AHBAB
EFKAN VURAL'IN EĞİTİM KÜLTÜR ve BİLGİ SİTESİ
Efkan Vural'ın Yazıları
2 Ağustos 2026 Pazar
Diyanet İşleri Başkanlığının 31.07.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:HELAL HARAM DUYARLILIĞI
HELAL HARAM DUYARLILIĞI
Muhterem Müslümanlar!
Helaller ve haramlar; kulu, Allah’ın rızasına kavuşturan ilahi ölçülerdir. Kişiye, hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü gösteren kılavuzlardır.
Bizler, Allah Resûlü (s.a.s)’in
“Helâl
bellidir, haram da bellidir…”[1]
sözünden de biliyoruz ki, helal ve haram apaçık ortaya
konulmuştur.
Aziz Müminler!
Dinimiz İslam ile bizlere bildirilen her bir emir ve yasak; insanın haysiyetini, nesillerin emniyetini ve toplumun huzurunu muhafaza etmek gibi hikmetler barındırmaktadır. Mesela, Yüce Rabbimiz; neslin devamını sağlayan evliliği helal,
“Zinaya yaklaşmayın. Çünkü
o, son derece çirkin bir iştir”[2] ayeti kerimesiyle de
toplumu yok eden zinayı haram kılmıştır. Aynı şekilde Allah Teâlâ, toplumda düzen ve adaleti
sağlayacak olan ticareti, alın teriyle kazanmayı, emek vermeyi bizlere helal
kılarken; bereketi yok eden faizi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, ticaret
malının ayıbını saklamayı, kısaca insanları aldatmayı haram kılmıştır.
Kıymetli Müslümanlar!
Şunu da bilmeliyiz ki,
helal haram duyarlılığı, sofraya konulan lokmanın temiz olmasıyla sınırlı
değildir. Mesela, “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan
sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar… Mümin kadınlara da söyle, gözlerini
haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar…”[3]
ayetleri, iffet ve hayâ gibi insanın onurunu yücelten çok
önemli bir hususa işaret etmektedir. Dolayısıyla erkek kadın her Müslüman, iffetini
korumalı, giyim kuşamına dikkat etmeli, insanın saygınlığını zedeleyen davranışlardan
uzak durmalıdır. Müslümana düşen; hayâ, iffet ve ahlakın bir araya geldiğinde
anlamlı olduğunu idrak etmektir. Hem sosyal hayatta hem de dijital mecralarda
mahremiyet sınırlarına dikkat etmek; dilini yalandan, gözünü haramdan uzak
tutmaktır.
Değerli Müminler!
Paylaşma duygusunu ortadan
kaldıran, nimeti adilce paylaşmanın önünde en büyük engel olan israf da
böyledir. Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan bir lokma ekmeğe, bir
damla suya muhtaçken ve israf bize yasaklanmış durumdayken,[4] ülkemizde
tonlarca ekmeğin çöpe atılması, sularımızın sorumsuzca sarf edilmesi helal haram
sınırının aşıldığına bir işarettir.
Kıymetli
Kardeşlerim!
Rahmet Elçisi (s.a.s)’in,
“…Kişinin malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine
bakmayacağı!”[5] sözüyle bizleri ikaz ettiği bir çağa şahitlik
etmekteyiz. Helalin hor ve hakir görüldüğü, haramın özendirildiği, gayr-ı meşru
söz ve davranışların makul sayıldığı bir zamanın zorluklarıyla karşı
karşıyayız. Şunu unutmayalım ki, insanların canına, malına, iffet ve
şerefine kastetmek, kamu malına el uzatmak; rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki,
uyuşturucu ve kumar gibi kötülüklerden uzak durmak, ancak Yüce Rabbimizin, helal haram ölçüleriyle çizdiği, dosdoğru yolunda olmaktan
geçmektedir.
Hutbemizi,
Cenâb-ı Hakk’ın şu çağrısıyla bitiriyoruz:
“Ey
insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden
gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.”[6]