13 Eylül 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


تَنْز۪يلَ الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ

لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اُنْذِرَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ


Bu, babaları uyarılmadığından gafil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır.

                     (Yâsîn Suresi 5-6. Ayetler)

12 Eylül 2021 Pazar

Kur’an ayetleri aydınlatıyor-11

                             Kur’an ayetleri aydınlatıyor

Ölümün ve Hayatın Yaratılma Sebebi İmtihandır.

Yüce Allah mülkün sahibidir. O evreni yöneten en güçlü varlıktır.

Her şeyi yaratan ve düzene koyan Allah’tır. Evrende canlı cansız ne varsa hepsini bir amaç için yaratmıştır. Allah hiçbir şeyi kendi başına bırakmamıştır.

Yaratılan tüm varlıkların her birisi bir sebep ve bir hikmet için yaratılmıştır.

Allah insan oğlunu Rabbini tanıması ve O’na kulluk etmesi için yaratmıştır. Yani insanın yaratılış amacı Allah’ı tanıması ve O’na kulluk yapmasıdır.

Allah insanlara dünya hayatında “kulluk” görevinin ne olduğunu ve kulluğun gereğini peygamberleriyle bildirmiştir. İnsanlar kulluğu peygamberlerden öğrenmiştir.

Kulluğun ana ilke ve esaslarını içeren kutsal metinler peygamberler aracılığıyla insanlara gönderilmiştir. İnsanlar zaman içinde kutsal metinleri önemsemeyip kulluktan uzak yaşamaya çalışmışlar ve hatta kutsal metinleri kendi istekleri doğrultusunda değiştirmişlerdir.

Süreç kesilmeden son peygamber Hz.Muhammed’e kadar kutsal metinler gönderilmiştir. Son din ve son kutsal kitabın kıyamete kadar hüküm süreceği bildirilmiş ve kulluğun gereği Hz. Muhammed tarafından öğretilmiştir.

Allah insanları son elçisi Hz.Muhammed’e gönderdiği kutsal kitabı Kur’an-ı Kerimle uyarıyor ve aydınlatıyor.

İnsanlardan kimlerin kulluk görevlerini daha iyi yaptığını, iyi ve güzel işleri kimin daha güzel yaptığını tespit etmek ve sınamak için Allah ölümü ve hayatı yaratmıştır.

Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de Allah bizi şöyle aydınlatır:

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” 

(Mülk Sûresi,2. Ayet)

Allah insanları yokken bir ölü gibi iken yaratıp, hayatı vermesi onları denemek ve sınamak içindir. Kimin daha iyi amel yapacağını tespit etmek için hayatı ve ölümü yaratmıştır.

Allah bu dünya hayatı sınavında yaptıklarımızı değerlendirip, ahirette karşılığını verecektir.

Bu hayat sınavında kimin daha iyi ve güzel davranışlar sergileyeceğini tespit etmek ve insanı kendi yaptıklarında şahit tutmak suretiyle hayat ve ölümü yaratmıştır.

Dünya hayatının son bulmasıyla insanın ikinci ve sonsuz hayatı başlayacaktır. Dünya hayatında kim daha güzel ve iyi amel (güzel işler) yaparsa ve kulluğunu en güzel biçimde yerine getirirse ahirette cennetle ödüllendirecektir.

Dünya hayatında insanların yaptığı kötü ve çirkin davranışlar ve özellikle kul hakları ile işlenen günahların karşılığında ahirette ceza olarak cehennem verilecektir.

İşte cennetlikleri ve cehennemlikleri tespit edip belirlemek üzere Allah ölümü ve hayatı yarattı.

Ne mutlu Allah’ın razı olduğu  bir dünya hayatını geçirip, ahirette kurtuluşa erenlere…

 Efkan VURAL

 Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: 

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:

لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ

Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete giremezler.

(Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.)

10 Eylül 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 10.09.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:CUMA NAMAZI: HAFTALIK BULUŞMAMIZ

                    CUMA NAMAZI: HAFTALIK BULUŞMAMIZ


Muhterem Müslümanlar!

Yine böyle bir Cuma günüydü. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), meşakkatli hicret yolculuğunun sonunda Medine’ye yaklaşmıştı. “Rânûnâ” denilen yere vardığında ise öğle vakti girmişti. Allah Resûlü (s.a.s), coşkuyla kendisini karşılamaya gelen müminlere orada hutbe irad etti ve ilk Cuma namazını kıldırdı.

Hicret esnasında gerçekleşen bu hadiseyle birlikte Cuma günü, Müslümanların bir araya geldikleri haftalık bayram günü olarak belirlenmiş oldu. Bizler de o günden beri her Cuma, büyük bir sevinç ve heyecan yaşıyoruz. Zira Cuma, haftalık dirilişimize vesile olan müstesna bir gündür. Gündelik meşgalelerden, dünyevî kaygılardan sıyrılıp Rabbimizin huzuruna duruşumuzun adıdır. Duaların geri çevrilmeyeceği bilinciyle Allah’a yakarışın, kulluk ahdimizi yenilemenin vaktidir.

Aziz Müminler!

Bugün yerine getirmemiz gereken en önemli sorumluluk, Cuma namazını eda etmektir. Hutbemin başında okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.”[1]

Rabbimizin bu ayetine gönülden bağlı müminler, dünyevî her

 türlü meşguliyeti terk ederek Cuma namazına hazırlanır.

 Peygamber Efendimiz (s.a.s)’i örnek alarak mümkünse gusleder.

 Güzelce abdest alır. Kıyafetinin temiz olmasına özen gösterir.

 Hoş kokular sürünür. Camiye vardığında, ibadetin ruhuna uygun

 davranır. Safların düzgün olmasına riayet eder. Gürültü

 yapmaktan, kardeşlerini rahatsız etmekten kaçınır.

Cuma hutbesini, ibadet şuuruyla, sessizce ve can kulağıyla dinler. Zira hutbe, Cuma namazının bir şartıdır. Hutbe esnasında konuşmak, cep telefonuyla ya da başka şeylerle meşgul olmak, hutbenin özünden uzaklaşmaya ve sevabından mahrum kalmaya neden olur. Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in ikazı gayet açıktır: “Cuma günü imam hutbe okurken konuşan arkadaşına ‘Sus!’ bile desen, hatalı bir iş yapmış olursun.”[2]

Kıymetli Müslümanlar!

Dinen geçerli bir mazereti olmadığı halde Cuma namazını ihmal

 etmek büyük bir günahtır. Allah Resûlü (s.a.s), bu konuda

 ümmetini şöyle uyarmaktadır: “Her kim önemsemediğinden

 dolayı Cuma namazını üç defa terk ederse kalbi mühürlenir.”[3]

Öyleyse, güneşin doğduğu en hayırlı gün[4] olan Cuma’nın feyiz

 ve bereketinden istifade edelim. Bugünü hep birlikte Allah’ı

 anıp O’na ibadet etmeye, kardeşlik bağlarımızı güçlendirmeye

 vesile kılalım.  Çocuklarımızı sevgiyle Cuma namazına

 alıştıralım, gençlerimizi Cumanın huzuruyla buluşturalım. Asr-ı

 saadette olduğu gibi her Cuma ailece camiye koşalım. Hutbemi

 Sevgili Peygamberimizin şu hadisiyle bitiriyorum: “Kim

 güzelce abdest alır, Cumaya gelir ve hutbeyi can kulağıyla

 dinlerse, o Cuma ile gelecek Cuma arasındaki günahları

 affolunur.”[5]



[1] Cum’a, 62/9.

[2] Müslim, Cum’a, 11.

[3] İbn Mâce, İkâmet, 93.

[4] Müslim, Cum’a, 18.

[5] Müslim, Cum’a, 27.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

6 Eylül 2021 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, (onu bilemeyen) kör gibi olur mu? (Bunu) ancak akıl sahipleri anlar.
                    Ra’d Suresi 19. Ayet

5 Eylül 2021 Pazar

Peygamberimizin Hadis-i Şeriflerinden Mesaj Var-25

 

Hadis-i Şeriften Mesaj Var

Helal Yolda Yürümek Harama Yaklaşmamak

İnsanlar hayatlarını sürdürebilmeleri ve refah içinde yaşayabilmeleri için rızık peşinde koşmalıdırlar.

Rızkımızı helal yollardan elde etmeye çalışmalıyız.

Hiçbir uğraş vermeden, eziyet çekmeden, çalışıp çabalamadan geçimimizi sağlayamayız.

Dünya hayatını huzurlu, sağlıklı ve rahat geçirebilmek için maddi ve manevi ihtiyaçların yerine getirilmesi şarttır.

Maddi ihtiyaçlarımızı elde etmek için helal yolları kullanarak çalışıp rızkımızı temin etmeliyiz. İşimize gücümüze haramı karıştırmamalıyız. Kazancımızı elde ederken yalandan ve hileden uzak durmalıyız. Yaptığımız her türlü faaliyetler helal çizgi üzerinde olmalıdır.

Dinimizin yasakladığı haram olan şeyleri yaşam alanlarımızın her köşesinden uzakta tutmalıyız.

Resmi işlerimizde, ticari faaliyetlerimizde, kazancımızda, üretim faaliyetlerimizde, tarımsal işlerimizde ve bil umum yaptığımız her işimizi helal yoldan yapmalıyız. Haramı haram bilip, her daim haramdan ve şüpheli olan şeylerden uzak durmalıyız.

Peygamberimiz Hz. Muhammed bir hadis-i şerifinde bu konuda bize şöyle mesaj vermektedir:

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:

”(Rızık temin ederken)helal olanı alın haram olanı terk edin.” (İbni Mace,Ticaret,2.)

Peygamberimizin bu hadisinde bize vermiş olduğu mesajı iş hayatımızda kısaca şu şekilde uygulamaya çalışabiliriz:

1-Öğrencilik hayatımızda, ders ve sınavlarımızda usulsüzlük yapmamalıyız.

2-İş ve çalışmalarımızda dürüst olmalıyız.

3-Çevremizde yaptığımız davranışlarımızla güven vermeliyiz.

4-Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı düşünerek, ölçerek ve aklımızı kullanarak yerine getirmeliyiz.

5-İş ahlakımızdan yalan, hile ve dolandırıcılığı tamamen uzaklaştırmalıyız.

6-Her daim çalışkan, samimi ve dürüst olmalıyız.

7-Rızkı veren Allah’tır. Bize düşen çalışmak ve gayrettir. Rızık konusunda endişeye kapılıp, yalan ve hileye baş vurmamalıyız.

8-Kazancımızı helal yollardan elde etmeye çalışmalıyız.

9-İşimize besmele ile (Allah’ın adıyla) başlamalıyız. Allah’ın adıyla işimize samimi olarak başlarsak, harama düşmekten korkar, Allah’tan utanır ve bu durumu hatırımızdan çıkarmamış oluruz.

10-Yaptığımız iş ve davranışlarımızda (her türlü faaliyetlerde) Allah’ın bizi her daim gördüğünü, meleklerin de izleyip kayıt ettiklerini düşünmeliyiz. Bu şekilde de haramdan ve günahtan uzak durmaya çalışırız.

Ne mutlu helal-haram çizgisini takip edip, helal yoldan rızıklarını kazananlara…

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

4 Eylül 2021 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:

اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ


Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.

(Tirmizî, Cum’a, 80)