18 Eylül 2017 Pazartesi

Okullar açıldı:O halde oku ve öğren ( Dinimizde ilim öğrenmek)



       Okullar açıldı:O halde oku ve öğren ( Dinimizde ilim öğrenmek)
Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de, ilk emri “oku!” dur.  Allah bütün emir ve yasaklarından önce okumayı emretmiştir. Allah peygamberimize vahiy yolu ile indirdiği ilk ayetler,oku ile başlamaktadır. İlk ayetler şu şekilde sıralanmıştır:
“ Yaratan Rabbının adıyla oku!  0, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı. Oku! Rabbın en büyük kerem sahibidir. Kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediklerini öğretti.” (A’lak suresi,1-5.ayetler)
İslam dini ilme ve ilim sahiplerine büyük önem vermiştir.
 Öncelikle imanın ne olduğu ve nasıl iman sahibi olunacağı,ibadetler ve yapılışları,helaller,haramlar,emirler,yasaklar,iyi ve güzel şeyler,güzel ve çirkin davranışlar,ekonomik ve sosyal ilişkilerin nasıl kurulacağı  gibi hususlar okumakla öğrenilir. Onun için en önce okumak gerekir. Okuyarak öğrenerek yaşantımıza yön vermeliyiz. İşte bunları öğrenmek için okula gidiyoruz.
Dinimizde kadın erkek herkese okumak ve  ilim öğrenmek farzdır. Okulda,camide,evde,iş yerinde,parkta,yolculukta ve fırsat bulduğumuz her yerde bilmediğimiz şeyleri öğrenmeliyiz.
Doğruyu okuyarak ve öğrenerek bulabiliriz. Doğru bilgiyi elde ederek onu kullanmak suretiyle yaşamımızı uygun hale getiririz.
Okullar açılıyor. Okulda bilmediklerimizi öğrenmeliyiz.Bilgilerimizi artırmalıyız. Bilgi toplumu olabilmek için gayret göstermeliyiz. Okullarda , üniversitelerde ve hayatta öğrendiğimiz şeyleri başkalarıyla paylaşmalıyız. Paylaşarak bilgilerimizi ve tecrübemizi artırmalıyız.
Yüce dinimizin okumaya ve öğrenmeye çok önem verdiğini  en güzel şekilde ayet ve hadislerde görmekteyiz.
Yüce Allah bu konuda Kur’an-ı Kerim’de bazı ayetlerde şöyle buyurmaktadır:
“De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.”(Zümer suresi,39.ayet)
“Allah'ın kulları arasında O'ndan korkan, ancak bilginlerdir. Doğrusu Allah güçlüdür, bağışlayandır.”(Fatır suresi 28.ayet)
“Sen af yolunu tut, bağışla, uygun olanı emret, bilgisizlere aldırış etme.”(A’raf suresi199 ayet)
De ki: “Rabbim, ilmimi arttır!” (Ta-ha suresi,114.ayet)





Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed’de okuma ve öğrenme ile ilgili bazı hadislerinde şöyle buyurmaktadır:
“Ben muallim olarak gönderildim.” (İbni Mace mukaddime,17.)
“İlim öğrenmek her müslümana farzdır.” (İbni Mace mukaddime,17.)
“Bir kimse ilim öğrenmek için yola çıkarsa,bu yüzden Allah’ta ona cennet yolunu kolaylaştırır. “(Riyazus-salihin,I,285.)
“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğreteninizdir.”  (Buhari, fezailül-kur’an,21.)
“ Bildiği bir şey sorulup da  onu gizleyen kimseye kıyamet gününde ateşten bir gem vurulacaktır. (Tirmizi,ilim,3.)
“İnsan ölünce üç şey müstesna,tüm amelleri kesilir. Bunlar: Devam eden sadaka,faydalanılan bir ilim ve kendisine dua aden iyi bir evlat.”(Müslim,vesiyye,14.)
Hepimiz okuyalım,öğrenelim,öğretelim, bilgisiz ve cahil kalmayalım. Öğrendiklerimizi ve bildiklerimizi başkalarıyla paylaşalım ki, mutlu olalım. Hem bu dünyada ve hem de öteki dünyada yani Ahirette huzura kavuşalım.
Ne mutlu hakikati öğrenenlere , öğrendiklerini uygulayanlara ve  imanlı yaşayıp,imanlı olarak Allah’a kavuşanlara...

Efkan VURAL 


Bu yazı aşağıdaki sitelerde yayınlanmıştır:


Celal'in penceresinden:

Milliyet blog:

11 Eylül 2017 Pazartesi

Kur’an-ı Kerim’den mesaj var – 15



Kur’an-ı Kerim’den mesaj var – 15

Allah insanları kendisini tanısınlar ve kendisine kulluk etsinler diye yarattı. Allah insanoğluna  akıl ve irade gibi çok önemli iki üstünlük verdi. Bir de peygamberler göndererek insanları uyarmıştır. İnsan aklı ile yaratanını kavrayabilir.

Allah’ın gönderdiği son peygamber Hz.Muhammed(s.a.v) ve O’na indirdiği ilahi kitap olan Kur’an-ı Kerim insanlara yol gösterici bir rehberdir.
İnsan,aklını kullanarak Allah’ın dinine uygun olarak hareket etmelidir. Hür ve serbest iradesiyle de tercihlerde bulunarak yaptıklarından sorumlu olacaktır.
Allah insanlardan istediği şeyleri ve yasakladığı şeyleri Kur’an’da belirtmiştir. Kur’an’ı öğreten son elçi Peygamberimiz Hz. Muhammed de hadisleriyle müslümanları iyi şeyler yapmaya yönlendirmiş,kötü ve çirkin davranışlardan da uzak durmayı  öğütlemiştir.

Yüce Allah insanların yaptığı her şeyi  yazmaktadır. Allah  insanların yaptıklarının yazıldığı kitabı kıyamet gününde kendilerine verecektir. Kitabı eline alanlar,yaptıkları herşeyin orada kaydedildiğini  göreceklerdir.
Orada kaydedilecek ve hesabı bize sorulacak olan şeylere biraz örnekler vermek istiyorum:

Yalan,yalan yere şahitlik,yalan yere yemin etmek,iftira,dedi kodu,gıgbet,haset,yapılan adaletsizlikler,haksızlıklar,hukuksuzlular, devlet ve millet malını haksız ve sınırsız bir şekilde harcamak,devlet ve millet malını menfaati için kullanmak,israf etmek,cimrilik,rüşvet almak,rüşvet vermek,ayrımcılık yapmak,kumar oynamak,hırsızlık yapmak,içki içmek,zina yapmak,faiz yemek,kul hakkına girmek,trafik kurallarına uymamak suretiyle başkalarına sıkıntı yapmak. İnsanlara zulmetmek ve eziyet vermek, Zararlı atıklarla çevreye zarar vermek,çeşitli sebeplerle çevreyi kirletmek, Hayvanları aç ve susuz bırakmak,onlara eziyet etmek.

Aklımıza gelen gelmeyen neler yapılmışsa zerre miktarı bile olsa hepsi yazılmış olarak insanın karşısına  çıkacaktır.
Özellikle kıyamet gününde hiç kimse yaptığı kötülüklerden kaçamayacaktır. İnsan yaptığı ve sebep olduğu  her şeyin hesabını verecektir.


Yüce Allah’ın bu konuda Kur’an-ı Kerim’de ki,  mesajı şöyledir:
“Kitap ortaya konmuştur: Suçluların, onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. «Vay halimize! derler, bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş!» Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.”(Kehf suresi,49.ayet)


Ne mutlu amel defterini eline aldığı vakit;sevinen insanlara...

Efkan VURAL


Bu yazı aşağıdaki sitelerde yayınlanmıştır:


Celal'in penceresinden:

Milliyet blog:



31 Ağustos 2017 Perşembe

Kur’an-ı Kerim’den mesaj var – 14





Kur’an-ı Kerim’den mesaj var – 14

İnsan farklı özelliklere sahiptir. İnsan mükemmel bir varlıktır. Aklı sayesinde güzel ve faydalı işler yapar.

İnsan çok mükemmel olmasına rağmen,bir bakıyorsunuz çok basit biri de olabiliyor. 

İnsanın yaptığı güzel ve  faydalı işler yanında,kötü ve çirkin işler de yapmaktadır. İnsanın sevap işlediği gibi günaha da girmektedir.
İnsanoğlu iyiliğede kötülüğe de meyillidir. Helalı gözettiği kadar, harama da düşebilmektedir. 

İnsanı kötülüğe sürükleyen  şey, yaratılıştan kendisine verilen nefsidir.

Bu bakımdan nefsi terbiye etmek mühüm bir meseledir.

 Nefis sayesinde insanoğlu,arzu ve isteklerine esir düşmektedir. Böylece, insan  yaptığı yanlış davranışları yüzünden günaha kolayca girmektedir.
İnsan bir yönüyle  iyilikleri yapar ,bir yönüyle de kötü davranışlarda bulunur.
Kötü davranışları yapan kişiler günaha sürüklenir. Günah işleyen kimseler kendilerinin kötü olduklarını düşünürler. Günahtan kurtulamayacaklarını düşünen bu kişiler bir türlü yanlış hareketlerini düzeltmezler. Halbuki Allah günahları bağışlayandır,affedendir. Yeter ki, bizler yaptıklarımıza pişman olalım,tevbe edelim.



İnsanı en iyi tanıyan elbette onu yaratan Yüce Allah’tır. Allah insanın günaha kolayca girdiğini bildiği için, insanı günahlardan kurtarmak ve iyi şeylere yöneltmek için tevbe kapısını her zaman açık tutmaktadır.

Allah’ın en önemli özelliklerinden biri  affetmek ve bağışlamaktır. Bu yüzden Allah’tan işlediğimiz günalardan tevbe ederek-pişman olarak- af ve bağışlama dilemeliyiz.

Kurban bayramının arefe gününde,Arafatta af dileyen binlerce müslüman gibi biz de bugün, şimdiye kadar yaptığımız tüm kötü davranışlardan dolayı pişman olalım ve Yüce Allah’tan bağışlanmayı dileyelim.

Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de ki,  mesajı şöyledir:

“Kim, (bu) haksız davranışından sonra tevbe eder ve durumunu düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir” (Maide Suresi,39.ayet)
 
Ne mutlu tevbesi kabul olup,bağışlananlara...

 Efkan VURAL

Bu yazı aşağıdaki sitelerde yayınlanmıştır:

Milliyet blog:

Celal'in penceresinden:




 










29 Ağustos 2017 Salı

Her Bayram Yeni Bir Fırsattır






Dini bayramlarımzdan biri olan Kurban Bayramına  ulaşmak üzereyiz. Bayramlar barışın , kardeşliğin ,sevginin ve dostluğun geliştiği günlerdir. Bu bakımdan  bayramlar her zaman yeni fırsatlar oluşturur. Bayramların sunmuş olduğu fırsatları iyi değerlendirmeliyiz. Fırsatlar her zaman ele geçmez. Başka bir bayrama bir daha erişemeye biliriz. Bunun için bu bayramı kaçırılmaz bir fırsat olarak değerlendirebiliriz.

Hiç tereddüt etmeden dargın olduğumuz kimselerle hemen barışmalıyız. Bayram vesilesiyle dargınlıklarımızı bir kenara koyarak sevgi ve kardeşlik içinde bayramlaşmalı ve bayram günlerini neşe ve sevinç içinde geçirmeye çalışmalıyız.   Belki ,bu bayram son bayramımız olabilir...
Bayram sevinci ile elde ettiğimiz sevgi ve kardeşliğimizi bayramdan sonra da devam ettirmeliyiz.

