11 Temmuz 2024 Perşembe

Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı

                  Srebrenitsa Katliamı

                                 ya da 

                Srebrenitsa Soykırımı

Dünyanın en büyük katliamlarından biri ola Srebrenitsa Katliamı 1995 yılında,Bosna

 Hersek'te 8 binden fazla Boşnak, Sırp askerleri tarafından katledildi.

Bu yüz karası katliam hiç bir zaman unutulmadı ve unutulmayacak.

Ogün den bugüne nice katliam sayılacak olaylar gerçekleştirildi zalimler tarafından.

Bu katliamların devamı ve en kötüsü olan Gazze Katliamı ve Soykırımı tüm dünyanın gözleri önünde devam etmektedir. Bu katliamda binlerce Filistinli can vermiştir. Maalesef hala katliam son sürat devam etmektedir.

Bugünlerde yaşanan Gazze Katliamı yıllar sonra  unutulmayacak ve İsraillilere nefret hiç bir zaman yok olmayacak.

Allah'ım İslam  alemine uyanış ver katliamlardan insanlığı koru.Amin.


Srebrenitsa'da 29 yıl önce neler oldu?

1995 yılında Avrupa'nın ortasında soykırım yaşandı. Sırplar, Birleşmiş Milletler'in Bosna Hersek'te güvenli bölge ilan ettiği ve Hollandalı askerlerin koruduğu Srebrenitsa'da katliam yaptı. 8 binin üzerinde genç ve yetişkin erkeği acımasızca öldürüldü.

1992'de başlayan Bosna savaşı sürüyordu. Ancak bir yandan da ateşkes için müzakereler yürütülüyordu. Boşnaklar Birleşmiş Milletler'in 'güvenli bölge' ilan ettiği Srebrenitsa'da toplanmıştı.

11 Temmuz 1995'te Sırp komutan Ratko Mladiç emrindeki birlikler Srebrenitsa'ya girdi.

Sırplar güvenli bölgeyi işgal etti

Bölgedeki Boşnakların bir bölümü BM adına güvenliği sağlamak üzere Srebrenitsa'da bulunan Hollandalı askerlerin Potoçari'deki üssüne sığınmaya çalıştı, bir bölümü de orman yolundan Boşnak askerlerin kontrolündeki Tuzla'ya ulaşmaya çalıştı. Kaderleri aynı oldu.

Potoçari'de Hollandalı askerlerin karargahı olan eski akü fabrikası Sırpların soykırım üssüne dönüştü. Fabrikaya sığınan erkekler önce ailelerinden ayrıldı, esir alınanlar, kamyon ve otobüslere doldurularak ölüme götürüldü.

Orman yolunda da keskin nişancı Sırp askerleri pusu kurmuştu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 4 Haziran 1993 tarihli 836 sayılı kararı: Güvenli bölgeye ve etrafına yapılan saldırılar karşısında, Birleşmiş Milletler askerleri tarafından güç kullanılması hatta hava desteğinin talep edilmesi öngörüldü.

Hollanda askerleri gözleri önünde yaşanan soykırıma sessiz kaldı. BM'nin hava operasyonu Sırpların elindeki 30 Hollandalı asker nedeniyle engellendi.

8 binden fazla Boşnak, Sırp askerleri tarafından katledildi

Sırplar Srebrenitsa'da Bosna Hersek savaşı sürecindeki en büyük soykırımı gerçekleştirdi. 8 binden fazla Boşnak, Sırp askerleri tarafından katledildi, toplu mezarlara gömüldü. Aradan çeyrek asırdan fazla geçti. Yüzlerce soykırım kurbanının hala cenazesi kayıp, mezarı belli değil.

Her yıl bölgede yürütülen kazılarda toplu mezarlarda bulunan kemikler kimlikleri belirlendikten sonra Potoçari'deki Anıt Mezarlığı'na defnediliyor.




HAFTANIN AYETİ

5 Temmuz 2024 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:

Diyanet İşleri Başkanlığının 05.07.2024 Tarihli Cuma Hutbesi :İZARÛRÂT-I HAMSEYİ MUHAFAZA EDELİM

ZARÛRâT-I HAMSEYİ MUHAFAZA EDELİM




Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: 

“Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve esenlik dini İslam’a girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.”[i]

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Mümin de insanların canları ve malları konusunda kendisine karşı emniyet hissettikleri kişidir.”[ii]


Aziz Müminler!

Yüce dinimiz İslam’ın gönderiliş hikmetlerinden biri de hak ve hakikatin, huzur ve barışın, adalet ve iyiliğin, merhamet ve muhabbetin hâkim olduğu erdemli ve güvenilir bir toplum inşa etmektir. İslam dini, böyle bir toplumu inşa etmenin yolunu bizlere öğretmiştir. Bu yol; yaratılmışların en değerlisi olan insanın canını, dinini, malını, aklını ve neslini korumaktan geçer. Zarûrât-ı hamse olarak adlandırılan bu beş temel hakka sahip çıkmak farz, hangi sebeple olursa olsun bunlara zarar vermek ise haramdır.

Değerli Müslümanlar!

Yüce Rabbimizin gönderdiği bütün peygamberlerin ortak amacı; canın, dinin, malın, aklın ve neslin emniyetini sağlamaktır. Rahmet elçileri, hayatları boyunca gönüllerin imanla buluştuğu, zihinlerin ilimle donatıldığı, hiçbir cana kıyılmadığı, hiçbir mala zarar verilmediği, nesillerin ifsat edilmediği bir medeniyet inşa etmek için çalışmışlardır. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in hayatı da böyle bir medeniyeti oluşturmakla geçmiştir. Allah Resûlü (s.a.s), güvenilir bir insan olmanın ve insanlarla güzel geçinmenin yollarını bizlere göstermiştir. Sevgi ve saygı, adalet ve merhamet, iyilik ve muhabbet, hoşgörü ve nezaket gibi değerleri her daim bizlere hatırlatmıştır. Çevremize huzur ve güven vermemizi, toplumu ifsat eden her türlü söz ve davranıştan uzak durmamızı tavsiye etmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bu hususta bizleri şöyle uyarmıştır: “Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder.”[iii]

Aziz Müslümanlar!

Bizler, zarûrât-ı hamseyi yani korunması gereken beş temel hakkı muhafaza ettiğimizde Rabbimizin rızasına nail oluruz. Dünyada huzur ve güven hâkim olur. Ahiretimiz ebedi mutluluk yurduna dönüşür. Bu haklara gerektiği gibi sahip çıkamaz isek toplumda kavga ve kargaşa, kin ve husumet ortaya çıkar.

 Hüzün ve keder, acı ve ıstırap etrafımızı kuşatır. 

Nitekim Yüce Rabbimiz bu konuda bizleri şöyle uyarır: 

وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُص۪يبَنَّ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةًۚ  

“Sadece zulmedenlere dokunmakla kalmayıp herkese sirayet edecek olan azaptan sakının.”[iv] 

O halde, insanın insana, komşunun komşuya, herkesin birbirine güvendiği bir toplum inşa etmenin gayretinde olalım. Sevgi, şefkat ve merhametle birbirimize muamele edelim. Kalp kırmayalım, gönül incitmeyelim. Birbirimizin hak ve hukukuna saygı gösterelim.

Değerli Müminler!

Önümüzdeki Pazar, Muharrem ayının ilk günü. 1446. Hicri yıla kavuşacağız inşallah. Allah Resûlü (s.a.s), Muharrem ayını “hürmete layık”[v] olarak nitelemiş, Ramazandan sonra en faziletli orucun bu ayda tutulan oruç olduğunu bizlere haber vermiştir.[vi]

Hicri yeni yılımızın; birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin pekişmesine, insanlığın huzur ve iyiliğine vesile olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.



[i] Bakara, 2/208.

[ii] Tirmizî, İman, 12.

[iii] İbn Hanbel, II, 199.

[iv] Enfâl, 8/25.

[v] Müslim, Sıyâm, 203.

[vi] Tirmizî, Savm, 40.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

1 Temmuz 2024 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

....قُلْ اَمَرَ رَبّ۪ي بِالْقِسْطِ۠ 

De ki: “Rabbim her işte doğru ve adâletli olmayı emretti.

                         A'râf ,29. Ayet

Hakkaniyet