Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
أَحَبُّ اْلأَعْماَلِ إِلىَ اللهِ تَعاَلىَ: أَدْوَمُهاَ، وَإِنْ قَلَّ
“Amellerin Allah’a en sevimli olanı: az da olsa devamlı olanıdır”.
Müslim: Salâtü’l-Müsafirîn 218
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
أَحَبُّ اْلأَعْماَلِ إِلىَ اللهِ تَعاَلىَ: أَدْوَمُهاَ، وَإِنْ قَلَّ
“Amellerin Allah’a en sevimli olanı: az da olsa devamlı olanıdır”.
Müslim: Salâtü’l-Müsafirîn 218
Hadis-i Şerifler aydınlatıyor-5
İslam Dini İnsanı Fabrika Ayarlarında Formatlar
Her şeyi yaratan ve yoktan var eden Yüce
Allah’tır.
Allah’ın kendisi her zaman var olmuştur.
O’nun hiçbir an yokluğu düşünülemez. O hep vardır ve her zaman var olacaktır.
Yüce Allah uçsuz bucaksız evreni
yarattı. Evren içerisindeki dünyada da insanı ve diğer tüm canlı varlıkları
yarattı.
Allah yaratmış olduğu tüm varlıklar için
bazı yaşam kanunu ve kuralları koymuştur. Şöyle ki , balıkları suda insanları karada yaşayabilecek özellikte yaratmıştır. Bazı canlılara da hem
karada ve hem de suda yaşaya bilme özelliği vermiştir.
Balığı sudan dışarı çıkarırsanız bir
müddet sonra hayatını kaybedecektir. İnsan da su içerisinde oksijen alamaz ve
boğulur.
Balıkların sudan insanların ise havadan
oksijeni alarak yaşayabilmesi Yaratıcının koyduğu bir kanundur.
Bunun gibi Allah insan oğlu için dünya
yaşamında uygulamasını istediği bazı ilke ve kurallar belirlemiştir. Bu ilke ve
kuralları Peygamberleriyle insanlara bildirmiştir.
Allah’ın en son bildirdiği ilke ve
kurallar, İslam dini ile kıyamete kadar değişmeden devam edecektir.
İnsanların yaratılış özelliklerine uygun
olan bu din kuralları dünya ve ahiret saadetini kazandıran yegane bir yoldur.
Bu yol Hz.Muhammed’in öğrettiği İslam
dinidir. İslam dinini Kur’an ve sünnet çizgisinde doğru bir şekilde yaşamak
durumundayız. Bu bizim yaratılışımızdan gelen bir ihtiyaçtır.
Bu konuda sevgili Peygamberimiz
bir hadisinde bizi şöyle aydınlatıyor:
Peygamberimiz Hz.Muhammed
(s.a.v.) şöyle buyurur:
“Her doğan, (İslâm) fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.”
(Buhârî, Cenâiz 92; Ebû
Dâvut, Sünne 17; Tirmizî, Kader 5.)
İnsanın yaratılıştan getirdiği özellikler İslam dininin özüne
uygun bir biçimdedir.
Bu Allah ve din duygusu başka inanç ve felsefe ile doldurulmaya
çalışıldığı takdirde insanoğlu huzur,
güven ve mutluluğa eremeyecektir. Çünkü girdiği yol ve düşünceler onun
yaratılışına uygun değildir.
Hiçbir şeye inanmayanlar da zamanla boşluğa düşerek ve şeytanın
tuzağına kapılarak karanlık ve çıkmaz yola girerler.
İnsanın yaratılıştan getirdiği bazı temel ihtiyaçlar vardır.
Bunlar: Yeme içme, giyinme, ısınma, barınma, kazanma, gezme, sevme, sevilme, merhamet,
İnanma, güvenme, Yüce bir varlığa ibadet etme gibi birçok söylenebilir.
Bu ihtiyaçları doğru ve sağlıklı bir şekilde gidermeliyiz. Maddi
ihtiyaçlar yanında manevi ihtiyaçlar da çok önemlidir. Maddiyat bakımından
doyuma ulaşan kimselerde manevi ihtiyaçlarda eksiklik varsa mutlu olamazlar.
Bunlar manevi gereksinimlerini de gidermelidirler. Ancak bu şekilde mutluluğa
erişebilirler.
İnsanların manevi gereksinimleri İslam dini ile
giderilebilir. İnsanı Yaratan Allah onu en iyi tanıyandır.
Allah İnsanların
gereksinimlerini giderecek, dünya ve ahiret hayatında mutluluğa eriştirecek
kuralları İslam dini ile belirlemiş ve Hz.Muhammed’i Peygamber olarak
göndermiştir.
İslam Dini insanın yaratılış özelliklerine uygun olan ve kıyamete
kadar geçerli olan tek dindir.
Yani insanın fabrika ayarlarına en yakın ve değişmeyecek son sürüm
olan din; Hz.Muhammed’in öğrettiği İslam
dinidir.
Hayatımızı düzgün yaşayabilmek için; zaman zaman fabrika
ayarlarımıza Allah’ın Kitabı Kur’an ve Peygamberimizin sünnetiyle ayar
vermeliyiz.
Allah’ın kitabı Kur’an’a ve Peygamberimiz Hz.Muhammed’in sünnetine
uymakla mutluluğun ve huzurun kapısını
aralamış oluruz..
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةًۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَۚ
Rabbinize gönülden ve gizlice yalvarın. Doğrusu O aşırı gidenleri sevmez.
İSLAM, TEMİZLİĞİ EMREDER
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: “Temizlik, imanın yarısıdır.”[2]
Aziz Müminler!
Kıymetli Müslümanlar!
Temizlik, maddi olduğu kadar, manevi anlamda da güzelliğe erişmektir. Ruhu yoran ve gönül aynasını karartan manevi kirlerden uzaklaşmaktır. Dış dünyamız gibi gönül hanemizi de tertemiz tutarak huzur bulmaktır.
Temizlik, kul olduğumuzu, yaratılış gayemizi unutturan her türlü hatalı tutumu terk etmektir. Kendimizi günah ve haramdan uzak tutmaktır. Öfke ve haset, kin ve nefret, yalan ve iftira, kibir ve riya gibi manevi hastalıklardan arınmaktır. Allah’ın rızasına, güzel ahlâka ve helâl olana yönelmektir.
Değerli Müminler!
Manevi anlamda arınmaya gayret eden Müslüman, maddi temizliğine de özen gösterir. Temiz yaşamak ve sağlığını emanet bilerek korumak, müminin erdemidir. Dininin direği, gözünün nuru olan namaza abdestle hazırlanan her mümin, en çok kirlenen uzuvlarını günde en az beş defa temizlemiş olur. Peygamber Efendimizden aldığı terbiye gereği, kişisel bakımına dikkat eder. Bedenini, giysilerini, evini ve çevresini temiz tutar.
Aziz Müminler!
Resûl-i Ekrem (s.a.s), insanların çoğunun değerini bilemediği iki nimetten birinin sağlık olduğunu söylemiştir.[3] Özensiz davranarak sağlığını tehlikeye atmanın sonucu elbette pişmanlıktır.
O halde, salgın hastalıkla mücadele ettiğimiz şu günlerde, temizliğe her zamankinden daha fazla dikkat edelim. Maske ve mesafe kuralına uyarak çevremize olan saygımızı, yakınlarımıza olan sevgimizi ve Allah’a karşı sorumluluğumuzu gösterelim. Toplum sağlığımızı en az kendi sağlığımız kadar değerli görelim. Tedbirde ihmalin, Rabbimiz katında vebal olduğunu unutmayalım.
[1] Bakara, 2/222.
[2] Müslim, Tahâret, 1.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
|
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir (Tirmizî, İlm, 14.) |
Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler):
MUAHHİR
Allah'ın en güzel isimleri olan "Esmaü'l-Hüsnâ" dan biri de el-
Muahhir’dir.
“Geriye bırakmak, geride tutmak”
anlamındaki te’hîr kökünden sıfat olan muahhir “geriye
bırakan, erteleyen” demektir.
İstediğini geri bırakan, geciktiren, istediğini geri alan demektir.
Dilediğini geri bırakan, erteleyen. Dilediğini sona alan,
erteleyen, alçaltan.
El-Muahhir: Dilediğini geri koyan.
El-Muahhir: Dilediğini sona bırakır.
El-Muahhir: Dilediğini arkaya
bırakan O'dur.
El-Muahhir: Dilediğini geri bırakan.
Tehir eden O'dur.
Allah Teâlâ, hikmeti gereği geri bırakılması gerekenleri geri
bırakır. El Mukaddim ismi ile el-Muahhir simi
esasen beraber değerlendirilmelidir.
Bazen Allah Teâlâ, kulların istediklerini bir hikmeti gereği geri
bırakır. Her şeyin bir hikmeti vardır. İmtihan dünyasında
olduğumuzu unutmamamız gerekir.
Yüce
Allah Kur’an-ı Kerimde bazı ayetlerde şöyle buyurmaktadır:
“Hiçbir millet, ecelinin
önüne geçemez, ve onu geciktiremez.” (Hicr Suresi 5. Ayet)
“Sakın Allah'ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma;
gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne kadar onları
ertelemektedir.” (İbrahim Sûresi,42.Ayet)
“Eğer Allah, insanları kazandıkları yüzünden hemen
cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı
bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar
erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar).
Çünkü Allah, kullarını
hakkıyla görmektedir.”(Fâtır Suresi 45. Ayet)
“Andolsun, eğer biz onlardan azabı sayılı bir süreye kadar
ertelesek, mutlaka «Onun gelmesini engelleyen nedir?»
derler. Bilesiniz ki, kendilerine azap geldiği gün, bir daha
onlardan uzaklaştırılacak değildir. Ve alay etmekte oldukları
şey, onları
çepeçevre kuşatacaktır.” (Hûd Suresi 8. Ayet)
(Bu yazı,Diyanet İslam Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)
(Devam edecek)
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
مَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لِتَشْقٰىۙ
اِلَّا تَذْكِرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۙ
Biz Kur’an’ı sana mutsuz olasın diye indirmedik.
Ancak Allah korkusu taşıyanlar için öğüt olsun diye indirdik.
(Tâhâ Suresi,2-3.Ayetler)