Bayram vesilesiyle yakınlarımızla görüşüp onlarla bayramlaşmalı , hal ve hatırlarını sormalıyız. İhtiyaç sahibi olanlara yardım etmeliyiz. Kestiğimiz kurbanların etlerinden kesemeyenlere vermeliyiz. Ve misafirlere de  ikramda bulunmalıyız. 

Tanıdığımız ve tanımadığımız kimselerle bayramlaşmalıyız.
Bayramın güzelliklerini doyasıya yaşamalıyız...
Bayramı en güzel biçimde geçirmek, dinimizin de bir gereğidir.
Bayram günlerinde İslam kardeşliği bir kez daha önem kazanır.
Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v) şöyle buyurur: “Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz.” (Buhari.nikah.45.)

Sevgi barış ve kardeşliğin öne çıktığı bayram günleri dışında da bu güzel hasletleri devam ettirmeliyiz. Birbirimizi Allah için sevmeliyiz.
Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: “Mü’min olmadıkça cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de Mü’min olamazsınız…” (Müslim,İman, 93.)

Kendimiz için istediğimizi din kardeşimiz için de istemeliyiz.
Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v) şöyle buyurur : Hiç biriniz kendi nefsi için istediğini (Mü’min ) kardeşi için de istemedikçe (tam) Mü’min olamaz.”(Buhari,İman, 7)
Başka bir hadiste ise peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: “Müslüman müslümanın kardeşidir, ona hiyanet etmez,yalan konuşmaz ve onu sahipsiz bırakmaz. Müslümanın her şeyı ; ırzı malı ve kanı müslümana haramdır…” (Müslim ,birr ve sıla, 32.)
Bayramda yaptığımız güzel davranışlar iyilik olarak kabul edilir ve sevap olarak yazılır.
Yüce Allah Kur’an’ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
“Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse, onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.” (En'am Suresi, 160)

Bayram dolayısıyla küs ve dargınlıkarı sonlandırmalı, barış ve sevgi içinde yaşamalıyız. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: “ Bir müslümana kardeşine üç günden fazla küsmesi helal olmaz. (Buhari, edeb, 57-62.)





Evet bayram günlerinde şunları yaparsak Allah’ın rızasını kazanmış oluruz:

1-Teşrik tekbirlerini getirmek. Kurban bayramında  arefe günü sabah namazından itibaren  bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar,farz namazlardan sonra  tekbir getirilir ki bu tekbirlere teşrik tekbirleri denir. Yani her vaktin farzını kıldıktan sonra selam verilince hemen; “Allahu ekber Allahu ekber, Lailahe  illallahu vellahu ekber, Allahu ekber  ve lillahi’l-hamd” (Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Allahtan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Hamd Allah içindir.)

2- Bayram namazını kılmak,

3- Bayram namazı sonrasında cemaatle bayramlaşmak,

4- Bayramlaşırken selavat getirmek, Kesilen kurbana iyi davranmak, kesim işini bilen kişilere  yaptırmak, hayvana eziyet vermemek.

5-Kurban etlerinin üçte birini ihtiyaç sahiplerine vermek.

6- Çocukları ve yetimleri sevindirmek,

7- Ailemizle bayramlaşmak, aile fertleri arasında sevgi ve saygıyı artırmak,

8- Komşu ,dost ve akrabalarla bayramlaşmak,

9- Hastaları ziyaret etmek, onlarla bayramlaşmak, Engelli kardeşlerimizi ihmal etmemek.
10- İkramda bulunmak,
11- Mezarlıkları ziyaret etmek,(Kur’an  ve  dua okuyarak ölümü  ve ötesini düşünmek)
12-Dargınları barıştırmak,
13- Bayram vesilesiyle sevgi, barış, kardeşlik ve höşgörüyü yaygınlaştrmak ve bayram sonrasına da  taşımak.

Kurban  bayramınızı tebrik eder, Milletimize ve tüm İslam alemine hayırlara vesile olmasını Yüce Allahtan dilerim.
 Nice bayramlara...


Efkan VURAL

Bu yazı aşağıdaki sitelerde yayınlanmıştır:

Milliyet blog:

Celal'in penceresinden: