7 Haziran 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


                كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا


Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.

                          (Nâziât Sûresi,46. Ayet)

Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler):88-ĞANİ

 Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler):

                                       ĞANȊ

Allah'ın en güzel isimleri olan "Esmaü'l-Hüsnâ" dan biri de el-Ğanî’dir.

Ğanî ;“zengin, kendi varlığıyla yetinip başkasına muhtaç olmayan, müstağni” anlamına gelir.                                                                                                                                                El-Ğanîzat, sıfat, fiil, yaratma, yönetme ve helak etme konusunda hiçbir kimseye ihtiyaç duymayandır.

El-Ğanîyeme, içme ve uyumaya ihtiyaç duymayandır.

El-Ğanîkullarının mallarına ihtiyacı olmayandır.

El-Ğanîkullarının kendisine ibadet etmesine ve övmesine ihtiyacı olmayandır.

El-Ğanîkullarının şükretmesine ihtiyacı olmayandır.

Allahü Teala, her şey kendisine muhtaç olan ancak hiçbir şey kendisine muhtaç olmayandır. Sıfat ve zatlarında her türlü uzak olandır. Hiçbir şeye ihtiyaç olmamasının yanı sıra aynı zamanda çok zengindir. Ancak yarattığı tüm kullar bütün konularda O’na muhtaçtır.

Hiçbir hâlde, hiçbir zamanda, hiçbir yerde ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, tek ve gerçek zenginlik Sahibi olandır Allah.
Muhtaç durumda olan ise kullardır. Dünyanın en zengin insanı da olsa mutlaka bir şeylere muhtaç ve bir şeylerden mahrumdur. Bir başka şeye, bir başka insana muhtaç olanın ise zenginliğinin gerçek olduğundan söz edilemez.
Aziz ve Celil Olan Allah, sonsuz hazinelerin sahibidir; geçici zenginlikleri de kullarına verendir. Allah verdiği bu geçici zenginlikle de insanları imtihan eder.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde bazı ayetlerde şöyle buyurmaktadır:

“Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla lâyık olandır.” (Fâtır Suresi 15. Ayet)

Andolsun, onlar sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnektir. Kim yüz çevirirse şüphesiz Allah, zengindir, hamde lâyık olandır.” (Mümtehine Sûresi,6. Ayet)

“Cihad eden, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnîdir. (O'nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).” (Ankebût Sûresi,6.Ayet)

İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O’ndan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.”                      (Muhammed Suresi 38.Ayet)

“Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri ve onların da, “(Bizim gibi) insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?” deyip de inkâr etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye lâyıktır.” (Teğâbun Suresi 6.Ayet)

“Mûsâ, şöyle dedi: “Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi

 nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız

 zengindir, övgüye lâyık olandır.”                 

(İbrahim Suresi 8.Ayet)

(Bu yazı, Diyanet İslam Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)

 (Devam edecek)

Efkan VURAL

5 Haziran 2021 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:


إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا

Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.

(Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.)

AYIN SÖZÜ

 Ayın Seçme Sözü ve Yorumu


“Sabır önceleri zehirdir; Huy edinirsen bal olur.”  Hz.Mevlana                                                 

İnsanı diğer canlılardan ayıran bir takım özellikler vardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

Akıl, irade, düşünme, ifade eme, inanma, güvenme, sevme, sevilme, sabırlı olma, tahammül, yardım severlik, cömertlik vb.

İnsanoğlu hayatta birçok şeyle karşılaşabilir. İnsanın karşı karşıya kaldığı bazı şeyler var ki, onlar kişiyi darmadağınık eder.

İnsanın en önemli özelliklerinden biri de aceleci oluşu ve sabırsızlığıdır. Sabır göstermek ve sabırlı olmak büyük bir maharettir. Gerçekten sabır zor bir iştir. Sıkıntıyla ve zorlukla başlayan sabır sonunda rahatlık ve güzellik sağlar .

Karşılaştığımız bir sorunu hemen ortadan kaldırmamız mümkün olmayabilir. Sorunun bertaraf edilebilmesi için gerekenlerin yapılarak sonucunun sabırla beklenmesi gerekir. Bazen elden gelen her şeyi yaptığı halde insanoğlunun artık yapabileceği bir şey olmuyor. İşte böyle durumlarda sabır ve tevekkül devreye giriyor.

Sabır başlangıçta zor olsa da zamanla bir çıkış yolu bulunuyor ve sorun çözüme kavuşuyor. Sabır bir bakıyorsunuz ilaç gibi geliyor  ve iyileştiriyor her şeyi…

İlaç başta içilirken acı geliyor. Tedavi acı ve zorluklarla başlıyor. İğne, operasyon, ilaç serum gibi uygulamalar hastaya sıkıntı veriyor. Sonunda da iyileşme ile huzur ve mutluluğa ulaşılmış olunuyor. Eziyetler sonunda ulaşılan sağlıklı yaşam insan için bal ve şeker gibi olur.

Mevlana Celaleddin er-Rumi Hazretleri de  bundan dolayı “sabır” için söylediği şu söz önem kazanmaktadır: “Sabır önceleri zehirdir; Huy edinirsen bal olur.”

İnsanın başarıya ulaşabilmesi için sabırla çalışıp gayret göstermesi gerekir. Hemen sonuca ulaşmamız mümkün olmayabilir. Sabırla gayret edip beklemek lazım gelir. Uğraş, eziyet ve zorluklar sonrasında, kişinin başarıya ulaşması onu sevindir ve huzura kavuşturur.

Öğrenciler sabırla gece gündüz ders çalışır, uğraşırlar didinirler, nefislerinin arzularına gem vururlar. Sonrasında da başarılı olurlar ve istedikleri  yerlere gelirler. Öğrencinin uğraşı ve çalışması nefse zor gelir. Herkes gezip dolaşırken okuluyla ve dersiyle sabırla uğraşan  kişi için o anlar bir çile ve bir işkence gibidir. Ama sonrası sevinç ve  mutluluk olur… Acı ve zehirle başlayan mücadele sevinç ve mutlulukla yani balla son bulmuş olur.

Borç ve kredi olan bir esnaf önce eziyetli bir mücadele verir sonrasında borcunu öder  ve iyi bir duruma gelir.   

Hayatta  iyi bir şeye ulaşmak için sabırla gayret etmek gerekir. Peygamberimiz ve inanan ilk Müslümanlar Mekke’de yaşadıkları eziyet ve işkencelere sabretmişler ve  imanlarını korumuşlardır. Allah’ta onların sabırla yaptıkları bu mücadele sonunda Medine’nin yolunu açmıştır.  Medine’de Müslümanların yaşadığı altın yıllara “asrı saadet” denilmiştir. İşte bu yıllarda Müslümanlar mutluluğa kavuşmuş ve cenneti hak etmişlerdi.

Müslümanların başta yaşadıkları haller zehir gibi, ama sabır sonucunda bal gibi bir hayata kavuşmuş oluyorlar.

İşte Mevlana da bunu ifade etmek istemiştir.

Bizlerde yaşayışımızda zorluklara sabrederek hayat mücadelesini sabırla vermek zorundayız. Her zorluktan sonra bir kolaylık var diyor , Rabbimiz. (İnşirâh Suresi - 5. Ayet)

Unutmayalım ki sabrın sonu selamettir.

Sadece sabır yeterli değil…

Sabırla gayret etmeli ve tevekkül ile sabretmeliyiz.

Ne mutlu sabredenlere…

 Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

Celalin Penceresinden

4 Haziran 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 04.06.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:İSLAM ZARARLI ALIŞKANLIKLARI YASAKLAR

           İSLAM ZARARLI ALIŞKANLIKLARI YASAKLAR




Muhterem Müslümanlar!

Yüce dinimiz İslam, canın, malın, aklın, dinin ve neslin korunmasını emretmiştir. Sağlıklı ve huzurlu bir hayat için yararlı ve temiz şeyleri helâl, zararlı olanları da haram kılmıştır. İnsanın aklını ve bedenini tahrip eden zararlı alışkanlıklar da bu kapsamdadır. Zira insan sağlığını tehdit eden, maneviyatını örseleyen zararlı alışkanlıklar, hem Rabbimizin insana emanet olarak verdiği canları heba etmekte hem de hayır yolunda harcanması gereken mal ve serveti heder etmektedir.

Aziz Müminler!

Günümüzde insanlığı kuşatan zararlı alışkanlıkların başında sigara gelmektedir. İçinde birçok zararlı maddeyi barındıran sigara, vücudu yavaş yavaş imha etmektedir. Sigara kullanan kişi aslında kendi eliyle sonunu hazırlamakta, soluduğumuz havayı zehirleyerek başta kendisi ve ailesi olmak üzere etrafındakilerin sağlığını tehlikeye atmaktadır. Ne hazindir ki ülkemizde her yıl yüz binden fazla insanımız sigaraya bağlı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir. Hâlbuki Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.”[1]

 

Kıymetli Müslümanlar!


Son yıllarda yapılan birçok araştırma sigaranın insan sağlığı üzerinde pek çok zararlı etkisinin olduğunu bilimsel olarak ortaya koymuştur. Hem içene hem de çevresine verdiği zararlar göz önüne alındığında sigara içmenin Allah’ın koyduğu sınırları ihlal anlamı taşıdığı açıktır. Dolayısıyla bir Müslümanın pek çok zararı bünyesinde bulunduran sigarayı içmesi caiz değildir.

Öte yandan, malımızı saçıp savurmak, sorumsuzca harcamak israftır. İsraf ise dinimizce haram kılınmıştır. Cenâb-ı Hak, Yiyin, için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.”[2] buyurarak ölçülü davranmamızı, nimetlerin değerini bilmemizi ve israftan kaçınmamızı emretmiştir.

Değerli Müminler!

Peygamberimiz (s.a.s), çoğu insanın kıymetini bilemediği iki nimetten birinin sağlık olduğunu bize haber vermiştir.[3]

O halde, sağlıklı bir nefesin ve sıhhatli bir bedenin kıymetini bilelim. Salgın hastalık sürecinde artan duyarlılığımızı sigara ve diğer zararlı alışkanlıklar konusunda da devam ettirelim. Çocuklarımızın ve gençlerimizin bu tür tuzaklara düşmemesi için milletçe mücadele edelim. Sağlıklı, huzurlu ve mutlu nesiller yetiştirmek için hep birlikte gayret gösterelim.



[1] Bakara, 2/195.

[2] A’râf, 7/31.

[3] Buhârî, Rikâk, 1.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

1 Haziran 2021 Salı

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


                                           وَاَعْطٰى قَل۪يلًا وَاَكْدٰى


          "(Malından)Azıcık verip sonra vermemekte direneni?

                                                                    (Necm Sûresi, 34. Ayet)


Güzel İnsan İsa ÇELİK-5

 

                 Güzel İnsan İsa ÇELİK-5

Tam bir yıl önce aramızdan ayrılıp Hakka yürüyen çok sevdiğimiz komşumuz güzel insan İsa ÇELİK abimizin hayat öyküsünü  paylaştığım yazı dizisini bugün tamamlamak istiyorum.         


                                 Umarım biraz olsun İsa abiyi anlatabilmişiz.

İsa ÇELİK hayatının büyük bir bölümünü engelli oğlu Celal ÇELİK’i mutlu edebilmekle geçirmiştir. Kendini tamamen oğluna adamıştı. Kendi mutluluğunu oğlunun mutluluğunda buluyordu. Oğlu için arabasına rampa yaptırdı, banyoda kaldıraç sistemi yaptı, balkondan dışarıya çıkış köprüsü yaptı,yatağı otomatik sistemle çalışır vaziyete getirdi, bilgisayar ve sınırsız internet tedariki yaptı… İsa ÇELİK oğlu için lazım olacak bir şey için çarşı ve mağazaları dolaşır. Oğlu mutlu olsun diye hasta ve yorgun haliyle de olsa hiç pes etmeden var gücüyle mücadele etmiştir.

İsa ÇELİK büyüğümüzün vatan ve millet sevgisini de zikretmeden geçemem. Beraber olduğumuz sohbet ve konuşmalarımızda devlet büyüklerimize ne kadar çok saygı duyduğunu  her haliyle belli ediyordu. Onların yaptığı başarılı çalışmaları anlatırken heyecanlandığına bir çok kez şahit olmuştum. Milletimize hizmet eden devlet büyüklerine, asker, polis, hakim, savcı, avukat, doktor, öğretmen, mühendis,iş adamı, usta ve sanatkar  gibi çalışanlara minnettar olduğunu ve onlara saygı duyduğunu ifade ederdi.

 Vatanın bütünlüğü ve milletin bölünmezliğini her daim dillendirirdi. Askerimizi ve polisimizi çok sever başarılarını duydukça heyecanlanırdı. Asker ve polislerimizin başarılarını gündeme getiren dizi filmlerini  duygulanarak ve ağlayarak seyrederdi. Arka sokaklar ve Diriliş Ertuğrul dizileri  bunlardan bazılarıydı.


İsa ÇELİK’in dile getirmediğimiz bir önemli özelliği de  hepimize örnek olsun istiyorum. İsa abi kendisi için istediği ve memnun olduğu bir şeyi başkaları içinde istemesi ve hatta bu konuda gayret göstermesi takdire şayandır. Engelli oğlu için banyoda yaptığı vinçi, başka bir engelli aileye önererek, vinci kendisi yaparak bir engelliyi sevindirmiştir. Bir yerden uygun ve güzel bir şey aldığında bunu komşu ve tanıdıklarına da önerirdi. Böylece başkalarının da faydalanmasını canı gönülden isterdi. O herkesin iyi olmasını isterdi. Başkalarının iyiliğini istemesi bir temenni ötesinde, gerçekten birinin iyiliğe ulaşması için kendisi gayret ederdi.

                          Hz.Ali’de Buluşmak Üzere….

İsa ÇELİK abimiz hani demiştik ya oğlu için her şeyi yapar ve bu şekilde mutlu olur, vicdanı huzur bulur. Başta astım rahatsızlığı olmak üzere birçok hastalığına rağmen Celal’i için uğraşan İsa ÇELİK, her Cuma oğlunu hazırlayıp, engelli arabasıyla balkon köprüsünden dışarıya çıkarıp engelli rampayı kurarak kendi arabasına bindirerek mahalledeki Hz Ali mescidine getiriyordu. Orada hep beraber Cuma namazını eda ediyorduk.                                                                

   İsa abi için bu yaptığı bile tek başına büyük bir sevap. İnşallah Allah onu cennetine yerleştirir.                                                                                                                         

    Cuma namazı bittikten sonra mescit önünde komşularla kısa sohbet edilir ve ayrılık vakti gelince, bir hafta sonraki Cuma günü tekrar burada yani Hz.Ali Mescidinde buluşmak üzere der ve ayrılırdık. Ben okula giderdim.                

  Daha sonraları  bu Hz.Ali mescidindeki buluşmayı aynı zamanda ahirette Hz.Ali’de buluşma arzusuna dönüştürmüştük.  Şöyle derdik, Hz. Ali cennette Hz.Muhammed’le beraber olacağından bizde Hz.Ali’de buluşursak aynı zamanda peygamberimizle buluşmuş oluruz. Ogün bugün Celal ÇELİK’le görüşmemizde “Hz.Ali’de Peygamberimizle görüşmek ve komşu olmak dileğiyle hoşça kal… İfadesini kullanırız. İnşallah bu gerçekleşir.(Amin)



Engelli  Celal ÇELİK  babası İsa ÇELİK’i  Anlatıyor:

 Canım babacım İsa Çelik.

Güzel bir hayat yaşadı,

Babam çocukluğundan itibaren 72 yaşında ölene kadar sürekli çalıştı. 

Babam benim için çok iyi bir örnekti.

Çok dürüst doğru haksızlık karşısında dayanamayan cesur bir insandı.

27 yıl devlete işçi olarak hizmet etti.

Atölyesinden şahsı için bir vida dahi kullanmadı.

Bir defasında bir mafya bozuntusu komşuya hakaret ve tehdit ediyordu 

Apartmanda Yüksek ses gelince babam çıkmış adamın üzerine yürümüş sen kimsin be defol buradan diye kovmuş, tutmasalar dövecekmiş.

Babam çok mütevazı ve iyiliksever biriydi. 

Bir bayram günü sokakta komşuya gelen misafir babama arabasından gelen sesten bahsedince üzerinde bayramlıklâ hemen arabanın altına yattı tamir etti, gömleği yağ olmuştu.

Babam çok yufka yürekli idi.

Bazı Kemal Sunal filmlerine bile ağlardı.

Ben engelli olup ilerde yatalak olacak dendiğinde Allah'a söz verdi 

Sonuna kadar bakacağım engelli evlada.

16 yıl işe götürdü getirdi emekli etti Allah'ın izniyle 

Tuvalet banyo diş yemek giydirmek..

Sanrm98de işyerinde karnım ağrıdı.

 Babamı çağırdım. 

İşyerinde tuvalete götürdü hemen beni. 

İshal olmuş hem üstüm hem tuvalet batmıştı. 

Astımı olan babam çok uğraştı terledi. 

Babam ailesine çok düşkündür .

Yetmislerde duyuyor ki Hatay Dörtyol'da olan kız kardeşi sıkılıyor eniştesi de çarşıya

 yürümekten yorulmuş.

Bir radyo ve motosiklet göndermiş. 

Hocam çok yoruldum

Yavaş yavaş ara ara bir haftada 3 saatte yazdım 


Sevgilerimle...
Celâl ÇELİK

 

Sevgili Celal Çelik kardeşimiz babası saygı değer büyüğümüz İsa abiyi çok güzel bir biçimde

 özetleyerek anlattı. Kendisine teşekkür ediyoruz.

Değerli okurlar İsa ÇELİK abimizi acizane olarak sizlere tanıtmaya çalıştık. Esasen birçok şeyi

 atlayarak yazımızı tamamlamaya çalıştık…

İsa ÇELİK gibi bir değerimizi anlatabilmek beni çokça bahtiyar etmiştir.

İnşallah böyle bize güzel örnek olan büyüklerimizden bir şeyler alır ve bunları hayatımızda

 önemseriz. Ve çocuklarımıza da bir miras olarak bırakmış oluruz.

İnşallah İsa abinin 5 torunu dedelerini tanıyarak onu örnek almak suretiyle vatana ve millete

 yararlı birer kişi olurlar. Buna, az da olsa katkı verebildiysem  kendimi mutlu hissederim.

Dürüst, çalışkan, yardım sever, iyi yürekli, herkesi düşünen, empati yapan, mütavazi birçok

 özelliğe sahip değerli büyüğümüz İsa ÇELİK’e hürmet eder saygılarımı sunarım.

Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah.(Amin)

 (Son)

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

Celalin Penceresinden