Oruç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oruç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2021 Pazar

Kur'an Ayetleri Aydınlatıyor-9

 Sahip Olduğumuz Nimetlere Karşılık

               Çok Az Şükrediyoruz.

İnsan yaratılanlar içerisinde en mükemmel olanıdır. Allah insana birçok özellik ve nitelik vermiştir. Bütün yaratılar kendilerine has birtakım özelliklere sahiptir.

Canlı cansız tüm varlıkların sahip olduğu farklılıkları görmekteyiz. Bu farklı olma durumlarını hiçbiri kendi kendine elde etmesi mümkün değildir. Her şey bir etki ve tepkiye göre meydana gelmektedir.

       Elimizde bulunan bir cep telefonunu düşünelim. Telefondaki yazılım ve tüm programlar cihaza yüklenmemiş olsa telefonun hiçbir özelliği olmaz. Telefonun değerini artıran yazılım ve programlardır. Cihazın teknik kalitesi de çok önemlidir elbette. Telefonu değerli ve kullanılır kılan tüm özellikleri, mühendislik ölçüsünde birtakım çalışmalarla yapılır. Hiçbir cihaz kendiliğinden meydana gelmez. Her şeyin bir tasarımcısı ve ustası var.

       İşte bunun gibi insanoğlunun ve diğer tüm canlıların sahip olduğu özellikler Yüce Allah tarafından tasarlanıp oluşturulmuştur.

       Doğuştan sahip olduğumuz, görme, işitme, ses çıkarma, yeme, içme, tat alma, kalp damar sistemi, beyin sinir sistemi, karaciğer, akciğer, kan dolaşımı, mide, kalın bağırsak ve boşaltım sistemi gibi sayısız özellik ve nitelikler bize programlanarak karşılıksız hibe edilmiştir.

       Biz bu programları hazır bulduk. Hiçbir uğraş vermeden sahip olduğumuz bunca özellikleri bize yükleyen yüce bir varlık olan Allah’tır. Allah bize bunları karşılıksız verdi. Nimetlere karşılık, bize de şükretmek düşer.

Allah bizi bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle aydınlatır:

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“(Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!” (Mülk Sûresi,23.Ayet)

       Bunca nimete karşılık Allah bizden kendisini tanımayı, kendisine ibadet etmeyi kısaca bizden kulluk istemektedir. Allah’a yaptığımız kulluk karşılığında da cennetle ödüllendirilmiş olacağız.

      Size bir kişi bir ikramda bulunursa, bir çay ikram etse, ona hemen teşekkür edersiniz memnuniyetinizi belli edersiniz. Önemli bir işimizde bize yardım eden birine karşı ne kadar çok müteşekkir oluruz. Onun yaptığı iyiliği unutamayız. Biz de onun iyiliğine karşılık veririz.

       Allah’ın vermiş olduğu sayısız nimetine karşılık biz de O’na bolca şükretmeliyiz. Şükrümüzü söz ile ifade etmek yeterli değil. Şükrümüzü, Allah’a karşı özel ibadetlerimizle göstermeliyiz.

       Namaz, oruç, zekat, iyilik ve yardım yapmak, zikir, Kur’an okumak, yetimle ilgilenmek, çalışmak, ilim yapmak gibi işlerle şükrümüzü fiiliyata çevirmeliyiz.

       İbadetlerimizle ve güzel ahlaklı yaşam süreciyle şükrümüzü her daim

       göstermeliyiz.

        Ne mutlu Allah’ın verdiği nimetleri fark ederek, hayatını şükür ve ibadetle geçirenlere…

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:


9 Mayıs 2021 Pazar

Peygamberimizin Hadis-i Şeriflerinden Mesaj Var –22

     Peygamberimizin Hadis-i Şeriflerinden Mesaj Var 

                 Orucu Değerli Kılan Nedir

İslam dininin beş temel esasından biri de oruç

 ibadetidir.

Oruç tutmak her akıl ve baliğ olan Müslümana

 farzdır. Yani oruç ibadetini yerine getirmek

 Allah’ın zorunlu emirlerindendir.

Ramazan ayında yerine getirilen bu ibadetin

 önemi çok büyüktür.

Oruç ibadetinin birçok hikmeti vardır. Oruç

 ibadeti aç ve susuz kalmanın ötesinde nefsi

 terbiye etmektir.

Oruç, nefsin kötü arzu ve isteklerini frenleyip

 durdurmasına yardım eder.

Peygamberimi Hz.Muhammed bir hadis-i

 şerifinde bize şöyle mesaj vermektedir:

Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: ”

“Kim ki yalan söylemeyi ve yalanla iş yapmayı bırakmazsa, Allah o kimsenin yemesini ve içmesini bırakmasına hiç değer vermez.”
(Sahih-i Buhari,Muhtasarı Tecrid-i Sarih

 Terc.,Cilt:6 Sh.253 D.İ.B.Yay.7.Baskı )

Oruç ibadetinde esas olan güzel davranışlar

 sergileyebilmektir.

Bunun içinde oruç ibadetini samimi bir şekilde

 yerine getirmeliyiz. Sırf aç ve susuz kalmakla

 bu ibadet yerine getirilmiş sayılmaz. Oruçlu

 günlerde ve sonrasında davranışlarımız her

 zaman Allah’ın rızasına uygun olmalıdır.

Oruç ibadeti insana sabırlı ve kanaatkâr olmayı

 öğretir. 

Oruç ile nefsin arzu ve isteklerine sınırlama

 koyarak davranışlarımızı kontrol altına almaya

 çalışırız.

Oruçlu iken konuşmalarımıza, yaptıklarımıza,

 düşündüklerimize ve yaptığımız her şeye

 dikkat etmeliyiz.

Özellikle, yalancılıktan ve yalan sözden,

 iftiradan, gıybetten, kıskançlıktan, hasetlikten,

 kin ve nefretten uzak kalmaya gayret

 etmeliyiz.

Bu ve benzeri kötü davranışlardan uzak

 kalamadığımız sürece, tuttuğumuz oruçlarda

 aç ve susuz kalmamızın hiçbir önemi

 kalmamaktadır.

Oruçlu olan bir Müslüman, her an ibadet halinde olduğu bilinciyle hareket etmelidir. Yüce Allah’ın kendisini her zaman ve her yerde gördüğünü bilerek yaptıklarının hesabını bir gün Allah’a vereceğini aklından hiç çıkarmamalıdır.

Oruçlu bir kimse Allah’ın yasaklamış olduğu

 şeylerden uzak durarak, davranışlarını kontrol

 altına almak suretiyle orucunu korumuş olur.

İşte bu şekilde tutulan oruç Allah katında

 kıymetli ve değerli olur.

Ne mutlu Allah’ın değerli bulduğu oruçları

 tutanlara…

 

  Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

 

 

 

 

 

 

 

8 Mayıs 2021 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

   Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:


مَنْ قام لَيْلَةَ القَدْرِ إِيماناً واحْتِسَاباً ، غُفِر لَهُ ما تقدَّم مِنْ ذنْبِهِ


“Faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan

 bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin

 geçmiş günahları bağışlanır.” 

                          (Riyazü’s-salihin, Hadis No: 1192)





6 Mayıs 2021 Perşembe

Kur'an-ı Kerimden Mesaj Var-41

                                       Kur’an’ı Kerim’den Mesaj Var

                              Oruç inananları korur

Allah insanları ve tüm varlıkları yaratandır. İnsanı en iyi tanıyan Yüce Allah’tır. Yaratıcımız İnsanın ihtiyaçlarını ve insan için gerekli olan her şeyi bildirmiştir.

İnsanoğlu tabiatı gereği iyilik yapmaya da kötülük yapmaya da yatkındır.

Allah insanın yaratılıştan gelen güzelliklere yönelmesini  ve hoş olmayan davranışlardan uzak durmasını ister. Bunun için de Allah insanlara bazı vecibeler yüklemiştir.

Bu vecibelerle insanı kötülüklerden uzak tutarak iyi olan şeylere yöneltir.

Rabbimiz inananlara, namaz, oruç, zekat, hac, kurban vs. ibadetleri emrederek onları çirkin davranışlardan koruyarak iyi ve güzel  olan davranışlara yöneltmek istemiştir.

Yüce Allah Müslümanları kendilerini günahlardan   korunması için orucu farz kılmıştır.

Bu konu ile ilgili Allah’ın Kur’an’ı Kerim’deki mesajı şöyledir: 

“Ey iman sahipleri! oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.” (Bakara,2/183)

Bu ayette Allah oruç ibadetini her ümmete  farz kılmak suretiyle, orucun değerinin  ne kadar büyük olduğunu vurgulamak istemiştir.

Ayette ayrıca İnananların korunması için orucun çok önemli bir fonksiyon olduğunu da dile getirilmiştir.

Oruçlu bir kimse, her an oruç ibadeti içinde olduğundan davranışlarında dikkatli ve ölçülü olur. İbadet içinde olan bir kimsenin ibadet ile aynı anda çirkin bir davranış sergilemesi düşünülemez.

 Eğer kötü bir davranışta bulunursa ibadeti boşa çıkacak ve oruç için aç susuz kalması gereksiz hale gelecektir.

İnanan birinin oruç ibadetinin Allah katında değeri olması için, tüm davranışlarını  Allah’ın rızasına uygun olarak yapması gerekir. Aynı zaman da kötü, çirkin ve beğenilmeyen davranışlardan da uzak durmalıdır.

İslam dinide yasak olan ve yapılmasında sakınca görülen tüm

 davranışlardan uzak durması gereken oruçlu bir kimse,

 kendini günahlardan korumuş olur. Buda peygamberimizin

 belirttiği bibi oruç sayesinde olur. Çünkü peygamberimiz

 orucun Müslümanlar için “Kalkan” olduğunu ifade etmiştir. (Buhari, Savm. 2)

Oruçlu aşağıda sıralayacağımız bazı davranışlardan uzak kalırsa, kendisini korumuş olacaktır:

1-Yalan söylemek.

2-İftira yapmak.

3-Gıgbet ve dedikodu  yapmak.

4-Kişilerin gizli hallerini araştırmak.

5-İki yüzlülük yapmak.

6-Başkalarına beğenmeyeceği bir isimle çağırmak.

7-Çirkin ve kötü söz söylemek.

8-Haset yapmak.(Çekememezlik)

9-Kin ve nefret beslemek.

10-Fitne ve fesat çıkarmak.

11-Hırsızlık yapmak, Kumar oynamak.

12-İçki içmek, sarhoş olmak.

13-Zina yapmak ve Edepsiz olmak.

14-Rüşvet almak ve vermek.

15-Devlet ve Millet malına zarar vermek.

16-Kul ve yetim hakkı yemek.

17-Haksızlık,zulüm ve işkence yapmak.

 18-İsraf yapmak.

19-Hayvanlara eziyet etmek ve çevreye zarar vermek.

20-Asalak olmak, başkalarının sırtından geçinmek.

21-Adaletsizlik yapmak. Yetkisini taraflı kullanmak.

22-Toplumun genel ahlak kurallarının dışına çıkmak vb.

İşte, Oruçlu ve her daim ibadet bilincinde olan bir Müslüman,  yukarıda sıraladığımız uygun olmayan davranışlardan uzak durur. Bu davranışlardan uzak durduğu içinde günahlardan korunmuş olur.

Tuttuğu oruç açlığın ötesinde gerçek bir kurtuluş olur.

Ne mutlu bu bilinçle oruç ibadetini yerine getirip, kurtuluşa erenlere….

                Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

 

3 Mayıs 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

               Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


اَيَّاماً مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْراً فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ


"Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakiri doyuracak fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır."

                                                         (Bakara,2/184)

30 Nisan 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

  Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:


            “Oruçlu kötü söz söylemesin!

Oruçlu,kendisiyle itişmek ve dalaşmak isteyene

 iki kez “ben oruçluyum!”desin!.” 

                                  (Buhari, Savm. 8)

26 Nisan 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

             Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى

وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى

سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ

وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ


“Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir. O halde bu aya ulaşanınız onu oruçlu geçirsin. Hasta olan veya yolculuk halinde bulunan, tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutsun. Allah sizin için kolaylık ister; O sizin için zorluk istemez. Tutulmamış olan günleri tamamlamanızı, sizi doğru yola kılavuzladığı için Allah'ı yüceltmenizi ister. Ve sizin şükretmeniz umulmaktadır."

                                                        (Bakara,2/185)

23 Nisan 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

          Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:


“Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu (açlık kokusu) Allah yanında misk kokusundan daha temizdir.”

                        (Buhari, Savm. 9,Müslim Sıyam 161,162)

20 Nisan 2021 Salı

HAFTANIN AYETİ

      Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يرًا وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا



Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mü’min erkeklerle mü’min kadınlar, itaatkâr erkeklerle itaatkâr kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah’a derinden saygı duyan erkekler, Allah’a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.

(Ahzâb Suresi 35. Ayet)


18 Nisan 2021 Pazar

Hadis-i Şerifler aydınlatıyor-7

            Hadis-i Şerifler aydınlatıyor-7


      Ramazanda Cennet kapıları açılır...

Dinimizde üç aylar olarak bilinen Recep, Şaban ve Ramazan aylarının fazileti çok büyüktür. Bu aylardaki dini ve manevi atmosfer inananları bir çok nimete kavuşturur.

Bu aylara mahsus maneviyatı yüksek gece ve anlar vardır.

Bu aylar Müslümanlar için ganimet aylarıdır.

Üç ayların en önemlisi olan Ramazan ayının faziletine ulaşabilmek  için Recep ve Şaban aylarının feyiz ve manevi iklimini iyi değerlendirmemiz lazım.

Bu manevi iklimle Ramazana ulaşarak, Ramazanın feyiz ve rahmet deryasına girmiş oluruz.

Ramazanın fazileti çok büyük olmasının bir takım sebepleri vardır.

Ramazan ayında oruç ibadeti vardır. Orucun fazileti ve insana kazandırdıkları çok önemlidir.

Tüm insanlığın kurtuluşunu sağlayan Kur’an-ı Kerim bu ayda Kadir gecesinde inmeye başlamıştır.

Bu ayda iyilikler yapılarak zekat ve fitrelerin verilmesiyle elde edilen manevi haz ile huzur ve mutluluğun yolu açılmış olur.

Bu ayda manevi atmosfer öylesine yüksek olur ki, Cennet kapıları açılır ,cehennem kapıları kapanır ve aynı zamanda şeytan bağlanır.





Bu konuda sevgili Peygamberimiz bir hadisinde bizi şöyle aydınlatır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurur:

 “Ramazan girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, bütün şeytanlar da zincire vurulur.”
(Sahih-i Buhari,Muhtasarı Tecrid-i Sarih Terc.,Cilt:6 Sh.252 D.İ.B.Yay.7.Baskı )

Ramazan ayında Allah’ın rahmeti ve merhameti her yeri kaplar. Her isteyen cennete girebilsin diye Allah Ramazanda cennetin kapılarını sonuna kadar açar.

Cennetin kapılarının açılmasından kasıt, bu ayda cennetlik olabilmek ve cennete girebilmek daha kolay olur. Çünkü Ramazanı gereği gibi oruçlu olarak geçirenler kendilerini kötülüklerden korumuş olur ve böylelikle cennet yolu açılmış olur.

Yine bu ayda cehennem kapıları kapanır ve şeytan zincirle bağlanır.

Bundan da kasıt şudur:

Ramazanı samimi bir şekilde oruçlu olarak  geçiren biri her an ibadet halinde olduğu için şeytanın tuzağına düşmez ve bu şekilde cehennemden uzak olur.

Bu ayı iyi değerlendirenler için kurtuluş yolu açılır, kötü ve çirkin yönelişler son bulur. Bu durumda Şeytan etkisiz hale gelir.

Oruçlu olan bir Müslümanın hali şu şekilde olur:

1-Her an ibadet halinde olduğu bilinciyle hareket eder.

2-Yüce Allah’ın kendisini her zaman ve her yerde gördüğünü bilir.

3-Bir gün Allah’a döndürüleceğini ve yaptıklarının hesabını vereceğini aklından hiç çıkarmaz.

4-Yalan,iftira,gıybet, dedi kodu, yolsuzluk, rüşvet, kul hakkı, kamu malına zarar, kamu malını kendi menfaatine kullanma gibi kötü davranışlarda bulunmaz.

5-Düşkünlere,yoksullara kimsesizlere yardım etme gibi güzel davranışlar gösterir.

Oruçlu olan bir kimse nefsinin arzu ve isteklerini kontrol altına alır. Böyle bir durumda oruçlu maneviyatını artırır ve ibadetini çoğaltır. Kur’an okuyarak ve Türkçe anlamını düşünerek cennet yolunu görür. Şeytanın tuzaklarını görür ve cehennem yolundan kendini uzak tutar.

Bu şekilde Allah’ın rahmeti ile kurtuluşa ermiş olur.

 

Efkan VURAL

 Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

16 Nisan 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:

                    “Oruç bir kalkandır.”

                                                      (Buhari, Savm. 2)

Diyanet İşleri Başkanlığının 16.04.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:ŞİFA AYI RAMAZAN

                                                    

                                                      ŞİFA AYI RAMAZAN




Muhterem Müslümanlar!


Sahurla berekete, oruçla sıhhate, Kur’an’la şifaya, teravihle

 huzura, zekâtla kardeşlerimize, itikâfla özümüze

 eriştiğimiz bir Ramazan ayına daha kavuştuk

 elhamdülillah.


Aziz Müminler!


Ramazan, sabır ve irademizle bizi takvaya eriştiren oruç ayıdır. Oruç, Rabbimizin bize bağışladığı kutlu bir nimet ve emanettir.  Her yıl bize gelen bir medeniyet, bir diriliş mucizesidir. Vücudumuz, duygularımız, beynimiz ve kalbimiz oruçla yenilenir. Bedenimiz oruçla sıhhat bulur. Kişiliğimiz oruçla mayalanır. Nefsimiz oruçla terbiye olur. Ruhumuz oruçla temizlenir. Nitekim Resûl-i Ekrem (s.a.s) bir hadisinde şöyle buyurur: Kim inanarak ve karşılığını yalnızca Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.”[1]

Kıymetli Müslümanlar!

Ramazan, varlık âlemine eşsiz bir ufuk sunan Kur’an-ı

 Kerim’in indirildiği ve en çok okunduğu aydır. O Kur’an ki

 hayat ışığımız, gören gözümüz, çalışan kalbimizdir. Kur’an

 insana şifa, toplumlara şifa, medeniyetlere şifadır. O

 halde, Kur’an’la şifa bulalım. Yuvalarımızı ve gönüllerimizi

 Kur’an’la buluşturalım. Rabbimizin kelamını özenle

 okumaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım.

 Mukabelelerimizle Peygamberimizin sünnetini ihya edelim.

 İhya edelim ki Kur’an ruhumuza işlesin, Kur’an’ın aydınlığı

 yüzümüzü kaplasın.

Değerli Müminler!

Ramazan, dinimizin direği olan namazla huzur bulduğumuz

 aydır. Öyleyse zikrimizi, şükrümüzü, tefekkürümüzü, dua

 ve niyazımızı namazla artıralım. Her türlü kötülükten,

 hayâsızlık ve fenalıktan namazla korunalım.  Yorulan

 ruhlarımızı, teravihle sükûnete erdirelim.


Aziz Müslümanlar!


Ramazan, yardımlaşma ve dayanışma ayıdır. Geliniz, infak

 ve sadakamızla, hayır ve hasenatımızla malımızı

 bereketlendirelim. Zekât ve fitremizle kardeşlerimizin

 derdine derman olalım. Hüzünlerini dindirip sevinçlerini

 çoğaltalım. 

Yüce Rabbim hepimize Kur’an’la, oruçla ve namazla dirilmeyi nasip eylesin. Hutbemi Cenâb-ı Hakkın şu emriyle bitiriyorum: “Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.”[2]



[1] Buhârî, Îmân, 28.

[2] Hac, 22/77.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

13 Nisan 2021 Salı

HAFTANIN AYETİ

    Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ


Ey iman sahipleri! Oruç sizden 

 öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. 

Bu sayede korunmanız umulmaktadır.

(Bakara Suresi 183. Ayet)






11 Nisan 2021 Pazar

Ramazan Ayına ve Oruç İbadetine Hazır Olmak

 Ramazan-ı Şerif’e Hazır Olmak



Ramazan ayı ve oruç ibadeti dinimizde çok önemlidir. Ramazan mübarek üç ayların sonuncusudur. Ramazan rahmet bereket ve kurtuluş ayıdır.

Böyle kıymetli aya hazır olmak lazım.

Önemli işler için önceden planlama yapılır ve hazırlıklara başlanır. Büyük organizasyonlar ve açılışlar için günler öncesinde çalışmalar ve hazırlıklar yapılır.

Mesela bir film çekimi için önce senaryo üzerinde çalışılır. Set ve sahneler hazırlanır, oyuncular ayarlanır, seçilen karakterler rollerini  çalışırlar, çekim  ve bunun gibi bir sürü  çalışma yapılır.

İşte bunun gibi Ramazan ayı ve oruç ibadeti içinde birtakım hazırlıklar yapmalıyız. Ramazan ayının ve oruç ibadetini, maddi ve manevi güzelliklerini göz önüne alarak kendimizi hazırlamalıyız. Ruhunuzu ve bedenimizi Ramazan ayına ve oruç ibadetine yönlendirmeliyiz.

Ramazanı karşılamak ve Ramazan ayında neler yapabileceğimizi iyi planlayıp aklımızı, ruhumuzu ve duygularımızı derecesi büyük, maneviyatı yüksek olan bir atmosfere hazır hale getirmeliyiz.

Rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı olan Ramazanın her gününü iyi değerlendirmeliyiz.

Ramazan ayını ve oruç ibadetini büyük kılan nedir? Sorusuna karşılık şunları ifade edebiliriz.

Kur’an-ı Kerim bu ayda inmiştir. Kur’an ki, insanları hidayete ve kurtuluşa erdirecek tek ve son kutsal kitaptır.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir…” (Bakara,2/185)

Ramazan ayının değerini artıran şeylerden biri de Yüce Allah’ın  faziletini çok üstün tuttuğu oruç ibadeti bu ayda yerine getirilir.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı)…… Ve oruç tutmanız, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.”(Bakara,2/184)

  “Allah şu kişiler için bir affediş ve büyük bir ödül hazırlamıştır: Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar,…           Oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler, Allah'ı çok anan kadınlar.” (Ahzap,33/35)

 Ramazan ayının kıymetini artıran önemli bir şey de içinde kadir gecesini barındırmasıdır. Kadir gecesi ki, bin aydan daha hayırlıdır.

Yüce Allah şöyle buyurur:

“Doğrusu Biz, onu (Kurân'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin sen? Kadir gecesi; bin aydan daha hayırlıdır.”(Kadir Suresi,1-3.Ayetler)

 Ramazan ayı rahmet, merhamet ve bağışlanma ayıdır. Ramazan ayında isteyen herkes affedilir. Cehennem kapıları kapanır, cennet kapıları açılır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Ramazan girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, bütün şeytanlar da zincire vurulur.”
(Sahih-i Buhari,Muhtasarı Tecrid-i Sarih Terc.,Cilt:6 Sh.252 D.İ.B.Yay.7.Baskı )

 Oruç Müslümanı kötülüklerden ve günahlardan koruyan bir kalkan gibidir.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Oruç bir kalkandır.” (Buhari, Savm. 2)

 Oruçlu bir kimsenin fazileti çok üstündür.

Oruçlunun açlıktan kaynaklanan ağız kokusu bile Allah katında çok değerlidir.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu (açlık kokusu) Allah yanında misk kokusundan daha temizdir.”

(Buhari, Savm. 9,Müslim Sıyam 161,162)

 

Ramazan ayında tutulan oruç, bizim için ahirette büyük bir müjde ve

sevinç olarak karşımıza çıkacaktır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Oruçlu için sevineceği iki vakit vardır: İftar ettiği vakit iftarına sevinir, bir de Rabbine kavuştuğu zaman ki sevincidir.”
(Sahih-i Müslim,Kitab-i Siyam,Bab:30)

Oruç tutulan her güne karşılık Yüce Allah bizi cehennem ateşinden uzak tutacaktır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Her kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa Allah o kimsenin yüzünü yetmiş yıl cehennemden uzak tutar”
(Sahih-i Müslim,Kitab-i Siyam,Bab:31)

Ramazan ayında tuttuğumuz oruçlar sayesinde kul hakkı hariç geçmişteki günahlarımız bağışlanacaktır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır”( Buhârî,  Savm 6.)

Oruç ibadetinde gösteriş yoktur. Oruç tamamen Allah rızası için tutulur.

Orucu tutup tutmadığımızı gerçek anlamda sadece Allah bilir.

İşte bunu için orucun sevabını Allah kat kat verecek. Ve oruçluları ayrı bir şekilde ödüllendirecektir.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Cennette reyyan denilen bir kapı vardır ki kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağırılır. Onlarda kalkıp giderler ve o kapıdan onlardan başkası giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse giremez.”

(Buhârî, Savm 4; Müslim Sıyam 166; Nesâî, Siyam 42; İbn-i Mace, Sıyam 1)

Ramazanda oruç tutmak için sahura kalkılır. Sahur yapmak ta orucun güzelliklerindendir. Orucumuzu tutarken acıkmamak ve susamamak  için sahurda yiyip içmeliyiz.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Sahur yapınız zira sahurda bolluk ve bereket vardır.” Buhârî, savm 20; Müslim, Siyam 45; Tirmizi , Savm 17. )

Ramazan ayında önemli bir ibadette Teravih namazıdır. Teraih namazı da Ramazana mahsustur. Teravih namazını da severek ve isteyerek kılarsak çok sevap kazanmış oluruz.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“Her kim inanarak ve karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek Teravih namazını kılarsa, geçmiş günahları affedilir.”(Müslim Selatüu’l-Müsafirin,174.)

Ramazan ayından sonraki ay olan Şevval ayında altı gün oruç tutarsak yıl boyu oruç tutmuş gibi sevap alırız.

Ramazan ayı dışında da zaman zaman oruç tutmak suretiyle ibadetimizi sürdürmeliyiz.

Peygamberimiz Hz.Muhammed şöyle buyurmaktadır:

“ Her kim Ramazan orucunu tutar da sonra Şevval ayında (Ramazan’dan sonra bir ay içinde)altı gün oruç tutarsa bütün yılı oruçlu geçirmiş gibi olur.”
(Sahih-i Müslim,Kitab-i Siyam,Bab:31)

Evet böylesi bir büyük ay olan Ramazan ayında kendimizi öncelikle hazırlamak ve bu ayı şöyle değerlendirmemiz mümkün olabilir:

1-Yüce Allah’a gerçek anlamda iman etmeliyiz.

2-Bu aya eriştiğimiz için şükretmeliyiz.

3-Allah için orucumuza niyet etmeliyiz.

4-Allah’ı çokça zikretmeliyiz.

5-Allah’ın bu ayda gönderdiği Kur’an-ı Kerim’i (okumasını biliyorsak) orijinal metninden okumalıyız. Ve Ku’an’ın Türkçe anlamını da okuyup düşünmeliyiz.

6-Yaşam tarzımızı Allah’ın kitabına ve Peygamberimizin sünnetine uygun hale getirmeliyiz.

7-Öncelikle farz ibadetlerimizi yerine getirmeliyiz. Sonrasında da diğer sevap kazandıracak ibadetlere devam etmeliyiz.

8-Allah’ı çokça zikredip anmalıyız.

9-Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçınmalıyız. Ahlakımızı güzelleştirmeliyiz.

10-Vatanımızı sevmeli ve korumalıyız. Okumalı ve ilim öğrenmeliyiz. Gösterişten uzak durmalı ve alçak gönüllü olmalıyız.

11-Müslümana yakışmayan ve insanlığa sığmayan davranışlardan uzak durmalıyız.

12-Emanete ihanet etmemeliyiz. Verilen sözde durmalıyız.

13- Çok çalışmalıyız. Helal kazanç peşinde koşmalıyız. Yardım sever olmalıyız.

14-Cimrilikten ve İsraftan kaçınmalıyız.

15- Allah’tan korkmalıyız. Doğru, dürüst ve güvenilir olmalıyız. Yalan sözden ve yalancılıktan uzak durmalıyız.

16- Adaletli davranmalıyız. Yapılan her şeyi Allah’ın gördüğüne inanmalıyız.

17- Hayvanları sevmeli, korumalı ve onlara eziyet vermemeliyiz.

18-Yetimlere, yoksullara ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmeliyiz. Fıtır sadakasını (Fitre) vermeliyiz.

19-Dinimiz ile ilgili algılarımızı, inançlarımızı, düşüncelerimizi ve ibadetlerimizi gösterişten, menfaatten ve çıkar aracı yapmaktan uzak tutmalıyız.

20- İslam kardeşliği üzerinde olabilmeye çalışmalıyız. Birlik ve beraberlik içinde yaşamak zorunda olduğumuzu bilerek, birlikte yaşamaya gayret etmeliyiz…

Yukarda sıraladığımız maddelere daha fazla ekleme yapabiliriz.

Bu maddelerde zikredilen hususlara her daim ve özellikle  bu ayda uymaya çalışmalıyız.

Hareket alanımız bu ve benzeri konular olmalıdır.

Unutmayalım ki, Ramazan ayı ve oruç ile her daim ibadet halindeyiz.

Bu ibadet haliyle iyi davranışlar sergilemeyiz.

Dinimizin gereği olan şeyleri yapmaz isek; Ramazan ve oruca değer vermemiş oluruz.

Bu şekilde de tuttuğumuz orucun bir faydası olmaz.

Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyurur:

”Kim yalan konuşmayı ve yalan dolanla iş yapmayı terk etmezse, Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.” Buhârî, Savm 8,Edep 51; Ebu Davud, Savm 25;

Oruç ve ibadetlerimiz bizi terbiye etmelidir. İbadetlerimiz bizi eğitmiyorsa, o ibadetler boştur.

Yine başka bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurur:

“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan susuzluk çekme açlıktan aşka bir kazancı olmaz. Nice gece kalkıp ibadet yapanlar vardır ki, Bu kalkmasından ötürü uykusuzluktan başka bir kazancı olmaz.” (İbn-i Mace; Siyam 21)

Sonuç olarak diyebiliriz ki, Ramazan büyük bir ay, Oruç büyük bir ibadet.

Bu aya yakışır bir şekilde kendimizi ayarlayalım.

Kendimizi hesaba çekelim.

Kendimizi manen yenileyelim.

         Faziletlerle dopdolu olan bu güzel ayda af olmayı dileyelim Yüce Allah’tan…

Mübarek Ramazan ayınızı tebrik eder;

Ramazan ve oruç ayının tüm insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan dilerim.

Efkan VURAL