EFKAN VURAL'IN EĞİTİM KÜLTÜR ve BİLGİ SİTESİ
Efkan Vural'ın Yazıları
11 Mayıs 2026 Pazartesi
10 Mayıs 2026 Pazar
Anneler Günü mü dediniz.
Bu yıl Anneler Günü 10 Mayıs Pazar.
Evet bu gün Anneler günü...
Peki diğer günler başka gün mü?
Yani Annelerin olmadığı günler mi.
Bugün bakıyorsun, hediyeler ve çiçekler elden ele dolaşıyor.
Bu iyi bir şey.
Ancak biz evlatlar bir günle kurtulamayız.
Her gün önemli...
Anne ve babalarımızı hiçbir zaman ihmal etmemeliyiz.
Onları hiçbir zaman üzmemeliyiz.
Dinimizde anne ve baba hakkı çok önemli.
Onlara "of" bile dememeliyiz. Bu Allah'n uyarısıdır.
Kur’an’ı Kerimde Yüce Allah bazı ayetlerde anne ve baba hakkında şöyle buyurmaktadır:
“ Biz, insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir….. (Ankebut, Suresi,8.Ayet)
“ Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana –babaya … iyilik edin… (Nisa,Suresi,36.ayet)
“Rabbin kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi , ana babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri , yada her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa ,sakın onlara “ öf ! “ bile deme; onları azarlama ; onlara güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve deki : ”Rabbim ! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sende onlara acı. ” (İsra,Suresi,23.ve24.ayet)
Cennete girmek istiyorsak Anne ve babamıza iyi davranmalıyız. Cennetin anaların ayağının altında olduğunu unutmamalıyız.
Bu konu ile ilgili bir rivaye şöyledir:Muaviye b. Câhime’dir. Anlattığına göre, İbn Câhime (ra) bir gün Hz. Peygamber’e (sas) geldi ve: “Ey Allah’ın Resulü, ben gazveye (cihad) katılmak istiyorum, bu konuda sizinle istişare etmeye geldim” dedi. Resûlullah (s.a.v.): “Annen var mı? (hayatta mı?)” diye sordu. “Evet” deyince, “Öyleyse ondan ayrılma, zira cennet onun ayağının altındadır” buyurdu. (Nesâî, Cihâd, 6)
Anne ve babamızın rızasını kazanarak cennete girme şansımızı artırmalıyız.
Bu konu ile ilgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır.
“Burnu yere sürünsün, burnu yere sürünsün, burnu yere sürünsün. ”Kimin ya Rasulallah denince .”İhtiyarlığı anında annesi ile babasından birine yahut her ikisine yetişip de (onların rızasını kazanarak) cennete giremeyenin ” buyurdu. (Müslim,birr ve sıla9,10.)
Anne ve babamıza karşı gelmemeliyiz. Onlara karşı saygıda ve sevgide kusur etmemeliyiz.
Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:
Büyük günahların en büyüğünü size bildireyim mi? Deyince;
Sahabe:Evet ya Rasulullah! Dediler.
Peygamberimiz de:”Allah’a şirk koşmak,anne ve babaya karşı gelmek” buyurdu. (Tirmizi birr ve sıla,4.)
Bir adam Peygamberimize gelerek ey Allah’ın elçisi insanlar içinde en güzel şekilde davranmam gereken kimdir ? deyince Peygamberimiz de Annendir “ diye cevap verir. Adam sonra kimdir? diye ikinci ve üçüncü defa sorunca da Hz. Peygamber (s.a.v), “Annendir” buyurdu. Adam sonra kimdir? Deyince Peygamberimiz, “Sonra babandır.” diye cevap verdi.(Buhari,edeb,4)
Bir gün değil her gün anneler günüdür.
Her daim, Anne ve babamızı baş tacı edelim...
Bütün Annelerin Günü Kutlu Olsun.
Onlar Her Daim Mutlu ve Huzurlu Olsun.
💙💗💜
8 Mayıs 2026 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 08.05.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:İBADETLER, BİZİ RABBİMİZE YAKINLAŞTIRIR
İBADETLER, BİZİ RABBİMİZE YAKINLAŞTIRIR
Muhterem Müslümanlar!
İbadetlerimiz, bizi; Rabbimize yakınlaştıran, O’nun rızasına ulaştıran ve güzel ahlakla donatan kulluk vazifemizdir.
“De ki: Benim namazım, ibadetlerim,
hayatım ve ölümüm ancak âlemlerin Rabbi olan Allah içindir”[1]
ayet-i kerimesi bunun en açık ifadesidir.
Namazımız, bizi günahlardan
ve kötülüklerden alıkoyar. Kalbimize ferahlık, ruhumuza huzur verir. Zekâtımız
ve sadakamız, malımıza ve ömrümüze bereket katar. Yardımlaşma ve dayanışma
bilincinin bütün topluma yayılmasına vesile olur. Orucumuz; gönlümüzü, dünyevi
hırs ve tutkuların esaretinden kurtarır. Ahlakımızı olgunlaştırır, bize
şahsiyet kazandırır.
Aziz
Müminler!
Haccımız ve umremiz, Allah’a teslimiyetimizin nişanesi olan ibadetlerimizdendir.
Kur’an-ı Kerim’de,
“Haccı ve umreyi Allah için eksiksiz yerine
getirin”[2]
buyrulmaktadır. Hacı adaylarımızı kutsal beldelere yolcu ettiğimiz şu günlerde
bizler biliyoruz ki, haccımız ve umremiz; dili, ırkı ve mezhebi farklı olan
Müslümanları bir araya getiren, onlara kulluk bilinci ve ümmet şuuru kazandıran
kardeşlik buluşmasıdır. Müminin, Allah’ın sonsuz rahmet ve merhametine
sığındığı, samimi tövbeler ve gözyaşlarıyla günahlarının bağışlanmasını umduğu kutlu
bir yolculuktur. İnananlara, geçmişin muhasebesini yaparak geleceklerini inşa
etme fırsatı sunan yenilenme ve diriliş zamanıdır.
Kıymetli
Müslümanlar!
Yüce Rabbimize olan kurbiyyetimizi artıran bir diğer ibadet ise kurbandır. Yine bugünlerde hazırlığına başladığımız kurban ibadetimiz, malımızı ve canımızı Cenâb-ı Hakk’ın yolunda feda edebileceğimizin bir göstergesidir.
“Kurbanların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. O’na
ulaşacak olan ancak sizin takvanızdır”[3] ayet-i kerimesinde buyrulduğu üzere, kurbandan
maksat, Allah’ın emrine boyun eğmektir. O’na olan sadakati izhar
etmektir. Kurbandan
maksat; bencillik,
cimrilik ve tamahkârlık gibi kötü huylardan arınmaktır. Ve kurbandan maksat; gönüllerimizi
birbirine açmaktır, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmektir. Böylelikle
iyiliği yeryüzüne hâkim kılmanın gayretinde olmaktır.
Değerli
Müminler!
Kurban, bir iyilik hareketidir. Milletimizi bir umut olarak gören
insanlarla aramızda kurduğumuz gönül köprüsüdür. Kurban, yolumuzu hasretle bekleyen kardeşlerimizin
hanelerine muhabbet taşımak, sofralarında bayram sevincini yaşatmaktır. Bu
vesileyle; arzu eden kardeşlerimiz, vekâlet yoluyla kestirmek istedikleri kurbanlarını,
Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye
Diyanet Vakfımıza emanet ederek bu iyilik hareketine destek verebilirler.
Yüce Rabbimizden; bizleri, sağlık ve afiyet içerisinde
Kurban Bayramı’na ulaştırmasını niyaz ediyoruz. Hutbemizi, Peygamber
Efendimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz:
“…Allah’ım! Bu kurban Sendendir
ve Hz. Muhammed (s.a.s) ile ümmeti tarafından Senin rızan için sunulmuştur.”[4]