EFKAN VURAL'IN EĞİTİM KÜLTÜR ve BİLGİ SİTESİ
Efkan Vural'ın Yazıları
7 Kasım 2026 Cumartesi
Diyanet İşleri Başkanlığının 07.11.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:İBADET
İBADET
Muhterem Müslümanlar!
Cenâb-ı Hakk’a olan bağlılığımızın en
somut göstergesi ibadetlerimizdir. İbadetler; yaratılış gayemizdir, imanımızın
hayata yansımasıdır. Rabbimizin bize sunduğu nimetlere karşı şükrümüzün gereği,
O’nun sonsuz rahmetine ulaşma arzumuzdur. İhlasla eda ettiğimiz her ibadet; dilimizin
zikirle buluşmasına, hayatımızın mutlulukla dolmasına vesiledir.
Aziz Müminler!
Rabbimizin farz kıldığı, şekli ve vakti
belli ibadetler, dinimizin direği ve kulluğumuzun
özüdür. Namaz bizleri; hayâsızlıktan ve kötülükten uzak tutar, günahlardan
temizler, gönlümüzü huzura erdirir. Oruç; takvayı, sabrı, muhtacın derdiyle
dertlenmeyi bizlere öğretir. Zekât, malımızı ve servetimizi maddi ve manevi
kirlerden arındırırken bizleri de cimrilik hastalığından korur. Hac ise kötü
sözlerden, kavgadan ve öfkeden uzak kalmayı, bütün insanların Allah katında
bir tarağın dişleri gibi eşit olduğunu bizlere hatırlatır.
Kıymetli
Müslümanlar!
Allah’ın rızasını gözeterek yaptığımız her iyilik ve her hayırlı iş aynı zamanda bir ibadettir.[1] Nitekim kendimizin ve ailemizin rızkını helal yollardan kazanmak, alışverişte dürüst olmak, çalışıp üretmek ibadettir. Ailemiz, akrabamız ve komşularımızla bağımızı güçlü tutmak, onlarla ilgilenmek, onların sevinçlerini ve kederlerini paylaşmak ibadettir. Engelli bir kardeşimizin hayatını kolaylaştırmak, ihtiyaç sahibi bir öğrencinin eğitimine destek olmak, geçim sıkıntısı çeken bir komşumuzun yardımına koşmak ibadettir.
Rahmet Elçisi (s.a.s)’in,
“Kul, kardeşinin yardımında olduğu
sürece, Allah da o kulun yardımcısıdır”[2] muştusuna nail
olabilmek ne büyük saadettir.
Değerli Müminler!
Yeri geldiğinde yüzümüzde beliren bir tebessüm, yeri geldiğinde insanlara eziyet veren engelleri kaldırmak, yeri geldiğinde ise mazlum ve mağdurlara el uzatmak bir sadakadır ve her sadaka bir ibadettir. Kimi zaman bir hastaya kan vererek can olmak, kimi zaman da çaresizce bekleyen bir kardeşimiz için dini ve tıbbi hassasiyetleri dikkate alarak organ bağışında bulunmak bir iyiliktir ve her iyilik bir ibadettir.
Ayet-i kerime gayet açıktır:
“…Kim,
bir insanın hayatını kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur…”[3]
Aziz Kardeşlerim!
Ömrümüz kısa, dünya geçici, ahiret hayatı ise haktır, gerçektir ve ebedidir. Gün gelir; nefesimiz biter, adımlarımız durur, dünyaya ait olan ne varsa geride bırakır gideriz. Evet, Değerli Kardeşlerim! Asıl mesele, dünyada ne kadar kaldığımız değil, Allah’a olan kulluğumuz ve O’nun rızası için yaptığımız iyiliklerimizdir.
Asıl mesele, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in,
“…Allah
katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır”[4]
tavsiyesine uyarak ömrümüzü ibadete çevirebilmektir.
Hutbemizi, Nahl
sûresi doksan yedinci ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz:
“Erkek ya
da kadın, kim mümin olarak salih amel işlerse, elbette ona hoş bir hayat
yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yaptıklarına karşılık olarak en güzeliyle
vereceğiz.”[5]
2 Kasım 2026 Pazartesi
30 Ekim 2026 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 30.10.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:BİRLİK VE BERABERLİK
BİRLİK VE BERABERLİK
Muhterem Müslümanlar!
Bir gün, Resûl-i Ekrem (s.a.s), ashâbına şöyle buyurdu: “Allah’ın peygamber ya da şehit olmayan öyle kulları vardır ki kıyamet gününde Allah’a yakınlıkları sebebiyle, peygamberler ve şehitler onlara gıpta ederler.”
Ashâb-ı kiram, ‘Ya Resûlallah! Bunlar kimlerdir?’ diye sorunca Rahmet Elçisi (s.a.s), “Bunlar, aralarında
akrabalık bağı ya da herhangi bir menfaat bulunmayıp sırf Allah için
birbirlerini sevenlerdir”[1]
cevabını verdi.
Aziz Kardeşlerim!
Bizleri
ayakta tutan, hayatın zorluklarına karşı koruyan ve yarınlara güvenle taşıyan en
büyük gücümüz birlik ve beraberliğimizdir. Ortak bir inanca, müşterek değerlere
ve birlikte yaşama iradesine sahip oluşumuzdur. En büyük gücümüz, kalplerimizi
aynı duygular etrafında birleştirmek, birbirimizin sevinç ve kederlerini
paylaşmaktır.
Kıymetli Müminler!
Cumhuriyetin ilanının 103.
yıl dönümünde şu hakikati bir kez daha dile getirelim ki, bizler; hür olmanın
onuruyla yaşadığımız vatanımızı birlik ve beraberliğimiz sayesinde kendimize
yurt kıldık. İstikbalimizin şahidi ezanlarımızı kardeşlik bağımızla semalarda
yankılattık. İstiklalimizin sembolü bayrağımızı el ele vererek göklerde
dalgalandırdık. Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin emaneti olan
mukaddes değerleri, tek yürek oluşumuz sayesinde koruduk. İhanet, fitne ve fesat
hareketlerinin karşısında yekvücut durarak huzurumuzu muhafaza ettik.
Kıymetli Aileler! Sevgili Gençler!
Şanlı ecdadımızın büyük bedeller ödeyerek bize vatan kıldığı bu topraklarda birlik ve beraberliğimizi korumak, istisnasız hepimizin vazifesidir. Zira dayanışma ruhunu diri tutan milletler, en çetin imtihanlardan başarıyla çıkmışlar, ayrılığa düşenler ise tarih sahnesinden silinip gitmişlerdir.
Yüce Rabbimiz,
“Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf
bağlayarak çarpışanları sever”[2]
buyurarak, hak yolunda omuz omuza durmamızı istemektedir. Dolayısıyla
eli kalem tutanlar yazdıklarıyla, dili kelam edenler söyledikleriyle, herkes
duasıyla birlik ve beraberliğimize katkı sunmalıdır. Aileler, evlatlarını
dinine, milli ve manevi değerlerine bağlı bir şekilde yetiştirmelidir. Gençler
de vatanına, milletine, bayrağına ve kutsallarına sahip çıkarak geleceğimizi
inşa etmelidir.
Aziz Müminler!
Birazdan
bu camiden ayrılacak; her birimiz günlük meşgalelerimize döneceğiz. Asıl
mesele, camide yan yana durduğumuz gibi hayatın içinde de birbirimize destek
olabilmektir. Elbette hepimizin taşıdığı yükler, yüreğini yoran imtihanlar vardır.
Ancak unutmayalım ki; kardeşlik bağımızı sımsıkı tuttuğumuz müddetçe aşamayacağımız
hiçbir engel, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sıkıntı yoktur.
Hutbemizi,
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu uyarısıyla bitiriyoruz:
“…Birlik ve beraberliğe sarılın; ayrılıktan, bölünüp
parçalanmaktan sakının...”[3]
29 Ekim 2026 Perşembe
CUMHURİYETİMİZİN 103.YILI ve 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI
CUMHURİYETİMİZİN 102.YILI
ve
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI
Cumhuriyetimiz bundan tam 103 yıl önce TBMM' de ilan
edilmişti.
Bugün 29 Ekim 2023 yani bugün itibarıyla Cumhuriyetimiz 103
yaşında..
Cumhuriyet halkın kendi kendini yönetmesidir, kısaca.
Bugün bizim için önemli ve değerli bir gündür.
Çünkü bugünde, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet kurulmuş ve
insanlar Cumhuriyetle birlikte özünde var olan özgürlük ve
eşitlik gibi unsurları kavramıştır.
Cumhuriyet bir halk yönetimi şeklidir. Cumhuriyet yönetiminde
egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.
Bağımsızlık , özgürlük ve eşitlik Türk ulusunun önem
verdiği unsurlar olduğu için, Türk ulusu ancak
bir Cumhuriyet yönetim şekliyle yönetilebilir.
Cumhuriyete kavuşmamız tabi iki de kolay olmamıştır.
Çünkü atalarımız uzun yıllar bu uğurda savaşıp, kanlarını ve
canlarını vermişlerdir.
Türk Milleti 1.dünya savaşı sonrası yenilmiş sayılmış ve
toprakları işgale başlanmıştı.
Osmanlı devletinin başkenti İstanbul başta olmak üzere
ülkenin hemen hemen tamamı işgal edilmişti.
Bu işgal ve esaretten Türk Milletinin azmi ve gayreti ile kısa
sürede kurtulup bağımsızlığa ulaşılmıştır.
Mustafa Kemal önderliğinde Türk Milleti vermiş olduğu
mücadele ile Kurtuluş savaşını kazanarak zafere
ulaşılmıştır.
Artık Türk Milletinin kurmuş olduğu yeni Türk Devletinin adı
konulup yönetim şekli belirlendi.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
Ülkemiz tüm dünyaya tanıtılması sağlandı.
Bundan 103 yıl önce emperyalistlere rağmen Yeni Türkiye
Cumhuriyeti Kurularak tüm mazlum milletlere örnek olmuştur.
Bugün de Türkiye Cumhuriyeti Devleti tüm mazlumların
yanındadır.
Tüm mazlum milletlere örnek olmaya devam etmektedir.
Bu gün yine emperyalistler iş başındalar...Filistin Gazze'de
ölüm yağdırmaktalar....
Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye çok daha güçlü olmak zorunda...
Türkiye Cumhuriyetinin rolü geçmişte olduğu gibi her zaman
çok önemlidir.
Bunun için hepimiz çok çalışacağız. Birlik ve beraberlikle
çözemeyeceğimiz hiç bir sorun olmayacaktır.
Büyük bir millet olduğumuzu unutmamalıyız...
Büyüklüğümüze layık olmalıyız.
Gece gündüz durmadan çok çalışmalıyız...
Bizden yardım bekleyenlere derman olmalıyız...
Tabi önce kendimiz iyi olacağız.
Soba misali önce kendini ısıtıp sonra çevresine ısı verecektir.
Bu şuur ile Cumhuriyetimizin ilanının 103. yılının da başta
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak
üzere, vatanımızın aziz topraklarını canları pahasına savunan
ve asil milletimizin küllerinden yeniden doğmasını sağlayan
tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle anıyoruz.
Cumhuriyet'e sahip çıkmanın onurunu yaşıyor,
Aziz Türk Milleti'nin Cumhuriyetinin 103. yılını ve 29 Ekim
Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyor saygı ve sevgiler sunuyoruz.
Efkan VURAL

