Bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2021 Cuma

Kudüs'te Bayram/Şiir

          

             KUDÜS’TE BAYRAM


Kudüs hüzünlü iken rahat mı olursun.

Ey dünya sen sessiz kal İsrail hep vursun.

Herkesin sabrı taştı artık hesap sorulsun.

Bayramın bayramsa mübarek Olsun.

 

Yeter, artık Müslümanlar birlik olsun.

İsrail askeri Mescidi Aksa’dan defolsun.

Filistinlilerin yüreği huzurla dolsun.

Bayramın bayramsa mübarek Olsun.

 

Yaptıklarından dolayı Yahudiler korksun.

İsrail devletinin   zulmü son bulsun.

Filistin davası dünyaca kabul görsün.

Bayramın bayramsa mübarek Olsun.

  

Filistinli kardeşlerimizle umutlarımız buluşsun.

Bütün dünya Müslümanları arasında birlik kurulsun.

İlk kıblemiz Mescid-i Aksa  İnşallah kurtulsun.

İşte o zaman Bayramın mübarek Olsun.


 13 Mayıs 2021

Efkan VURAL


Değerli okurlar bu şiiri, Filistinde Mescid-i Aksa'da ibadet eden savunmasız Müslümanlara İsrail 
askerlerinin zalimane davranışlarından sonra Bayramın ruhunu acizane yansıtmak için amatör bir
şekilde dile getirmeye çalıştım.
İnşallah, bundan sonra sayfamda  amatörce yazıya dökeceğim bazı şiirlerimi  paylaşacağım.
Edebi olmayan şiirlerimi yayınlarken ŞAİRLER'in  yazacaklarımdan dolayı beni anlamalarını bekliyorum.
Şiir demek bile bir hadsizlik. Ama bu şekilde kendimi avutmayı düşünüyorum.
Herkesin Ramazan Bayramı Mübarek Olsun!
Saygı ve sevgilerimle.


13 Mayıs 2021 Perşembe

Diyanet İşleri Başkanlığının13.05.2021 Tarihli Ramazan Bayramı Hutbesi:KÜDÜS’ÜN ÖZGÜR OLDUĞU BAYRAMLARA

 

KÜDÜS’ÜN ÖZGÜR OLDUĞU

 BAYRAMLARA




Muhterem Müslümanlar!


Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da salgın hastalığın gölgesinde buruk bir bayram sevinci yaşıyoruz. Ancak bu bayram sabahında ulu mabetlerin altında buluştuk elhamdülillah. Rabbimizden dileğimiz odur ki tedbirlere riayet ederek geçireceğimiz bu bayram, coşkulu bayramlarımızın müjdecisi olsun. O’nun nusret ve inayet kapılarının ardına kadar açılmasına vesile olsun. 

“Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.”[1] ayet-i kerimesi, Müslümanlar ve tüm insanlık için tecelli etsin.


Aziz Müminler!


Bayramlar, yıkılan gönülleri tamir etme, ülfet, ünsiyet ve muhabbet köprüleri kurma günleridir. Öyleyse, hastalığın yayılmasına sebep olmamak ve kul hakkına girmemek için bu bayram da ziyaretlerimizi erteleyelim. Ancak iletişim imkânlarımızı kullanarak ana babamızla, dost, akraba ve komşularımızla bayramlaşıp hallerini ve hatırlarını soralım. Bir arada olamasak da manen yanlarında olduğumuzu hissettirelim. Bayram günlerini küskünlükleri ve dargınlıkları sonlandırmak için fırsat bilelim. Ramazan-ı şerifte kazandığımız güzel alışkanlıklarımızı kaybetmemeye özen gösterelim.


Kıymetli Müslümanlar!


Bu bayram, mahzunuz; çünkü ismiyle mukaddes, çevresiyle mübarek kılınmış Kudüs yaralıdır. Mescid-i Aksâ’ya ve Filistinli kardeşlerimize karşı azgın ve zorba bir topluluğun barbarca saldırılarına şahit oluyoruz. Bu bayram hüzünlüyüz; zira hukuku, ahlakı, kutsal değerleri hiçe sayan işgalciler, Kudüs’ün kutsiyetini ve insanlık için değerini ihlal etmektedir. Çocuk, yaşlı, kadın demeden masum canları şehit etmekte, Müslümanların Kudüs’e giriş ve çıkışlarını, Mescid-i Aksâ’da ibadet etme hürriyetlerini engellemektedir. Hâlbuki Rabbimizin buyruğu son derece açıktır:

“Allah’ın mescitlerinde O’nun adının anılmasına engel olan ve onların harap olması için çalışandan daha zalim kim olabilir? Aslında bunların oralara ancak korka korka girmeleri gerekir. Böyleleri için dünyada zillet, ahirette ise büyük azap vardır.[2]


Değerli Müminler!


İnsanlığın en köklü mirasına şahitlik eden

 Kudüs, bir İslam  yurdudur. 

İslam’ın ilk kıblesi olan Mescid-

 Aksâ,  Müslümanlara aittir.


 Kudüs meselesi,  sadece  Filistinlilerin

 değil bütün  Müslümanların ortak meselesidir.

 Dün  olduğu gibi bugün  de desteğimiz ve

 duamız, Filistinli  kardeşlerimizin yanındadır.

 Yüce Rabbim, bu bayram sabahının hürmetine

 bütün  mazlumlara, evlerinden ve yurtlarından

 çıkarılmış mağdurlara  kurtuluş nasip eylesin.

 Ümmet bilincimizi ve  iman  kardeşliğimizi

 pekiştirmeyi bizlere lütfeylesin. 

 Kudüs, Mescid-i  Aksâ ve işgal altındaki bütün

 İslam beldelerinin  özgürce  kutlayacağı gerçek

 bayramlara bizleri  kavuştursun. Bayramımız

 mübarek olsun.

Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifiyle bitiriyorum:

“Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir beden gibidir.[3]



[1] İnşirâh, 94/5,6.

[2] Bakara, 2/114.

[3] Müslim, Birr, 66.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

23 Nisan 2021 Cuma

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun!

 


Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 101. yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını sevinç ve mutluluk içinde idrak ediyoruz.

Türk milletinin bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli unsuru olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, çeşitli etkinliklerle kutlanarak millî birliğimizin kenetlenmiş halidir.

23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışı 23 Nisan Cuma günü yapılmıştır.

Açılışın Cuma günü yapılması tesadüfi değildir.

Asırlar önce de Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan Anadolu kapılarını Türklere açmak için, bir Cuma günü namazdan çıkıp beyaz elbisesiyle atına binerek seferi başlatmıştır.

Tarihimizde bu olay Türk Milleti içim büyük bir başlangıç olup, unutulmaz değerlerimizdendir.

İşte Mustafa Kemal ATATÜRK’te  özellikle Cuma gününü seçmiştir.

Çünkü çok önemli bir kurumun açılışı yapılacaktı.

Orada tüm dünyaya Türk Milletinin Bağımsızlığı ve bütünlüğü ilan edilecekti.



Böylesi önemli bir günde Cuma namazı sonrası dualarla açılan TBMM Milletin kalbi olmuştur.

Türk Milletinin bağımsızlığı ve varlığı her şeyin üstündedir.

Bağımsızlık olmadan yapılan hiçbir şeyin anlamı yoktur.

Tutsak olmak, zincire vurulmak ölmekten beterdir.

Onun için önce bağımsızlık ve hatta tam bağımsızlık.

Bağımsızlık ve özgürlük yoksa bir yerde Cuma namazı kılınmaz diyerek milleti bağımsızlık ve milli mücadeleye davet eden Maraşlı Sütçü İmam’ı da dile getirmek lazım.

Bağımsızlığımıza ulaşmak adına mücadele eden herkese minnettarız.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, Büyük Millet Meclisinin açılışı ile beraber Türk çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 23 Nisan 1921'de Milli Bayram olarak kutlanmaya başladı.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramını idrak ettiğimiz bu kutlu günde;

Çocuklar ve gençler yarının büyükleri olarak idealleriniz  ve ideallerimiz kısaca şunlar olmalıdır:

Biz büyük bir milletin çocuklarıyız. Bunu hepimiz çok iyi bilmeliyiz.

Kendimizi hiçbir zaman küçük görmemeliyiz.

 Bizler çok çalışıp, çok okuyup, çok düşünmeliyiz. Bilimsel çalışmalara önem vermeliyiz. Teknolojik olarak çok ilerlemeliyiz.

Kendi teknolojimizi kurmalıyız.

Kendi savaş donanımımızı oluşturmalıyız.

Savunmamızı çok güçlü bir hale getirmeliyiz. En güçlü orduya sahip olmalıyız.

Bunun için ekonomimizin iyi olması lazım. Hep beraber ülke ekonomisine katkı sağlamalıyız.

Hepimiz tasarrufa önem vermeliyiz. Lüks tüketimden uzak durmalıyız.

Devlet malını kullanırken bir toplu iğnenin dahi hesabını Allah’a vereceğimizi unutmamalıyız.

Herkese hoşgörülü olmalıyız.

Elimizden geldiğince herkese yardım etmeliyiz.

Yardım sever olmalıyız.

Hep birlikte daha güzel günlere inşallah....

Efkan VURAL


Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

21 Mart 2021 Pazar

Nevruz Bayramı

                                                           Nevruz Bayramı


                                                                        
 Nevruz/Yenigün

Orta Asya'dan Balkanlardaki uluslara kadar çok geniş bir bölgede yerel renk ve inançlarla kutlanan Nevruz, her ulusun kendi kültür değerleriyle özdeşleştirip sembolleştirdiği, özü itibariyle baharın gelişinin kutlandığı coşkuyla karşılandığı bir gündür.

Yaşadığı geniş coğrafyada doğa ve çevrenin uyanışının kutlandığı Nevruz Bayramı'nın Anadolu'da ve Türk kültürünün yayıldığı bölgelerde de son derece köklü ve zengin bir geçmişi vardır.

Nev(yeni) ve ruz (gün) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen ve YENİGÜN anlamını taşıyan Nevruz, kuzey yarımkürede başta Türkler olmak üzere bir çok halk ve topluluk tarafından yılbaşı olarak kutlanır.

Gece ile gündüzün eşitlendiği 21 Mart'ta güneş göçmen kuşlar gibi kuzey yarımküreye yönelir. 21 Mart ile birlikte havalar ısınmaya, karlar erimeye, ağaçlar çiçeklenmeye, toprak yeşermeye, göçmen kuşlar yuvalarına dönmeye başlar.

Bu nedenle 21 Mart bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılış günü olarak kabul edilerek, Nevruz/YENİGÜN bayramı adıyla kutlanır.

Orta Asya'da yaşayan Türkler, Anadolu Türkleri ve İranlıların yılbaşı olarak kabul ettikleri güne Nevruz adı verilir ki, yeni gün anlamına gelir. Gece ve gündüzün eşit olduğu Miladi 22 Mart, Rumi 9 Mart gününe rastlamaktadır.

Nevruz-i Sultani, Sultan Nevruz, Sultan Navrız, Navrız, Mart Dokuzu gibi adlarla da anılmaktadır.

Oniki Hayvanlı Türk Takviminde görüldüğü üzere Türklerde de çok eskiden beri bilinmekte ve törenlerle kutlanmaktadır. Türklerde Nevruz hakkında başlıca rivayet, bugünün bir kurtuluş günü olarak kabul edilmesidir. Yani Ergenekon'dan çıkıştır. İşte bu nedenle bugün Türklerde Nevruz, yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilmiş ve günümüze kadar bayramlarda kutlanagelmiştir. Orta Asya'daki Türk topluluklarından Azeri, Kazak, Kırgız, Türkmen, Özbek, Tatar, Uygur Türkleri, Anadolu Türkleri ve Balkan Türkleri Nevruz geleneğini canlı olarak günümüze kadar yaşatmışlardır.

KAYNAK:https://aregem.ktb.gov.tr/TR-12646/nevruz-nedir.html