7 Mart 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

قُلْ اِنَّ صَلَات۪ي وَنُسُك۪ي وَمَحْيَايَ وَمَمَات۪ي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ

De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.
               (En'âm Sûresi,162. Ayet)

6 Mart 2022 Pazar

Hadis-i Şerifler aydınlatıyor-15

Birilerinin Yanında Fısıldaşarak Konuşmak

Dinimizde ibadetler çok önemlidir. İbadetlerimizin başında namaz, oruç, zekat, hac ve kurban gelmektedir.

İbadetler kadar ahlaki davranışlarımız da çok önemlidir. Hatta ahlaki davranışlarımızda ibadetten sayılmaktadır. Dinimizde yaptığımız güzel davranışlar ve kaçınığımız kötü davranışlar karşısında sevap alarak cennette ödüllendirileceğiz.

Mesela; yol üzerinde bulunan ve başkalarına zarar veren bir taşı, cam parçasını, teneke parçasını veya diken vb. şeyleri kenara almak ibadet olarak addedilmiş ve karşılığında sevap alınacağı bildirilmiştir.

Allah’ın yasakladığı ve haram kıldığı ve dinimizde hoş karşılanmayan davranışlardan da uzak durmak ibadet sayılmıştır.

Yalan konuşmamak, yalan yere şahitlik yapmamak, İftira ve gıybetten uzak durmak, başkalarını dışlamamak, ayrımcılık yapmamak ve bunun gibi hoş olmayan davranışlardan uzaklaşmak erdemli ve faziletli iyi kimselerin özelliklerindendir.

Toplumsal davranışlarımızda kimseyi incitecek davranışlarda bulunmamalıyız.

Bu konuda peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde bizleri şöyle aydınlatır:

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurur:

“Üç kişi iken ikiniz diğerini bırakıp da fısıldaşmasın Böyle bir durum üçüncü kişiyi üzer.” (Müslim,Selam,38.)

Evet, bu hadis-i şerifle sevgili Peygamberimiz bizi toplumun çokça içine düştüğü bu yanlış davranışa düşmememiz için bizi uyarmaktadır.

Üç kişinin olduğu ortamda ikisi birbiriyle diğerinin duymayacağı bir sesle konuşması uygun değildir. İyi bir Müslümana bu davranış yakışmaz. Böyle bir davranıştan uzak durmalıyız. Bu durum diğer kimseyi üzer. Böyle bir davranış üçüncü kişiyi dışlar ve bize olan güvenini kaybeder. Aradaki dostluk ve arkadaşlığı zedeler ve hatta yok edebilir. Bir ve beraber olma duygusunu zayıflatır. Kişileri ferdiyetçiliğe iter.

İnsanların yalnız başına yaşayıp mutlu olmaları mümkün değildir. Birbirimize muhtacız. Yalnız başına hayatla mücadele zor bir durumdur. Hatta bu imkansızdır.

İşte bundan dolayı arkadaşlarımızı ve yakınlarımızı dışlamadan ilişkilerimizi sürdürmeliyiz.

Bir ve beraber olmalıyız.

Efkan VURAL

 Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: 

4 Mart 2022 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

      Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:   

مَا مِنْ مَوْلُودٍ إِلَّا يُولَدُ عَلَى الْفِطْرَةِ


Her çocuk fıtrat üzere doğar  (İslam dinine uygun)

                                Müslim, Kader, 22.


Diyanet İşleri Başkanlığının 04.03.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:BAĞIMLILIK: İNSAN ONURUYLA BAĞDAŞMAYAN HASTALIK

 

BAĞIMLILIK: İNSAN ONURUYLA BAĞDAŞMAYAN HASTALIK




Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Andolsun biz insanoğluna şan, şeref ve nimetler verdik; onları karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel güzel rızıklar verdik ve onları yarattıklarımızın çoğundan üstün kıldık.”[i]

Aziz Müminler!

Yüce Rabbimiz, insanı eşref-i mahlûkat, yani varlık âleminin en şerefli üyesi olarak yaratmıştır. Tertemiz fıtratını korumak, dünya ve ahiret saadetine ermesini sağlamak için ona bazı sınırlar çizmiştir. İnsanoğlunun yaratılış gaye ve hikmetine uygun olan güzellikleri helal kılmış; insanın onur ve haysiyetini zedeleyen, ona zarar veren çirkinlikleri ise yasaklamıştır. Yüce dinimizin yasaklarından biri de insanın iradesini elinden alan, onu bedenen ve ruhen tükenişe sürükleyen bağımlılıktır.

Kıymetli Müslümanlar!

Çağımızda toplumları derinden sarsan önemli bir sorundur bağımlılık. Alkol, uyuşturucu, kumar, sigara ve teknoloji gibi bağımlılıklar çocuklarımızı, gençlerimizi, gelecek nesillerimizi ve bütün insanlığı tehdit etmektedir. Zira bağımlılıkla birçok hastalığa kapı aralanıyor. İnsan onuruyla bağdaşmayan şiddet körükleniyor. Bin bir emekle kurulan yuvalar dağılıyor, ocaklar sönüyor. Haksız kazançla kin ve düşmanlık tohumları ekiliyor. Dijital ekranların esareti altında asıl sorumluluklar unutuluyor, ihmal ediliyor. Nice insan gerçek hayattan uzak, yalnızlık girdabında kayboluyor; hayal dünyasında sahte mutlulukların peşinden koşuyor.

Değerli Müminler!

Bağımlılık, varoluş gayemizi unutturan bir hastalıktır ve her şeyden önce Rabbimizin bizlere bahşettiği akıl, irade, sağlık, ömür, servet gibi nimetlere karşı nankörlüktür. Bizim için takdir edilen insan olma şerefine gölge düşürmektir. Sadece bugünümüzü değil; yarınlarımızı ve ahiretimizi de tehlikeye atmaktır.

O halde bize düşen bağımlılıklara karşı uyanık olmaktır. Beden ve ruh sağlığımızın en büyük düşmanı olan alkol ve uyuşturucu gibi zararlı maddelerin her türlüsünden sakınmak ve sakındırmaktır. Kumar illetiyle ömrümüzü, mal ve servetimizi heder etmemektir.  Teknolojiyi bilinçli kullanmak, vaktimizi beyhûde tüketmemektir. Güzel alışkanlıkların ve ahlakın aile içinde kazanıldığını; yavrularımızın ancak bizim ilgi ve desteğimizle bağımlılıktan uzak kalabileceğini unutmamaktır. Ailemizde ya da çevremizde bağımlı olan varsa danışmanlık ve tedavi merkezlerine yönlendirmektir.

Kıymetli Müslümanlar!

Hutbemi Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu uyarısıyla bitiriyorum:

“Kıyamet gününde insanoğlu şu beş şeyden hesaba çekilmedikçe Rabbinin huzurundan bir yere kımıldayamaz: Ömrünü nerede ve nasıl geçirdiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazandığından, malını nerede harcadığından, bildiği ile amel edip etmediğinden.[ii]



[i] İsrâ, 17/70.

[ii] Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 1.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

28 Şubat 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۜ


Kim peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.

                            Nisâ Sûresi,80. Ayet

27 Şubat 2022 Pazar

Kur’an ayetleri aydınlatıyor-15

 

Ey İman Edenler! İman Ediniz

Allah’ın insanları yaratmasının en önemli nedeni, insanın Rab’ını tanıması ve O‘na kulluk etmesidir. İnsanın manevi ihtiyaçlarının en başında din ve iman gelmektedir.

İslam dinine girme ve Müslüman olmanın ilk şartı iman etmektir. İnsanın kurtuluşa ermesi ve ahirette cennetle ödüllendirilmesi için bir takım inanılması gereken şeyler vardır.

Mü’min olmak için nelere inanılması gerektiği Yüce Allah tarafından Kur’an-ı Kerim’de bildirilmiştir.

Bu konuda Yüce Allah bizi şöyle aydınlatmaktadır:

Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:” Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.” (Nisâ Sûresi,136. Ayet)

Bu ayet-i kerimede Allah inananlara imanın şartlarından 5 tanesini bildirmektedir.

Yüce Allah bu ayette Mü’minlere ilginç bir şekilde hitap etmektedir. Şöyle ki; “Ey iman edenler! İman ediniz.” Allah iman edenlere iman ediniz diyor.

İnananlara neden iman ediniz denmektedir. Bunun sebebini şöyle açıklamak mümkün olabilir.

1-İman kesin olmalıdır.

2-İman söz ile değil, kalp ile tasdiktir.

3-İman devamlı ve daim olmalıdır.

4-İmanda nelere inanılması gerektiği bildirilmiştir.

5-İman edenler içinde imanı zayıf olanlar, başka din mensupları ve iki yüzlüler olabileceği düşüncesiyle bu ayet bildirilmiştir.

6-Kur’an’ın her çağa hitap etmesi nedeniyle bugün inananların nelere inanması gerektiğini bilmemiz için bu ayet bize bilgi vermektedir.

Bu ayette bildirilen imanın şartlarından Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur. Hem dünya yaşamını ve hem de ahiret hayatını mahvetmiş olur.

Ne mutlu gerçek anlamda Allah’a iman edenlere ve kurtuluşa erenlere….

Efkan VURAL

 Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: 

 

26 Şubat 2022 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:   

خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ

En hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.

The most dutiful amongst you is the one who learns and teaches the Qur'an.

Buhari, Fezâilü’l-Kur’an, 21. Tirmizi, Sevâbü’l-Kur’an, 15. İbn Mace, Mukaddime, 16. Darimî, Fezâilü’l-Kur’an, 2.