10 Aralık 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:                                                               


İşlerinizde orta yolu tutunuz, dosdoğru olunuz. Biliniz ki hiçbirinizi ameli cennete girdiremez. Şunu da biliniz ki Allah katında en değerli amel, az da olsa devamlı olanıdır.

                                                                      (Buhârî, "Rikâk", 18)


9 Aralık 2021 Perşembe

Diyanet İşleri Başkanlığının 10.12.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:MÜMİN CANA YAKINDIR

                          MÜMİN CANA YAKINDIR




Muhterem Müslümanlar!


Ashâb-ı Kirâm’dan birisi, güzel bir vadiden geçiyordu. Vadideki

 suyun tadı çok hoşuna gitmişti. Manzaradan da oldukça

 etkilenmişti. “İnsanlardan uzaklaşıp şu vadiye yerleşsem” diye

 düşündü. Resûlullah’a giderek niyetini açıkladı. Sevgili

 Peygamberimiz (s.a.s), ona böyle bir şey yapmamasını söyledi.

 İnsanlarla omuz omuza verip Allah yolunda mücadele etmenin,

 evinde tek başına yıllarca ibadet etmekten daha faziletli

 olduğunu buyurdu.[1]

Aziz Müminler!

İslam’ı hakkıyla yaşamak; hem Allah’a karşı görevlerimizi

 yerine getirmek hem de insanlarla ilişkilerimizde dinimizin

 hayat yüklü mesajlarını rehber edinmektir. Toplumdan kopmak,

 yalnızlaşmak, bencil ve bireysel hayatı tercih etmek asla doğru

 değildir. Nitekim namaz, oruç, zekât, hac ve kurban gibi

 ibadetlerin temelinde, Allah’a karşı sorumluluğumuzun yanında

 insanlarla tanışma, kaynaşma, paylaşma ve dayanışma gibi nice

 hikmetler vardır.


Kıymetli Müslümanlar!


Modern çağda ne yazık ki kendi dünyamıza hapsolduk. Bireyselleştik ve yalnızlaştık. Bencilleştik ve kendimizden başkasını düşünemez olduk. Evlerimiz birbirine yaklaşırken gönüllerimiz birbirinden uzaklaştı. Arkadaşlık, dostluk ve komşuluk ilişkilerimiz azaldı. Allah’ın selamını vermeyi, hal hatır sormayı, gönül alıcı tatlı bir sözü, muhabbet dolu bir tebessümü birbirimizden esirger hale geldik. Kimi zaman yanı başımızdaki komşumuzun hastalığından hatta vefatından dahi haberimiz olmadı.

Dijital dünya bizlere pek çok imkân sundu. Ancak sanal âlemin cazibesine kapılıp kendimizi kaybettik. Dijital ortamlarda güzel ahlakı muhafaza edemedik; hakkı, hukuku gözetemedik. Bilgisayar, tablet ve akıllı telefonların esiri olduk. Gerçek hayatla bağımız koptukça kalabalıklar içinde yalnızlaştık. Dünyanın diğer ucundaki insanlarla çevrim içi iletişim kurarken aynı evi, aynı ortamı paylaştığımız ailemizle, çocuklarımızla, komşularımızla hasbihal etmeyi unuttuk.


Değerli Müminler!


Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimize hitaben şöyle buyurmaktadır: 

“Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi…”[2]

O halde, ümmeti olmakla şeref bulduğumuz Peygamberimizin

 ahlakını örnek alalım. Şefkati ve merhameti, fedakârlığı ve

 kanaatkârlığı, tatlı sözü ve güler yüzü şiar edinelim. Ailemizden

 başlayarak akrabalarımızla, komşularımızla ve bütün insanlarla

 iyi ilişkiler kuralım. Huzuru ve mutluluğu; bireysellik ve

 bencillikte değil, Rabbimizin rızasında ve kardeşlerimizin

 duasında arayalım.

Hutbemi Allah Resûlü (s.a.s)’in mümini tarif ettiği şu hadis-i

 şerifi ile bitiriyorum:

“Mümin cana yakındır. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur.”[3]



[1] Tirmizî, Fedâilü’l-cihad, 17.

[2] Âl-i İmrân, 3/159.

[3] İbn Hanbel, II, 400.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

6 Aralık 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


يُسَبِّـحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزٖيزِ الْحَكٖيمِ 


Göklerde bulunanlar da yerde bulunanlar da egemenliğin mutlak sahibi, her türlü eksiklikten uzak, üstün ve her işi hikmetli olan Allah’ı tespih ediyor.

                              (Cum’a ,1.Ayet)

5 Aralık 2021 Pazar

Peygamberimizin Hadis-i Şeriflerinden Mesaj Var-28

                             Hadis-i Şeriften Mesaj Var:

Güzel Terbiye En Güzel Hediyedir

İnsanoğlu neslini devam ettirebilmek için bir evlada sahip olmak ister. Dünyada en güzel nimetlerden biri de çocuk sahibi olmaktır. Bu bakımdan çocuğu olan aileler şanslı sayılır. Çocukları bize bahşeden Yüce Allah’tır. Allah herkese hayırlı evlatlar nasip eyler inşallah.

Bir anne babanın evlatlarının olması büyük bir nimettir. Ancak bu evlatları iyi bir şekilde terbiyeli yetiştirmek en büyük görevdir.

Her anne babanın öncelikli işi çocuklarını terbiyeli yetiştirmektir. Çocukların terbiyeli olabilmesi için; önce anne ve babaların da terbiyeli ve güzel ahlaklı olması kaçınılmazdır. Anne ve baba çocuklar için her bakımdan modeldir. Çocuklarımıza örnek olduğumuzu unutmamalıyız.

Çocuklarımızın eğitimlerine ve terbiyeli olmalarına özen göstermeliyiz.

Çocuklarımızı küçük yaşlardan itibaren terbiyeli olarak yetiştirmeye çalışmalıyız. Temel sağlam olmalıdır. Çocukken sağlam bir terbiye ve güzel ahlaklı yetiştirmek için gayret göstermeliyiz. Bu konuda ihmallik etmemeliyiz.

Bu konuda Peygamberimizin hadislerindeki mesajı şöyledir:

Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurur: 

Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmamıştır.” (Tirmizi,Bir ve Sıla,33.)

Evlatlatlarımıza, iyi bir gelecek hazırlamak için gece gündüz çalışıyoruz. İşimiz ve uğraşlarımızdan zaman ayırıp ta çocuklarımızın eğitimlerini yerine getiremiyoruz. Tüm vaktimizi işimize ve şahsi gereksinimlerimize ayırıyoruz. Yoğun hayat şartlarında ailemizi ve çocuklarımızı unutuyoruz. Onları çevrenin etkisine bırakıyoruz.

Sosyal çevreler, medya ve internet gibi avcıların içine düşen evlatlarımız ellerimizin arasından kayıp gidiyor…

Çocuklarımızı kendi hallerine bırakmamalıyız. Onlarla ilgilenip, güzel rol model olmaya çalışmalıyız.

Onlara, kendilerini zararlı akımlardan koruyabilecek yeterlilik kazandırmalıyız.

İyi ve güzel davranış göstermeleri için gayret etmeliyiz.

Dinimizin güzel ahlak ilkelerini çocuklarımıza öğretmeliyiz.

Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed’in güzel ahlâkını yaşayarak onlara göstermeliyiz. Önce kendimiz güzel ahlaklı olacağız. Bizi gören çocuklarımız da bizim gibi olmaya çalışırlar.

Biz nasılsak çocuklarımızda aynısı olur.

Ne mutlu güzel ahlaklı ve hayırlı evlatlar yetiştirenlere…

 Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: 


3 Aralık 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

  Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:


“Görme engelli bir insana yol göstermen sadakadır. Güçsüz birine yardım etmen sadakadır. Konuşmakta güçlük çekenin meramını ifade etmen sadakadır.”

                                                           (İbn Hanbel, V, 152.)

Diyanet İşleri Başkanlığının 03.12.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:ENGELLERİ HEP BİRLİKTE VE SEVGİYLE AŞALIM

      ENGELLERİ HEP BİRLİKTE VE SEVGİYLE AŞALIM




Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yarattık.”[i]

Evet değerli kardeşlerim! İnsan, eşref-i mahlûkattır. Yaratılmışların en şereflisi ve en mükemmelidir. Üstün niteliklerle ve güzel vasıflarla donatılmıştır. Bununla birlikte insanın Rabbimiz katındaki değeri; renginde, cinsiyetinde, engelli veya engelsiz oluşunda değildir. Allah katında en değerli insan, O’na hakkıyla kulluk eden ve emirlerine karşı gelmekten en çok sakınandır.

Aziz Müminler!

İmtihan için yaratıldığımız bu dünyada nasıl ki engelsiz olmak bir üstünlük sebebi değilse, engelli olmak da bir eksiklik veya kusur değildir. Önemli olan, ruh ve gönüllerimizin engelli olmamasıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: 

“Allah sizin bedenlerinize ve dış görünüşlerinize değil, kalplerinize bakar.”[ii]

Kıymetli Müslümanlar!

Allah Resûlü (s.a.s), engellilere ayrı bir değer vermiş ve onlarla bizzat ilgilenmiştir. Görme engelli bir sahâbi olan Abdullah b. Ümmi Mektûm’un oturacağı yere kendi cübbesini serecek kadar hassas davranmıştır. Sabır ve sebatla karşılanan engelliliğin cennet vesilesi olduğunu haber vermiştir.[iii] Engellilere öğretmenlik, müezzinlik, Medine dışına çıktığında şehrin idaresine vekil bırakmak gibi çok önemli görevler vermiştir. Peygamberimizin inşa ettiği İslam medeniyetine baktığımızda da sözü ve sanatı, bilgisi ve keşfi, tecrübe ve birikimiyle insanlığa hizmet sunmuş, tarihe adını yazdırmış nice engelli kardeşimiz olduğunu görürüz.

Değerli Müminler!

Bugün hepimize düşen, engelli kardeşlerimizi doğru anlamak ve onlara saygı göstermektir. Sorunlarına ortak olmak, hayatlarını kolaylaştırmaktır. Bütün imkânlardan faydalanabilmeleri için seferber olmaktır. Kardeşlerimizi üzecek sözlerden, hayatlarını zorlaştıracak davranışlardan kaçınmaktır. Unutmayalım ki hayatı birbirimize kolaylaştırdığımız ölçüde kâmil mümin olabiliriz. Hutbemi Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu nasihatiyle bitiriyorum:

“Görme engelli bir insana yol göstermen sadakadır. Güçsüz birine yardım etmen sadakadır. Konuşmakta güçlük çekenin meramını ifade etmen sadakadır.”[iv]



[i] Tîn, 95/4.

[ii] Müslim, Birr, 33.

[iii] Buhârî, Merdâ, 7.

[iv] İbn Hanbel, V, 152.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

1 Aralık 2021 Çarşamba

AYIN SÖZÜ

                    Ayın Seçme Sözü ve Yorumu

“Yeryüzünde pek çok harikalar vardır, ama bunların en büyüğü yine de insandır.Sophokles

Tüm evren ve içindeki varlıklar mükemmel bir biçimde tasarlanmıştır. Hiçbir şey gelişi güzel yaratılmamıştır. Hepsinin yaratılmasında bir hikmet vardır. Bir şeyin oluşumu ya da meydana gelişi bir etkiye göre olmaktadır. Yani etki sonucunda tepki oluşmaktadır.

Musluğa dokunup açmadan musluktan su akmıyor. Kumanda ile çalışan bir cihazı çalıştırmak için kumandaya dokunmak gerekir. Bilgisayarlarda da programlar komutlara göre çalışmaktadır. Görülmektedir ki, hiçbir şey kendi kendine hareket etmemektedir.

Evren ve içindekiler de kendi kendine var olmamıştır. Tüm varlıkları yaratan Yüce bir varlık vardır. İnancımıza göre o varlık Yüce Allah’tır.

Evrende tüm varlıkları yaratan Allah hepsine ayrı bir üstünlük ve ayrı bir özellik vermiştir. Varlıkların birçoğu harikalar oluşturmaktadır. Evren harikalarla dopdolu. Bu harikalar saymakla bitmez. Evrendeki harikaları derecelendirmeye tabi tutacak olursak; bunların en büyüğü Sophokles in de dediği gibi insandır elbet.

Sophokles  şöyle der: 

“Yeryüzünde pek çok harikalar vardır, ama bunların en büyüğü yine de insandır.

İnsanı büyük yapan birtakım özellikleri vardır. Bunlar; akıllı olması, düşünmesi, düşündüğünü ifade etmesi, inanması gibi birçok özellik insanı diğer varlıklardan üstün kılmaktadır. İnsana bu değeri veren Yüce Allah’tır. Allah Kur’an’da şöyle “buyurmaktadır: ”Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.” (Tin Sûresi,4. Ayet) İnsanın üstünlüğü akıl sayesinde ve inanması sayesindedir. İnsan iyi ile kötüyü ayırt edebilmektedir. İnsan iyilik üzerinde olursa mükemmeldir. İnsanı güzel yapan iyi davranışlarıdır. Davranışları bozuk ve kötü olan bir kişi varlıkların en kötüsü olabiliyor. Böylelikle insani değerini kaybetmiş oluyor ve aşağıların en aşağısına iniyor.

İnsan oğlu karmakarışık bir varlıktır, çok iyi iken bir bakmışsınız çok kötü olabiliyor. Her anımızda çok dikkatli davranmalıyız.

Hiçbir zaman harika bir varlık olduğumuzu unutmamalıyız.

İnsanın iyi, güzel ve harikaların en büyüğü olabilmesi için; Yüce Allah’ın istediği biçimde hayatını düzenlemelidir.

Ne mutlu güzel davranışlarıyla harikalar oluşturanlara …

Efkan VURAL