Mazlum.Müslüman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mazlum.Müslüman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 21.05.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:ZULÜM CEZASIZ KALMAZ

                                      ZULÜM CEZASIZ KALMAZ

 


Muhterem Müslümanlar!

 

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları cezalandırmayı, korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.[1]

Bu ayet, mazlumlar için bir umut ve teselli; zalimler için bir ihtar ve tehdittir. Bu tehdide aldırış etmeyen zalimler, dünyada da ahirette de huzur bulamayacaktır. Onlar için dünyada rezillik, ahirette ise büyük bir azap vardır. Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in buyurduğu gibi,

 “Zulüm, zalim için kıyamet gününde zifiri karanlık olacaktır.”[2]

 

Aziz Müminler!

 

İnsaf, vicdan ve merhamet duygularının yitirildiği, zulmün sıradanlaştığı ve zalimin destek bulduğu bir çağda yaşıyoruz. Hak ve hukuk tanımayan zorbalar, çocuk, yaşlı, kadın demeden mazlum Filistin halkının üzerine bombalar yağdırıyor. Gözü dönmüş caniler, dünyanın gözleri önünde Filistinli masum kardeşlerimizi katlediyor. Kan ve gözyaşından beslenenler, Kudüs ve çevresindeki Müslümanları, baskı ve şiddetle evlerinden, yurtlarından çıkarıyor, yaşama haklarını ellerinden alıyor. Mabet dokunulmazlığını hiçe sayıp Mescid-i Aksâ’nın maneviyatını çiğniyor. Ancak biz inanıyoruz ki mazlumla Allah arasında perde yoktur.[3] “Kahhâr” olan Rabbimiz, zalimleri kahr u perişan edecektir.

 

Kıymetli Müslümanlar!

 

Mümin, zulme taraftar olmaz ve zulmü alkışlamaz. Zulüm karşısında susmaz, zalimin sesi olmaz. Müminin gönlü asla zulme razı değildir. Mümin, hak ve adaletin yanındadır, zulmün karşısında daima dimdik ayaktadır. Mümin, zalime hasım, mazluma umuttur. Yeryüzünün her neresinde olursa olsun kanayan bir yara gördü mü ciğeri yanar. Zira o, Hakka tabidir ve Hak yolunun yolcusudur. Mümin bilir ki hak ve adaletin hizmetinde olduğu sürece Allah’ın rahmeti ve yardımı kendisiyle birliktedir. Hakkı tutup kaldırdığı sürece zalimler asla mazluma ve mağdura zarar veremeyecektir.

 

Değerli Müminler!

 

Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir hadisinde şöyle buyurur:

“Kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse kalbi ile o kötülüğe tavır koysun. Bu da imanın asgarî gereğidir.”[4]

O halde, mazlumların feryadı arşa uzanırken, ümmet-i Muhammed olarak bir araya gelip zulme ve işgale karşı çıkalım. Mazlum kardeşlerimize gücümüz nispetinde destek olalım. Bilelim ki Rabbimizin yardımı, müminlerin vahdeti, feraseti, cesareti ve onurlu duruşuyla zalimlerin sonu berbat olacak, huzura ve barışa kastedenler er ya da geç cezasını bulacaktır.

 

Aziz Kardeşlerim!


Bugün Filistin’de yaşananlar bize önemli sorumluluklar yüklemektedir. Gün, Müslüman idrakiyle yola revan olup Rabbimize samimiyetimizi arz etme günüdür. Gün, Sevgili Peygamberimizin ümmet idealini kuşanma günüdür. Gün, kardeşlerimizle bir olma günüdür. Sizleri Cuma namazından sonra Filistin’deki kardeşlerimize el uzatmaya, onların yaralarını sarmaya davet ediyorum. Yüce Mevlâ, iyiliklerimizi kabul buyursun.



[1] İbrâhîm, 14/42.

[2] Buhârî, Mezâlim, 8.

[3] Buhârî, Zekât, 63.

[4] Müslim, Îmân, 78.

 Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

14 Mayıs 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının14.05.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:VAKIF: ŞEFKAT VE MERHAMET MEDENİYETİ

                 VAKIF: Şefkat ve MERHAMET                                          mEDENİYETİ





Muhterem Müslümanlar!


Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir gün ashâbına şöyle demiştir: “İnsan ölünce şu üçü dışında bütün amellerinin sevabı kesilir: Sadaka-i câriye yani faydası kalıcı hayır, kendisinden istifade edilen ilim ve arkasından dua eden hayırlı evlât.”[1]

 Bu hadis-i şerifte ifade edilen sadaka-i cariyenin en güzel örneklerinden biri, İslam medeniyetinin simgesi olan vakıflardır.


Aziz Müminler!


Vakıflar, İslam’ın bütün varlık âlemine karşı şefkat ve merhametinin müesseseleşmiş halidir. İnsana emanet olarak verilen malın, bütün insanlığın hatta bütün canlıların hizmetine sunulmasıdır. Zayıf ve düşkünlerin elinden tutma, muhtaçların sıkıntısına kalıcı çözüm bulma çabasıdır. Nitekim Hz. Ömer (r.a), bir gün Peygamberimize gelerek, 

“Yâ Resûlallah! Benim çok güzel bir hurma bahçem var. Bu bahçeyi bağışlamak istiyorum.” deyince, Allah Resûlü (s.a.s), ona şu tavsiyede bulunmuştur: 

“Aslını vakfet. Mahsulünü de sadaka olarak dağıt.”[2]


Kıymetli Müslümanlar!


Ecdadımız, vakıfları birer “vefa müessesesi” olarak görmüş ve kazandığı serveti, tekrar insanlığın hizmetine sunmuştur. Bu anlayışla cami, mescit, mektep, medrese, kütüphane, hastane, aşevi, çeşme, köprü gibi nice eser inşa etmiştir. Böylece işsize iş, yoksula aş, borçluya destek, evsize yuva, hastaya şifa götürmüştür. “Kardeşlik sınır tanımaz” şiarıyla iyiliği yeryüzüne egemen kılmış, mazlumlara yurt, gariplere umut olmuştur. İslam’ın bu engin şefkat ve merhametinden sadece insanlar değil, sahipsiz hayvanlar, yuvasız kuşlar hatta yırtıcılar dahi nasibini almıştır.


Aziz Müminler!


Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Ölümsüz olan iyi işler, Rabbinin nezdinde hem sevapça daha hayırlı, hem de ümit bağlamaya daha lâyıktır.”[3]

O halde, geçici dünya nimetlerini amel defterimizi ebedi açık tutacak vesileler olarak görelim. Vakıfların kurulmasına, korunmasına ve ihya edilmesine katkı sunalım. Unutmayalım ki vakıf medeniyetinin temeli merhamettir. Merhamet ise Allah Teâlâ’nın Rahmân ve Rahîm ism-i şeriflerinin tecellisidir.


Kardeşlerim!


Hak ve hukuk tanımayan, insaf ve vicdandan

 yoksun zalimler, Filistin’deki kardeşlerimizin

 topraklarını işgal etmeye, çocuk, yaşlı, kadın

 demeden canice saldırmaya devam ediyor.

 Geliniz, duaların kabul edildiği bu icabet

 vaktinde ellerimizi açıp Rabbimize yalvaralım:

Ya Rab! Sen kimsesizlerin sahibi, mazlumların

 sığınağısın, bizlere rahmetinle muamele eyle.

Sen bizim Mevla’mızsın, zalimlere karşı bize

 yardım eyle.

Şu mübarek günler hürmetine, ilk kıblemiz

 Mescid-i Aksâ’yı ve Peygamberler şehri

 Kudüs’ü zalimlerin işgalinden kurtar Allah’ım!

Ya Rabbi! Miracın basamağı Mescid-i Aksâ’yı

 korumayı, bu uğurda mücadele etmeyi

 yeryüzündeki bütün Müslümanlara ve bizlere

 nasip eyle.

Allah’ım! Evlerinden yurtlarından kovulan, öz

 vatanlarında garip kalan mazlum bütün

 Müslümanlara kurtuluş nasip eyle.

Mazlumların umudu, gariplerin yurdu cennet

 vatanımızı ve aziz milletimizi her türlü

 tehlikeden koru Allah’ım!



[1] Müslim, Vasiyyet, 14.

[2] Müslim, Vasiyyet, 15.

[3] Kehf, 18/46.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK: