Şükür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şükür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2021 Pazar

Kur'an-ı Kerim'den Mesaj var-43

                 İman Edip İyi İşler Yapanlar

Dünya hayatı geçici bir süreyle bizlere bahşedilmiştir. Allah bizi dünyaya gönderirken bizden maddi bir şey istemiyor. O insanı sadece Rabbini tanıması, büyüklüğünü görebilmesi ve O’na kulluk etmesi için yaratmıştır.

Allah insanı sayısız nimetlerle donattığı bir dünyaya gönderiyor. Bu nimetlerin kıymetini bilerek Yüce Allah’a şükretmeli ve kulluğumuzu yerine getirmeliyiz.

İnsanoğlu yaratılış gayesini ve kulluk vazifesinin ne olduğunu kendi kendine bilemez. Allah bunları peygamberleri aracılığıyla bildirmiştir.

Allah tüm insanları elçileriyle uyarmıştır. Çeşitli kitap ve peygamberler gönderen Yüce ALLAH en son gönderdiği peygamberi Hz. Muhammed’e kıyamete kadar tüm insanlığı uyarıcı nitelikte olan Kur’an’ı indirmiştir.

Kur’an’da dünya hayatında insanların uyacağı her husus bildirilmiştir. Dünya hayatının ahiret hayatının kazanılacağı bir saha olduğu bildirilmiştir. Adete dünyanın ahiretin bir tarlası olduğu vurgulanmıştır. Tarla ekilir, sulanır ve bakımı yapılırsa, bol ürünler elde edilir.

Bunun gibi dünyada inanan ve güzel işler yapan ve düzgün hayat sürdüren bir kişi buradan ayrılıp öteki aleme geçiş yaptığında orada dünyada yaptıklarının karşılığını alacaktır. Yaptığı iyiliklerine karşı cennetteki nimetleri hak edecektir.

Bu konu ile ilgili Allah’ın Kur’an’ı Kerim’deki mesajı şöyledir: 

İman edip iyi işler yapanlara gelince, onlar, cennette nimetlere ve sevince mazhar olacaklardır.”( Rûm Sûresi 15. Ayet)

Cennetteki nimetlere mazhar olmak için öncelikli şart Allah’a iman etmektir. Allah’a iman etmek için; Allah’ın bir tek olduğuna inanmak, Hz.Muhammed’in peygamber olduğuna ve ona gönderilen Kur’an’a inanmak gerekir.

İman ettikten sonra cennetteki nimetlere kavuşmak için; bol ibadet, bol iyilik, güzel ve faydalı şeyler yapmak gerekir.

Allah kutsal kitabımız Kur’an’ı Kerim’de bu dünya yaşamımızda ne yapmamız ve nelerden uzak durmamız gerektiğini ortaya koymuştur. Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in emir ve nehiylerini insanlara öğretmiş ve onların Kur’an’a uymalarını sağlamıştır. Bu şekilde Kur’an’a inanan ve Hz. Muhammed’in elçiliğini kabul edip, Allah’a iman eden Mü’minlerin yaptıkları her iyilik ve güzel işler karşılığında cennetle mükafatlandırılacaktır.

Müslümanlar, Ahirette mükafat olarak cennette karşılaştıkları nimetlerle sevince mazhar olacaklardır.

Ne mutlu ahirette nimetler içinde mutlu sonsuz bir hayata ulaşabilenlere…

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

17 Temmuz 2021 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

       Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:


عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ  إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ

Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir  darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.

              (Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.)

4 Temmuz 2021 Pazar

Kur'an Ayetleri Aydınlatıyor-9

 Sahip Olduğumuz Nimetlere Karşılık

               Çok Az Şükrediyoruz.

İnsan yaratılanlar içerisinde en mükemmel olanıdır. Allah insana birçok özellik ve nitelik vermiştir. Bütün yaratılar kendilerine has birtakım özelliklere sahiptir.

Canlı cansız tüm varlıkların sahip olduğu farklılıkları görmekteyiz. Bu farklı olma durumlarını hiçbiri kendi kendine elde etmesi mümkün değildir. Her şey bir etki ve tepkiye göre meydana gelmektedir.

       Elimizde bulunan bir cep telefonunu düşünelim. Telefondaki yazılım ve tüm programlar cihaza yüklenmemiş olsa telefonun hiçbir özelliği olmaz. Telefonun değerini artıran yazılım ve programlardır. Cihazın teknik kalitesi de çok önemlidir elbette. Telefonu değerli ve kullanılır kılan tüm özellikleri, mühendislik ölçüsünde birtakım çalışmalarla yapılır. Hiçbir cihaz kendiliğinden meydana gelmez. Her şeyin bir tasarımcısı ve ustası var.

       İşte bunun gibi insanoğlunun ve diğer tüm canlıların sahip olduğu özellikler Yüce Allah tarafından tasarlanıp oluşturulmuştur.

       Doğuştan sahip olduğumuz, görme, işitme, ses çıkarma, yeme, içme, tat alma, kalp damar sistemi, beyin sinir sistemi, karaciğer, akciğer, kan dolaşımı, mide, kalın bağırsak ve boşaltım sistemi gibi sayısız özellik ve nitelikler bize programlanarak karşılıksız hibe edilmiştir.

       Biz bu programları hazır bulduk. Hiçbir uğraş vermeden sahip olduğumuz bunca özellikleri bize yükleyen yüce bir varlık olan Allah’tır. Allah bize bunları karşılıksız verdi. Nimetlere karşılık, bize de şükretmek düşer.

Allah bizi bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle aydınlatır:

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“(Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!” (Mülk Sûresi,23.Ayet)

       Bunca nimete karşılık Allah bizden kendisini tanımayı, kendisine ibadet etmeyi kısaca bizden kulluk istemektedir. Allah’a yaptığımız kulluk karşılığında da cennetle ödüllendirilmiş olacağız.

      Size bir kişi bir ikramda bulunursa, bir çay ikram etse, ona hemen teşekkür edersiniz memnuniyetinizi belli edersiniz. Önemli bir işimizde bize yardım eden birine karşı ne kadar çok müteşekkir oluruz. Onun yaptığı iyiliği unutamayız. Biz de onun iyiliğine karşılık veririz.

       Allah’ın vermiş olduğu sayısız nimetine karşılık biz de O’na bolca şükretmeliyiz. Şükrümüzü söz ile ifade etmek yeterli değil. Şükrümüzü, Allah’a karşı özel ibadetlerimizle göstermeliyiz.

       Namaz, oruç, zekat, iyilik ve yardım yapmak, zikir, Kur’an okumak, yetimle ilgilenmek, çalışmak, ilim yapmak gibi işlerle şükrümüzü fiiliyata çevirmeliyiz.

       İbadetlerimizle ve güzel ahlaklı yaşam süreciyle şükrümüzü her daim

       göstermeliyiz.

        Ne mutlu Allah’ın verdiği nimetleri fark ederek, hayatını şükür ve ibadetle geçirenlere…

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:


26 Nisan 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

             Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى

وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى

سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ

وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ


“Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir. O halde bu aya ulaşanınız onu oruçlu geçirsin. Hasta olan veya yolculuk halinde bulunan, tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutsun. Allah sizin için kolaylık ister; O sizin için zorluk istemez. Tutulmamış olan günleri tamamlamanızı, sizi doğru yola kılavuzladığı için Allah'ı yüceltmenizi ister. Ve sizin şükretmeniz umulmaktadır."

                                                        (Bakara,2/185)