1 Temmuz 2021 Perşembe

AYIN SÖZÜ

                          Ayın Seçme Sözü ve Yorumu


“Herhangi bir işi yarına bırakma. Zira her günün derdi gibi işi

 de kendine yeter.” 

                                                  Ord.Prof.Dr. Ali Fuat Başgil 

Başarılı olabilmek için bir takım kural ve ilkeler vardır.

Başarıya inanmak şartıyla odaklanıp, çalışmak en önemli olan

 adımlardan ve ilkelerden  birincisidir.

 İnsan inandığı bir şey için elinden gelen gayreti

 titizlikle  göstermeye çalışır.

Başarılı olmanın ikinci önemli ilkesi planlı bir şekilde yapılan

 düzenli çalışmalardır.

 Başarılı olmanın bu iki ilkesinden sonra yapacaklarımızı

 zamanında yapmak ve çalışmaları başka bir zamana

 bırakmamak; üçüncü ilkeyi teşkil eder.

İşler zamanında yapılmazsa, birbirlerine karışır ve çözümleri

 zorlaşır.  Böyle bir durumda başarıya ulaşmak zorlaşır ve 

 başarısız olunabilir.

Çalışma hayatında ve özellikle öğrencilik dönemlerinde

 bugünün işini yarına bırakmamak lazım.

Her günün işini o gün içinde yapmak başarının lokomotifi olur.

Bugünün işini yarına aksatırsak, yarının kendine has işleri

 olduğu için; başarı yolunda sıkıntılar artmış olur.

Ord.Prof.Dr. Ali Fuat BAŞGİL, bu konuda şöyle der:

“Herhangi bir işi yarına bırakma. Zira her günün derdi gibi işi

 de kendine yeter.”                                                               

   Her günün işi kendine özgüdür. Her günün farklı farklı işleri

 vardır.

Her farklı günün dertleri ve sıkıntıları ayrı ayrıdır. Bunları günü

 gününde çözemezsek; işler karmakarışık bir hal alır.

 Karşımıza nelerin çıkabileceğini önceden kestiremeyebiliriz.

Yapmamız gerekenleri zamanında yapabilirsek, önümüze

 çıkacak diğer işleri güzel

ve düzgün yapma imkânımız olmuş olur. Buda başarımızı artırır.

Bu durumu daha iyi anlamak için öğrencilerin ders çalışma

 şeklini örnek verebiliriz.

Yaz tatilinin başlayacağı bu günlerde, yaz tatilini

 değerlendirmek isteyenler

 öncelikle bir çalışama planı hazırlamalıdırlar.

Okullar açılana kadar geçmişe dönük yapılacak çalışmalar

öğrencinin başarısını artıracak ve çalışmayan akranlarından

 daha ilerde olacaktır.

Tatilde yapılan plana uygun olarak günlük çalışmalarını

 zamanında yapan,

 bir kişi için başarıyı yakalamak kolay olacak ve akranlarına

 göre özgüveni daha da artacaktır.

Özellikle 11.sınıftan 12.sınıfa geçen öğrenciler yazın

 yapacakları çalışmalarla eksikliklerini tamamlayabilir ve

 Eylül’de başlayacak eğitim

 öğretim faaliyetleri ve yapılacak çalışmalar için hazır olmuş

 olurlar. Okul günlerinde iş güç, ders, ödev ve projeler birbirini

 kovalayıp duracak.

Zamanında yapılacak çalışmalar bizi her günün işini

 zamanında yapmamıza yardımcı olacaktır.

Başarıyı yakalamak kolay değildir.

Başarıya ulaşabilmek için bize düşen görev ve vazifeleri

 zamanı içinde yerine getirmeliyiz.

Gerisi Allah’ın takdiriyle başarıya ulaşmak olacaktır.

Önce, planlı bir şekilde ve zamanında çalışmak

 suretiyle tedbir; sonrasında da başarıyı beklemek takdir

 olacaktır.

Ne mutlu çalışıp başarılı olabilenlere….

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

                              

28 Haziran 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

               Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاِنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ


Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.

                         (Teğâbun Suresi 12. Ayet)

27 Haziran 2021 Pazar

Peygamberimizin Hadis-i Şeriflerinden Mesaj Var-23

 

 Dürüst ve Güvenilir Ticaret Erbabı Şehitlerle Beraberdir

İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi ve hayatta kalabilmesi için maddi ihtiyaçlarını karşılaması şarttır. Maddi bir bolluğa ve zenginliğe ulaşmak için çalışmak ve mücadele vermek gerekir.

Toplumda birçok kimse maddi kazanç elde etmek için esnaflık ve tüccarlık yapmaktadır. Ticaretin para kazanmada önemli bir araç olduğu eskiden beri süre gelmektedir. Ticaret herkesi ilgilendiren bir faaliyettir. İnsanlar ya satıcı veya alıcıdır. Herkes alıcı durumdadır. Dolayısıyla satıcı olan esnaf ve tüccarların toplumsal yaşamda rolleri çok büyüktür. Bunların dürüst ve güvenilir olmaları da çok önemli bir davranıştır.

Tüccar ve esnaflar topluma karşı sorumludurlar. Ticaret erbabının dürüstlüğü ve güvenirliği toplumda örnek alınan güzel bir erdemdir. Çünkü toplumun temeli güven ve samimiyete dayanır. 

Tüccar ve esnafların yani ticaretle uğraşan kişilerin en önemli vasıfları dürüst ve güvenilir olmalarıdır. Bir ürünü, üreten, pazarlayan, satan kişi dürüst olmalıdır. Ürün hakkında söylenenlerin gerçeğe uygunluğu ve ürünün kalitesi noktasında dürüst davranılması çok mühimdir. Ürün ile ilgili yanıltıcı bilgiler alıcıyı aldatma ve kandırma olarak kabul edilir. Dinimizde aldatma ve yalancılık kötü bir davranıştır.

Ticarette dürüstlük söz ile değil, yapılan alış verişte belli olur. Gerçekten ticaret yapan kişi dürüst davrandığında Allah katında onun değeri çok büyük olur.

Peygamberimiz Hz. Muhammed bir hadis-i şerifinde bu konuda bize şöyle mesaj vermektedir:

Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: ”Dürüst ve kendisine güvenilen tüccar; nebiler, Sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.”(Tirmizi,buyū,4)

Her çeşit yapılan ticari faaliyetlerde dürüst ve güvenilir olmak dinimizde çok önemsenmiştir. Çünkü İslam dinin temeli dürüstlüktür. Bir Müslüman dürüst olmak zorundadır. Peygamberimiz dürüstlüğün ve güvenilir olmanın ne kadar çok önemli olduğunu işte bu sözüyle dile getirmek istiyor.

Düşünebiliyor musunuz, insanların manen en değerlileri nebilerdir, (peygamberler), Sıddıklardır, (dosdoğru olanlar) ve şehitlerdir. Bu değerli kişilerle birlikte olmak her Mü’minin en büyük arzusudur.

Peygamberimiz de dürüst olan ticaret erbabının bu güzel insanlarla beraber olacağını müjdeleyerek dürüst ve güvenilir olmanın önemini vurgulamak istemiştir.

Çünkü, dürüstlük dinimizin temeli sayılır, Bir gün bir Müslüman Peygamberimize gelerek şöyle bir soru sorar: Ey Allah’ın elçisi, bana İslam’a dair öyle bir söz söyle ki, o hususta sizden başka hiçbir kimseden sormaya ihtiyacım kalmasın. Diyen bir Müslüman’a peygamberimiz:”-Allah’a inandım de, sonra dosdoğru ol.” buyurmuştur.(Müslim,iman,62.)

Ne mutlu her hususta doğruluktan ayrılmayan güvenilir olan imanlı kişilere…

Efkan VURAL

ÜNVERSİTE SINAV ÖNERİSİ

                                                             2021-ÜNİVERSİTE SINAVI


26 - 27 Haziran 2021 Tarihlerinde ÖSYM tarafından TYT ve AYT olmak üzere iki sınav yapıldı.

26 Haziran Cumartesi günü TYT sınavı bittiği anda bazı adayların ağladığını ve çok üzgün olduğunu gördüm. Sınava giren ve ağlayan adaya niçin ağlıyorsun sen çok iyi yapmışsın. Başkaları senin kadar işaretlememiş, sınıfın en iyilerindensin, diyerek moral vermeye çalıştım. Ve kendisine bugün bu sınavı unut. Neyi nasıl yaptım. Doğru ya da yanlış mı yaptım diye düşünme. Dinlen yarınki AYT sınavına odaklan. Normal gündelik yaşamını sürdür. Dedim. Aday az da olsa rahatlatıp gitti.

Dışarda sınav sonrası çocukları ağlayan bazı velilere haddim olmadan çocuklarına sınav hakkında hiçbir şey sormamalarını söyledim.

Velilere, bugün sınavı konuşmayın. Normal gündelik hayatınızı devam ettirin. Yarınki, AYT sınavından sonra her şeyi değerlendirin ve yorumlayın, dedim. Ayak üstü kısa konuşmam sonrasında velilerin tedirginliklerinin azaldığını gördüm.

Sonrasında ben de bir eğitimci olarak üzüldüm. Eve gittim yaşadığım bu durumu çocuklarıma anlattım.

Anlatmaz olaydım, dört yıl önce YGS sınavı sonrasında oğlum, matematikten işaretlediği soru sayısını bana söylediğinde benim tepkim çok talihsiz oldu: “Sınava girmeseydin bari” dedim. O an söylediğimin ne anlama geleceğini düşünememiştim.

Meğer oğlumun üzüntüsünü artırmış oldum. 2.sınav olan LYS’ye yaklaşık üç ay kala bizim oğlan kendini mezuna bırakıyor. Yani LYS’ye asılmıyor, şansını bir sene sonrasına bırakıyor. Maalesef bu kararına benim tepkimin katkısı olmuştur.

O yıldan sonra Mart ayında yapılan sınavın adı değişerek Haziranda diğer sınavla arka arkaya yapılmaktadır.

Önceleri 1.sınavda morali bozulan ve öz güvenini kaybeden öğrenciler, 2.sınava aylar kala başarısız olacaklarını düşünerek kopuyorlardı.

Şimdi de yapılan bu sınavlarda birincisi eğer iyi geçmemişse 2.sınavda da moralsizlik oluşuyor ve başarıyı çok etkiliyor. Üst üste iki gece stres ve uykusuzluk her iki sınavı mahvediyor…

BU DURUM KARŞISINDA ÖSYM’YE ÖNERİM OLACAK

Yüksek Öğretime Giriş Sınavı için 2 önerim var:

1-Ösym sınavı bire indirgenmeli.

Tek bir sınav yapılması. Bu sınavın içinden çeşitli seviyelerde puanlar çıkartılması. (TYT,AYT,vb.)

Sınavda süreyi uzun tutarak soru çeşidini ve sayısını azaltmak.

2-Dört yılda 4 sınav. 9.10.11. sınıflarda Haziran ayında TYT benzeri seviye sınavları. Bunların yüzdeleri ayarlana bilir.

12.Sınıf AYT şeklinde genel bir sınav.

Bu şekilde Öğrenciler tek sınav stresinden kurtulmuş olurlar. Her şeyin kazanıldığı veya bittiği bir sınav yerine yıllara yayılmış çalışmayı ve tecrübeyi öne çıkaran bir sınav sistemi.

Bence en iyisi 2.önerim.

Tabii ki bana göre….

Ben kendimi avutmak için; böyle bir yazı yazmak geldi içimden…

Aklın yolu birdir….

Sınav sistemi, uzun ve deneyimli bir araştırma ve çalışma ile yapılması gerekir.

Tüm gençlerimize sağlık mutluluk ve başarılar dilerim.

Her şey bu sınav değil.

Hiçbir zaman umudunuzu yitirmeyiniz.

Gençler sizi seviyoruz…

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

25 Haziran 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

                   Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:


مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ 

فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ


Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda  bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.

(Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.)


Diyanet İşleri Başkanlığının 25.06.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:KUR’AN’IN MANEVÎ İKLİMİYLE BULUŞALIM

 KUR’AN’IN MANEVÎ İKLİMİYLE BULUŞALIM




Muhterem Müslümanlar!

Medine’nin huzur dolu günlerinden biriydi. Peygamber Efendimiz (s.a.s), Abdullah b. Mesûd’u çağırdı ve ona şöyle seslendi: “Ey Abdullah! Bana Kur’an oku.” Bir an şaşkınlık yaşayan Abdullah, “Yâ Resûlallah, Kur’an size indirilmişken, ben mi size okuyayım?” diye cevap verdi. Allah Resûlü, “Evet, ben Kur’an’ı başkasından dinlemeyi çok seviyorum.” buyurdu. Abdullah b. Mesûd, Nisâ Suresi’nden okumaya başladı. Nihayet,



 “Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hâli nice olacak!”  ayetine gelince Rahmet Elçisi’nin gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı ve “Bu kadar yeter.” buyurdu. 

Aziz Müminler!

Kur’an; Allah’ın kitabı, sözlerin en güzeli ve en doğrusudur. O, bizi en doğru yola ileten şifa kaynağımız, hidayet rehberimiz ve rahmet vesilemizdir. Nitekim bir ayet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır: “Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet olan Kur’an geldi.” 

Evet! Kur’an-ı Kerim, insanları inançsızlığın karanlıklarından hidayetin aydınlığına çıkarmak için Yüce Allah’tan gelen eşsiz bir hitaptır. Daralan gönüllerimize ferahlık veren Rahmânî bir ses ve nefestir. Sevgili Peygamberimizin ümmetine bıraktığı en değerli emanettir. 

Kıymetli Müslümanlar!

Kur’an-ı Kerim’i okumak, doğru anlamak ve en güzel şekilde yaşamak hayatımızın ana gayesi olmalıdır. Göz aydınlığımız olan yavrularımızı Kur’an’ın manevî iklimiyle buluşturmak, onun mesajlarını, helal ve haramlarını evlatlarımıza öğretmek en büyük idealimiz olmalıdır. Unutmayalım ki çocuklarımız, Yüce Allah’ın bize birer emanetidir. Bu nadide emanete sahip çıkmak, onları Kur’an ve sünnetin rehberliğinde büyütmekle mümkündür. Yavrularımızı Allah’a kul, Resûlüllah’a ümmet olma şuuru kazanmış,  güzel ahlaklı, vatanına, milletine ve insanlığa faydalı nesiller olarak yetiştirmek en önemli görevimizdir. Peygamberimizin buyurduğu gibi “Hiçbir anne baba çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.” 

Kıymetli Müminler!

Çocuklarımızın Kur’an’la, ibadetle, Sevgili Peygamberimizin örnek hayatıyla buluşup tanışacakları güzel bir fırsat mevsimi yaklaşıyor. 5 Temmuz Pazartesi gününden itibaren yavrularımız,  hem yüz yüze hem de çevrim içi olarak Yaz Kur’an Kurslarımız ile buluşacak inşallah. Bu vesileyle sizleri bir an önce cami ve Kur’an kurslarımıza başvurarak ya da Başkanlığımızın web sitesi üzerinden kayıt yaptırmaya davet ediyorum. 

Geliniz, göz aydınlığımız ve yarınlarımız olan evlatlarımızı Allah’ın yeryüzündeki manevî sofrası Kur’an’la nimetlendirelim. Gönüllerinin ve zihinlerinin Kur’an’ın nuruyla aydınlanmasına öncülük edelim. Masum yüreklerine Allah ve Resûlü’nün, İslam ve Kur’an’ın sevgisini nakşetmeye vesile olalım. 

Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadisiyle bitiriyorum: “Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.” 

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

21 Haziran 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۜ اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَٓا اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَٓا اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَر۪يمًا


Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine «of!» bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.

                  (İsrâ Suresi 23. Ayet)