EFKAN VURAL'IN EĞİTİM KÜLTÜR ve BİLGİ SİTESİ
Efkan Vural'ın Yazıları
13 Şubat 2026 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 13.02.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:RAMAZAN İKLİMİ
RAMAZAN İKLİMİ
Muhterem Müslümanlar!
Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan-ı şerifin
gölgesi üzerimize düştü. Önümüzdeki Perşembe günü bu kutlu ayın ilk
gününü idrak edeceğiz.
Ramazan-ı şerif, bize Kur’an-ı Kerim’le gelir. Yüce Rabbimizin buyurduğu üzere,
“Ramazan; insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun apaçık delilleri, hak ile batılı birbirinden ayıran ölçü olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.”[i]
Evet, hayat rehberimiz Kur’an-ı
Kerim, yolumuzu aydınlatır. Gönüllerimize şifa, dertlerimize deva olur. Kur’an,
bizi şereflendirir. Kötülüklerden bizi korur. Ahlakıyla bizi süsler.
Cömertliğiyle bize ikramda bulunur. Şefaatiyle bizi cennete dâhil eder.
Aziz Müminler!
Ramazan-ı şerif, bize oruçla gelir. Oruç; bedenimize sıhhat, ruhumuza sekinet, hanelerimize huzur getirir. Oruç; bizi terbiye eder, Cenâb-ı Hakk’ın rızasına yakınlaştırır. Kalplerimizi günah kirlerinden arındırır, bizi takvaya ulaştırır. Yüce Rabbimiz bu hususta şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere
farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki takva sahibi olursunuz.”[ii]
Değerli Müslümanlar!
Ramazan-ı şerif, bize rahmetle gelir. Birlik, beraberlik ve kardeşliği, yardımlaşma ve dayanışmayı hatırlatır. Ramazan-ı şerif; yetimiyle öksüzüyle, zenginiyle fakiriyle; genciyle, yaşlısıyla ve çocuğuyla bizleri ümmet kılar. Bizi; akrabalarımız, komşularımız ve ihtiyaç sahibi kardeşlerimizle hemhâl eyler. Aramızdaki sevgi ve dostluğun pekişmesine katkı sunar.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur:
“Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin,
birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları!
Kardeş olun.”[iii]
Kıymetli Müminler!
Ramazan-ı şerif, bize bereketle gelir. Günahların
bağışlandığı sahurla, teheccüdle seherlerimiz nurlanır. Gün boyunca okunan
mukabelelerle gönlümüz huzura erer. Ülfet ve muhabbetin kaynağı iftar
sofralarıyla evlerimiz, ailemizle birlikte coşkuyla eda ettiğimiz Teravih
namazlarıyla camilerimiz şenlenir. Alın teri ile elde ettiğimiz helal
kazançlardan verilen sadaka, fitre ve zekâtlar, kardeşliğimizi pekiştirir.
Aziz
Müslümanlar!
Recep ve Şaban
ayı; Regâibiyle, Miracıyla, Beratıyla bizleri nasıl Ramazan-ı şerife
hazırladıysa bizler de evlerimizi, işyerlerimizi, camilerimizi ve sokaklarımızı
Ramazan-ı şerife hazırlayalım. İyilik
kapılarımızı sonuna kadar açalım, gönüllerimizi birbirine yaklaştıralım.
Kur’an’ın ilahi mesajlarını hayatımıza yansıtalım. Evveli rahmet, ortası
mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan-ı şerifin hikmetlerini
kuşanalım.
Bu vesileyle şimdiden Ramazan-ı şerifimizi tebrik ediyoruz. Hutbemizi Peygamber
Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifiyle bitiriyoruz: “Mübarek
Ramazan ayı geldi. Yüce Allah bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda
cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır...”[iv]
9 Şubat 2026 Pazartesi
6 Şubat 2026 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 06.02.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:BİRLİK VE BERABERLİK
BİRLİK VE BERABERLİK
Muhterem Müslümanlar!
İnsanları toplum haline getiren, milletlerin
tarih sahnesinde yer almasını sağlayan değerlerden biri de birlik ve beraberlik
duygusudur.
Yüce dinimiz İslam; sevgi ve saygı içinde kardeşçe yaşamayı, şefkat ve merhametle birbirimize muamele etmeyi emretmektedir.
Cenâb-ı Hak, “Hep birlikte Allah’ın ipine, sımsıkı
sarılın. Bölünüp parçalanmayın…”[i]
buyurarak; ayrılığı,
kardeşlik bağlarını koparmayı, birbirimizden ilgi ve alakayı kesmeyi
yasaklamaktadır.
Aziz Müminler!
Birlik
ve beraberliğimizin en güzel tezahürü vatan sevgisinde ortaya çıkmaktadır. Zira
vatan;
tarihimizdir, kültürümüzdür, geçmişimizdir, geleceğimizdir. Hürriyetimiz için
her türlü sıkıntıya göğüs gerdiğimiz cennet yurdumuzdur. Uğruna canını veren
aziz şehitlerimizin ve cepheden cepheye koşan kahraman gazilerimizin bizlere bıraktığı
en kıymetli emanettir.
Kıymetli Müslümanlar!
Birlik ve beraberliğimizin,
hürriyet ve bağımsızlığımızın sembolü ise şanlı bayrağımızdır. Ay yıldızlı
bayrağımızın dalgalandığı yerde zulme ve zalime, korkuya ve kedere geçit
yoktur. Bizler; rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımızı başımızın
üstünde tutmayı şeref bildik. En mutlu günlerimizi onun gölgesinde yaşadık. Onu
gördüğümüz her yerde huzur bulduk. Bayrak şairimiz, içimizde yeşerttiğimiz bu duyguları ne de güzel ifade etmiştir:
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını
okudum, senin destanını yazacağım.
Değerli Müminler!
Birlik ve beraberliğimizin en güçlü göstergelerinden biri de afet günlerinde ve zor zamanlarda gösterdiğimiz yardımlaşma ve dayanışma ruhudur. Nitekim üç yıl önce bugün, hepimizi derinden sarsan iki büyük deprem yaşadık. Her zaman olduğu gibi o gün de omuz omuza verdik. Enkazdan kurtulan her bir kardeşimiz için birlikte sevindik. Hayatını kaybeden her bir canımız için aynı hüznü yaşadık.
Rabbimizin inayeti, devletimizin iradesi ve milletimizin kenetlenmesiyle yaralarımızı sardık.
Aşımızı ve evimizi paylaşarak acılarımızı dindirdik.
“Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat
göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk
ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer”[ii] hadis-i şerifinin yaşayan şahitleri olduk.
Aziz Kardeşlerim!
Bugün bize düşen; birlik ve beraberlik ruhunu hayatımızın her alanına taşımaktır.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in,
“Müminler bir binanın birbirini destekleyen tuğlaları
gibidir”[iii]
hadis-i şerifleri gereğince ellerimizi ve gönüllerimizi birbirine kenetlemektir. Aramızdaki
muhabbeti diri tutmak, kardeşlik bağlarımızı daha da güçlü kılmaktır. Unutmayalım
ki, aynı inanç ve idealler etrafında, bu cennet vatan üzerinde, ay yıldızlı
bayrağımızın gölgesinde bir ve beraber olduğumuz müddetçe aşamayacağımız
hiçbir engel, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur.
Bu vesileyle Kahramanmaraş merkezli
depremler başta olmak üzere yaşadığımız afetler sebebiyle ahirete irtihal eden
kardeşlerimize, mukaddes değerlerimiz uğruna canını feda eden şehitlerimize
Cenâb-ı Hak’tan rahmet diliyoruz. Memleketimizi, aziz milletimizi ve bütün
insanlığı her türlü afetten, fitne ve fesadın şerrinden muhafaza etmesini Yüce
Rabbimizden niyaz ediyoruz.