26 Nisan 2019 Cuma

25 Nisan 2019 Perşembe

Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler)-35-GAFÛR

                                Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler)



                                                                      GAFÛR

Allah’ın isimlerinden biri de el-Gafûr’dur.

Gafûr kelimesi, sözlükte “örtmek, gizlemek, kirlenmekten korumak için bir şeyin üstünü örtmek” mânasındaki gafr (gufrânmağfiret) kökünden sıfat olup “birinin kusurunu örten, suçunu bağışlayan” anlamına gelir.

 El- Gafûr; Çok mağfiret eden, günahları çokça örten ve kusurları çokça bağışlayan manalarına gelmektedir. Cenab-ı Hakk Gafur’dur. Günahları bağışlar, kusurları örter ve kuluna mağfiret eder.

Allah’ın mağfireti çok büyüktür. Allah’ın kullarına mağfireti pek çoktur. Bir kulun kusuru ne kadar büyük ve çok olursa olsun onları örter.
Kul hakkı dışında kalan günahlarımıza tevbe ederek pişman olursak Allah bizi bağışlar.
Pişmanlık duyan Kullarını hem dünyada hemde ahirette rezil etmediği gibi onların günahlarını gizleyip örtüp ve günahlarından dolayı cezalandırmaz . Allah günahları  affettiği gibi, günahları insanın yüzüne vurmaz, günahı hatırlatılarak rezil edilmez.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurur:

De ki (Allah şöyle buyuruyor): "Ey kendi aleyhlerine olarak günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah (dilerse) bütün günahları bağışlar; doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir." ( Zümer Suresi, 53.ayet)

“Kullarıma benim gerçekten çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olduğumu bildir.”( Hicr Suresi,49.ayet)



“O günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası şiddetli, lütfu bol olandır. O´ndan başka ilah yoktur. Dönüş O´nadır.”( Mu`min Suresi 3.ayet)

“...Allah’ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah çok bağışlayıcıdır, çok esirgeyicidir.”
( Nûr Suresi ,22.ayet)

De ki: "Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir." (Âl-i İmrân Suresi ,31.ayet)

(Bu yazı,Diyanet İslam Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)
 (Devam edecek)
Efkan VURAL
Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:


Celal'in Penceresinden:

19 Nisan 2019 Cuma

18 Nisan 2019 Perşembe

Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler)-34-AZîM


  Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler)



                          
                                                                 AZîM

Allah’ın isimlerinden biri de el-Azim’dir.

Azim,bir fiili işlemek yahut işlememek konusunda kesinleşmiş karar veya irade anlamındadır.

El-Azim, azamet ve büyüklük sahibi manasına gelmektedir. Allah-u Teâlâ Azim’dir. Hem zatında hem isim ve sıfatlarında azamet ve büyüklük sahibidir.

El-Azîm ; Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce.

Varlık âlemini sıfatlarının tasarrufuyla kuşatmıştır. Ezeli ve nurani ilmi ile varlıkları ihata etmiş olup; her şey O'nun ilmi  dairesi içindedir. Hiçbir şey Allah’ın ilminin dışında kalması mümkün değildir. O’nun ilminden hiç bir şey gizi kalmaz. 

Allah’ın İlmi gibi kudreti de büyüktür, yücedir. Zati olan kudreti sınırsızdır.


Allah’ın mutlak kudretine müdahale edecek hiç  bir güç yoktur.

Yaratıcılıkta tektir, ortağı  eşi ve benzeri yoktur. Eşyayı süratle ve kolaylıkla yoktan yaratır. İstediği her şeyi hemen  yaratır. Allah bir şeyin olmasını dilerse ona ol der! Oda oluverir. 

Onun kudreti bütün alemi kuşatmıştır.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurur:

"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O yücedir, uludur." (Şura suresi, 4.ayet)

“O hâlde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).” (Vakıa suresi,74.ayet)

“ (Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.” (Zâriyât Suresi 47. Ayet)

“Eğer aldırmazlarsa de ki: bana Allah yetişir ondan başka ilah yoktur, ben O’na dayanmaktayım ve O, büyük Arşın sahibidir.” ( Tevbe Suresi: 129.ayet)




Ayet'el- kürsi olarak biline bakara suresinin 255.ayetinde Yüce Allah şöyle buyurur:

“Allah, O'ndan başka tanrı olmayan, kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip durandır. Göklerde olan ve yerde olan ancak O'nundur. O'nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir, dilediğinden başka ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. Hükümranlığı gökleri ve yeri kaplamıştır, onların gözetilmesi O'na ağır gelmez. O yücedir, büyüktür.” . (Bakara suresi, 255.ayet)

(Bu yazı,Diyanet İslam Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)
 (Devam edecek)
Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:


Celal'in Penceresinden:

Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın Öğretisi-6


Allah’ın İsimleri(Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler)-2

Allah’ın en güzel isimlerini açıklamaya devam ediyoruz.

                                        4-MELİK



Allah’ın isimlerinden biri de Melik’tir. Melik, malik ve sahip olmak, elinin altında bulundurup tek başına tasarruf etmek,görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi olmak.
Yüce Allah nas suresinde şöyle buyurur: ” İnsanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine)”

malik olma,kudret ve tasarrufu altında bulundurma anlamındaki mülkün sadece Allah’a mahsusu olduğunu bildiren bir çok ayet vardır.

Allah her şeyin mülkiyetini kendi elinde bulundurur.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Her şeyin mülkü kendi elinde olan Allah'ın şanı ne kadar yücedir! Siz de O'na döneceksiniz.” Yasin suresi,83.ayet)
“Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, aziz ve hakim olan Allah’ı tesbih eder.” (Cuma suresi,1.ayet)

“O Allah ki; O’ndan başka İlâh yoktur, Melik’tir (hükümrandır), ...” (Haşr suresi,23.ayet)

Yüce Allah’ın yegane Malik olduğu bilincine ulaşan kimsenin ,herhangi bir mahluka boyun eğmesi gerektiği açıkça anlaşılmaktadır.

Mülkün tek sahibi Yüce Allah’tır.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“O din/hesap gününün Mâlik’idir.”(Fâtiha 1:3)
“...Sûr’a üfleneceği gün de bütün varlık ve mutlak hakimiyet O’nundur...” (Enam,73.ayet)

                                   5- KUDDÜS




Allah’ın isimlerinden biridir. Sözlükte tertemiz, pak kusurdan arınmış demektir.

Kuddüs, Allah’ın her türlü eksiklik ve kusurdan münezzeh olmasıdır.

Allah Kuddüs’tür;  bütün kusur ve noksanlıklardan uzaktır. Âcizlikten, zaaftan ve bütün eksikliklerden münezzehtir.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Göklerdekiler ve yerdekilere, Melîk, Kuddûs, Azîz ve Hakîm olan Allah’ı tesbih ederler.” (Cum’a sûresi, 62/1)

“...Oysa biz (Melekler) sana hamd ederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler...” (Bakara suresi,30.ayet)
  Bu ismin başka  bir anlamı  ise, bütün yarattıklarını maddi ve manevi kirlerden temizleyendir.

O, hiçbir şeyden etkilenmez, hiçbir şey O’na tesir edemez. “Kuds” kökünden gelen; Rûhu’l-Kudüs ve  Beytü’l-Makdis gibi terkipler, Kur’ân-ı Kerîm’de temiz ve pak olma yönleriyle yer alırlar.

Kuddüs kavramı genellikle tesbih kavramlarıyla birlikte  kullanılmıştır. Zat-i ilahiyeyi her çeşit kusur ve eksikliklerden  tenzih etmeye dayanmıştır.

Kalbimizi ve  ruhumuzu bütün kötü ve çirkin duygu ve düşüncelerden temizleyip,Yüce Allah’a olan sağlam inancımızla O’na kulluğumuzun gereğini yapmalıyız.


                                         6- SELÂM


Allah’ın isimlerinden biridir. Allah’ın her türlü eksiklik ve kusurdan, yaratılmışlara özgü değişikliklerden ve yok oluştan münezzeh olması,selametin kaynağı olup esenlik veren şeklinde açıklanmıştır.

Bu ismin üç manası vardır. Selamete çıkartan.Selamette olan, yani zatının tüm hata ve kusurlardan münezzeh olması, Kullarına cennette selam veren demektir.

Allah Selam'dır. Bu isim ile yarattıklarına tecelli edince onları düşmanlarından, sıkıntılarından, tehlikelerden, musibetlerden ve her türlü kederlerden selamete çıkartır.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“O Allah ki; O’ndan başka İlâh yoktur, Melik’tir (hükümrandır), Kuddüs’tür (mukaddestir), Selâm’dır (selâmete erdirendir),... (Haşr suresi,23.ayet)

“Çok merhametli olan Rab’den bir söz olarak (kendilerine) “Selâm” (vardır).” (Yasin,58.ayet)

“Bütün âlemlerden Nuh'a selam (esenlik) olsun! “ (Saffat suresi,79.ayet)

“İbrahim’e selâm (esenlik) olsun.” (Saffat suresi,109.ayet)
Allah’ın cennet ehline selam vereceği belirtilmiştir.  Farz namazlardan sonra: “Allahümme ente selam ve minke’s-selam” söylenir. Burada  Allah’ın selam olduğunu ve selamın (huzur ve esenliğin) O’ndan geldiğini belirtmiş oluruz.

                                    7- MÜ’MİN


Allah’ın isimlerinden biri de el-Mü’mindir.

Allah’ın kullarının imanını ve samimiyetlerini tasdik eden,onların sıdkını tasdik eden,Peygamberlerine mucizeler vermek suretiyle onların doğruluğunu ispat eden manalarına gelir.

Mü’min kelimesi, “korkulardan ve endişelerden emin olmak, inanmak ve tereddütleri kaldıran, korku içinde bulunanlara emniyet sağlayan” anlamlarına gelir.

Mü’min ismi, kulun en seçkin ve en kapsamlı  ismidir. Cenab-ı Hak kulunu o kadar seviyor ki, kendine mahsus olan ismi kuluna vermiştir. Tam anlamıyla müminlik sıfatlarını taşıyan insan için, dünyada ve âhirette huzur vardır.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

O Allah ki; O’ndan başka İlâh yoktur, Melik’tir (hükümrandır), Kuddüs’tür (mukaddestir), Selâm’dır (selâmete erdirendir), Mü’mindir (emniyet verendir)...(Haşr suresi 23.ayet)

“İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.”  (Enam suresi,82.ayet)

“İnsanların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar, şu Peygamber (Muhammed) ve (ona) iman edenlerdir. Allah müminlerin dostudur.” (Al-i İmran suresi,68.ayet)

                                8- MÜHEYMİN



Allah’ın isimlerinden biri de el-Müheymin’dir.

Allah’ın kainatın bütün işlerini idare etmesidir. Bir anlamı da Allah’ın kendisine güvenilen, başkalarını korku ve endişeden koruyup güvenlerini sağlayan anlamındadır.

Her söylediği ve her yaptığında güvenilen ve asla zulmetmeyen. Bütün kullarını hükmü altına alan.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“O Allah ki; O’ndan başka İlâh yoktur, Melik’tir (hükümrandır), Kuddüs’tür (mukaddestir), Selâm’dır (selâmete erdirendir), Mü’mindir (emniyet verendir), Müheymin’dir (koruyup gözetendir),...” (Haşr suresi,23.ayet)

“Herkesin yaptığını gözeten Allah, bunu yapamayan putlarla bir olur mu?...”  (Ra’d 33.suresi,ayet.)

“Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.”(Mücadele suresi,7.ayet)

Allah her şeye vakıf olur.
Allah her şeyi hakimiyeti altında bulundurur ve korur.

                                         9- AZÎZ



Allah’ın isimlerinden biri de el-Aziz’dir

İzzet, azamet, şeref ve onur sahibi. Mağlup edilmeyen, mağlup edilmesi mümkün olmayan, daima galip gelen, sonsuz izzet sahibi olan.

Allah’ın kudret ve kuvvetinin devamlı olduğunu ve yaratıklardaki gibi değişikliğe uğramadan süreklilik arz etmektedir.

 Allah öyle bir kudrete sahiptir ki her şeye gücü yeter, hiçbir şekil ve surette aciz bırakılıp yenilgiye uğraması ya da haksızlığa uğratılması mümkün değildir.

Bir çok ayette Allah’ın  el-Aziz ismi geçmektedir.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O'na mahsustur.” (Taha suresi,8. Ayet)

“Onlar: Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır, diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler” (Münafikun suresi,8.ayet)

“ Onun Eşi ve Benzeri Yoktur.” (İhlas suresi,4.ayet)

“Sen O mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.” (Şuara suresi,217.ayet)


                              10- CEBBÂR


Allah’ın isimlerinden biri de el-Cebbar’dir.

Allah Cebbar'dır. Cebbar isminin Allah hakkında şu manaları vardır:

 Allah’ın dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olması. Kullarının işlerini yoluna koyması ve eksikleri gidermesi. 
 Kırık, dökük ve bozuk olan şeyleri onarması ve dertlere derman vermesi.Her şeyi tasarrufu altına alması  iradesini her durumda yürütmesi. Çok büyük ve azametli biri olması.
 Cebbarın manası bozulan,nizamından çıkan her şeyi yerine göre zor kullanarak ıslah etmektedir.Allah yaratılmışların halini iyileştiren,hakkı galip getiren,her güçlüğü kolaylaştıran,her kırığı onarandır.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“O Allah ki; O’ndan başka İlâh yoktur, Melik’tir (hükümrandır), Kuddüs’tür (mukaddestir), Selâm’dır (selâmete erdirendir), Mü’mindir (emniyet verendir), Müheymin’dir (koruyup gözetendir), Azîz’dir (yücedir), Cabbar’dır (istediğini zorla yaptıran),...” (Haşr suresi,23.ayet)

“Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O hâlde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur’an ile öğüt ver.” Kaf suresi,45.ayet)

Semada yıldızlar kendi iradeleriyle değil Allah’ın cebri ile şimdiki düzeni almışlardır. Kâinatın küçük bir misali olan insanın da, bütün organlarının şekilleri, bedendeki yerleri, ve görevleri cebir ile tayin ve tespit edilmiştir. Ama ilâhî hikmet, bu dünya imtihanında insana hür bir irade bahşetmiş ve tercih ettiği fiillerde  onu serbest bırakmıştır. Fakat, emrine isyan edenleri cebri ile Cehennemine sokacağını da önceden haber vermiştir.

Cennet ve Cehennemin yolları cebir ile tayin edilmiştir. Yani neyin helâl neyin haram olduğunu  Allah bizzat tayin ve tespit etmiştir. Ama, doğru ve yanlışı,iyi ve kötüyü  Cennet ve Cehennemi seçip seçmemekte insanı serbest bırakmıştır.

 (Bu yazı,Diyanet İslam Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)

(Devam edecek)


Efkan VURAL


Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:
Celal'in Penceresinden:
Of-Havadis Gazetesi:
Milliyet Blog:

12 NİSAN HUTBE

11 Nisan 2019 Perşembe

Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler)-33 -HALîM


                                                   HALîM



Allah’ın isimlerinden biri de el-Halim’dir.

el-Halim, Acele ile ve kızgınlıkla hareket etmeyen. Allah kullarına cezada acele etmez. Onların pişman olup tevbe etmeleri için mühlet verir.  Allah’ın insanları cezalandırmaya gücü yetse bile onlara ceza vermeyendir. Kulları ona isyan etse bile hemen öfkelenmeyendir.

Halim, yumuşak ahlaklı, güler yüzlü demektir. Öfkesiz ve sabırlı demektir. Cenab-ı Hak ne kadar yumuşak bir kudrete sahiptir ki günah yapan ve sabahtan akşama kadar O'nu inkar etmekle uğraşan kullarına acele olarak azap etmiyor ve onlara mühlet veriyor. Bu da bizim için büyük bir nimettir. Belki aklederiz de tövbe ederiz. Rabbimiz de bizi bağışlar. 


Hâlim, günahları bağışlayan ve cezalandırmada acele etmeyen, öfkesine yenilmeyendir. 


Allah, Halim'dir. Cezaları erteleyen veya tamamen kaldırandır. Cezaların kaldırılması yalnızca, cezayı hak etmiş bazı müslüman günahkarlara yönelik olup, inkarcıların bununla bir ilgisi yoktur. 
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları (hemen) cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Vakitleri gelince (gerekeni yapar). Kuşkusuz Allah, kullarını görmektedir.”( Fâtır Suresi 45. Ayet)

“Muhakkak ki İbrâhîm (a.s), cidden çok halim (yumuşak huylu), çok acıyandır (yalvarandır), Allah’a yönelmiş bir kimsedir.”( Hûd sûresi 75. Ayet)

“Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu tesbih eder. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların tesbihini anlamazsınız. O, halîmdir, bağışlayıcıdır.” (İsrâ Suresi 44. Ayet )


“Allah onları hoşnut olacakları bir yere (cennete) elbette koyacaktır. Şüphesiz Allah Alîmdir (her şeyi bilir) Halîmdir, (Kullarına yumuşak davranır.)” (Hac Suresi 59. Ayet)

 (Bu yazı,Diyanet İslam Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)
 (Devam edecek)

Efkan VURAL


Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:


Celal'in Penceresinden:



8 Nisan 2019 Pazartesi

SEÇİLEN TÜM YEREL YÖNETİCİLERE BİR KAÇ SÖZ



SEÇİLEN TÜM YEREL YÖNETİCİLERE BİR KAÇ SÖZ



31 Mart Yerel Seçimleri yapıldı. Seçim öncesi önemli iki ittifak kuruldu. İttifakı oluşturan  partilerin  başkanları,belediye başkan adayları, meclis üyeleri ve muhtarlar birbirleri hakkında çok şeyler söylediler.

Seçim kampanyası sırasında vatandaşlara çeşitli vaatlerde bulunuldu. Çeşitli faaliyet ve projeler anlatıldı. Onlarca açık ve kapalı toplantılar yapıldı.

Artık bunlar geride kaldı. Şimdi bundan sonraki 5 yıllık bir süre var.

İşte bu süre zarfında görevi üstlenen ülkemizdeki tüm yerel yöneticilere bir vatandaş olarak birkaç söz ve birkaç önerim olacaktır.

 Seçilen belediye başkanları ve muhtarlar,kendilerine oy versin veya vermesin  seçildikleri yerlerdeki herkesin başkanı veya muhtarıdır.

Seçilen yöneticiler ayrımcılık oluşturacak davranışlardan uzak olmalıdırlar. Çünkü kamu görevi yapmaktadırlar.
Yerel yönetimlere seçilen kamu görevi yapacak olan belediye başkanlarına,meclis üyelerine ve muhtarlara bazı önerilerim olacaktır. Bunlar:

    1-Ayrımcılık yapmayınız. Partizan davranmayınız Menfaatçilere karşı uyanık olunuz.

    2- Dürüst ve güvenilir olunuz.

   3-Halk ile beraber olunuz, halkın güven ve sevgisini kazanınız.

   4-Çalışkan ,üretken ve verimli olmaya çalışın.

   5-Etrafınızda çalışanları yüreklendiriniz.

   6-Milletimizin değerlerine saygılı olun.

   7-Kardeşlikten,sevgiden ve hoşgörüden ayrılmayınız.

   8-Herkesin gönlünde taht kurunuz.

   9-Kul hakkına riayet ediniz.

  10-Kamunun malını israf etmeyiniz. Gereksiz harcamalardan uzak durunuz.İsraftan  özellikle uzak durunuz.

  11-Kamu malını harcarken dikkatli olunuz. Kamu malının  yetim ve fukaranın malı olduğunu düşünerek hareket ediniz.
12-Çevrenize  iyi görünmek için harcama yapmayınız. 
Gerçek ve zorunlu ihtiyaçları belirleyin. Stratejik plan doğrultusunda acil olan şeyleri  yapınız.

13-İhalelere fesat karıştırmayın. Çevrenize güven aşılayınız.

14-İşe alınacak elemanlar için liyakata önem veriniz. Ayırım yapmayınız.

15-Çalışanlarınıza  ve halka tepeden bakmayınız.

16-Daha dün seçmenin ayağına gidip oy istediğinizi hemen unutmayın. Yani o güzel insanları hiçbir zaman hatırınızdan çıkarmayın.

17-Uygulamalarınızda ve davranışlarınızda  taraf olmayınız. Tarafınız her zaman adalet olsun.

18-Harcamalarda adaletli olunuz. Mahalleler ve ilçelerde yapılan proje ve faaliyetler konusunda eşit olmaya çalışın.

19-Şeffaf olunuz. Harcamalarınızı,gelir ve giderlerinizi paylaşınız.

20-Dedikodulara mahal verecek iş ve işlemlerden uzak olunuz.

21-Parselasyon ve imar çalışmalarında geçekçi olunuz. Menfaatçılara dikkat ediniz.

22-Her zaman hesap verebilir olunuz.En büyük hesap sorucunun  Allah olduğunu unutmayınız.

Yüce Allah en ince noktasına kadar yapılan her şeyin karşılığını ödül yada ceza olarak verecektir.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür.” (Zilzâl Suresi - 7-8 . Ayetler)

Yine Yüce Allah dünyada yaptığımız en küçük şeyleri bile karşımıza çıkaracaktır.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

     (Lokmân, öğütlerine şöyle devam etti:) “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi     ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.” (Lokman Suresi 16. Ayet)

Buna göre yaptıklarımıza ve yapacaklarımıza dikkat edelim.

 İnsanların karşısına tekrar çıkacağımızı unutmayalım.
Asıl  olan,Yüce Allah’ın karşısına çıkıp hesap vereceğimizi kulağımıza küpe edelim.

Efkan VURAL


5 Nisan 2019 Cuma

4 Nisan 2019 Perşembe

Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler)-32 - HABîR



 HABîR

Allah’ın isimlerinden biri de el-Habir’dir.

El-Habir Her şeyin iç yüzünden haberdar olan, gizli veya açık, her şeyi bilen, haberdar olan demektir.

Allah her şeyden haberdardır. Hiçbir halimiz O’ndan gizlenemez. Her şeyin iç yüzünü bilir, en gizli yaptıklarımıza  vakıf olur. Sadece yaptıklarımızı değil, gönüllerimize düşenleri, aklımızdan  geçenleri, nefsimizin sesini, niyetlerimizi ve en gizli hallerimizi bilir…


O öyle bir Allah’tır  ki, gece veye gündüz demeden  hiçbir şey ondan saklı kalamaz. Gözle görülmesi mümkün olmayan bir mikrop O’ndan gizlenemez. Bir yaprak O’ndan habersiz düşemez. Bir zerre O’ndan saklanarak hareket edemez.
Hz. Lokman da evladına bu ismin tecellisini şöyle anlatmaktadır:

“Yavrucuğum! Yaptığın bir hardal tanesi ağırlığında olsa, bir kaya içinde veya göklerde yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir! Şüphesiz Allah Latif’tir ve Habir’dir.”(Lokman suresi,16.ayet)

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Ey inananlar! Allah'tan sakının; herkes yarına ne hazırladığına baksın; Allah'tan sakının, çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır.” (Haşr Suresi 18. Ayet)

“İşte o gün (anlayacaklar ki), rableri onlardan tam mânasıyla haberdardır!”
 (Âdiyât Suresi ,11 . ayet)

“Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.”( Mülk Suresi 14. Ayet)

“Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” (Münâfikûn Suresi 11.ayet)

“De ki: “- Allah, sizinle benim aramda şâhid yeter. Muhakkak ki o, kullarının yaptığından haberdardır, bütün hallerini görendir.” (İsrâ Suresi 96. ayet)

“Gözler O’nu idrak edemez, halbuki O gözleri idrak eder. O en ince şeyleri bilir ve her şeyden haberdardır.” (En'âm Suresi, 103 . ayet)

“Ölümsüz ve daima diri olan Allah´a güvenip dayan. O´nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarını O´nun bilmesi yeter.” (Furkân Suresi 58. ayet)

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:


Celal'in Penceresinden: