29 Nisan 2022 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 29.04.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:HAYATI HELAL KILABİLMEK

                        HAYATI HELAL KILABİLMEK




Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı iyi ve güzel şeyleri haram saymayın, sınırı da aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez.[i]

Okuduğum hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: 

“Helal de bellidir, haram da bellidir. İkisinin arasında birtakım şüpheli hususlar vardır ki insanların çoğu bunları bilmezler. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve haysiyetini korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur…”[ii]

Aziz Müminler!

Helal ve haram, Rabbimizin dünya hayatında bizim için koyduğu sınırlarıdır. Helal ve haram, sadece yeme ve içmeye indirgenemeyecek kadar geniş kavramlardır. Nezih bir hayatın üzerine inşa edildiği bilincin adıdır helal ve haram. Bu bilinç, özden söze, düşünceden eyleme, giyimden kuşama, yemeden içmeye, alışverişten tüketime, aileden komşuluk ilişkilerine kadar hayatın her anını ve alanını kuşatır. 

Kıymetli Müslümanlar!

Rabbimizin bize tertemiz emanet ettiği fıtratımızı koruyan her söz ve davranış helaldir. Bu fıtratı bozan, iffet, onur ve haysiyetimizi zedeleyen her şey ise haramdır. Helal, Allah’ın rızasına uygun güzelliklerdir. Haram ise, O’nun gazabını celbeden çirkinliklerdir. Helal de haram da imtihanın bir parçasıdır. Helal ile yetinmek de ibadettir, haramdan kaçınmak da. Helali haram, haramı helal saymak ise imana zarar veren büyük bir günahtır.

Değerli Müminler!

Dinimiz İslâm’da helal ve haramı belirlemek Allah’a ve O’nun izniyle Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e aittir. Rabbimiz, helali ve haramı Yüce Kitabında bize öğretmiştir. Resûlullah Efendimiz de nasıl mümince yaşayacağımızı bize göstermiştir. Onun dilinde mümin, bal arısı gibidir. Hep güzel, temiz, helal şeyler yer ve hep güzel şeyler üretir. Hiçbir şeyi ne israf eder, ne de ifsat eder.[iii] O her daim iyinin, güzelin ve salih amellerin peşindedir.

Aziz Müslümanlar!

Kötülükten yüz çevirip hayatımızı iyilikle süslediğimiz müddetçe huzurlu yaşarız. Haramlardan uzaklaştıkça Rabbimizin rahmetine yaklaşırız. Günahlar ile aramıza mesafe koyduğumuz sürece Allah katında yüceliriz. Gönlümüzü sevgi, şefkat, merhamet, sadakat ve samimiyet gibi güzelliklerle donattığımızda istikametimizi buluruz. Kin, nefret, intikam, yalan, hile ile yol alırsak karanlıklarda kayboluruz. Her işimizde helal ile hareket edersek adım adım cennete yürürüz. Harama bulaşırsak sonunda hüsrana uğrar, pişman oluruz.

Kardeşlerim!

Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan’ın bu son Cuma gününde ve bayram arefesinde ebedi hayatımızı bayram kılmak için helal haram çizgisine riayet edelim. Allah’ın koyduğu sınırların dışına çıkmayalım. Efendimiz (s.a.s)’in şu duasına gönülden “amin” diyelim. 

Rabbim! Beni sana çokça şükreden, seni çokça zikreden, senin azabından çekinen, sana hakkıyla itaat eden, sadece senin için eğilen, daima sana yalvarıp yönelen bir kişi eyle![iv]

Kıymetli Müminler!

Hutbemi bitirirken önemli bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Bayrama kavuşmamıza sayılı günler kaldı. Birçoğumuz bugünden itibaren bayramı sevdiklerimizle geçirmek için yola çıkacağız. Gidiş ve dönüş yollarındaki yoğunluk her zamankinden daha fazla dikkatli olmamızı gerektirmektedir. Bu noktada bütün kardeşlerimizi trafik kurallarına uymaya, sabırlı, anlayışlı ve dikkatli davranmaya, birbirimizin hak ve hukukuna saygılı olmaya davet ediyorum.



[i] Mâide, 5/87.

[ii] Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.

[iii] Ahmed b. Hanbel, II, 199.

[iv] İbn Mâce, Duâ, 2.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

25 Nisan 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

Kur'an-ı Kerim'den Mesaj var-51

                               Kur'an-ı Kerim'den Mesaj var:

                              Düşünerek Gerçeği Dile Getirmek

Akıl insana verilmiş en büyük bir nimettir. İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği akıllı bir varlık oluşudur.

Allah’a inanmak ve iman sahibi olmak için akıl yoluyla Allah’ı kavramalı, neye ve niçin iman ettiğini bilmelidir.

İmanın ne olduğunu aklımızla anlaya biliriz. Aklımız bize Allah’ın bir ve tek olduğunu bildirir. Bu şekilde Allah’a iman eder, gönülden kabul ederiz. Allah’ın varlığını aklımızla kabul etmemiz yetmiyor, kesinlikle ve şüphesiz kabul etmek insanın kalbinde gerçekleşiyor.

İmanı kalbin tasdikine sunma işini akıl gerçekleştiriyor. Akıl olmadan dinin olmayacağı kesindir. Dini sorumluluğun en önemli şartlarından biri akıllı olmaktır. Aklı yetersiz olan ve aklı melekelerini kullanamayan kimselerin dini sorumluluğu yoktur.

İnanan biri göklerin ve yerin yaratılışını düşünür, bunların boş yere yaratılmadığını  anlar ve Rabbına yönelerek O’nu tenzih eder, O’ndan af diler ve O'na dua eder.

Bu konuda Kur'an'da Allah'ın mesajı şöyledir:

  " Onlar, ayakta dururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!" (Âl-i İmrân Sûresi,191. Ayet)

İnanan kimseler, her daim ve her yerde Allah’ı anarlar. Hareketlerinde ve yaptıklarında Allah’ın rızasını düşünürler.

Her daim Allah’ı düşünmeleri ve çevreyi ibretle izlemeleri ile Mü’minler, hiçbir şeyin boşuna yaratılmadığını anlarlar. Ve bundan dolayı da Yüce Allah’ı her daim hatırlar ve ona göre yaptıklarına dikkat ederler.

Kısaca inanan kimseler aklıyla düşünür, aklıyla hareket eder ve Rabbinin yolundan ayrılmazlar.

Gerçeği hiçbir zaman göz ardı etmezler…

Efkan VURAL

23 Nisan 2022 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:  


ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:

دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ


Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:

Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.

İbn Mâce, Dua, 11.

Diyanet İşleri Başkanlığının 22.04.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:LEYLETÜ’L-KADR: İLAHİ LÜTUF VE İKRAM GECESİ

HAFTANIN AYETİ

18 Nisan 2022 Pazartesi

Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler):93-NÛR

 Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler):                           

                                                                  NÛR




Allah'ın en güzel isimleri olan "Esmaü'l-Hüsnâ" dan biri de en- Nûr’dur.

Sözlükte “aydınlık, ışık” anlamına gelen nûr kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadislerde “insanların önünü aydınlatıp doğru ve gerçek olanı görmelerini, hak ile bâtılı, hayır ile şerri ayırt etmelerini sağlayan mânevî ve ilâhî ışık” mâniasında kullanılmıştır. Bunun karşıtı zulmettir. “Müminlerin velisi olan Allah onları karanlıklardan nura çıkarır” mealindeki ayetlerde (el-Bakara 2/257; el-Mâide 5/16) mecazi anlamda hidayete nur, dalâlete zulmet denilmiştir.

En-Nûr, alemleri nurlandıran.                                                                                             En Nûr; göklerin ve yerin nurudur.                                                                                    En Nûr; insanları karanlıktan nura çıkarandır.

En Nûr; bütün karanlıkları giderecek nurlu bir dini indirendir.

En Nûr; insanlara kitabı indiren ve peygamberi gönderendir.

En Nûr; dünyada nur ile birlikte yaşayanları kıyamet günü asıl nura kavuşturacaktır.

Nûr; nurlandıran, ışık veren, nur kaynağı; âlemleri nurlandıran; istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran demektir.

Allah Teâlâ, varlığı apaçık olandır. Nuru yaratan, onunla gökleri ve yeri aydınlatandır. Kulunun kalbini, gönlünü iman nuruyla aydınlatarak hidâyete ermesini ve doğruyu bulmasını sağlayandır.

Allah Teala, varlığı apaçık olandır. Nur yaratan ve onunla beraber yar ile gökleri aydınlatandır. Bu anlamları üzerinden En-Nûr ismi Şerifi yüksek faziletlere sahiptir. Ayrıca Allah Teala, kulun kalbini iman nuru ile aydınlatmak suretiyle onun doğruyu bulmasına ve hidayete ermesine fırsat verendir. Gönlünü temiz bir kalp ve niyet ile beraber, aydınlıkla mükafatlandırandır.




Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde bazı ayetlerde şöyle buyurmaktadır:

Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır…” (Bakara Suresi 257. Ayet)

“Allah, göklerin ve yerin nûrudur…” (Nûr Suresi 35. Ayet)

“Allah kimin gönlünü İslâm'a açmışsa o, Rabbinden bir nûr üzerinde değil midir? Allah'ı anmak hususunda kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.” (Zümer Suresi 22. Ayet)

“Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik.” ( Nisâ Sûresi,174. Ayet)

İsterler ki Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürüversinler; ama inkârcılar hoşlanmasalar da Allah nurunu muhakkak tamamlamayı istiyor.”( Tövbe Suresi 32. Ayet)

“Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indiren O'dur. Şüphesiz Allah, size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.” (Hadîd Suresi 9. Ayet)

“Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur…” (En’âm Suresi 1. Ayet)




(Bu yazı, Diyanet İslam Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)

 (Devam edecek)

Efkan VURAL