3 Mayıs 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

               Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


اَيَّاماً مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْراً فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ


"Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakiri doyuracak fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır."

                                                         (Bakara,2/184)

1 Mayıs 2021 Cumartesi

AYIN SÖZÜ

                        

          Ayın Seçme Sözü ve Yorumu



“İstanbul elbette alınacaktır. Onu fetheden komutan ne

 güzel komutandır. Onun askeri ne güzel askerdir.”

(Ahmed bin Hanbel, Müsned; c.4, s.335)

Mayıs ayında İstanbul’un  Türkler tarafından fethedilmesi

 nedeniyle bu ayın sözünü İstanbul’un fethiyle ilgili Sevgili

 Peygamberimizin müjdesi olan hadisini seçmiş

 bulunmaktayız.

İstanbul’un fethi dünya tarihinde çok önemli bir yer tutar.

 İstanbul’un fethiyle Fatih Sultan Mehmet Han yeni bir çağ

 açmıştır.



İstanbul Türkler ve Müslümanlar için önemli bir simge şehir

 olmuştur. İstanbul’un fethiyle Türk ve İslam birliği güçlenmiştir.

İstanbul’un fethiyle Anadolu artık ebed müddet Müslüman

 Türklerin ana yurdu olmuştur.

Ve yine Allah’ın izniyle, Anadolu ebed müddet ana yurdumuz

 olarak kalacaktır.

Bugün ve her zaman ülkümüz şudur: “Devlet Ebed Müddet”

 dir.

İstanbul’un fethi yıl dönümlerinde de milletimizin birlik ve

 beraberliğinin ne derece önemi olduğunu  bir kez daha

 hatırlamış oluyoruz.

Peygamberimizin müjdesine mazhar olan milletimiz için

 İstanbul’un alınması kadar korunması da o kadar hatta daha

 fazla önem arz etmektedir.



İstanbul’u korumak, yurdu korumaktır. Yani vatanı korumaktır.

Vatanı sevmek ve korumak bizim için imanın gereğidir.

İman bir Müslümanı bu dünyada ve ebedi alemde sonsuz

 mutluluğa erdirir.

İstanbul’u korumak ve İstanbul’u Türk ve İslam şehri olarak

 yaşatmak ta Türk Milletinin ülküsüdür.

 Bu ahirette kurtuluşumuzu sağlayacak imanımız gibi

 önemlidir.

Allah göstermesin; Vatansız olmak çok kötü bir durum.

 Vatansız olmak din ve imansız olmak gibi.

Bağımsız vatanın yoksa din ve inancın da başkalarının

 müsaadesinde kalacaktır. Din ve imanda özgürlük esastır.

 İman zoru ve esareti kabul etmez.

İman isteyerek ve gönülden olur. Bundan dolayıdır ki,

 İstanbul ve tüm vatanımız bağımsız olarak, kıyamete kadar

 bizim olacaktır.

“Devlet Ebed Müddet”

“Söz Konusu Vatan İse Gerisi Teferruattır”

 

Efkan VURAL

 

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

30 Nisan 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

  Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:


            “Oruçlu kötü söz söylemesin!

Oruçlu,kendisiyle itişmek ve dalaşmak isteyene

 iki kez “ben oruçluyum!”desin!.” 

                                  (Buhari, Savm. 8)

Diyanet İşleri Başkanlığının 30.04.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:İNFAK TOPLUMUN ŞİFASIDIR

 

İnfak TOPLUMUN ŞİFASıDIR




Muhterem Müslümanlar!


Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Herhangi birinize ölüm gelip de, ‘Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!’ demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda infak edin.”[1]

Okuduğum hadis-i kutsîde Resûl-i Ekrem (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın şöyle buyurduğunu bizlere haber veriyor: “Ey Âdemoğlu! İnfak et ki, ben de sana infak edeyim.”[2]


Aziz Müminler!


İnfak, Allah’ın bize emanet ettiği mal ve servetten, verdiği nimetlerden başkalarına da ikram etmektir. İhtiyaç sahiplerini koruyup gözetmek, onlara kol kanat germektir. Ailemize, akrabamıza, komşumuza, din kardeşimize hâsılı tüm insanlığa faydalı olmak için çaba göstermektir.


Kıymetli Müslümanlar!


İnfak, beden ve ruhlara şifadır. Bizler, infakla 

nefsimizi ve malımızı arındırırız. Üzüntü ve 

kederi paylaşır, Rabbimizin hoşnutluğunu 

kazanırız.

İnfak, toplumlara da şifadır. Kardeşlerimizle 

aramızdaki ahenk, huzur, birlik ve beraberlik 

infakla pekişir. Yardımlaşma ve dayanışma, 

infakla yaygınlaşır. Ve nihayet müminler infakla 

Cenâb-ı Hakk’ın nusretine nail olur. Nitekim 

Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır: 

“Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur.”[3]


Değerli Müminler!


Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

“Allah’a karşı gelmekten sakınanların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardır.”[4]

O halde, kardeşlerimizin üzerimizdeki haklarını gönül huzuru içinde onlara ulaştıralım. Fakir ve yoksullara, yetim ve kimsesizlere destek olalım. Fitre ve zekâtımızla başta akraba ve komşularımız olmak üzere bütün ihtiyaç sahiplerinin dertlerine derman olmaya çalışalım. Unutmayalım ki, sevdiğimiz şeylerden Allah yolunda infak etmedikçe iyiliğe asla ulaşamayız.[5]


Aziz Müslümanlar!


Türkiye Diyanet Vakfımız, her yıl olduğu gibi bu yıl da “Kardeşlerini Unutma, Beklenen Sensin” şiarıyla hayır ve hasenatımızı, fitre ve zekâtımızı ihtiyaç sahipleriyle buluşturmaya devam ediyor. İl ve ilçe müftülüklerimiz aracılığıyla ya da vakfımızın kurumsal web sayfası üzerinden bu yardım seferberliğimize katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca inşaatı devam eden üniversite camilerimiz için Cuma namazı sonrası yardımlarınıza başvuracağız. Yaptığımız ve yapacağımız bütün yardımların makbul olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum.



[1] Münâfikûn, 63/10.

[2] Müslim, Zekât, 36.

[3] Ebû Dâvûd, Edeb, 60.

[4] Zâriyât, 51/19.

[5] Âli İmrân, 3/92.


Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:



26 Nisan 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

             Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى

وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى

سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ

وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ


“Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir. O halde bu aya ulaşanınız onu oruçlu geçirsin. Hasta olan veya yolculuk halinde bulunan, tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutsun. Allah sizin için kolaylık ister; O sizin için zorluk istemez. Tutulmamış olan günleri tamamlamanızı, sizi doğru yola kılavuzladığı için Allah'ı yüceltmenizi ister. Ve sizin şükretmeniz umulmaktadır."

                                                        (Bakara,2/185)

25 Nisan 2021 Pazar

Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler):87-CAMİ'

                       Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler):                           

                                               el-CAMİ'



Allah'ın en güzel isimleri olan "Esmaü'l-Hüsnâ" dan biri de el-Câmi’dir.

El-Câmi; “toplayan, bir araya getiren, buluşturup birleştiren”,kıyamet günü hesaba çekmek için mahlukatı toplaya”,“bütün övgü ve erdemleri zâtında toplayan” anlamlarına gelir.

El-Câmi; bütün mükemmellikleri zat, vasıf, fiil ve isim olarak kendinde toplayandır.

El-Câmi; birbirlerine benzeyen varlıkları bir araya getirendir. İnsanları yeryüzünde toplamıştır.

El-Câmi; birbirine zıt olan varlıkları bir araya getirendir. Soğukla sıcağı, erkekle dişiyi, gece ile gündüzü, yaş ile kuruyu bir araya getirmiştir.

El-Câmi; birbirinden farklı varlıkları bir araya getirendir. Gökleri, ayı, denizi, havayı, bitkileri, hayvanları, madenleri bir araya toplamıştır.

El-Câmi; ruh ve cesedi bir araya getirendir.

 El-Câmî; kalpleri ve dostları birleştirendir.

El-Câmi; cennette iman edenler ile onların zürriyetlerini birleştirendir.

El-Câmi; cennette bütün mü’minlerin kalplerini birleştirendir.

El-Câmi; mü’minleri Allah sevgisi ve Kur’an ile birleştirendir.

Kâinat birbirine benzeyen ve benzemeyen, hatta birbiriyle çelişen birçok unsurun oluşturduğu tabii nesnelerden meydana gelmiştir. Bu kadar farklı malzemeden tam bir âhenk ve nizam arzeden kâinat kompleksinin meydana getirilişi (cem‘), Allah’ın câmi‘ isminin bir tecellisi olarak kabul edilir.

 Câmi‘ isminin dünya hayatıyla ilgili bir tecellisi de Allah’ın gönülleri birleştirmesinde gözlenir. Eşler, ebeveyn-evlât, kardeşler, meslektaşlar, arasında mevcut olan kalbî bağlılık, câmi‘ isminin tecellileriyle gerçekleşen ilâhî lutuftan başka bir şey değildir.

Cem‘ kavramını Allah’a nisbet eden âyetlerin çoğu bu ilâhî fiilin âhiret âleminde gerçekleşeceğini ifade eder. Bu sebeple Kur’ân-ı Kerîm’de âhiretten “toplanma günü” (yevmü’l-cem‘) diye de söz edilmiştir.

Yüce yaratıcı, ölüp yok olan ve maddî varlıkları gözle görülemeyecek halde yok olan insanları âhiret hayatında, bedenlerinin temel unsurlarını bir araya getirmek suretiyle yeniden canlandırır, hesaba çekmek ve aralarındaki anlaşmazlıkları gidermek için toplar ve nihayet iyileri cennette, kötüleri de cehennemde cem‘ eder.

Câmi‘ isminin âhiretle ilgili bu tecellisi, Kur’ân-ı Kerîm’de yine “toplamak” mânasına gelen haşr kelimesiyle de ifade edilmiştir

Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde bazı ayetlerde şöyle buyurmaktadır:

“Mahşer vaktinde sizi toplayacağı gün, işte o zarar günüdür. (Ancak) kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter, onu (ve benzerlerini), içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur. “ (Teğâbun Suresi 9. Ayet)

“De ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır.”( Vâkıa Suresi 49.-50.Ayetler)

“Her insan topluluğunu önderleri ile birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defteri sağından verilirse, onlar, en küçük bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklar. “(İsrâ Suresi 71. Ayet)

““Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah sözünden dönmez.” ( Âl-i İmrân Sûresi,9. Ayet)

“…Doğrusu Allah münafıkları ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.”           ( Nisâ Suresi 140. Ayet)

“Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” (Bakara Suresi 148. Ayet)



(Bu yazı, Diyanet İslam Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)

 (Devam edecek)

Efkan VURAL





23 Nisan 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

          Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:


“Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu (açlık kokusu) Allah yanında misk kokusundan daha temizdir.”

                        (Buhari, Savm. 9,Müslim Sıyam 161,162)