22 Mart 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

  Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَةَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

"Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz."

                                     (Ali-i İmran 103. ayet)

21 Mart 2021 Pazar

Nevruz Bayramı

                                                           Nevruz Bayramı


                                                                        
 Nevruz/Yenigün

Orta Asya'dan Balkanlardaki uluslara kadar çok geniş bir bölgede yerel renk ve inançlarla kutlanan Nevruz, her ulusun kendi kültür değerleriyle özdeşleştirip sembolleştirdiği, özü itibariyle baharın gelişinin kutlandığı coşkuyla karşılandığı bir gündür.

Yaşadığı geniş coğrafyada doğa ve çevrenin uyanışının kutlandığı Nevruz Bayramı'nın Anadolu'da ve Türk kültürünün yayıldığı bölgelerde de son derece köklü ve zengin bir geçmişi vardır.

Nev(yeni) ve ruz (gün) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen ve YENİGÜN anlamını taşıyan Nevruz, kuzey yarımkürede başta Türkler olmak üzere bir çok halk ve topluluk tarafından yılbaşı olarak kutlanır.

Gece ile gündüzün eşitlendiği 21 Mart'ta güneş göçmen kuşlar gibi kuzey yarımküreye yönelir. 21 Mart ile birlikte havalar ısınmaya, karlar erimeye, ağaçlar çiçeklenmeye, toprak yeşermeye, göçmen kuşlar yuvalarına dönmeye başlar.

Bu nedenle 21 Mart bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılış günü olarak kabul edilerek, Nevruz/YENİGÜN bayramı adıyla kutlanır.

Orta Asya'da yaşayan Türkler, Anadolu Türkleri ve İranlıların yılbaşı olarak kabul ettikleri güne Nevruz adı verilir ki, yeni gün anlamına gelir. Gece ve gündüzün eşit olduğu Miladi 22 Mart, Rumi 9 Mart gününe rastlamaktadır.

Nevruz-i Sultani, Sultan Nevruz, Sultan Navrız, Navrız, Mart Dokuzu gibi adlarla da anılmaktadır.

Oniki Hayvanlı Türk Takviminde görüldüğü üzere Türklerde de çok eskiden beri bilinmekte ve törenlerle kutlanmaktadır. Türklerde Nevruz hakkında başlıca rivayet, bugünün bir kurtuluş günü olarak kabul edilmesidir. Yani Ergenekon'dan çıkıştır. İşte bu nedenle bugün Türklerde Nevruz, yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilmiş ve günümüze kadar bayramlarda kutlanagelmiştir. Orta Asya'daki Türk topluluklarından Azeri, Kazak, Kırgız, Türkmen, Özbek, Tatar, Uygur Türkleri, Anadolu Türkleri ve Balkan Türkleri Nevruz geleneğini canlı olarak günümüze kadar yaşatmışlardır.

KAYNAK:https://aregem.ktb.gov.tr/TR-12646/nevruz-nedir.html


19 Mart 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

 

Peygamber efendimize kimler cennete girecek diye sorulmuş Allah Resulü de şöyle buyurmuştur:

“Nebi cennettedir, şehit cennettedir, çocukken ölen cennettedir, diri diri gömülen çocuk cennettedir.”

                                                       (Ebu Dâvud, “Cihâd”, 27.)

Diyanet İşleri Başkanlığının19.03.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:ANNE-BABA RIZASI, RABBİMİZİN RIZASINA VESİLEDİR

                                                    ANNE-BABA RIZASI,

RABBİMİZİN RIZASINA VESİLEDİR




Aziz Müminler!


İnsanın bu dünyaya gelmesine vesile olan anne-babası, onun büyüyüp yetişmesi ve ilk eğitimini alarak şahsiyet kazanması için yıllarca emek verir. Bu yüzden yüce dinimiz, insana anne-babasıyla iyi geçinmeyi, onların hatırını saymayı ve haklarını korumayı emreder. Zorluklar karşısında maddi ve manevi anlamda anne-babaya destek olmanın, bilhassa yaşlandıklarında muhabbet ve merhamet göstererek ihtiyaçlarını karşılamanın vefa borcu olduğunu anlatır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anne-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Merhamet göstererek tevazu kanadını indir ve de ki: ‘Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl koruyup büyüttülerse, sen de öylece onlara merhamet göster.’”[1]


Kıymetli Müslümanlar!


Bizleri yoktan var eden Rabbimiz, mümin bir kul olarak sorumluluk üstlenecek yaşa gelene kadar bizi en yakınlarımıza emanet etmiştir. Anne-babamız, sabır ve fedakârlıkla, sevgi ve şefkatle, kimi zaman gözyaşı ve duayla, kimi zaman da göz nuru ve alın teriyle bizleri bu günlere taşımıştır. Bu yüzden, bir adam Peygamberimize gelerek,

 “Amellerin en üstünü hangisidir?” diye sorunca Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle cevap vermiştir: “Vaktinde kılınan namaz ve anne-babaya iyilik etmektir. Sonra da Allah yolunda cihat etmek gelir.[2]


Değerli Kardeşlerim!


İyilik ve ihsanımızı, bir çift tatlı sözümüzü ve güler yüzümüzü, saygı ve hoşgörümüzü anne-babamızdan esirgemeyelim. Onların gönlünü yapma ve hayır dualarını alma gayretinde olalım. Bu duaları, dünyada nimetimiz, ahirette ise kurtuluş vesilemiz olarak görelim. Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu uyarısını asla unutmayalım: “Rabbin hoşnutluğu, anne-babanın hoşnutluğundadır. Rabbin öfkesi de anne-babanın öfkesindedir.[3]



[1] İsrâ, 17/23-24.

[2] Buhârî, Tevhîd, 48.

[3] Tirmizî, Birr, 3.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 
KAYNAK:


18 Mart 2021 Perşembe

16 Mart 2021 Salı

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

وَقَالُوا مَا لِ‌هٰذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْش۪ي فِي الْاَسْوَاقِۜ لَوْلَٓا اُنْزِلَ

 اِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذ۪يرًاۙ

Onlar (bir de) şöyle dediler: Bu ne biçim peygamber; (bizler gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilmeli, kendisiyle birlikte o da uyarıcı olmalıydı!

                      (Furkan Sûresi(25) 7. Ayet)

14 Mart 2021 Pazar

Kur’an ayetleri aydınlatıyor-7

                                  Dönüşümüz Allah’a dır.

Dünyaya gelen her varlık sonludur. İnsanlar dünyada yaşamını sürdürürken bir gün dünyadan ayrılacaklarını bilirler. Yani ölüm gerçeğini herkes bilir. Ölümle beraber dünyadan ayrılacağımız gerçeğini kimse inkar edemez.

Ölüm ile her şeyin bitmeyeceğini bildiren dinimiz; yaşadığımız müddetçe insan gibi yaşamamızı istemektedir.

Dünya yaşamında nelere dikkat etmemiz ve neler yapmamız veya neleri yapmamamız gerektiğini Yüce Allah peygamberleri aracılığıyla insanlara bildirmiştir.

Dünya hayatının ardından Allah’a hesap vermek üzere O’na döndürüleceğiz.

Allah bizi bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle aydınlatır:

Yüce Allah şöyle buyurur: “Dönüşünüz yalnızca Allah'adır. O'nun da herşeye gücü yeter.” (Hûd Suresi 4. Ayet)

Hiç kimse dünyaya çakılıp kalmayacak, her canlı gibi insan da bir gün bu dünyadan göç edecektir.

Bu göç insanın Allah’a dönmesidir.

İnsanoğlunu dünyaya gönderen Allah bir gün onu kendisine ait olan yere döndürecektir.

İnsanlar ölümle beraber öteki aleme ilk adımını atmaktadır. Allah’a dönüşümüzün başlangıcı ölümle olacaktır. O gün Allah’a ne yüzle varacağımızı bu dünyada düşünmeliyiz ve ona göre hareket etmeliyiz.

Yüce Allah’a döndürülen insan dünyada yaptıklarından hesaba çekilecektir.

Dünya yaşamında yaptığımız her şeyin karşılığı orada verilecektir. Yaptıklarımızın zerre miktarı bile karşılıksız kalmayacaktır.

Öldükten sonra hesaba çekileceğimizi bilerek ve dünyada yaptıklarımıza   karşılık orada ödül veya ceza alacağımıza inana bir Müslüman olarak;

Aşağıda sıralayacağımız bir   takım şeylere dikkat etmemiz gerekir:

1-Yüce Allah’a gerçek anlamda iman etmeliyiz.

2-Allah’ın gönderdiği kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’e uygun olarak hayatımızı tanzim etmeliyiz.

3-Peygamber efendimiz Hz.Muhammed’in sünnetine sımsıkı sarılmalıyız.

4-Öncelikle farz ibadetlerimizi yerine getirmeliyiz. Sonrasında da diğer sevap kazandıracak ibadetlere devam etmeliyiz.

5-Allah’ı çokça zikredip anmalıyız.

6-Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçınmalıyız. Ahlakımızı güzelleştirmeliyiz.

7-Vatanımızı sevmeli ve korumalıyız. Okumalı ve ilim öğrenmeliyiz. Gösterişten uzak durmalı ve alçak gönüllü olmalıyız.

8-Müslümana yakışmayan ve insanlığa sığmayan davranışlardan uzak durmalıyız.

9-Emanete ihanet etmemeliyiz. Verilen sözde durmalıyız.

10- Çok çalışmalıyız. Helal kazanç peşinde koşmalıyız. Yardım sever olmalıyız.

11-Cimrilikten ve İsraftan kaçınmalıyız.

12- Allah’tan korkmalıyız. Doğru, dürüst ve güvenilir olmalıyız. Yalan sözden ve yalancılıktan uzak durmalıyız.

13- Adaletli davranmalıyız. Yapılan her şeyi Allah’ın gördüğüne inanmalıyız.

14- Hayvanları sevmeli, korumalı ve onlara eziyet vermemeliyiz.

15- İslam kardeşliği üzerinde olabilmeye çalışmalıyız. Birlik ve beraberlik içinde yaşamak zorunda olduğumuzu bilerek, birlikte yaşamaya gayret etmeliyiz…

Bunlar gibi dinimizin gereği olan davranışları yerine getirmeliyiz.

Unutmayalım ki, yaptığımız her şeyden hesaba çekilmek üzere Allah’a döndürüleceğiz…

Efkan VURAL


 Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: