5 Nisan 2024 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 05.04.2024 Tarihli Cuma Hutbesi : KADİR GECESİ: KUR’AN’LA AYDINLANAN GECE

              KADİR GECESİ: KUR’AN’LA AYDINLANAN GECE




Muhterem Müslümanlar!

Ramazan-ı şerifin son günlerindeyiz. Bugün, üzerimize güneşin doğduğu en hayırlı gün olan Cuma. Bu akşam ise bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi. Bizleri bu kıymetli vakitlere kavuşturan Yüce Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. Ümmeti olmakla şeref bulduğumuz Hz. Muhammed Mustafa’ya salat ve selam olsun. Cumamız ve Kadir Gecemiz mübarek olsun.

Aziz Müminler!

Kadir Gecesi’ni uzunca bir ömürden daha bereketli kılan, Kur’an-ı Kerim’in bu gece indirilmeye başlanmasıdır. Yüce Rabbimiz bu gecenin kadrini bizlere şöyle haber vermektedir:

“Şüphesiz, biz Kur’an’ı Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrâil o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir selamdır, bir esenliktir.”[1]

Kıymetli Müslümanlar!

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in isimlerinden biri “Burhan”dır. O, doğruluğunda hiçbir şüphe olmayan yegâne kitaptır. Ona uyan yücelir; ondan yüz çeviren zillete düşer. Kur’an “Hakîm”dir. Hikmet yüklü öğütlerle doludur. Onun davetine kulak veren Rabbinin rızasını kazanır; ona sağır kesilen kendini felakete sürükler. Kur’an “Furkân”dır. O, hak ile batılı birbirinden ayıran son ilahi kelamdır. Ona sarılan hakikati bulur; ondan uzaklaşan yanlış yollara sapar. Kur’an “Zikir”dir. Onu okuyan huzura erer; onu terk eden Allah’ın rahmetinden mahrum kalır. Kur’an “Mübîn”dir. Onu anlayıp yaşayan dünya ve ahiret saadetine ulaşır; kendini ondan yoksun bırakan karanlıklar içinde kaybolur.

Değerli Müminler!

Kur’an-ı Kerim bizden, son nefesimize kadar imanımıza sadık kalmamızı ve yalnız Allah’a kulluk etmemizi ister. Kur’an bizden, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in yüce ahlakıyla ahlaklanmamızı, onun örnekliğinde nezih bir hayat yaşamamızı ister. Kur’an bize, dünyadayken yapıp ettiklerimizden ahirette mutlaka hesaba çekileceğimizi bildirir.

Aziz Müslümanlar!

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır:

“Allah, bu Kur’an’la nice toplumları yüceltir, nicelerini alçaltır.”[2] 

Bizler, Kur’an-ı Kerim’e ve onu bize öğreten Peygamberimize hakkıyla tabi olduğumuzda yüceliriz. Adaleti, sevgiyi, merhameti, hak ve hakikati dünyaya hâkim kılarız. Birlik ve beraberliğimizi, huzur ve sükûnetimizi muhafaza ederiz. Zulmün ve zalimlerin önünde en büyük engel oluruz. Mazlumları ve mağdurları sevindirmeye devam ederiz. Şairin dediği gibi,

Beşerin derdine derman olur ancak Kur’an,

Onsuz artık, canavardan beterdir insan.

Kıymetli Müminler!

Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şerifinde

“İnanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir Gecesi’ni ihya edenin geçmiş günahları affedilir.”[3] müjdesini vermektedir. Öyleyse Kadir Gecesi’ni bir fırsat olarak görelim. Bu geceyi değerli kılan Kur’an-ı Kerim’i özümüze, sözümüze ve hayatımıza yansıtmaya gayret edelim. Çocuklarımızı ve gençlerimizi Kur’an’ın rahmet yüklü mesajlarıyla buluşturalım. Bu gece kendimiz, ailemiz, ümmet-i Muhammed ve bütün insanlık için Rabbimize çokça dua edelim, bağışlanma dileyelim. Allah Resûlü (s.a.s)’in Kadir Gecesi’nde yapılmasını tavsiye ettiği şu duayı dilimizden düşürmeyelim: اَللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ كَرِيمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّى Sen affedicisin, cömertsin, affetmeyi seversin, beni de affet Allah’ım!”[4]

Muhterem Müslümanlar!

Hutbemi bitirmeden önce iki hususu paylaşmak istiyorum. Kardeşlerim, sizleri camilerimizin manevi atmosferinde buluşmaya, ailece bayram namazına davet ediyorum. Ülkemiz, şehitlerimiz, Gazzeli mazlumlar ve zulme uğrayan bütün kardeşlerimiz için bayram namazından sonra hep birlikte dua edeceğiz inşallah. Diğer taraftan bayram vesilesiyle birçok kardeşimiz yolculuğa çıkacak. Yolculuk boyunca hem kendimizi hem de başkalarını tehlikeye düşürecek davranışlardan uzak duralım. Trafikte sabırlı ve dikkatli olalım. Öfkemizin esiri olmayalım. Acelecilik yaparak kazalara sebebiyet vermeyelim. Bayram sevincini hüzne dönüştürmeyelim.

Yüce Rabbim bizleri her türlü kaza, bela ve musibetten muhafaza buyursun. Sağlık, sıhhat ve afiyet içinde bayrama ulaştırsın.

 



[1] Kadîr, 97/1-5.

[2] Müslim, Müsâfirîn, 269.

[3] Buhârî, Savm, 6.

[4] Tirmizî, Deavât, 84.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

1 Nisan 2024 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

Cihat

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:

29 Mart 2024 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 29.03.2024 Tarihli Cuma Hutbesi :KARDEŞLİĞİMİZ ZEKÂTLA BEREKETLENSİN

 

KARDEŞLİĞİMİZ ZEKÂTLA BEREKETLENSİN

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Namazı kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızı eksiksiz görür.”[i]

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Allah, zekâtı ancak mallarınızın kalan kısmını temizlemek için farz kıldı.”[ii]

Aziz Müminler!

Yüce dinimiz İslam’ın emrettiği beş temel esastan biri de zekâttır. Zekât; dinen zengin sayılan bir Müslümanın malının belli bir kısmını yılda bir defa Allah rızası için ihtiyaç sahipleriyle paylaşmasıdır. Zekât, nimetlerin asıl sahibi olan Yüce Rabbimize karşı şükrümüzün bir göstergesidir. Malımızı Allah yolunda feda etmekten çekinmeyeceğimizin bir ifadesidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, “Suyun ateşi söndürdüğü gibi zekât da hata ve günahları silip yok etmektedir.”[iii]

Kıymetli Müslümanlar!

Zekât, zengin Müslüman için tercih değil, bir mecburiyettir. Zekât vermek, kazancı bereketlendirir, gönle huzur verir, müminin cennet vesilesi olur. Zekât vermemek ise malın bereketini kaçırır, kişiyi cimrilik, hırs ve tamahın esiri eder, ahirette de elim bir azaba sürükler.

Değerli Müminler!

Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: وَف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ “Zenginlerin mallarında, muhtaç ve yoksulların da hakkı vardır.”[iv] Evet, zengin bir Müslüman, zekâtını vermekle aslında ihtiyaç sahiplerinin hakkını vermiş olur. Zekât, müminler arasında sevgi ve güven köprüleri kurar. Yüreklerimizi birleştirir, kardeşliğimizi pekiştirir, birlik ve beraberliğimizi güçlendirir, toplumsal barışa katkı sağlar.

Aziz Müslümanlar!

Zekât, başta ülkemiz olmak üzere dünyanın dört bir yanına iyilik tohumları ekmektir. Dünyanın neresinde olursa olsun bir lokma ekmeğe, bir yudum suya muhtaç olanlara yardım elimizi uzatmaktır. Zekât, zulme maruz kalmış ve zor şartlar altında hayat mücadelesi veren bütün mazlumlara ve mağdurlara umut taşımaktır.

Zekât, rahmet ve mağfiret ayı Ramazanda kardeşlerimize iftar ve sahur neşesi yaşatmaktır. Rabbimizin emaneti olan yetim ve öksüzleri koruyup gözetmek, onları bayram sevincine ortak etmektir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde, İşaret parmağıyla orta parmağını göstererek, ben ve yetime kol kanat geren kimse cennette böyle yan yana olacağız.”[v] müjdesini vermiştir.

Kıymetli Müminler!

Türkiye Diyanet Vakfımız, “Kardeşliğimiz Zekâtla Bereketlensin” şiarıyla hayırsever milletimizin emanet ettiği zekâtları başta ülkemiz olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimize ulaştırmaktadır. Sizleri, bu kardeşlik kervanına destek olmaya davet ediyoruz. Bu iyilik seferberliğine din görevlilerimiz rehberliğinde, makbuz karşılığında il ve ilçe müftülüklerimiz ya da Türkiye Diyanet Vakfımızın internet sitesi üzerinden katkıda bulunabilirsiniz.  

Bu vesileyle geçmişten günümüze hayır ve iyilik yolunun bir neferi olup vefat etmiş bütün kardeşlerimize Cenâb-ı Hak’tan rahmet niyaz ediyorum. Hayatta olanlara sağlık, huzur ve bereketli bir ömür diliyorum.

Hutbemi, bir ayet mealiyle bitiriyorum: “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.”[vi]



[i] Bakara, 2/110.

[ii] Ebû Dâvûd, Zekât, 32.

[iii] Tirmizî, Cum’a, 79.

[iv] Zâriyât, 51/19.

[v] Buhârî, Talâk, 25.

[vi] Âl-i İmrân, 3/92.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

24 Mart 2024 Pazar

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

Sırat-ı Müstakim