Mekke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mekke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2021 Cumartesi

AYIN SÖZÜ

 Ayın Seçme Sözü ve Yorumu


“Sabır önceleri zehirdir; Huy edinirsen bal olur.”  Hz.Mevlana                                                 

İnsanı diğer canlılardan ayıran bir takım özellikler vardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

Akıl, irade, düşünme, ifade eme, inanma, güvenme, sevme, sevilme, sabırlı olma, tahammül, yardım severlik, cömertlik vb.

İnsanoğlu hayatta birçok şeyle karşılaşabilir. İnsanın karşı karşıya kaldığı bazı şeyler var ki, onlar kişiyi darmadağınık eder.

İnsanın en önemli özelliklerinden biri de aceleci oluşu ve sabırsızlığıdır. Sabır göstermek ve sabırlı olmak büyük bir maharettir. Gerçekten sabır zor bir iştir. Sıkıntıyla ve zorlukla başlayan sabır sonunda rahatlık ve güzellik sağlar .

Karşılaştığımız bir sorunu hemen ortadan kaldırmamız mümkün olmayabilir. Sorunun bertaraf edilebilmesi için gerekenlerin yapılarak sonucunun sabırla beklenmesi gerekir. Bazen elden gelen her şeyi yaptığı halde insanoğlunun artık yapabileceği bir şey olmuyor. İşte böyle durumlarda sabır ve tevekkül devreye giriyor.

Sabır başlangıçta zor olsa da zamanla bir çıkış yolu bulunuyor ve sorun çözüme kavuşuyor. Sabır bir bakıyorsunuz ilaç gibi geliyor  ve iyileştiriyor her şeyi…

İlaç başta içilirken acı geliyor. Tedavi acı ve zorluklarla başlıyor. İğne, operasyon, ilaç serum gibi uygulamalar hastaya sıkıntı veriyor. Sonunda da iyileşme ile huzur ve mutluluğa ulaşılmış olunuyor. Eziyetler sonunda ulaşılan sağlıklı yaşam insan için bal ve şeker gibi olur.

Mevlana Celaleddin er-Rumi Hazretleri de  bundan dolayı “sabır” için söylediği şu söz önem kazanmaktadır: “Sabır önceleri zehirdir; Huy edinirsen bal olur.”

İnsanın başarıya ulaşabilmesi için sabırla çalışıp gayret göstermesi gerekir. Hemen sonuca ulaşmamız mümkün olmayabilir. Sabırla gayret edip beklemek lazım gelir. Uğraş, eziyet ve zorluklar sonrasında, kişinin başarıya ulaşması onu sevindir ve huzura kavuşturur.

Öğrenciler sabırla gece gündüz ders çalışır, uğraşırlar didinirler, nefislerinin arzularına gem vururlar. Sonrasında da başarılı olurlar ve istedikleri  yerlere gelirler. Öğrencinin uğraşı ve çalışması nefse zor gelir. Herkes gezip dolaşırken okuluyla ve dersiyle sabırla uğraşan  kişi için o anlar bir çile ve bir işkence gibidir. Ama sonrası sevinç ve  mutluluk olur… Acı ve zehirle başlayan mücadele sevinç ve mutlulukla yani balla son bulmuş olur.

Borç ve kredi olan bir esnaf önce eziyetli bir mücadele verir sonrasında borcunu öder  ve iyi bir duruma gelir.   

Hayatta  iyi bir şeye ulaşmak için sabırla gayret etmek gerekir. Peygamberimiz ve inanan ilk Müslümanlar Mekke’de yaşadıkları eziyet ve işkencelere sabretmişler ve  imanlarını korumuşlardır. Allah’ta onların sabırla yaptıkları bu mücadele sonunda Medine’nin yolunu açmıştır.  Medine’de Müslümanların yaşadığı altın yıllara “asrı saadet” denilmiştir. İşte bu yıllarda Müslümanlar mutluluğa kavuşmuş ve cenneti hak etmişlerdi.

Müslümanların başta yaşadıkları haller zehir gibi, ama sabır sonucunda bal gibi bir hayata kavuşmuş oluyorlar.

İşte Mevlana da bunu ifade etmek istemiştir.

Bizlerde yaşayışımızda zorluklara sabrederek hayat mücadelesini sabırla vermek zorundayız. Her zorluktan sonra bir kolaylık var diyor , Rabbimiz. (İnşirâh Suresi - 5. Ayet)

Unutmayalım ki sabrın sonu selamettir.

Sadece sabır yeterli değil…

Sabırla gayret etmeli ve tevekkül ile sabretmeliyiz.

Ne mutlu sabredenlere…

 Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

Celalin Penceresinden

5 Mart 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 05.03.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:İSRÂ VE MİRAÇ


                                   İSRÂ VE MİRAÇ


سُبْحَانَ ا لـَذ۪ٓ ي اسَْرٰى بِعَبْدِه۪ٓ ليَْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الِىَ الْمَسْجِدِ الَْْقْصَا ال ذَ۪ٓي باَرَكْنَا حَوْلهَُ لنُِرِيهَُ مِنِْ اٰياَتنَِاۜ ا نِهَُ هُوَ ال سَم۪ٓيعُ الْبَص۪ٓيرُ .

 وَقَالَ رَسُولُ ا هللّٰ صَليَٰ ا هللُّٰ عَ ليَْ ِه وَسَلمََٰ  :ائِْتُوهُ فَصَل وُا فِيهِ فَإنِْ لمَْ تأَْتوُهُ وَتصَُل وُا فِيهِ فَابْعَثُوا بِزَيْتٍ يسُْرَجُ فِى قنََادِيلِهِ .

يسُْرَجُ فِى قنََادِيلِهِ .



Muhterem Müslümanlar!


Rahmet ve mağfiret, lütuf ve ihsan iklimi üç aylardayız. Önümüzdeki Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece inşallah Miraç Gecesini idrak edeceğiz. Cenâb-ı Hak, bu gece vesilesiyle aziz milletimize, ümmet-i

Muhammed’e ve bütün insanlığa sağlık, huzur ve afiyet ihsan eylesin. Miraç Gecemiz mübarek olsun. 


Aziz Müminler!


Yüce Rabbimiz İsrâ suresinin ilk ayetinde şöyle buyurur: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını göstermek için kulunu bir gece Mescidi Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, görendir.”[1] 


              Bu     sureye    adını     veren    İsrâ,      Sevgili

Peygamberimizin bir gece, Mekke’deki Mescid-i

Harâm’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya yolculuğudur. Miraç ise Resûl-i Ekrem’in (s.a.s) Allah’ın kudret ve azametine şahit; rahmet, mağfiret ve müjdesine nail olduğu kutlu yükseliştir. 


Kıymetli Müslümanlar!


Miracın ilk durağı, Mescid-i Aksâ’dır. Peygamber Efendimiz bu mübarek mabetle ilgili şöyle buyurmuştur: 

“Gidin ve Mescid-i Aksâ’da namaz kılın. Şayet gidemez ve orada namaz kılamazsanız, oranın kandillerini aydınlatacak yağ gönderin.”[2] 


Bu hadis-i şerif, Mescid-i Aksâ sevgisini gönüllere aşılamanın, kadim değerimize sahip çıkmanın, maddi ve manevi imarı için çalışmanın her müminin görevi olduğunu öğretmektedir. 


Mescid-i Aksâ’nın bulunduğu mukaddes belde Kudüs, bir İslam beldesidir. “Darü’s-selâm” yani barış ve selamet yurdudur. Kudüs, tarih boyunca Müslümanların himayesinde özgürlüğün, adaletin ve huzur içinde birlikte yaşamanın sembolü olmuştur.


Değerli Müminler!


Geliniz, Rabbimizin İsrâ suresinde yer alan öğütlerinden bazılarına kulak verelim: Yalnızca Allah’a kulluk et. Anne-babana iyi davran, yaşlanıp sana muhtaç hâle geldiklerinde onlara kol kanat ger, “öf!” bile deme. Akrabaya, yoksula ve darda kalana yardım et. Cimrilikten ve israftan kaçın. Zinaya yaklaşma. Haksız yere cana kıyma, asla kan davası gütme. Yetimin malına el uzatma. Ahde vefa göster. Ölçü ve tartıda hile yapma. Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme.


Aziz Müslümanlar!


Hutbemi bitirirken, dün Bingöl’den Bitlis Tatvan’a giden askeri helikopterimizin düşmesi sonucu şehit olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. 



[1] İsrâ, 17/1.

[2] Ebû Dâvûd, Salât, 14.


Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 
KAYNAK: