Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
|
|
|
لاَ ضَرَرَ وَلاَ
ضِرَارَ |
|
Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur. (İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.) |
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
|
|
|
لاَ ضَرَرَ وَلاَ
ضِرَارَ |
|
Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur. (İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.) |
MANEVİ İKLİMİZ:ÜÇ AYLAR GELİYOR
Recep,Şaban ve Ramazan olarak bilinen üç aylar , 13.02.2021 Cumartesi itibarıyla başlayacaktır. Cumartesi günü Recebin 1.günü.
Dinimizde kameri aylardan olan Recep, Şaban ve Ramazan ayları “ üç aylar “ olarak adlandırılır.
Üç aylar içerisinde, önemli gün ve geceler bulunmaktadır. Bundan dolayı da
üç ayların değeri artmaktadır.
Üç ayları değerli kılan şeyler şunlardır:
Regaib Kandili
Recep ayının İlk Cuma gecesidir. Bu yıl Regaib kandili 18 Şubat 2021 Perşembe gecesi.
Bu gecede Yüce Allah kullarına bol bol rahmet ve mağfirette bulunur.
Mirac Kandili
Recep ayının 27. gecesidir. Sevgili peygamberimiz o gece, Mekke’den
Mescid’i Aksaya ;oradan da göklere yükseltilerek Yüce Allah ile görüşmesidir.
Beş vakit namaz bu gece farz kılınmıştır.
Bu yıl Miraç Kandili 10 mart 2021 Çarşamba
gecesidir.
Berat Kandili
Şaban ayının on beşinci gecedir. Bu gece feyiz ve bereketi bol bağışlanma
gecesidir.
Bu yıl Berat kandili 27 Mart 2021
Cumartesi gecesidir.
Kadir gecesi
Ramazan ayının 27. gecesidir. Allah bu gecede kutsal kitabımız Kur’an’ı
Kerim’i indirmeye başlamıştır. Bu gece öyle bir gecedir ki, tam bin aydan daha
hayırlıdır.
Bu yıl Kadir gecesi 8 Mayıs 2021
Cumartesi gecesidir.
Üç ayların üçüncüsü olan Ramazan ayı oruç ayıdır. Bu ay af olma ayıdır. Bu
ayda cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, Şeytan zincire vurulur.
Bu yıl Ramazan ayının başlangıcı 13 Nisan 2021
Salı Günü olacaktır.
Bu üç ayların manevi atmosferinde kendimize
ayar vermeye çalışalım.
Allah’a olan imanımızı ve imanımızın gereğini
düşünelim.
İmanımızı korumak ve kuvvetlendirmek için
maneviyatımızı güçlendirelim.
Bunun için Allah’a samimi ve içten bağlanalım,
dua ve niyazda bulunalım.
Kur’an’ı ve mealini okuyup, bol bol zikir ve
tefekkür edelim.
Peygamberimizin hayatını inceleyelim. O’nun
güzel ahlâğını örnek alalım.
İbadetlerimizi daha titiz yapmaya çalışalım.
İyilik ve yardımda bulunmaya çalışalım.
Kötü huy ve davranışlarımızı belirleyip
onlardan uzaklaşmaya çalışalım.
Geçmiş günahlarımız için Allah’tan bağış ve
mağfiret dileyelim. Günahlarımızdan kurtulmak için ibadet ederek dua ve niyazda
bulunalım.
Namazlarımızı kılmaya çalışalım. Hatta geçmişte
kılamadığımız farz namazlarımızı kaza etmeye çalışalım.
Bu manevi zamanları iyi değerlendirelim. Bu
güzel günler bizim için bir fırsattır. Fırsatları iyi değerlendirmek gerekir.
Yaşadığımız müddetçe Allah ve Resulünün istediği biçimde hareket edelim.
Hayatımızı dürüstlükle,
çalışkanlıkla, hoşgörüyle, sevgiyle ve ibadet anlayışı içinde sürdürelim.
Hem bu dünyada ve hem de sonsuz ahiret yurdunda rahat edelim İnşallah…
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
GENÇLERİMİZ: EN BÜYÜK İMKÂN VE ZENGİNLİĞİMİZ
Muhterem Müslümanlar!
Gençlik, insan ömrünün baharıdır. Hayallerin ve fikirlerin yeşerip geliştiği, güç ve heyecanın zirvede olduğu dönemdir. Gençlik iyi değerlendirildiğinde kişiye dünya ve ahiret saadetini kazandıracak, aksi halde ise pişmanlıkla anılan yıllara dönüşecektir. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s)
“İhtiyarlık gelmeden önce gençliğin kıymetini bilin!”[1] uyarısında bulunur.
Sevgili Peygamberimizin müjdesine göre, Allah’a kulluk bilinciyle yetişen genç,
dehşetli kıyamet gününde arşın gölgesi altında korunacaktır.[2]
Sevgili
Genç Kardeşim!
Sen, şimdi hayatının en kıymetli anındasın. Aziz milletimizin ve
insanlığın umudusun. Zira sen, Hz. İbrahim’in tevhid mücadelesini, Hz.
İsmail’in teslimiyetini, Hz. Yusuf’un onurunu, Ashâb-ı Kehf’in samimiyetini ve
Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.s) hak davasını kuşandığı çağdasın. Hz. Asiye’nin
imanını, Hz. Meryem’in ahlâkını, Hz. Hatice’nin cesaretini, Hz. Âişe’nin ilim
aşkını gönlüne nakşedecek yaştasın.
Genç
Kardeşim!
Sen, bu topraklarda imanından aldığın güç ve vatanına olan sevdan ile
yürüdüğünde, Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını İslam’a açtın. İstanbul’u
fethedip Resûl-i Ekrem’in muştusuna nail oldun. Çanakkale’yi geçilmez kılıp
İstiklal mücadelesinde yedi düvele karşı koydun. 15 Temmuz’da devletimizin
bekası ve milletimizin selameti için canından cananından geçtin ama vatanını
hainlere teslim etmedin.
Aziz
Müminler!
Gençlerimiz, geleceğimizdir, umudumuzdur. Bizi güçlü kılan en büyük
imkân ve zenginliğimizdir. Her bir gencimiz bizim için ayrı bir değerdir;
ilgiyi, iyiliği, desteği ve sevgiyi hak etmektedir. Onların insanlığa faydalı,
millî ve manevî değerlerine bağlı, bilinçli ve ideal sahibi fertler olarak
yetişmeleri için hep birlikte gayret gösterelim.
Hutbemi imanları ve erdemli duruşlarıyla Kur’an-ı Kerim’de örnek gösterilen Ashâb-ı Kehf hakkındaki şu ayet-i kerimeyle bitiriyorum:
“Şüphesiz onlar, Rablerine
inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık!”[3]
|
|
|
لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا
يُحِبُّ لِنَفْسِهِ |
|
Hiçbiriniz kendisi için istediğini
(mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz. (Buhârî, Îmân, 7; Müslim,
Îmân, 71.) |
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.
(Lokman Suresi 17. Ayet)