18 Ocak 2017 Çarşamba

İyilik ve Yardım





Dinimizin önerdiği ve insan olmamızın gereği olan İyilik ve yardım ahlaki davranışlarımızdandır.
Yardım etmek ve iyilik yapmak güzel davranışların başında yer alır. Yardım ve iyilik yapmak insanı mutlu eder.
İhtiyaç sahibi kimselere yapılan yardımlar dolayısıyla, toplumun huzur ve güveni artar.
Çevremizde ihtiyaç sahibi olan kimselere yardım etmeliyiz.
Ülkemize sığınmış olan ihtiyaç sahibi  yabancılara, komşu ülkelerde ve dünyanın diğer ülkelerinde sıkıntı yaşayan kimselere, inancına bakılmaksızın ve  hiçbir ayırım yapmadan yardım edilmelidir.Ancak yapılacak yardımlarda en yakınlarımızdan başlamalıyız.
Yaptığımız yardımları ve iyilikleri  hiçbir menfaat gözetmeksizin yapmalıyız.

Türk toplumu olarak geçmişten günümüze kadar uzanan yardımlaşma duygusu  halen tam hızıyla sürdürülmekte, nerede bir afet, savaş yada kötü bir olay olsa uzaklığı, dili, dini, ırkı ne olursa olsun Türk yardım kuruluşlarını orada görmekteyiz. Gittikleri yerlerde  gıda yardımı yapılıyor, ilaç yardımı yapılıyor,maddi ve manevi yardımlarda bulunuluyor. Yardımlar kurumsal olarak yapılmaktadır.

Dinimizde yardım ve iyilik yapmanın üstün bir meziyet olduğu bildirilmiştir.
Yüce Allah Kur’an’ı Kerim’de iyilik ve yardım ile ilgili şöyle buyurmaktadır:
“Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever.”    (Bakara Suresi, 195)

“Gerçek şu ki, Allah zerre ağırlığı kadar haksızlık yapmaz. (Bu ağırlıkta) Bir iyilik olursa, onu kat kat kılar ve Kendi yanından pek büyük bir ecir verir. “   (Nisa Suresi, 40)

“Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse, onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.” (En'am Suresi, 160)

“Ve sabret. Gerçekten Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.” (Hud Suresi, 115)

“Şüphesiz Allah korkup-sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir.”   (Nahl Suresi, 128)

Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) de  iyilik ve yardımla ilgili şöyle buyurmaktadır:

"Bir mümin, aç bir mümini doyurursa, Allah da o kimseyi cennet meyveleriyle doyuracaktır. Yine bir mümin, susuz kalan bir mümine bir şeyler içirip susuzluğunu giderirse, Allah kıyamette ona (misk ile mühürlenmiş lezzetli bir içecek olan) 'Rahîk-ı Mahtûm'dan içirecektir. Yine bir mümin, elbiseye ihtiyacı olan bir mümini giydirirse, Allah da ona cennetin yemyeşil elbiselerinden giydirecektir." (Tirmizî, Kıyâme, 18)



“Kim helal kazancından bir hurma miktarı sadaka verirse -ki Allah sadece helâl olanı kabul eder- Allah o sadakayı büyük bir hoşnutlukla kabul eder…” (Buhari, Zekat, 8)

"Allah için size sığınan kimseye sığınak olun. Allah için isteyen kimseye verin. Sizi davet edene icabet edin, size bir iyilik yapana karşılığını verin. Eğer onun karşılığını verecek bir şey bulamazsanız, karşılıkta bulunduğunuzu kanaat getirinceye kadar ona dua edin." (Ebu Dâvud, Zekat, 38)

"Çorba pişirdiğinde suyunu biraz fazla koy, sonra komşularına bak, uygun bir şekilde çorbadan onlara ikram et." (Müslim, Birr, 143)

"Müslüman Müslümanın (din) kardeşidir. Ona zulmetmez. Onu düşman eline vermez (himaye eder). Her kim Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Her kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse Allah da onun (bu iyiliği) sayesinde kıyamet sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim dünyada, bir Müslümanın (ayıbını) örterse Allah da kıyamet günü onun (ayıbını) örter." (Mülim, Birr, 58)

"Müslümanlar arasında kim bir yetimi yiyecek ve içeceğini üstlenecek şekilde sahiplenirse, affedilmeyecek bir günah işlememişse, Allah onu mutlaka cennete koyar." (Tırmizi, Birr, 14)

Peygamber(s.a.v.) bize şu yedi şeyi emretti: "Hastayı ziyaret etmek, cenazeyi (kabre kadar) takip etmek, aksırana Allah'tan rahmet dilemek, zayıfa yardım etmek, mazluma yardım etmek, selâmı yaymak ve yemin edenin yeminini tasdik etmek." (Buhari,İsti'zan,8) 

"Sayma ve sayarak verme! Yoksa Allah da sana sayarak verir." (Nesai,Zekat,62)

Yukarda ki ayet ve hadislerde  görüldüğü gibi yardım ve iyilik yapmak çok önemli bir ibadettir. Elimizden geldiğince,yoksul ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye çalışmalıyız.

Allahın  hepimize ,iyilik yapma imkanı ve iradesi  vermesini diliyoruz…



Ne mutlu yaptığı iyilikler yüzünden mükafatlandırılanlara…


 Efkan VURAL

Bu yazı aşağıdaki sitelerde yayınlanmıştır:




1 Ocak 2017 Pazar

Ömrümüzden bir yıl daha geçti:2016


                  Ömrümüzden bir  yıl daha geçti:2016                  


                                 

                                                

Daha dün gibi hatırlıyoruz 2016 yılına girmiştik. Koca bir yıl geçti. 2016 yılı  acısıyla tatlısıyla elimizden  çıktı gitti.
Yeni bir yıl olan 2017’ye adım atmış olduk.  Bu yıl da eski yıllar gibi  ömrümüzden  harcayacağımız bir yıl  olacaktır.
2O17 yılı da diğer yıllar gibi hemen gelip geçecektir.  Şimdiden  yaşadığımız anı iyi değerlendirmeliyiz.
Geçmiş yıllarda planlayıp yapamadığımız şeylere takılıp kalmamalıyız. Yeni şeyler planlayarak hayatımızı  sürdürmeliyiz.
Yeni yılı yeni bir fırsat olarak görmek ve ona göre iyi değerlendirmek gerekir.
Zaman su gibi akıp gitmektedir.  Vaktimizi çok iyi değerlendirmeliyiz. Bu konuda Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) bize şöyle uyarıda bulunmaktadır:
 “İki nimet vardır ki insanların çoğu (onları değerlendirme hususunda) aldanmıştır: Sağlık ve boş zaman.” (Buhari, Rikak, 1)
2017 yılını güzel bir şekilde geçirmek için  sizlere bazı önerilerim olacaktır.
Bunlar;
1-Mutlu olmak için kendinizi motive dediniz.
2-Yapacağınız işleri önem sırasına göre belirleyiniz.
3-Planlama yapınız. Yaptığınız plana uymaya çalışınız.
4-Yaptığınız işe odaklanın,işinizi en iyi bir biçimde yapınız.
5-İşiniz dışında da bazı uğraşlarınız olsun.
6-Beslenme alışkanlığı gibi kitap okumayı da hayatınıza ekleyiniz. Elinizin altında her zaman okuyacağınız bir kitabınız olsun.
7-Çevrenizdeki sosyal aktivitelere katılınız.
8-Aile  ortamını sevgi ve mutluluğa çeviriniz.
9-Çevrenizdeki  insanlarla, komşu ve akrabalarınızla iyi geçinmeye çalışınız.
10-Hasta,düşkün ve engelli kimselerle ilgilenmeye çalışın.
11-Çevrenizde her zaman olumlu olmaya çalışın.
12-Karamsarlıktan uzak olunuz.
13-Sahip olduğunuz nimetlere şükrediniz.
14-Yüce yaratıcımız Allah’a özel olarak ibadet etmeye çalışalım.
15-Her  türlü gayret göstererek milletimize hizmet etmeye çalışalım.
16-Milli ve manevi değerlerimize sımsıkı sarılalım.
17-Milli  birlik ve beraberliğimizi  pekiştirmeye çalışalım. Bunun için söz ve  davranışlarımıza özen gösterelim.
18-Her şeyden önce derdimizin Vatan olduğunu aklımızdan çıkarmayalım.
19- Vatanımızın bütünlüğü, milletimizin birlik ve beraberliği  için her zaman uyanık olmalıyız.
Yukarda ki, öneri  ve temennilerle 2017 yılının hepimize hayırlı ve uğurlu olmasını Yüce Allah’tan dilerim.

İyi  seneler! 





Bu yazı aşağıdaki sitelerde yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:





30 Aralık 2016 Cuma

Arabuluculuk


                            

Hayatın yoğun bir atmosfer içinde geçtiğini düşünürsek,insanlar stres ve sıkıntılarla
baş edemediği durumlarda yakın çevresindeki kişilere yerli yersiz hareketlerle kırıcı davranışlarda bulunmaktadırlar. Bu durumda dargınlıklar meydana gelmektedir. Küçük gibi görünen bu dargınlıklar daha sonra düşmanlığa dönüşebilmektedir.

Çevremizde gördüğümüz dargınlıkları kaldırarak sevgi ve hoşgörü ortamları
oluşturmalıyız. Bu da bizim toplumsal görevlerimizdendir. Toplumda herkesin barış
ve sevgi içinde yaşaması için hepimizin gayret göstermesi gerekir.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:” Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler; öyle ise
dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin....” (Hucurat suresi,10.ayet)
“O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve
Resûlüne itaat edin..” (Enfal suresi,1.ayet)
"Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur; ancak sadaka vermeyi yahut iyilik
yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi gözeten kimseler müstesna. Bunları,
Allah'ın rızasını kazanmak için yapana büyük ecir vereceğiz." (Nisa suresi,114.ayet)

Sevgili peygamberimiz müslümanlara arabuluculuk yapmalarını tavsiye etmiştir.
Bir gün Resulullah ashabına: "Size, namaz, oruç ve sadakadan daha üstün bir şey
göstereyim mi?" buyurdu. Onlar: "Evet, ya Resulullah, " dediler. Peygamberimiz de
sözüne devamla: "Arabulmak, barıştırmaktır; Çünkü aranın bozulması saçı kökünden
kazır demiyorum, dini kazır." (Tirmizî, Kıyâme, 56), buyurdu.

Yine Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
“... Bir müslümanın din kardeşini üç günden fazla terk etmesi (yani dargın durması)
helâl olmaz," (Müslim, Birr ve Sıla, 23)

Başka bir hadislerinde de Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Halkın arasını
düzelten ve bunun için iyilik kasdiyle söz taşıyan ve yine iyilik düşüncesiyle yalan
söyleyen, yalancı değildir." (Buhârî, Sulh, 1).

Evet ,çevremizdeki dargınlıkları gidermek için elimizden geleni esirgemeyelim.

Herkesin dostluk ve kardeşlik içinde yaşaması için gayretli olmaya çalışalım…


Bu yazı aşağıdaki sitelerde yayınlanmıştır:





Arkadaşlık






Yalnız başına yaşamak mümkün değildir. İnsanoğlu her zaman muhtaç bir varlıktır.
İnsan ne kadar güçlü ve varlıklı olursa olsun her an birine muhtaç olabilir.

Hastalık ve sıkıntılı anlarda birilerine ihtiyaç duyarız. Onun için iyi günde de kötü günde de, her zaman dost ve arkadaşlarımız olmalıdır.

 Kişiler, yaşamları sürecinde bir çok arkadaş edinirler. Arkadaş seçimi çok önemlidir. İyi arkadaşlar yanında kötü arkadaşlar da olabiliyor. Çok dikkatli olmak lazımdır.

Bir düşünürün dediği gibi, “Arkadaşını söyle,sana kim olduğunu söyleyeyim.”

Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v) de şöyle buyurur: ”Mü’min, mü’min
kardeşinin aynasıdır.”(Ebu Davut,edep,49.)
Yine Peygamberimiz başka bir hadisinde  şöyle buyurmaktadır: “İnsan sevdiği ile
beraberdir.”(Buhârî, Edeb, 96)

İyi ve örnek davranış sergileyen dürüst ve çalışkan kişilerle arkadaş olmaya
çalışmalıyız. Allah ve Resulünü gerçekten seven kişilerle dost olmalıyız.






Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar
Allah'ın nimetine eriştirdiği peygamberlerle, dosdoğru olanlar, şehitler ve iyilerle
beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!” (Nisa suresi 69.ayet)

Her zaman arkadaşlarımıza dikkat etmeliyiz. Arkadaşımızın iki yüzlü ve fesat
olmamasına dikkat etmeliyiz. Arkadaşlarımız bizi kötü şeylere yöneltiyorsa onlardan
uzaklaşmalıyız.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “... Şeytan kime arkadaş olursa, o, ne kötü bir
arkadaştır!.”(Nisa suresi,38.ayet)

Arkadaşlıkları geliştirmek için biraz uğraş vermeye çalışalım…

Efkan VURAL


Bu yazı aşağıdaki sitelerde yayınlanmıştır:


Kur’an-ı Kerim’den mesaj var -1



Merhaba,
Değerli okurlar!
Sayfamda sizlere “Kur’an-ı Kerim’den mesaj var” başlığı ile Allah’ın insanlara gönderdiği ilahi bildirileri  hatırlatmaya çalışacağım.

Mesajları  kur’an’dan alıyoruz çünkü,Kur’an-ı Kerim İslam dininin birinci temel kaynağıdır. Fırsat buldukça sizlere Kur’an’dan çeşitli bilgiler vermeye gayret edeceğim. "Bir ayet bir yorum” başlığı ile ilerde yazılar yazmaya çalışacağım.

 Ayrıca ,slam dininin ikinci temel kaynağı olan Hadis-i şerif ve sünnetlerden de “ Bir hadis bir yorum” başlığı ile de ayrıca  mesaj vermeye çalışacağım.

Bugün sizlere ölüm gerçeğinden bahsetmek istiyorum. Dünyaya gelen canlılar dünyayı geçici bir mesken olarak kullanmaktadırlar. Dünyadaki bütün canlıların  bir gün hayatları son bulacaktır. Bu, Yüce Allah’ın kanunudur. Niceleri geldi geçti buradan.Hiç biri dünyadan bir varlık götüremedi öbür tarafa.Her an ölüm gerçeği ile  karşı karşıya olduğumuzu unutmamalıyız. 

İşte bunun için her daim hazırlıklı olmalıyız. Yaptıklarımıza dikkat etmeliyiz.Yaptığımız her  bir  davranışın sonucunda hesaba çekileceğimizi bilmeliyiz. Helal ve haramlara önem vermeliyiz. Her işimizde adaletli olmalıyız. Özellikle kul hakkına riayet etmeliyiz.
İnsanları,hayvanları ve tüm varlıkları sevmeli ve onlara saygı duymalıyız.
Yaptığımız iyilikleri  Allah için yapmalıyız. Her an ölümle karşı karşıya kalacağımızı düşünerek,yapacaklarımızı en güzel bir biçimde yapmaya çalışmalıyız.Yapacağımız bir hatayı tekrar düzeltme şansını bulamayabiliriz. Onun için attığımız her adıma dikkat etmeliyiz.

Hiç ölmeyecek gibi dünyada çalışmalıyız. Yarın ölecek gibi de Allah'a kulluk etmeliyiz.
Dünyayı ahretin tarlası olarak görmeliyiz. Dünyada ne  ekersek, onu ahrette biçeceğimizi düşünerek,bilinçli hareket etmeliyiz.

Öldükten sonra  Allah’a döndürüleceğimizi ve hesaba çekileceğimizi hiç unutmamalıyız.

Yüce Allah Kur'an'ı Kerim'de şu mesaja yer vermektedir::


Her canlı ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.(Ankebut suresi,57. ayet).




Efkan VURAL

Bu yazı aşağıdaki sitelerde yayınlanmıştır:


AHMET

63