2 Ocak 2025 Perşembe

Regaip Kandili

 Dinimizde “üç aylar” diye adlandırdığımız Recep, Şaban ve Ramazan aylarının

 habercisi olan Regaip Kandili Receb ayının ilk Cuma gecesidir.


Regaip Gecesi denilince “Çok lütuf ve ihsanla dolu; rahmeti, nimeti, bereketi, bol

 iyiliği çok, kıymeti değeri büyük bir gece akla gelir.

Peygamberimiz bu gecede Allah’ın bir çok lütfuna eriştiği için şükür ve hamd etmiş,

 namaz kılmış ve dua etmiştir.

Bu gece Allah’ın kullarına bol bol ikram ve ihsanda bulunduğu, duaların ve

 tövbelerin kabul edildiği çok önemli bir gecedir.

Bu geceyi en güzel biçimde değerlendirmek gerekir. Bu gece sebebiyle kendimizi

 hesaba çekerek, Allah’ın verdiği bunca nimet karşısında ne kadar şükrettiğimizi

 düşünelim. Yaratılış gayemizin yalnızca Allah’ı tanımak olduğunu hatırlayalım.

 Allah’a karşı görevlerimizi ne ölçüde yerine getirebildiğimizi düşünelim. Komşularla

 ilişkilerimizi gözden geçirelim. İnsanlara karşı davranışlarımızı değerlendirelim.

 Yetim ve yoksullar için neler yapıp neler yapamadığımızı düşünelim. Çevremizdeki

 engelli kişilerin yaşam mücadelelerini nasıl devam ettirdiklerini ve engellilere ne

 derece önem verebildiğimizi aklımıza getirelim.

Bu gece sayesinde Allah’ı ne kadar anıyoruz. Allah’ın bize gönderdiği kutsal kitabı

 ne kadar okuyor, anlamını ne kadar düşünüyor, okuduklarımızı ve bildiklerimizi ne

 kadar uygulaya biliyoruz. Ailemizle ve çocuklarımızla ne kadar ilgileniyoruz.

Bu ve buna benzer bir çok şeyi düşünüp neler yapabileceğimizi planlamalıyız.

Bu gecede bol bol ibadet edelim, başkalarına iyilik yapmayı niyetimize alalım.

 Bu geceyi iyi bir şekilde değerlendirelim. Allah’ın rızasını kazanarak cennete

 girmeyi arzulayalım.

Yüce Allah Kutsal Kitabımız Kur’an’da şöyle buyurmaktadır.

“İman edip salih amel işleyenlere, kendileri için;içinden ırmaklar akan cennetler

 olduğunu müjdele…” (Bakara, 2/25)

“…Şüphasiz Allah mutlaka iyilik yapanlarla beraberdir.” (Ankebut, 29/69)

Yaptığımız günahlar için pişman olalım, Allah’a tövbe edelim. Zira Allah affedicidir,

 bağışlayıcıdır.

Yüce Allah Kur’an da şöyle buyurmaktadır:

“Kim tövbe eder de Salih amel işlerse, muhakkak ki o, Allah’tövbesi kabul edilmiş

 olarak döner” (Furkan, 25/71)

Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır.

“Vallahi ben, Allah’a günde yetmiş defadan fazla bağışlanma diliyor, tövbe

 ediyorum.” (Buhari, deavat,3 )

Yaşadığımız dünya hayatında doğruluktan ayrılmadan Allah ve Resulünün istediği

 şekilde hareket ederek hem bu hayatta ve hem de sonsuz olan ahiret hayatında

 mutluluğa erişelim.

1 Ocak 2025 Çarşamba

Üç Aylar

            Dinimizde  kameri  aylardan  olan  Recep, Şaban ve  Ramazan ayları    üç aylar “ olarak adlandırılır. Üç aylar içerisin de, önemli gün ve geceler bulunmaktadır. Bundan dolayı da üç ayların değeri artmaktadır.

Üç ayların fazilet ve üstünlüğünü aşağıda sıralanan durumlar ortaya koymaktadır.


1-Regaib Kandili

Recep ayının İlk Cuma gecesidir. (Bugün 16 Mayıs 2013) Bu gecede Yüce Allah kullarına bol bol rahmet ve mağfirette bulunur.

2-Mirac Kandili

Recep ayının 27. gecesidir. Sevgili peygamberimiz o gece, Mekke’den Mescid’i Aksaya ;oradan da göklere yükseltilerek Yüce Allah ile görüşmesidir.

3-Berat Kandili

Şaban ayının on beşinci gecedir. Bu gece feyiz ve bereketi bol bağışlanma gecesidir.

4-Kadir gecesi

Ramazan ayının 27. gecesidir. Allah bu gecede kutsal kitabımız Kur’an’ı Kerim’i indirmeye başlamıştır. Bu gece öyle bir gecedir ki , tam bin aydan daha hayırlıdır.

5-Ramazan Ayı

Üç ayların üçüncüsü olan Ramazan ayı oruç ayıdır.Bu ay af olma ayıdır.Bu ayda cennet kapıları açılır,cehennem kapıları kapanır, Şeytan zincire vurulur.

Regaib Kandili, dinimizde “ üç aylar “ olarak biline rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan bir atmosfere girdiğimizin habercisidir.Üç ayları ve içinde bulunan kandil gecelerini iyi değerlendirmeliyiz.İnsan oğlu hata yapmaya ve günah işlemeye yatkın bir varlıktır. Günahımız ne kadar fazla olursa olsun; ümitsizliğe kapılmadan bu gece yapacağımız tevbe ve ibadetlerle kurtuluşa erebiliriz. Çünkü Allah bağışlayıcıdır ,affedicidir. Böyle gün ve gecelerin feyiz ,bereket ve rahmetinden yararlanıp, Allah’tan bağışlanma dilemeliyiz.

Yüce Allah bu konuda şöyle buyurur:

“ De ki: Ey kendilerine kötülük edip,aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar.Çünkü O bağışlayandır.merhametlidir. “ (Zümer, 39/53)
“ Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin .Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir,çok sevendir. (Hud,11/90)

Peygamberimiz de şöyle buyurmaktadır:

“Vallahi ben, Allah’tan günde yetmiş defadan daha fazla mağfiret diliyor, tövbe ediyorum. ( Buhari,daavat, 3 )
Bu gece ve üç aylarda cennete girebilmek ümidiyle ibadet, hayır ve iyilik yapmalı ;kutsal kitabımızı okuyup,anlamını düşünmeliyiz.

Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır.

“İman edip Salih amel işleyenlere, kendileri için;içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele…”(Bakara,2/25)
Evet, üç aylar ve bu gecede nefis muhasebesi yapalım. Dini duygu ve düşünce ile ruhumuzu donatalım.ibadetlerle kalbimizi süsleyelim. Yaşadığımız müddetçe Allah ve Rasulünun istediği biçimde hareket edelim. Hayatımızı dürüstlükle, çalışkanlıkla,hoşgörüyle,sevgiyle ve ibadet anlayışı içinde sürdürelim.

Hem bu dünyada ve hem de ebedi ahiret yurdunda rahat edelim…


2025 Yılı "Barış Yılı" Olsun Diye Bağırmak

30 Aralık 2024 Pazartesi

27 Aralık 2024 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

Diyanet İşleri Başkanlığının 27.12.2024 Tarihli Cuma Hutbesi :HATA YAPANLARIN EN HAYIRLISI, HATASINA TÖVBE EDENDİR

 HATA YAPANLARIN EN HAYIRLISI, HATASINA TÖVBE EDENDİR,




Muhterem Müslümanlar!

Bir miladi yılın daha arefesindeyiz. Bu sene yeni miladi yıl bereketiyle geliyor. Yılın ilk günü; aynı zamanda rahmet ve mağfiret iklimi üç ayların da ilk günü. Önümüzdeki Perşembe akşamı ise Regâib Gecesini idrak edeceğiz inşallah. Bizleri bu günlere bir kez daha ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena, O’nun rahmet elçisi Hz. Muhammed Mustafa’ya salât ve selam olsun. Receb ayımız ve Regâib Gecemiz şimdiden mübarek olsun.

Aziz Müminler!

Ömür sermayemiz hızla tükeniyor. Geçen her dakika, bizi biraz daha ölüme yaklaştırıyor. Hal böyleyken, zaman zaman kulluk ahdimizi unutuyor; Rabbimize, ailemize, çevremize ve insanlığa karşı sorumluluklarımızı ihmal ediyoruz. Bazen de hesap gününü göz ardı ediyor; hatalar ve yanlışlar ile gönül dünyamızı kirletiyoruz. 

Oysaki Yüce Rabbimiz, her ânın kıymetini bilmeyi, geçmişimizi muhasebe etmeyi, geleceğimizi ise iyilik ve hayır üzere planlamayı bizlere tavsiye etmektedir.

“Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın!”[1] buyurarak, iman, ibadetler ve güzel ahlakla ebedi âleme hazırlanmayı, hata ve günahlarımıza tövbe etmeyi bizlere emretmektedir.  

Kıymetli Müslümanlar!

Yüce Rabbimizin kullarına bahşettiği nimetlerden biri de tövbedir. Tövbe, insanlık tarihiyle başlayan bir ibadettir. Hz. Âdem’den itibaren bütün peygamberler, hem kendileri tövbe etmiş hem de ümmetlerini Allah’a tövbe etmeye çağırmışlardır. Tövbe, pişmanlıktır; öze ve fıtrata dönüştür. Kulun Rabbine yönelmesi, O’ndan bağışlanma dilemesidir. 

Cenâb-ı Hak


وَتُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ جَم۪يعاً اَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ 


“Ey iman edenler! Hepiniz Allah’a tövbe edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.”[2] ayet-i kerimesiyle bizleri tövbeye davet etmektedir. Öyleyse geliniz, mübarek üç ayların iklimine girerken bu günleri tövbe ve istiğfarla geçirelim. Bir daha aynı hatalara düşmemeye azmedelim.

Değerli Müminler!

Yüce dinimiz İslam’ın emrettiği kulluk vazifelerimizi aksattıysak Rabbimize tövbe edelim. Vaktinde eda edemediğimiz ibadetlerimiz olduysa bir an önce tamamlayalım.

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ 

“Ölüm sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et.”[3] uyarısını asla unutmayalım.

Söz ve davranışlarımızla ailemizi incittiysek; tertemiz fıtratla yaratılan çocuklarımızı kötülerin insafına terk ettiysek; ‘öf!’ bile demenin yasak olduğu anne babamıza saygısızlık yaptıysak Allah’tan bağışlanma dileyelim.

Gıybet, dedikodu ve hakaret gibi kötülüklerle dillerimizi kirlettiysek; kibir, gurur ve haset gibi fenalıklarla kalplerimizi kararttıysak; alkol, kumar, faiz, kul ve kamu hakkı gibi haramları kursağımızdan geçirdiysek; rüşvet, stokçuluk ve karaborsacılık gibi günahlarla haksız kazanç sağladıysak hiç vakit kaybetmeden tövbe edelim.

İster gerçek hayatta, isterse sanal ortamda mahremiyet sınırlarını ihlal ettiysek; yalan ve iftiralar ile insanların onur ve haysiyetine dil uzattıysak hiç beklemeden Rabbimizden af dileyelim.

Akrabalarımızla sılâ-i rahmi kopardıysak; komşularımıza rahatsızlık verdiysek; yetimlerin ve öksüzlerin hakkına girdiysek; trafikte, iş yerinde, çarşı ve pazarda kötü söz ve kaba güç kullandıysak hemen tövbe edelim.

Hâsılı, üzerimizde hakkı olan herkese haklarını iade edelim, hak sahipleriyle mutlaka helalleşelim ve Allah’tan içtenlikle bağışlanma dileyelim.

Aziz Müslümanlar!

Günahımız ne kadar çok olursa olsun Rabbimizin rahmeti bütün kâinatı kuşatmıştır. O’nun tövbe kapısı ardına kadar açıktır. 

Allah Resûlü (s.a.s) bir hadislerinde,

“Âdemoğullarının hepsi hata yapar; hata yapanların en hayırlısı ise hatasına tövbe edendir.”[4] buyurmaktadır. Öyleyse ağızların mühürlenip, ellerin, ayakların ve derilerin yaptıklarını anlatacağı mahşer gününden önce yapıp ettiklerimizin muhasebesini yapalım. Hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekelim. İşlediğimiz bütün hata ve günahlar için Rabbimizden af ve mağfiret dileyelim. Unutmayalım ki, can boğaza geldikten sonra yapılan tövbenin Allah katında hiçbir kıymeti yoktur.

Hutbemi, Nisâ sûresinde yer alan şu ayetin mealiyle bitiriyorum:

“Allah katında makbul olan tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra da çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.”[5]

 



[1] Haşr, 59/18.

[2] Nûr, 24/31.

[3] Hicr, 15/99.

[4] İbn Mâce, Zühd, 30.

[5] Nisâ, 4/17.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü