Şeytan hakkında, “Her kim onu dost edinirse, mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler” diye yazılmıştır.
(Hac Suresi 4. Ayet)
Hadis-i Şerifler aydınlatıyor-3
Cuma günü boy abdesti almak.(Haftalık temizlik)
Sevgili peygamberimiz Müslümanlara ve tüm insanlığa hadisleriyle ışık tutmaktadır. Dünya yaşamında Peygamberimiz bize en güzel örnektir. O bize dinen uygun olan şeyleri bildirmiştir.
Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) her
hafta en az bir kere tepeden tırnağa yıkanmak suretiyle temizlik yapmamızı
önermiştir.
Peygamberimiz temizlik konusunda bizi aydınlatmaktadır:
Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurur:
“ Cumaya geleniniz(Cuma gününe ulaşan kimse) gusletsin (bütün
vücudunu yıkasın) (Buhari,Cuma,2,5. Müslim,Cuma,1,2,4.)
Peybamberimiz her Cuma boy
abdesti alarak vücut temizliğimizi
yapmamızı istemektedir. Bu temizliği Cuma gecesi veya gündüzü yapabiliriz.
İslam dininde temizlik en
önemli hususlardan biridir. Temiz olmak tüm ibadetlerin ön şartıdır. Özellikle
namaz öncesi abdest almak en büyük temizliktir.
Cuma günü,bayram günü,
yolculuğa çıkarken,Hac ve umre için ihram giymeden önce yıkanmak ve boy abdesti
almak dinimizce uygun görülmüştür.
Bu arada boy abdesti
alınması gerekiyorsa, yıkanmanın farz olduğunu da hatırlatmakta yarar vardır.
Temizlik her şeyin
başıdır. Peygamberimize ilk gelen ayetlerde temizlik üzerine durulmuştur.
Yüce Allah Kur’an’da şöyle
buyurmuştur:
“…Elbiseni temiz tut.Her
türlü pislikten uzak dur.” (Müddessir
Suresi 4.5. Ayetler)
Peygamberimiz de "Temizlik
imandandır." (Müslim, taharet 1.)
buyurarak, temizliğin önemini belirtmiştir.
Temizlik kurallarına
uyarak hem dinimizin emirlerini yerine getirmiş oluruz ve ham de sağlığımızı
korumaya çalışırız.
Maddi ve manevi
temizliğimize dikkat ederek hayatımızı sürdürmeliyiz.
Beden temizliğimiz yanında
ruh ve kalp temizliğimize de önem vermeliyiz. Sağlığımızı korumak için hem
bedenen ve hem ruhen temiz ve rahat olmalıyız.
Ne mutlu temiz olanlara ve
temiz kalanlara…
|
مَنْ رَأَى مِنْكُمْ
مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ
فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ
|
|
Kim kötü ve
çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin;
eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle
düzeltsin; buna da
gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en
zayıf derecesidir.
( Müslim,
Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.)
|
Allah'ın
en güzel isimleri olan "Esmaü'l-Hüsnâ" dan biri de el-Vâhid’dir.
Vâhid
ve ahad kavramları Allah hakkında kullanıldığında, “bölünmesi (tecezzî, inkısâm)
ve sayısının artması (tekessür) mümkün olmayan bir, tek, yegâne varlık”
mânasını ifade eder. Buradaki birlik, herhangi bir sayı dizisinin ilk basamağı
anlamında değildir; Allah’ın cüzlerden teşekkül eden birleşik (mürekkeb) bir
varlık olmadığı, benzeri ve dengi bulunmadığı mânasını taşır.
El-Vâhid:
Bir ve tektir.
Vâhid,bölünüp parçalara ayrılmaması ve benzerinin bulunmaması
demektir.
Vâhid:
Zatında, sıfatlarında, işlerinde, isimlerinde, hükümlerinde asla eşi ve benzeri
olmayan bölünmez ve parçalanmaz olan tek olan Zat demektir.
Allah
Teâlâ, tektir, bölünüp parçalara ayrılmaz. Benzeri yoktur. Allah’ın bir olması
sayı bakımından değildir, büyüklük ve yücelik açısındandır. O, bölünmesi ve
artması mümkün olmayan tek bir varlıktır.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde bazı ayetlerde şöyle
buyurmaktadır:
“De
ki: “O, Allah’tır, bir tektir.” (İhlâs Sûresi,1. Ayet)
“Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.” (Bakara Suresi 163. Ayet)
“De
ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, ‘Sizin ilâh’ınız
ancak bir tek ilâhtır” diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa
yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.” (Kehf Suresi
110. Ayet)
“Sizin
İlah’ınız tek bir (ilahtır). (Saffât suresi, 4)
“Senden
önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh
yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye vahyetmişizdir.” (Enbiyâ Suresi 25. Ayet)
De
ki: "Ben sadece bir uyarıcıyım. Gücü her şeye yeten tek Allah'tan başka
tanrı yoktur." (Sâd Suresi 65. Ayet)
“O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hâkim) olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.”(İbrahim Suresi 48. Ayet)
(Devam edecek)
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: