28 Mayıs 2026 Perşembe

Diyanet İşleri Başkanlığının 27.05.2026 Tarihli KURBAN BAYRAMI Hutbesi:Kurban Bayramı

 

                   KURBAN BAYRAMI



 vakfeye duran müminlerin, aynı duygu ve heyecanla Kâbe’de tavaf ettikleri tevhit ve vahdet günüdür.

 Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Bugün ilk işimiz, bayram namazını kılmak, sonra dönüp kurban kesmektir. Kim böyle yaparsa sünnetimize uymuş olur”[1] hadis-i şeriflerini ihya etme günüdür. Besmeleler, tekbirler ve dualarla kurbanlarımızı kesme, kardeşlerimizle paylaşma, Rabbimizle yakınlaşma ve takva bilincini kuşanma günüdür.

Kıymetli Müslümanlar!

Bugün Bayram… Bizi biz yapan, bizi millet kılan milli ve manevi değerlerimizi yaşama ve nesillerimize aktarma vaktidir.

 Allah Resûlü (s.a.s)’in, “Ey insanlar! Selâmı KURBAN BAYRAMI

Muhterem Müslümanlar!

Kalplerimizin sevinçle dolduğu, tekbir seslerinin semaya yükseldiği, rahmet ve mağfiret ikliminin yeryüzünü kuşattığı bir Kurban Bayramı’na daha ulaşmanın huzuru içerisindeyiz.

Bizleri bu kutlu vakte ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena; kurbanla teslimiyeti, bayramla muhabbeti bizlere öğreten Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya salat ve selam ediyoruz.

Aziz Müminler!

Bugün Bayram… Dünyanın dört bir yanından gelerek Arafat’taaranızda yayın, yemek yedirin, akrabalık hukukunu gözetin”[2] tavsiyesine uyarak, sıla-i rahim ile uzakları yakın kılma vaktidir. Anne babamızın dualarını alma; akraba, komşu ve dostlarımızın hatırlarını gözetme; geçmişlerimizi hayırla yâd etme vaktidir. Vereceğimiz hediyelerle çocuklarımızı bayramın neşesine ortak kılma, zihinlerinde güzel izler bırakma vaktidir. Hanelerimizden başlayarak, sokaklarımıza, şehirlerimize, ülkemize ve bütün dünyaya iyiliği, huzur ve güveni taşıma vaktidir.

Değerli Müminler!

Bugün Bayram… Günahlarımıza tövbe etme, Cenâb-ı Hakk’ın sonsuz rahmet ve mağfiretine sığınma zamanıdır. Hastalarımızı, yaşlılarımızı ve kimsesizleri ziyaret etme, gönüllerini alma zamanıdır. “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin…”[3] ayet-i kerimesini hayatımıza aktarma zamanıdır. Aramızdaki dargınlıkları bitisrme, küskünlüklere son verme, kardeşlik bağlarını sağlamlaştırma zamanıdır. Başta Filistin olmak üzere savaş mağduru kardeşlerimizin acılarını yüreklerimizde hissetme, maddi ve manevi imkânlarımızla onların yanlarında olma zamanıdır.

Aziz Müslümanlar!

Kurban Bayramı’nın; ruhumuza ferahlık, işlerimize bereket, ailelerimize dirlik, ümmet-i Muhammed’e birlik getirmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.

Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu tavsiyeleriyle bitiriyoruz: “Allah için size sığınan kimseye sığınak olun. Allah için sizden bir şey isteyene verin. Sizi davet edene icabet edin. Size bir iyilik yapana iyilikte bulunun…”[4]



[1] Buhârî, Îdeyn, 3.

[2] İbn Mâce, Et’ıme, 1.

[3] Hucurât, 49/10.

[4] Ebû Dâvûd, Zekât, 38.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

23 Mayıs 2026 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

Diyanet İşleri Başkanlığının 22.05.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA

                                      SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA



Muhterem Müslümanlar!

Söz, insanın iç dünyasını dışarıya yansıtan aynasıdır. Güzel bir söz; yaralı kalpleri iyileştiren merhem, kurumuş gönülleri yeşerten can suyudur. Hoş bir kelam; ruhu ilmek ilmek işleyen zarif bir nakış, hataları incitmeden düzelten nazik bir hitaptır. 

Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, 

“Gönül alıcı söz, sadakadır.[1]

Aziz Müminler!

Sözün tesiri, sesin yüksekliğinde değil; samimiyetin derinliğinde, üslubun inceliğinde gizlidir. Evet, en yakınımıza dahi sesimizi duyuramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşmaya bir yol bulamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma usulümüzdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), mümini şöyle tarif etmektedir:

“Mümin; insanları karalayan, lânet eden, kaba ve kötü sözlü, hayâsız birisi değildir.”[2]

Kıymetli Müslümanlar!

Gönül kapıları, içeriden açılan kilide benzer; o kilidin yegâne anahtarı ise yumuşak bir sözdür. 

Kur’an-ı Kerim’de, 

Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır[3] buyrulmaktadır. 

Bu sebeple; yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Evladına ulaşmak isteyen, önce onun gönlüne bir çift tatlı kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete nail olmak isteyen, sözüne dürüstlük katsın. 

Hâsılı, Allah Resûlü (s.a.s)’in buyurduğu üzere, 

“Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.”[4]

Değerli Müminler!

Söz ahlakının en çok ihlal edildiği alanların başında dijital mecralar gelmektedir. Kimi insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu madde gibi bağımlılıklarla; kimileri de şiddete sevk eden dijital oyunlar aracılığıyla kötülüğün günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Kimi insanlar; kimliklerini gizleyerek kalp kırmayı, başkalarının şahsiyetine, şeref ve haysiyetine dil uzatmayı marifet saymaktadır. Kimileri de yalan haberler ile toplumun sinesine fitne ve fesat tohumları ekmektedir. 

Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “İnsanın yanında, söylediği her sözü kaydeden bir melek mutlaka hazır bulunur.”[5]

Aziz Müslümanlar!

Bizler, teknolojik imkânlarla gelen tehlikeleri, fırsatların arkasına gizlenmiş sinsi tuzakları fark edebilirsek, sanal âlemin zararlarını asgari düzeye indirebiliriz. Dijital teknolojileri, etik değerlerimizi gözeterek kullanabilirsek, kültürümüzle bağdaşmayan söz ve içeriklerden kendimizi ve ailemizi muhafaza edebiliriz.

Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz:

“Faydasız söz ve davranışları terk etmesi, kişinin iyi bir Müslüman olduğunun göstergesidir.”[6]



[1] Buhârî, Cihâd, 128.

[2] Tirmizî, Birr, 48.

[3] İsrâ, 17/53.

[4] Buhârî, Edeb, 31.

[5] Kâf, 50/18.

[6] Tirmizî, Zühd, 11; Muvatta’, Hüsnü’l-hulk, 1.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü