17 Nisan 2026 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

Diyanet İşleri Başkanlığının17.04.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:BİRBİRİMİZE KENETLENELİM, SORUMLULUKLARIMIZI İDRAK EDELİM

BİRBİRİMİZE KENETLENELİM, SORUMLULUKLARIMIZI İDRAK EDELİM




Muhterem Müslümanlar!

Hafta içinde yüreklerimizi dağlayan, hepimizi derin bir üzüntüye sevk eden, elem verici hadiseler yaşadık. Öğretmen ve öğrencilerimizi hedef alan saldırılar sebebiyle canlarımız hayattan koparıldı, birçok canımız da yaralandı. Yüce Rabbimizden; hayatlarını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Cenâb-ı Hak, anne-babalarına ve yakınlarına sabr-ı cemil ihsan eylesin. Milletimizin başı sağ olsun.

Aziz Müminler!

Bugünler, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in,

“Müminin mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir”[1] buyurduğu üzere, milletçe kenetlenme, acıları ve hüzünleri paylaşma, barış ve huzur iklimini muhafaza etme günleridir. Yüce Rabbimizin merhametine, devletimizin basiretine, milletimizin sağduyusuna güvenme günleridir.

Kıymetli Müslümanlar!

Acımız çok büyük. Ancak, dün olduğu gibi bugün de millet olarak el ele, gönül gönüle verip bütün sıkıntılarımızın üstesinden gelebilir, dertlerimize derman olabiliriz. Yeter ki, kötülüğün içimizi karartmasına, birbirimize olan güvenimizi sarsmasına fırsat vermeyelim. Evlatlarımızın; vatan ve mukaddesatına bağlı, imanlı ve ahlaklı bir insan olarak yetişmeleri için daha fazla gayret gösterelim.

Değerli Müminler!

Günümüzde çocuklarımız, çok yönlü bir kuşatma altındadır. Dijital bağımlılıklar, zararlı alışkanlıklar, bilinçsiz tüketim anlayışı, olumsuz iletişim dili evlatlarımızın ruh ve gönül dünyalarını bulandırmaktadır. Hayatın pek çok alanına etki eden bu problemler, yavrularımızı değerlerimize yabancılaştırmakta, onların tertemiz zihinlerini kirletmekte ve kalplerini karartmaktadır. Dolayısıyla; anne ve babalar, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, hukukçular, medya mensupları, sanatçılar, yapımcılar, akademisyenler, hocalar, öğretmenler, hâsılı millet olarak hepimiz, her zamankinden daha fazla sorumluluklarımızın idrakinde olalım. Yüce Rabbimizin tertemiz fıtratla yarattığı ve bizlere emanet ettiği çocuklarımızın ellerinden tutalım, sığınabilecekleri ilk limanın aileleri olduğunu onlara hissettirelim. Çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiklerine, dijital mecralarda nasıl vakit geçirdiklerine dikkat edelim. Yavrularımızı; batıl akımların, şiddet içerikli oyunların insafına bırakmayalım.

Aziz Müslümanlar!

Yüce Rabbimizden; başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere her birimiz için dünya ve ahiret huzuru niyaz ediyoruz. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…”[2]



[1] Buhârî, Salât 88, Mezâlim 5; Müslim, Birr, 65.

[2] Tahrîm, 66/6.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

12 Nisan 2026 Pazar

10 Nisan 2026 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının10.04.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:İSLAM

                                                    İSLAM




                   Muhterem Müslümanlar!

Cenâb-ı Hak, dünyamızı ve ahiretimizi mamur kılalım diye bizlere akıl ve irade vermiş, peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir. 

Allah katında yegâne din İslam’dır”[1] fermanıyla, kıyamete kadar gelecek bütün insanlar için, İslam’ı seçmiştir.

İslam, insanlığı huzur ve mutluluğa davet eden bir dindir. Zihinleri kötü düşüncelerden, nefisleri bencillik ve hırstan arındıran, beşeriyete kurtuluşu gösteren bir dindir. Dürüstlük ve hakkaniyeti, iyilik ve güzelliği yeryüzüne hâkim kılmanın yollarını öğreten bir dindir.

Aziz Müminler!

İslam’ın özü tevhittir. Tevhid, azamet ve yüceliğin sadece Allah’a ait olduğunun ilanı ve ikrarıdır. Varlığın asıl sahibine teslim olmak, heva ve hevesin esaretinden kurtulup gerçek özgürlüğe kavuşmaktır. Tevhid, Allah’tan başka hiçbir varlığın önünde eğilmemek, hak ve hakikat uğrunda izzetli bir duruş sergilemektir.

 Cenâb-ı Hak, 

“Allah, sizin Rabbinizdir. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. Güvenilip dayanılacak tek varlık O’dur”[2] buyurmaktadır.

Değerli Müslümanlar!

İslam’ın toplumsal hayattaki yansıması ise vahdettir. Vahdet; birliktir, beraberliktir, kardeşliktir. Dilleri ve coğrafyaları farklı olsa da Rabbi bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir olan müminlerin; her hâl ve durumda birbirlerine kenetlenmeleri, el birliğiyle zulme ve zalime geçit vermemeleridir. Farklılıkları, zenginlik olarak görmeleri; ayrışmanın ve bölünmenin değil, birleşmenin ve bütünleşmenin vesilesi kılmalarıdır. 

Bu hususta Yüce Rabbimizin beyanı gayet açıktır:

“Doğrusu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana kulluk edin.”[3]

Kıymetli Müminler!

Bugün, insanlığı; içine düştüğü buhranlardan çıkaracak olan, İslam’ın istikamet mesajlarıdır. Yangın yerine çevrilmek istenen dünyamızı tekrar huzur yurduna dönüştürecek olan, Kur’an-ı Kerim’in hayat veren ilkeleridir. Gönülleri birbirine ısındıracak, insanları birbirine kaynaştıracak olan, Allah Resûlü (s.a.s)’in güzel ahlakıdır.

Aziz Müslümanlar!

İslam’ın sahibi Allah’tır. Onu gönderen de kıyamete kadar koruyacak olan da O’dur.[4] Bu dinin kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Peygamberi ise, İslam’ı en güzel şekilde yaşayarak öğreten Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’dir. Dolayısıyla hiçbir kimse ya da grup, İslam’ı kendi tekelinde göremez. İslam’ın en temel vasfı olan tevhidi savunma bahanesiyle fitne ve fesat çıkaramaz, ümmetin vahdetine, vatanımızın dirlik ve birliğine zarar veremez. İslam’ın; dar kalıplara hapsedilemeyecek, bir coğrafyanın sınırına sığmayacak kadar yüce bir din olduğu unutulmamalıdır.

Cenâb-ı Hak, bizleri vahdetten, birlik, beraberlik ve kardeşlikten ayırmasın.

 Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: 

“Allah’ım! Bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım.”[5]  



[1] Âl-i İmrân, 3/19.

[2] En’âm, 6/102.

[3] Enbiyâ, 21/92.

[4] Hicr, 15/9.

[5] Ebû Dâvûd, Vitr, 32.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

7 Nisan 2026 Salı