İnsanoğlu tabiatı gereği iyilik yapmaya da kötülük yapmaya da yatkındır.

Allah insanın yaratılıştan gelen güzelliklere yönelmesini  ve hoş olmayan davranışlardan uzak durmasını ister. Bunun için de Allah insanlara bazı vecibeler yüklemiştir.

Bu vecibelerle insanı kötülüklerden uzak tutarak iyi olan şeylere yöneltir.

Rabbimiz inananlara, namaz, oruç, zekat, hac, kurban vs. ibadetleri emrederek onları çirkin davranışlardan koruyarak iyi ve güzel  olan davranışlara yöneltmek istemiştir.

Yüce Allah Müslümanları kendilerini günahlardan   korunması için orucu farz kılmıştır.

Bu konu ile ilgili Allah’ın Kur’an’ı Kerim’deki mesajı şöyledir: 

“Ey iman sahipleri! oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.” (Bakara,2/183)

Bu ayette Allah oruç ibadetini her ümmete  farz kılmak suretiyle, orucun değerinin  ne kadar büyük olduğunu vurgulamak istemiştir.

Ayette ayrıca İnananların korunması için orucun çok önemli bir fonksiyon olduğunu da dile getirilmiştir.

Oruçlu bir kimse, her an oruç ibadeti içinde olduğundan davranışlarında dikkatli ve ölçülü olur. İbadet içinde olan bir kimsenin ibadet ile aynı anda çirkin bir davranış sergilemesi düşünülemez.

 Eğer kötü bir davranışta bulunursa ibadeti boşa çıkacak ve oruç için aç susuz kalması gereksiz hale gelecektir.

İnanan birinin oruç ibadetinin Allah katında değeri olması için, tüm davranışlarını  Allah’ın rızasına uygun olarak yapması gerekir. Aynı zaman da kötü, çirkin ve beğenilmeyen davranışlardan da uzak durmalıdır.

İslam dinide yasak olan ve yapılmasında sakınca görülen tüm

 davranışlardan uzak durması gereken oruçlu bir kimse,

 kendini günahlardan korumuş olur. Buda peygamberimizin

 belirttiği bibi oruç sayesinde olur. Çünkü peygamberimiz

 orucun Müslümanlar için “Kalkan” olduğunu ifade etmiştir. (Buhari, Savm. 2)

Oruçlu aşağıda sıralayacağımız bazı davranışlardan uzak kalırsa, kendisini korumuş olacaktır:

1-Yalan söylemek.

2-İftira yapmak.

3-Gıgbet ve dedikodu  yapmak.

4-Kişilerin gizli hallerini araştırmak.

5-İki yüzlülük yapmak.

6-Başkalarına beğenmeyeceği bir isimle çağırmak.

7-Çirkin ve kötü söz söylemek.

8-Haset yapmak.(Çekememezlik)

9-Kin ve nefret beslemek.

10-Fitne ve fesat çıkarmak.

11-Hırsızlık yapmak, Kumar oynamak.

12-İçki içmek, sarhoş olmak.

13-Zina yapmak ve Edepsiz olmak.

14-Rüşvet almak ve vermek.

15-Devlet ve Millet malına zarar vermek.

16-Kul ve yetim hakkı yemek.

17-Haksızlık,zulüm ve işkence yapmak.

 18-İsraf yapmak.

19-Hayvanlara eziyet etmek ve çevreye zarar vermek.

20-Asalak olmak, başkalarının sırtından geçinmek.

21-Adaletsizlik yapmak. Yetkisini taraflı kullanmak.

22-Toplumun genel ahlak kurallarının dışına çıkmak vb.

İşte, Oruçlu ve her daim ibadet bilincinde olan bir Müslüman,  yukarıda sıraladığımız uygun olmayan davranışlardan uzak durur. Bu davranışlardan uzak durduğu içinde günahlardan korunmuş olur.

Tuttuğu oruç açlığın ötesinde gerçek bir kurtuluş olur.

Ne mutlu bu bilinçle oruç ibadetini yerine getirip, kurtuluşa erenlere….

                Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: