10 Nisan 2026 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının10.04.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:İSLAM

                                                    İSLAM




                   Muhterem Müslümanlar!

Cenâb-ı Hak, dünyamızı ve ahiretimizi mamur kılalım diye bizlere akıl ve irade vermiş, peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir. 

Allah katında yegâne din İslam’dır”[1] fermanıyla, kıyamete kadar gelecek bütün insanlar için, İslam’ı seçmiştir.

İslam, insanlığı huzur ve mutluluğa davet eden bir dindir. Zihinleri kötü düşüncelerden, nefisleri bencillik ve hırstan arındıran, beşeriyete kurtuluşu gösteren bir dindir. Dürüstlük ve hakkaniyeti, iyilik ve güzelliği yeryüzüne hâkim kılmanın yollarını öğreten bir dindir.

Aziz Müminler!

İslam’ın özü tevhittir. Tevhid, azamet ve yüceliğin sadece Allah’a ait olduğunun ilanı ve ikrarıdır. Varlığın asıl sahibine teslim olmak, heva ve hevesin esaretinden kurtulup gerçek özgürlüğe kavuşmaktır. Tevhid, Allah’tan başka hiçbir varlığın önünde eğilmemek, hak ve hakikat uğrunda izzetli bir duruş sergilemektir.

 Cenâb-ı Hak, 

“Allah, sizin Rabbinizdir. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. Güvenilip dayanılacak tek varlık O’dur”[2] buyurmaktadır.

Değerli Müslümanlar!

İslam’ın toplumsal hayattaki yansıması ise vahdettir. Vahdet; birliktir, beraberliktir, kardeşliktir. Dilleri ve coğrafyaları farklı olsa da Rabbi bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir olan müminlerin; her hâl ve durumda birbirlerine kenetlenmeleri, el birliğiyle zulme ve zalime geçit vermemeleridir. Farklılıkları, zenginlik olarak görmeleri; ayrışmanın ve bölünmenin değil, birleşmenin ve bütünleşmenin vesilesi kılmalarıdır. 

Bu hususta Yüce Rabbimizin beyanı gayet açıktır:

“Doğrusu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana kulluk edin.”[3]

Kıymetli Müminler!

Bugün, insanlığı; içine düştüğü buhranlardan çıkaracak olan, İslam’ın istikamet mesajlarıdır. Yangın yerine çevrilmek istenen dünyamızı tekrar huzur yurduna dönüştürecek olan, Kur’an-ı Kerim’in hayat veren ilkeleridir. Gönülleri birbirine ısındıracak, insanları birbirine kaynaştıracak olan, Allah Resûlü (s.a.s)’in güzel ahlakıdır.

Aziz Müslümanlar!

İslam’ın sahibi Allah’tır. Onu gönderen de kıyamete kadar koruyacak olan da O’dur.[4] Bu dinin kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Peygamberi ise, İslam’ı en güzel şekilde yaşayarak öğreten Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’dir. Dolayısıyla hiçbir kimse ya da grup, İslam’ı kendi tekelinde göremez. İslam’ın en temel vasfı olan tevhidi savunma bahanesiyle fitne ve fesat çıkaramaz, ümmetin vahdetine, vatanımızın dirlik ve birliğine zarar veremez. İslam’ın; dar kalıplara hapsedilemeyecek, bir coğrafyanın sınırına sığmayacak kadar yüce bir din olduğu unutulmamalıdır.

Cenâb-ı Hak, bizleri vahdetten, birlik, beraberlik ve kardeşlikten ayırmasın.

 Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: 

“Allah’ım! Bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım.”[5]  



[1] Âl-i İmrân, 3/19.

[2] En’âm, 6/102.

[3] Enbiyâ, 21/92.

[4] Hicr, 15/9.

[5] Ebû Dâvûd, Vitr, 32.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

7 Nisan 2026 Salı

3 Nisan 2026 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

Diyanet İşleri Başkanlığının03.04.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:CUMA VE ÜMMET BİLİNCİ

                               CUMA VE ÜMMET BİLİNCİ



                    

Muhterem Müslümanlar!

Bugün Cuma… Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, 

“Güneşin üzerine doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür...”[1] Bugün, biz müminlerin haftalık buluşma günüdür. Birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin perçinlendiği müstesna bir zaman dilimidir.

Aziz Müminler!

Cuma günü yerine getirmemiz gereken sorumlulukların başında Cuma namazını eda etmek gelmektedir. 

Yüce Rabbimiz, 

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır”[2] buyurmaktadır. Bu çağrı, sadece bedenlerin bir mekânda toplanması için değil; ruhların kaynaşması, kalplerin aynı hakikatle bütünleşmesi içindir. Bu çağrı, omuzların birbirine değdiği gibi gönüllerin de birbirine dokunması içindir. Bu çağrı; dilleri, renkleri, mezhepleri, makamları ve mevkileri farklı olan bütün müminlerin, bir duvarın tuğlaları gibi birbirine destek olmalarını hatırlatmak içindir.

Değerli Müminler!

Cuma namazına yapılan çağrı, Müslümanlara; ayrılıkları bir kenara bırakıp vahdeti kuşanmayı, tefrikadan uzaklaşıp birbirlerine tutunmayı, yani ümmet olmayı öğretmek içindir. Bu çağrı; sohbet ve hutbeyi, başlarının üzerinde bir kuş varmış da kıpırdayınca uçup gidecekmiş gibi dinleyen[3] sahâbe-i kirâmın örnek hayatına işaret içindir. Ve bu çağrı; İslam’ın hak ve hakikatlerini, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in rahmet yüklü mesajlarını dünyanın her köşesine ulaştırmamız içindir.

Kıymetli Müslümanlar!

Cuma günü Allah’ın divanına durmak için bedenine, elbisesine ve kokusuna özen gösteren müminler; sosyal hayatta da söz ve davranışlarına özen göstermeli, birbirlerine sırt çevirmemelidir. Birbirlerinin dertlerine derman, sıkıntılarına çare olmalı; kısır çekişmelere girmemeli, sığ anlayışlara mahkûm olmamalıdır. Cuma namazını eda etmek üzere cami ve mescitlerde bir araya gelen ve aynı kıbleye yönelen ümmet-i Muhammed; cami dışında da saflarını sık tutmalı, zorluklar karşısında beraberce sabır göstermelidir. Düşmanlarına karşı yekvücut olmalı; camisine, mescidine, kıblesine, yurduna sahip çıkmalıdır.

Aziz Müslümanlar!

Savaşların ve acıların yaşandığı, insanlığın barışa hasret kaldığı, zalimlerin Mescid-i Aksâ’da secdeyi engellediği şu günlerde bizlere düşen; Cuma ve ümmet bilincini diri tutmaktır. Zihinlerimizi ve gönüllerimizi aynı inançta, aynı duyguda ve aynı idealde buluşturmaktır. Cuma gününü; kardeşlik ahdimizi yenilememize, bir vücudun azaları gibi kenetlenmemize, dirliğimize ve dayanışmamıza vesile kılmaktır. Birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu unutmamaktır.

Cumamızı tebrik ediyor, hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifiyle bitiriyoruz: “Kim güzelce abdest alıp Cumaya gelir, hutbeyi can kulağıyla dinlerse, o Cuma ile gelecek Cuma arasındaki günahları affolunur...”[4]



[1] Müslim, Cum’a, 18.

[2] Cuma, 62/9.

[3] Ebû Dâvûd, Tıb, 1.

[4] Müslim, Cum’a, 27.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

30 Mart 2026 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

              Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


                   *   وَلَا تَقُولَنَّ لِشَا۬يْءٍ اِنّ۪ي فَاعِلٌ ذٰلِكَ غَدًاۙ

         اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۘ وَاذْكُرْ رَبَّكَ اِذَا نَس۪يتَ وَقُلْ عَسٰٓى                  

                     اَنْ يَهْدِيَنِ رَبّ۪ي لِاَقْرَبَ مِنْ هٰذَا رَشَدًا


 Allah'ın dilemesine bağlamadıkça (inşâallah demedikçe) hiçbir şey için «Bunu yarın yapacağım» deme. Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve: «Umarım Rabbim beni, doğruya bundan daha yakın olan bir yola iletir» de.

                        Kehf Sûresi(18) 24. Ayet

İYİ İNSAN OLMAK

 Önce, iyinin ne demek olduğunu söyleyelim.

İyi; güzel ve sağlam olan ,beğenilen, faydalı olan, istenilen, ahlaka uygun olumlu ve hoş olan şeyler, kötü olan şeylerin zıddı iyi olan şeyler.

İnsan ise;kültürel bir çevrede yaşayan, düşünen, konuşan, evreni algılayıp biçimlendirebilen, en gelişmiş zekaya sahip  canlı türü. Biyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel yönleri olan insan, hem yapıcı hem de yıkıcı özellikler barındıran, değerler üretebilen karmaşık bir varlıktır.

İnsan karmakarışık bir varlıktır. Çok iyi ola bilen bir insan bir anda çok kötü olabiliyor. İnsan,karmakarışık bir varlıktır.

Aslında insan canlılar içinde en üstün özelliklerle yaratılmıştır.

İnsan akıl,ruh,kalb ve beden den ibarettir.İnsanın ayrılmaz önemli bir özelliği de nefis sahibi olmasıdır.

İnsanı erdemli ve iyi yapan şey onun güzel ahlakıdır.

Nefsini yenen insan akıl ve kalbini iyi kullandığında ilahi mesaja da kulak verdiğinde onun yaşamı iyi insan olarak devam etmektedir.Tamamen nefsinin arzularına teslim olan insan iyi olmayan yollara sapmaktadır.

Allah insanı en güzel biçimde yaratmıştır. "Eşrefi mahlukat" İnsan en şerefli mahlukattır. Ama insan kendini en aşağılara indirgemektedir.

Esfeli safilin" aşağıların en aşağısı olabiliyor.

Peki iyi insan kimdir;Yada İyi insan nasıl olur;

İyi bir insanın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: