Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
"Şüpheli şeyleri bırakıp şüpheli olmayan
şeylere yönel."
(Tirmizî, "Kıyâmet", 60)
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
"Şüpheli şeyleri bırakıp şüpheli olmayan
şeylere yönel."
(Tirmizî, "Kıyâmet", 60)
SÖZ VE DAVRANIŞLARIMIZDA DOĞRU OLALIM
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de
dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz Allah,
yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.”[i]
Okuduğum hadis-i şerifte ise Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz, doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür.
Kişi devamlı doğru söyler ve doğruluktan ayrılmazsa Allah katında sıddîk olarak
tescillenir. Yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. Kişi devamlı
yalan söyler, yalan peşinde koşarsa Allah katında yalancı olarak tescillenir.”[ii]
Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam, istikamet üzere, dosdoğru bir ömür geçirmemiz için bizlere
gönderilmiştir. Yüce Rabbimiz, niyet ve inancımızda, söz ve davranışlarımızda
doğru ve dürüst olmamızı emretmiştir. Bununla birlikte İslam, yalanı ve yalana götüren
her türlü davranışı asla tasvip etmez. Şaka bile olsa yalan söylemeyi,
insanları eğlendirmek için dahi yalan konuşmayı hoş karşılamaz.
Kıymetli Müslümanlar!
Doğruluk, imanın özü, müminin şiarıdır. Yalan, toplumun huzurunu bozan,
insanları birbirine düşüren kötü bir hastalıktır. Doğruluk, ailede güveni tesis
eder, sevgi ve saygıyı kalıcı kılar. Bin bir emekle kurulan yuvaları dağıtan ise
bir yalandır. Doğruluk, ticaretin bereketi; yalan ise felaketidir. Dürüst ve güvenilir tüccar, peygamberler,
sıddîklar ve şehitlerle beraberdir.[iii] Doğruluk, mal ve
mülkü hayırlı kılar. Yalanla kazanılan maldan hayır gören yoktur.
Değerli Müminler!
Maalesef, günümüzde yalanın en çok ve en hızlı yayıldığı yerlerin başında
sosyal mecralar gelmektedir. Oysaki gerçek âlemde haram olan yalan, sanal
âlemde de haramdır. Hakikat dünyamızdan kopmadan, sanal ortamlara mahkûm
olmadan sosyal medyada doğruluğu hâkim kılmak da biz müminlere düşen bir
vazifedir. Duyduğumuz her haberi araştırmadan paylaşmak, bilerek veya bilmeden
yalanın yayılmasına sebebiyet vermek, büyük bir vebaldir. Nitekim Peygamberimiz
(s.a.s), “Her duyduğunu
söylemesi kişiye yalan olarak yeter!”[iv] buyurmaktadır.
Aziz Müslümanlar!
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَكُونُوا مَعَ
الصَّادِق۪ينَ
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla
beraber olun.”[v]
Evet, doğruluk
önemlidir. Ancak bundan da önemlisi doğru kimselerle beraber olmaktır. Zira Resûl-i
Ekrem (s.a.s)’in dikkatlerimizi çektiği şu sözü çok önemlidir: “Kişi dostunun dini üzerinedir.”[vi]
Öyleyse
geliniz, hem sosyal hayatta hem de sanal âlemde arkadaşlarımızı doğru kimselerden
seçelim. Kalbimizi doğruluğun merkezi kılalım. Özümüz ve sözümüz doğru,
davranış ve tavırlarımız tutarlı olsun. Unutmayalım ki sözü doğru olanın işi
doğru olur. İşi doğru olanın kalbi doğru olur. Kalbi doğru olanın dini doğru
olur. Dini doğru olanın varacağı yer ise ancak cennettir.
Hutbemi Hucurât suresinin 6. ayetinin mealiyle bitiriyorum:
“Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun
doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra
yaptığınıza pişman olursunuz.”[vii]
Ayın Seçme Sözü ve Yorumu
“İyi görüneceğine,iyi ol.” Crispus Sallustius
Her hangi bir varlığın veya bir eşyanın dış görünümüne bakarak onun cinsi
ve kalitesi hakkında kesin bir bilgiye ulaşamayız. Bunların sağlam ve kaliteli
oluşlarını kullanarak ve elde edilen verim ile anlayabiliriz. Kalite ve değeri
belirlerken dış görünüşüne göre karar vermemiz uygun olmaz. Bu durum her
çeşit madde ve eşya için aynıdır.
Gıda ve diğer temizlik ürünlerinin de görünüş ve ambalajlarına göre kaliteli
olduğunu bilemeyiz. Ancak bunları kullanarak kaliteli olup olmadıklarını
anlaya biliriz.
İnsanların da iyi bir kişi olup olmadıklarını görünüş ve sözlerinden anlaya
bilmemiz mümkün değildir. Onların dış görünüşü , sözleri ve yapmacık
tavırları bizi aldatabilir.
Onların erdemli, iyi, dürüst ve samimi olmalarını takındıkları hareket ve
yaptıkları işlerle anlayabiliriz.
Hayatımız boyunca her zaman gerçekçi olmak gerekir. İyi bir kimsenin içi ve
dışı her daim bir olur. Bu kimseler ikiyüzlülükten ve gösterişten uzak
olurlar.
Gerçek ne ise öyle olmak lazım. İçinden ayrı dışından ayrı bir durum
sergileyen kimseler münafıktır. İnsanların en tehlikelileri iki yüzlü ve
münafık olanlarıdır. Bu kimseler bir yüzüyle dost gözükür diğer bir yüzüyle
de düşmandır.
Gerçek Mü'min; göründüğü gibi olan, olduğu gibi görünendir.
İyi ve güzel görünmek isteyen biri, iyi olmak zorundadır. Yani iyi görünmek
değil, doğrudan iyi olmak lazım.
Crispus Sallustius ne güzel de söylemiş:
“İyi görüneceğine, iyi ol.”
İnsanın iyi ve kaliteli oluşu hal, hareket ve yaptıklarıyla belli olur.
İyi bir kimse;
Samimi ve içten olur.
Nasıl görünüyorsa öyle olur.
Olduğu ve göründüğü gibi hareket eder.
Yalancı ve iki yüzlü değildir.
Dinimizde kutsal sayılan ve manevi bir çok hazineyi içinde barındıran bu
günlerde girmek üzere olduğumuz "Üç Aylar" da samimi ve dürüst
davranmaya gayret edelim.
Özellikle yaptıklarımızda Allah'a karşı samimi olmalıyız.
Allah'a karşı samimi olan kimseler insanlara karşıda samimi olurlar.
İyi görünenlere değil; iyi olanlara ne mutlu...
Efkan VURAL
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
“Ant olsun zamana(Asra) ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip, sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka, onlar ziyanda değillerdir.”
(Asr Suresi,1-3.Ayetler)
ÜÇ AYLAR
Her dinde ve kültürlerde önemli zaman, yer ve mekanlar vardır. Bizim dinimizde de bazı zaman ve mekanların önemi çok büyüktür.
Dinimizde üç aylar, Ramazan ayı, Cuma günü, Ramazan ve Kurban Bayram günleri, kandil gün ve geceleri ayrı bir önem arz etmektedir.
Üç aylar olarak bilinen Recep, Şaban ve Ramazan ayları maneviyatı yüksek, feyz ve bereketi bol olan bir iklim gibidir.
Bu iklim şartlarından iyi bir şekilde yararlanmak her Müslümanın idealidir.
Maneviyatı çok yüksek bu üç aylara inşallah 2 Şubat günü girmiş olacağız.
Üç aylar sırasıyla, Recep(2 Şubat),Şaban(4 Mart),Ramazan(2 Nisan)
Bu üç aylar ikliminde sırasıyla maneviyatı feyiz ve bereketi bol olan şu geceleri idrak edeceğiz inşallah!
Regaib Gecesi,3 Şubat
Miraç Gecesi,27Şubat
Berat Gecesi,17 Mart
Kadir Gecesi,27 Nisan
Üç aylardaki manevi zenginliklerden faydalanmak için planlı bir şekilde ibadetlerimize özel bir biçimde devam etmeliyiz. Zamanın süratle elimizden kaçıp gideceğini geçmiş yıllardan tecrübe etmiş olmamız nedeniyle bu konuda daha fazla dikkat etmemiz gerektiğini biliyoruz.
Şu an bu fırsat elimizde iken; ibadetlerimizi eskiye oranla artırmak ve devam ettirmek suretiyle adım atmaya başlayalım inşallah.
Bu manevi iklim şartlarına göre kulluğumuzu dinimizin gereğine uyarak yapmaya çalışalım.
Genelde iklimler birbirlerinden farklı olurlar.
Üç aylar da diğer aylardan farklı manevi iklim gösterdiği için kendi iklim özelliğine göre hareket etmek gerekir.
Manevi değeri çok yüksek olan üç ayların başladığı şu günlerde kendimize özel bir program hazırlayarak bu manevi iklimi yaşamaya çalışalım.
Bu aylar ve içindeki kutsal gün ve geceleri de göz önüne alarak güzel bir ayarlama yaparak şunları yapmamızın uygun olacağını düşünüyorum.
1-Önce üç aylar içinde bulunan gün ve gecelerin anlam, fazilet ve üstünlüklerini düşünelim.
2-Kulluğumuzu dinimizin gereğine göre yapıp yapmadığımızı değerlendirelim ve olması gerekeni belirleyelim. Ona göre yolumuza koyulalım.
3-Kulluğumuzu gerçek anlamda Allah için mi? Yapıyoruz. Sorusunu kendimize sık sık sorarak yaptıklarımızı değerlendirelim.
4-Bu zamana kadar yapa geldiğimiz kulluk görevimizi daha fazla ve daha kaliteli yapmak için azmimizi artırmaya çalışalım.
5-Öncelikle Allah'ın farz kıldığı ibadetleri aksatmadan tam olarak tadil-i erkana uygun olarak yerine getirmeye çalışalım.(İbadet kurallarına tam uyarak)
6-Farz ibadetlerin dışında peygamberimizin önerdiği ve yaptığı ibadetleri de önemseyerek yerine getirmeye çalışalım.
7-Allah'a özel zikrimizi(kendi virdimizi) belirlemeli ve günlük takibini yaparak zikrimizi ihmal etmemeye çalışalım.
8-Çokça Kur'an okuyalım. Biliyorsak, hem Kur'an'ın orijinal metnini ve hem de Türkçe anlamını okuyalım.
9-Kur'an'ın Türkçe anlamını(mealini) okuyarak anlam üzerinde düşünerek bilgi ve duygularımızı geliştirmeye gayret edelim.
10-Peygamberimizin hadislerini (sözlerini) okuyup anlamını düşünerek bilgi ve duygularımızı geliştirelim.
11-Kur'an ayetlerinin ve hadislerin ışığında hayatımızı ve attığımız adımları düzenleyelim.
12-Peyganberimizin hayatını okuyup, inceleyerek peygamberimizi gerçek anlamda örnek almaya çalışalım. En güzel örneğin Hz.Muhammed(S.A.V.),olduğu bilinciyle hareket etmeye çalışalım.
13-Çok okuyup ilmimizi geliştirelim.
14-Aklımızı ve diğer yeteneklerimizi iyi kullanalım.
15-Vatanımız için, milletimiz için ve tüm insanlık için proje ve çalışmalar planlayalım.
16-Yaptığımız vazifeyi Allah için çok titiz ve gereğine göre yerine getirmeye çalışalım.
17-Üç aylar vesilesiyle manevi iklim içinde herkese iyilik yapmaya gayret edelim.
18-Yetimlere,düşkünlere,hastalara ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye çalışalım. Çevreyi ve tüm canlıları ve özellikle hayvanları koruyup onlara yardım edelim.
19-İyi ve güzel olan şeyleri yaparak başkalarına örnek olalım.(Yaptıklarımızla bizden küçüklere örnek olduğumuzu unutmayalım.)
20-Yanlış kötü ve çirkin şeylerden uzak durmaya çalışalım.
21-Sahip olduğumuz nimet ve her türlü güzel şeyler için Allah'a her daim şükredelim.
22-Vatanımızı ve kutsal değerlerimizi her zaman korumalıyız. Vatan hainlerine ve bölücülere göz açtırmamak için her daim uyanık olmalıyız.
23-Engelli kardeşlerimize ilgi göstermeli ve herkes gibi onlarla iyi ilişkiler geliştirelim.
24-Nefsani arzu ve isteklerimizi frenlemek suretiyle onlardan uzak duralım.
25-Allah'ın yasakladığı ve haram kıldığı davranışlardan uzak durmalıyız. Kötü ve çirkin söz ve eylemlerden kaçınmalıyız.
Üç Aylar İçinde Bulunan Kandil Geceleri:
1-Regaib Gecesi,3 Şubat 2022
Üç ayların ilki olan Receb ayının ilk Cuma gecesi Regaib Kandili
olarak kutlanır.
Regaib Gecesi denilince “Çok lütuf ve ihsanla dolu; rahmeti, nimeti, bereketi,
bol iyiliği çok, kıymeti değeri büyük bir gece akla gelir.
Peygamberimiz bu gecede Allah’ın bir çok lütfuna eriştiği için şükür ve hamd
etmiş, namaz kılmış ve dua etmiştir.
Bu gece Allah’ın kullarına bol bol ikram ve ihsanda bulunduğu, duaların ve
tövbelerin kabul edildiği çok önemli bir gecedir.
Bu geceyi en güzel biçimde değerlendirmek gerekir. Gündüzünü de mümkünse oruçlu
geçirebilirsek iyi olur.
Bu gece sebebiyle kendimizi hesaba çekerek, Allah’ın verdiği bunca nimet
karşısında ne kadar şükrettiğimizi düşünelim. Yaratılış gayemizin yalnızca
Allah’ı tanımak olduğunu hatırlayalım. Allah’a karşı görevlerimizi ne ölçüde
yerine getirebildiğimizi düşünelim.
2-Miraç Gecesi,27Şubat 2022
Mübarek üç ayların ilki
olan Recep ayının 26.gününü 27’ye bağlayan gece Miraç kandili olarak
kutlanır.
O gecede sevgili Peygamberimiz Kabe’den Mescid-i Aksa’ya oradan
da Yüce Allah’ın huzuruna çıkartılmıştır.
Peygamberimiz Hz.Muhammed’e Miraç’da şu üç şey verilmiştir:
1-Bakara suresinin son ayetleri. (Amenerrasuluh…)
2-Allah’a ortak koşmayanların Cennete gireceği müjdesi.
3-Beş vakit namaz farz kılındı.
Yüce Allah kullarına namazı bir müjde ve ödül olarak gönderiyor.
Çünkü namazla kulları kendisiyle baş başa görüşme imkanı bulmaktadır.
Miraç olayında en önemli hususlardan biri elbette namaz ibadetidir.
Namaz kulun Allah ile görüşme seanslarıdır. Bu bakımdan namaz Mü’min'in
miracıdır. Hem de bu miraç sürekli gerçekleşmektedir.
Bundan dolayı namazın önemi çok büyüktür.
3-Berat Gecesi,17 Mart 2022
Dinimizde üç aylar olarak bilinen ayların ikincisi olan Şaban ayının on dördüncü gününü on beşe bağlayan geceye “Berat Gecesi” denilmektedir.
Bu gecenin önemi çok büyüktür. Bu gecenin
bereketi, feyzi ve rahmeti çok geniştir.
Yüce Allah bu geceyi iyi değerlendiren
Müslümanların günahlarını silmekte ve onları bağışlamaktadır. Günahın boyutu ne
olursa olsun, içten ve samimi olarak tövbe edip, Allahtan af dileyen
kulların günahları ne kadar olursa olsun Allah onları bağışlar ve günahlarını
siler.
Kadir Gecesi,27 Nisan 2022
Peygamber Efendimiz tarafından Ramazan ayının son on
gecesinde aranması tavsiye edilen Kadir Gecesi bütün İslam dünyasında ve
ülkemizde 27. gece kabul edilerek kutlana gelmiştir. Fakat Ramazanın
yirmisinden sonraki geceleri, her biri Kadir Gecesi imiş gibi düşünmek ve
kıymetlendirmeye çalışmak uygun olur. Zaten gizlenmesinin hikmeti de Müslümanların Ramazan gece ve gündüzlerini daha iyi değerlendirmeye teşviktir.
Kur’an’ın ifadesine göre Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Bin ay
yaklaşık seksen üç yıl eder. Bu bakımdan kadir gecesini iyi değerlendirmeliyiz.
Kur’an'ın bu gecede indirilmesi nedeniyle, Kadir gecesinin bin aydan daha
hayırlı olduğu bildirilmektedir. Bu durumda geceyi değerli kılan
Kur’an’dır. Bu bakımdan Kur’an’ önem vermeliyiz, Kur’an’ı öğrenmeliyiz,
özellikle Kur’an-ı Kerim’in anlamına vakıf olmalıyız. Bunun içinde
Kur’an’ın Türkçe mealini okumalıyız. Gerek duyulan ayetlerin de
tefsirlerine bakmalıyız.
Bu gecenin başlıca özellikleri şunlardır.
1- Sevgili Peygamberimize gönderilen en büyük mucize olan Kur’an-ı Kerim bu
gece indirilmiştir.
2- Bu gecede bin aydan daha hayırlıdır.
3- O yıl içinde meydana gelecek şeyler hakkındaki Allah’ın ezeli takdiri bu
gece meleklere açıklanır ve duyurulur. Bu sebeple bu gece; “hüküm gecesi” diye
yorumlanmıştır.
4- Kadri kıymeti çok olması dolayısıyla “şeref ve azamet gecesi” diye
yorumlanmıştır.
5- O gece meleklere yeryüzü dar geldiği için; “tazyik gecesi” diye
yorumlanmıştır. Ancak buradaki tazyik ve sıkışıklıktan maksat değerli ve
hayırlı işlerin ortaya çıkmasıdır.
6-Çok kıymetli bir gece olduğu için “ K a d r ” kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de bir
sureye ad olmuştur.
Bu manevi iklim içinde yaptığımız ibadetlerimizi ve kazanmış olduğumuz güzel hasletlerimizi diğer gün ve aylara da taşımanın gayreti içinde olmalıyız.
Ne mutlu her gününü manevi hazlarla dolu bir iklimde ömrünü geçirenlere....
Herkesin mübarek üç ayları ve mübarek gün ve geceleri kutlu olsun.
Bu güzel manevi iklimde Yüce Allah bütün hastalara şifa versin İnşallah!
Yüce Rabbimizin, tüm dertli kullarına huzur vermesini diliyorum.
Efkan VURAL
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
اَللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبَ، وَشَعْبَانَ، وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ
“Allah’ım, Receb ve Şaban aylarını
hakkımızda mübarek eyle ve bizi Ramazan’a ulaştır.”[i]
Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat, IV, 189.
ÜÇ AYLAR: RAHMET VE MAĞFİRET VESİLEMİZ
Muhterem Müslümanlar!
Rahmet ve mağfiret, muhabbet ve bereket vesilesi olan üç ayların manevi
gölgesi üzerimize düştü. Önümüzdeki Çarşamba günü Receb ayına kavuşmuş
olacağız. Perşembeyi Cumaya bağlayan gece ise Regaib Gecesini idrak edeceğiz
inşallah.
Bizleri bu müstesna günlere ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd ü sena,
mübarek vakitleri nasıl değerlendireceğimizi öğreten Peygamberimiz Hz. Muhammed
Mustafa’ya salat ve selam olsun.
Aziz
Müminler!
Üç aylar; Allah’ın
insanlara olan sonsuz rahmetinin bir eseridir. Feyiz ve bereketin sağanak
sağanak üzerimize yağdığı bir mevsimdir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), çok
kıymetli ve faziletli olan bu mevsime ulaştığında Cenâb-ı Hakk’a şöyle niyaz
ederdi:
اَللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبَ، وَشَعْبَانَ، وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ
“Allah’ım,
Receb ve Şaban aylarını hakkımızda mübarek eyle ve bizi Ramazan’a ulaştır.”[i]
Kıymetli
Müslümanlar!
Rahmet mevsiminin ilk cemresi, Regaib Gecesidir. Regaib Gecesi, bizler
için büyük bir fırsat... Bu gecenin kadir ve kıymetini bilip Cenâb-ı Hakka tam
bir teslimiyetle yönelmek için... Gündelik hayatımızı sorgulamak, bu gidiş
nereye diye kendimize sormak için... Ömrümüzü nerede ve ne uğrunda
tükettiğimizi düşünmek, ölmeden önce kendimizi hesaba çekmek için... Dünya ve
ahiretimize faydası olmayan şeyleri terk edip hak ve hakikat mayasıyla
yoğrulmak için… Çirkin ve kötü huylardan arınıp, güzel ahlakı kuşanmak için…
Hata ve günahlarımızdan pişman olup nasuh tevbelerle Rabbimizin engin merhametine
sığınmak için... Kişinin kardeşinden, anasından, babasından, eşinden,
çocuğundan bile kaçacağı, hiç kimsenin kimseye fayda veremeyeceği o dehşetli
mahşer gününe hazırlanmak için…
Değerli
Müminler!
Elbette bize düşen Rabbimizin ilâhi lütuf zamanları olarak bahşettiği, duaların kabulüne ve günahların affına vesile kıldığı üç ayların manevi ikliminden istifade etmektir. Ancak biz biliyoruz ki Allah’a kul olmak, sadece belli vakitlere mahsus değildir. Yılın hangi ayı, hangi günü ve hangi saati olursa olsun kulluk bilinciyle geçirilen her ânımız kıymetlidir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir kutsî hadiste Allah azze ve celle’nin şöyle buyurduğunu bize haber vermektedir:
“Ey âdemoğlu!
Her durumda kendini bana kulluğa ada ki, gönlünü zenginlikle doldurup
ihtiyacını gidereyim.”[ii]
Aziz
Müslümanlar!
Dünya ve ahiret
saadeti, Cenâb-ı Hakk’a iman eden, sadece O’nun rızasını gözeten ve her ânını
salih amellerle bereketlendirenlerin olacaktır. Hutbemi Asr suresiyle
bitiriyorum:
وَالْعَصْرِۙ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَف۪ي
خُسْرٍۙ اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا
بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ
“Andolsun
zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip, sâlih ameller
işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye
edenler başka, onlar ziyanda değillerdir.”[iii]