Rahmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rahmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2021 Pazar

Ramazan Ayına ve Oruç İbadetine Hazır Olmak

 Ramazan-ı Şerif’e Hazır Olmak



Ramazan ayı ve oruç ibadeti dinimizde çok önemlidir. Ramazan mübarek üç ayların sonuncusudur. Ramazan rahmet bereket ve kurtuluş ayıdır.

Böyle kıymetli aya hazır olmak lazım.

Önemli işler için önceden planlama yapılır ve hazırlıklara başlanır. Büyük organizasyonlar ve açılışlar için günler öncesinde çalışmalar ve hazırlıklar yapılır.

Mesela bir film çekimi için önce senaryo üzerinde çalışılır. Set ve sahneler hazırlanır, oyuncular ayarlanır, seçilen karakterler rollerini  çalışırlar, çekim  ve bunun gibi bir sürü  çalışma yapılır.

İşte bunun gibi Ramazan ayı ve oruç ibadeti içinde birtakım hazırlıklar yapmalıyız. Ramazan ayının ve oruç ibadetini, maddi ve manevi güzelliklerini göz önüne alarak kendimizi hazırlamalıyız. Ruhunuzu ve bedenimizi Ramazan ayına ve oruç ibadetine yönlendirmeliyiz.

Ramazanı karşılamak ve Ramazan ayında neler yapabileceğimizi iyi planlayıp aklımızı, ruhumuzu ve duygularımızı derecesi büyük, maneviyatı yüksek olan bir atmosfere hazır hale getirmeliyiz.

Rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı olan Ramazanın her gününü iyi değerlendirmeliyiz.

Ramazan ayını ve oruç ibadetini büyük kılan nedir? Sorusuna karşılık şunları ifade edebiliriz.

Kur’an-ı Kerim bu ayda inmiştir. Kur’an ki, insanları hidayete ve kurtuluşa erdirecek tek ve son kutsal kitaptır.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir…” (Bakara,2/185)

Ramazan ayının değerini artıran şeylerden biri de Yüce Allah’ın  faziletini çok üstün tuttuğu oruç ibadeti bu ayda yerine getirilir.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı)…… Ve oruç tutmanız, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.”(Bakara,2/184)

  “Allah şu kişiler için bir affediş ve büyük bir ödül hazırlamıştır: Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar,…           Oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler, Allah'ı çok anan kadınlar.” (Ahzap,33/35)

 Ramazan ayının kıymetini artıran önemli bir şey de içinde kadir gecesini barındırmasıdır. Kadir gecesi ki, bin aydan daha hayırlıdır.

Yüce Allah şöyle buyurur:

“Doğrusu Biz, onu (Kurân'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin sen? Kadir gecesi; bin aydan daha hayırlıdır.”(Kadir Suresi,1-3.Ayetler)

 Ramazan ayı rahmet, merhamet ve bağışlanma ayıdır. Ramazan ayında isteyen herkes affedilir. Cehennem kapıları kapanır, cennet kapıları açılır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Ramazan girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, bütün şeytanlar da zincire vurulur.”
(Sahih-i Buhari,Muhtasarı Tecrid-i Sarih Terc.,Cilt:6 Sh.252 D.İ.B.Yay.7.Baskı )

 Oruç Müslümanı kötülüklerden ve günahlardan koruyan bir kalkan gibidir.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Oruç bir kalkandır.” (Buhari, Savm. 2)

 Oruçlu bir kimsenin fazileti çok üstündür.

Oruçlunun açlıktan kaynaklanan ağız kokusu bile Allah katında çok değerlidir.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu (açlık kokusu) Allah yanında misk kokusundan daha temizdir.”

(Buhari, Savm. 9,Müslim Sıyam 161,162)

 

Ramazan ayında tutulan oruç, bizim için ahirette büyük bir müjde ve

sevinç olarak karşımıza çıkacaktır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Oruçlu için sevineceği iki vakit vardır: İftar ettiği vakit iftarına sevinir, bir de Rabbine kavuştuğu zaman ki sevincidir.”
(Sahih-i Müslim,Kitab-i Siyam,Bab:30)

Oruç tutulan her güne karşılık Yüce Allah bizi cehennem ateşinden uzak tutacaktır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Her kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa Allah o kimsenin yüzünü yetmiş yıl cehennemden uzak tutar”
(Sahih-i Müslim,Kitab-i Siyam,Bab:31)

Ramazan ayında tuttuğumuz oruçlar sayesinde kul hakkı hariç geçmişteki günahlarımız bağışlanacaktır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır”( Buhârî,  Savm 6.)

Oruç ibadetinde gösteriş yoktur. Oruç tamamen Allah rızası için tutulur.

Orucu tutup tutmadığımızı gerçek anlamda sadece Allah bilir.

İşte bunu için orucun sevabını Allah kat kat verecek. Ve oruçluları ayrı bir şekilde ödüllendirecektir.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Cennette reyyan denilen bir kapı vardır ki kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağırılır. Onlarda kalkıp giderler ve o kapıdan onlardan başkası giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse giremez.”

(Buhârî, Savm 4; Müslim Sıyam 166; Nesâî, Siyam 42; İbn-i Mace, Sıyam 1)

Ramazanda oruç tutmak için sahura kalkılır. Sahur yapmak ta orucun güzelliklerindendir. Orucumuzu tutarken acıkmamak ve susamamak  için sahurda yiyip içmeliyiz.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Sahur yapınız zira sahurda bolluk ve bereket vardır.” Buhârî, savm 20; Müslim, Siyam 45; Tirmizi , Savm 17. )

Ramazan ayında önemli bir ibadette Teravih namazıdır. Teraih namazı da Ramazana mahsustur. Teravih namazını da severek ve isteyerek kılarsak çok sevap kazanmış oluruz.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Her kim inanarak ve karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek Teravih namazını kılarsa, geçmiş günahları affedilir.”(Müslim Selatüu’l-Müsafirin,174.)

Ramazan ayından sonraki ay olan Şevval ayında altı gün oruç tutarsak yıl boyu oruç tutmuş gibi sevap alırız.

Ramazan ayı dışında da zaman zaman oruç tutmak suretiyle ibadetimizi sürdürmeliyiz.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“ Her kim Ramazan orucunu tutar da sonra Şevval ayında (Ramazan’dan sonra bir ay içinde)altı gün oruç tutarsa bütün yılı oruçlu geçirmiş gibi olur.”
(Sahih-i Müslim,Kitab-i Siyam,Bab:31)

Evet böylesi bir büyük ay olan Ramazan ayında kendimizi öncelikle hazırlamak ve bu ayı şöyle değerlendirmemiz mümkün olabilir:

1-Yüce Allah’a gerçek anlamda iman etmeliyiz.

2-Bu aya eriştiğimiz için şükretmeliyiz.

3-Allah için orucumuza niyet etmeliyiz.

4-Allah’ı çokça zikretmeliyiz.

5-Allah’ın bu ayda gönderdiği Kur’an-ı Kerim’i (okumasını biliyorsak) orijinal metninden okumalıyız. Ve Ku’an’ın Türkçe anlamını da okuyup düşünmeliyiz.

6-Yaşam tarzımızı Allah’ın kitabına ve Peygamberimizin sünnetine uygun hale getirmeliyiz.

7-Öncelikle farz ibadetlerimizi yerine getirmeliyiz. Sonrasında da diğer sevap kazandıracak ibadetlere devam etmeliyiz.

8-Allah’ı çokça zikredip anmalıyız.

9-Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçınmalıyız. Ahlakımızı güzelleştirmeliyiz.

10-Vatanımızı sevmeli ve korumalıyız. Okumalı ve ilim öğrenmeliyiz. Gösterişten uzak durmalı ve alçak gönüllü olmalıyız.

11-Müslümana yakışmayan ve insanlığa sığmayan davranışlardan uzak durmalıyız.

12-Emanete ihanet etmemeliyiz. Verilen sözde durmalıyız.

13- Çok çalışmalıyız. Helal kazanç peşinde koşmalıyız. Yardım sever olmalıyız.

14-Cimrilikten ve İsraftan kaçınmalıyız.

15- Allah’tan korkmalıyız. Doğru, dürüst ve güvenilir olmalıyız. Yalan sözden ve yalancılıktan uzak durmalıyız.

16- Adaletli davranmalıyız. Yapılan her şeyi Allah’ın gördüğüne inanmalıyız.

17- Hayvanları sevmeli, korumalı ve onlara eziyet vermemeliyiz.

18-Yetimlere, yoksullara ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmeliyiz. Fıtır sadakasını (Fitre) vermeliyiz.

19-Dinimiz ile ilgili algılarımızı, inançlarımızı, düşüncelerimizi ve ibadetlerimizi gösterişten, menfaatten ve çıkar aracı yapmaktan uzak tutmalıyız.

20- İslam kardeşliği üzerinde olabilmeye çalışmalıyız. Birlik ve beraberlik içinde yaşamak zorunda olduğumuzu bilerek, birlikte yaşamaya gayret etmeliyiz…

Yukarda sıraladığımız maddelere daha fazla ekleme yapabiliriz.

Bu maddelerde zikredilen hususlara her daim ve özellikle  bu ayda uymaya çalışmalıyız.

Hareket alanımız bu ve benzeri konular olmalıdır.

Unutmayalım ki, Ramazan ayı ve oruç ile her daim ibadet halindeyiz.

Bu ibadet haliyle iyi davranışlar sergilemeyiz.

Dinimizin gereği olan şeyleri yapmaz isek; Ramazan ve oruca değer vermemiş oluruz.

Bu şekilde de tuttuğumuz orucun bir faydası olmaz.

Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyurur:

”Kim yalan konuşmayı ve yalan dolanla iş yapmayı terk etmezse, Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.” Buhârî, Savm 8,Edep 51; Ebu Davud, Savm 25;

Oruç ve ibadetlerimiz bizi terbiye etmelidir. İbadetlerimiz bizi eğitmiyorsa, o ibadetler boştur.

Yine başka bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurur:

“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan susuzluk çekme açlıktan aşka bir kazancı olmaz. Nice gece kalkıp ibadet yapanlar vardır ki, Bu kalkmasından ötürü uykusuzluktan başka bir kazancı olmaz.” (İbn-i Mace; Siyam 21)

Sonuç olarak diyebiliriz ki, Ramazan büyük bir ay, Oruç büyük bir ibadet.

Bu aya yakışır bir şekilde kendimizi ayarlayalım.

Kendimizi hesaba çekelim.

Kendimizi manen yenileyelim.

         Faziletlerle dopdolu olan bu güzel ayda af olmayı dileyelim Yüce Allah’tan…

Mübarek Ramazan ayınızı tebrik eder;

Ramazan ve oruç ayının tüm insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan dilerim.

Efkan VURAL

 

 

 

 

 

 

 

 

9 Nisan 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 09.04.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:RAMAZAN: KUTLU MİSAFİR

                            RAMAZAN: KUTLU MİSAFİR





Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Ramazan ayı, insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği aydır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçlu geçirsin.”[1]


Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:

“Ramazan ayı geldiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.”[2]

Aziz Müminler!

Rahmet, mağfiret ve bereket iklimi üç ayların sonuncusu, özlemle beklediğimiz Ramazan ayına yaklaştık. Önümüzdeki Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece ilk teravihimizi kılacağız ve sahura kalkacağız inşallah.

Kıymetli Müslümanlar!

Kutlu misafirimiz Ramazan, Rabbimizden bize gelen yüce bir davettir. Hidayet rehberimiz Kur’an-ı Kerim’i daha çok okumaya, tefekkür edip yaşamaya çağrıdır. Tuttuğumuz oruçlarla irademizi güçlendirmek ve nefsimizi terbiye etmek için en güzel fırsattır. Sahuruyla, iftarıyla yuvalarımızda huzur ve berekettir. Beş vakit namazın yanında kıldığımız teravihlerle bedenimize sıhhat, ruhumuza sükûnettir. Zekât, fitre ve sadakamızla; yakınlarımız, komşularımız ve bütün kardeşlerimizle aramızda muhabbettir. Bu ayda müminler olarak bize düşen en büyük sorumluluk, bu kutlu misafire gönlümüzde yer açmak, bu ilahi davete yürekten icabet etmektir.

Değerli Müminler!

Yorulan ruhlarımızı, Ramazan-ı şerifle teskin edelim. Bunalan gönüllerimize Rabbimizden inşirah dileyelim. Özümüze ve fıtratımıza yönelip kulluk şuurumuzu artıralım.  Sabır ve merhamet, kanaat ve şükür bilincimizi kuşanalım. Elimizi, dilimizi, gözümüzü, aklımızı, kalbimizi hâsılı ruh ve bedenimizi günahlardan korumaya söz verelim.

Aziz Müslümanlar!

Ramazan ayımız şimdiden mübarek olsun. Gönül ve zihin dünyamız Kur’an’la şifa bulsun. Bu mübarek ay, her türlü sıkıntı ve hastalıktan bilhassa yaşadığımız salgından kurtulmamıza vesile olsun inşallah.



[1] Bakara, 2/185.

[2] Müslim, Sıyâm, 1.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:


5 Mart 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 05.03.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:İSRÂ VE MİRAÇ


                                   İSRÂ VE MİRAÇ


سُبْحَانَ ا لـَذ۪ٓ ي اسَْرٰى بِعَبْدِه۪ٓ ليَْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الِىَ الْمَسْجِدِ الَْْقْصَا ال ذَ۪ٓي باَرَكْنَا حَوْلهَُ لنُِرِيهَُ مِنِْ اٰياَتنَِاۜ ا نِهَُ هُوَ ال سَم۪ٓيعُ الْبَص۪ٓيرُ .

 وَقَالَ رَسُولُ ا هللّٰ صَليَٰ ا هللُّٰ عَ ليَْ ِه وَسَلمََٰ  :ائِْتُوهُ فَصَل وُا فِيهِ فَإنِْ لمَْ تأَْتوُهُ وَتصَُل وُا فِيهِ فَابْعَثُوا بِزَيْتٍ يسُْرَجُ فِى قنََادِيلِهِ .

يسُْرَجُ فِى قنََادِيلِهِ .



Muhterem Müslümanlar!


Rahmet ve mağfiret, lütuf ve ihsan iklimi üç aylardayız. Önümüzdeki Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece inşallah Miraç Gecesini idrak edeceğiz. Cenâb-ı Hak, bu gece vesilesiyle aziz milletimize, ümmet-i

Muhammed’e ve bütün insanlığa sağlık, huzur ve afiyet ihsan eylesin. Miraç Gecemiz mübarek olsun. 


Aziz Müminler!


Yüce Rabbimiz İsrâ suresinin ilk ayetinde şöyle buyurur: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını göstermek için kulunu bir gece Mescidi Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, görendir.”[1] 


              Bu     sureye    adını     veren    İsrâ,      Sevgili

Peygamberimizin bir gece, Mekke’deki Mescid-i

Harâm’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya yolculuğudur. Miraç ise Resûl-i Ekrem’in (s.a.s) Allah’ın kudret ve azametine şahit; rahmet, mağfiret ve müjdesine nail olduğu kutlu yükseliştir. 


Kıymetli Müslümanlar!


Miracın ilk durağı, Mescid-i Aksâ’dır. Peygamber Efendimiz bu mübarek mabetle ilgili şöyle buyurmuştur: 

“Gidin ve Mescid-i Aksâ’da namaz kılın. Şayet gidemez ve orada namaz kılamazsanız, oranın kandillerini aydınlatacak yağ gönderin.”[2] 


Bu hadis-i şerif, Mescid-i Aksâ sevgisini gönüllere aşılamanın, kadim değerimize sahip çıkmanın, maddi ve manevi imarı için çalışmanın her müminin görevi olduğunu öğretmektedir. 


Mescid-i Aksâ’nın bulunduğu mukaddes belde Kudüs, bir İslam beldesidir. “Darü’s-selâm” yani barış ve selamet yurdudur. Kudüs, tarih boyunca Müslümanların himayesinde özgürlüğün, adaletin ve huzur içinde birlikte yaşamanın sembolü olmuştur.


Değerli Müminler!


Geliniz, Rabbimizin İsrâ suresinde yer alan öğütlerinden bazılarına kulak verelim: Yalnızca Allah’a kulluk et. Anne-babana iyi davran, yaşlanıp sana muhtaç hâle geldiklerinde onlara kol kanat ger, “öf!” bile deme. Akrabaya, yoksula ve darda kalana yardım et. Cimrilikten ve israftan kaçın. Zinaya yaklaşma. Haksız yere cana kıyma, asla kan davası gütme. Yetimin malına el uzatma. Ahde vefa göster. Ölçü ve tartıda hile yapma. Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme.


Aziz Müslümanlar!


Hutbemi bitirirken, dün Bingöl’den Bitlis Tatvan’a giden askeri helikopterimizin düşmesi sonucu şehit olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. 



[1] İsrâ, 17/1.

[2] Ebû Dâvûd, Salât, 14.


Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 
KAYNAK: