Efkan Vural'ın Yazıları
11 Mart 2024 Pazartesi
8 Mart 2024 Cuma
HAFTANIN HADİSİ
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
شْهَدُ عِنْدَ الله لَا يَمُوتُ عَبْدٌ يَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا الله وَأَنِّي رَسُولُ الله صِدْقًا مِنْ
قَلْبِهِ، ثُمَّ يُسَدِّدُ إِلَّا سُلِكَ فِي الْجَنَّةِ
"Herhangi bir kul Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına benim de O'nun Resulü oldu ğuma cânü gönülden şehâdet eder de, sonra doğru yoldan ayrılmazsa, Allah katında ona şahitlik yapacağım ve o, mutlaka cennete gi recektir." Sonra şöyle buyurdu: "Rabbim (Azze ve Celle) ümmetimden yetmişbin kişiyi hesap ve azabsız cennete koyacağını bana va'd etmiştir. Dilerim ki, sizler, baba, eş ve soylarınızdan salih olanlar, cennet köşklerinde, iyice yerleşmeden onlar girmesinler (yani önce siz girip yerleşin, sonra onlar girsinler)."
Ahmed, Müsned hadis no: 15875.
Diyanet İşleri Başkanlığının 08.03.2024 Tarihli Cuma Hutbesi: RAMAZAN GELİYOR! HAZIR MIYIZ?
RAMAZAN GELİYOR! HAZIR MIYIZ?
Muhterem Müslümanlar!
Önümüzdeki
Pazar günü kılacağımız ilk teravih namazıyla on bir ayın sultanı Ramazan’a
kavuşacağız. Aynı gece sahura kalkarak oruca niyet edeceğiz. Bizleri bu mübarek
aya ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. Ramazan’ın kıymetini
bizlere öğreten Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya salat ve selam
olsun. Ramazan-ı şerifimiz şimdiden mübarek olsun.
Aziz Müminler!
Ramazan, Kur’an ayıdır. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Zaman, mekân ve insan, vahyin nuruyla Ramazan’da aydınlanmıştır. Rabbimiz, Bakara suresinde şöyle buyurmaktadır:
“Ramazan, insanlar için bir hidayet
rehberi, doğru yolun, hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri
olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.”[i]
Ramazan, bizi, Kur’an’ı okumaya, anlamaya ve yaşamaya davet etmektedir.
Peki, bizler, Kur’an’ın ahlakıyla ahlaklanabiliyor muyuz? Onun
rehberliğinde örnek bir insan ve Müslüman olabiliyor muyuz?
Kıymetli Müslümanlar!
Ramazan, oruç ayıdır. Oruç, bedenimize sıhhat, gönlümüze huzur veren eşsiz bir ibadettir. Günahlara ve kötülüklere karşı bir kalkandır. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır:
“Sizden biriniz
oruçluyken kötü söz söylemesin, kavga etmesin. Ona birisi sataşır veya kötü söz
söylerse, ‘ben oruçluyum’ desin.”[ii]
Ramazan, bizi, tüm azalarımızla oruç tutmaya, her türlü kötülük ve
günahtan arınmaya çağırmaktadır.
Peki, bizler, kavgadan, kin ve nefretten, kul ve kamu hakkı yemekten,
Müslümana yakışmayan bütün olumsuzluklardan uzak durmaya hazır mıyız?
Değerli Müminler!
Ramazan, yardımlaşma ve dayanışmanın zirve yaptığı aydır. Zekât, sadaka ve her türlü infakla geçici dünya nimetini ebedi ahiret kazancına dönüştürdüğümüz kutlu bir zamandır. Yüce Rabbimiz,
وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۚ
“Allah yolunda her ne harcarsanız Allah onun yerine yenisini verir.”[iii] buyurmaktadır.
Ramazan, bizi, paylaşmaya,
kimsesizlerin kimsesi olmaya, yetim ve öksüzlerin yüzünü güldürmeye davet
etmektedir.
Peki, bizler, iftar
ve sahur sofralarımızı komşularımızla, ihtiyaç sahipleriyle ve kimsesizlerle
sevgi ve muhabbet vesilesi kılmaya, yardımlarımızla ihtiyaç sahiplerinin
duasını almaya hazır mıyız?
Aziz Müslümanlar!
Ramazan, kardeşliğimizin pekiştiği, birlik ve
beraberliğimizin daha da kuvvetlendiği bir aydır. Lakin ne acıdır ki, Ramazan-ı
şerifin heyecanını hissettiğimiz şu günlerde Kudüs hâlâ mahzun, Gazze yine kan
ağlıyor, Doğu Türkistan’da zulüm devam ediyor. Dünya üzerinde nice Müslüman,
sahurun huzurundan, iftarın sevincinden mahrum. Rahmet ayı Ramazan, bizi, zulüm
altındaki kardeşlerimize el uzatmaya, maddi ve manevi bütün imkânlarımızı onlar
için seferber etmeye çağırıyor.
Peki, bizler, elimizden geldiğince mazlumun
yanında, zalimin karşısında daha güçlü durmaya hazır mıyız?
Kıymetli
Müslümanlar!
Ramazan, hanelerimizi
bereketlendiren, camilerimizi şenlendiren, gönüllerimizi huzura erdiren bir
aydır. Ramazan, her yıl, Rabbimize iyi bir kul, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e
layık bir ümmet, insanlığa faydalı bir kişi olmanın yollarını öğretmek için gelir.
Oruçla takvaya ulaştırmaya, tövbe ile günahlarımızdan arındırmaya gelir.
Dargınlık ve kırgınlıkları sonlandırmaya, aramızda muhabbet köprüleri
kurmaya gelir.
Ramazan, anne ve babamızın, eş
ve çocuklarımızın, akraba ve komşularımızın gönüllerini yapıp dualarını almamız
için gelir. Teravih namazlarımızı ailelerimizle birlikte camide kılmamız,
okunan mukabelelere iştirak etmemiz, çocuklarımıza ibadet alışkanlığı
kazandırmamız için gelir. Öyleyse gönüllerimizi, evlerimizi, mahallelerimizi ve
şehirlerimizi bu kutlu misafire hazır hale getirelim. Getirelim ki Ramazan
bizden hoşnut olsun. Rabbimizin rızasını kazanmamıza, günahlardan arınmamıza
vesile olsun.
4 Mart 2024 Pazartesi
3 Mart 2024 Pazar
1 Mart 2024 Cuma
HAFTANIN HADİSİ
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
شَرُّ مَا فِي الرَّجُلِ شُحٌّ هَالِعٌ، وَجُبْنٌ خَالِعٌ
"İnsanda bulunan en şerli şey aşırı cimrilik ve şiddetli korkudur."
[Ebu Davud, 22, (2511).]
Diyanet İşleri Başkanlığının 01.03.2024 Tarihli Cuma Hutbesi: ZARARLI ALIŞKANLIKLARIN ESİRİ OLMAYALIM
ZARARLI ALIŞKANLIKLARIN ESİRİ OLMAYALIM
Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslâm, din, can, akıl, nesil ve mal
emniyetini muhafaza etmemizi emretmiştir. Dinimizle
bağdaşmayan, fıtratımızı bozan, bedenimize ve ruhumuza zarar veren,
neslimizi ifsat eden her türlü zararlı alışkanlığı ise yasaklamıştır.
Aziz Müminler!
İnsanı uyuşturan ve aklı işlevsiz hale getiren alışkanlıkların başında alkollü içecekler gelmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde,
“Sarhoş eden her şey içkidir ve her türlü içki haramdır.”[1]
buyurmaktadır. İçki, bütün kötülüklerin anasıdır. İçki sebebiyle nice yuvalar dağılmaktadır. Yaralanmalı veya ölümlü nice
trafik kazaları yaşanmakta, nice hayatlar ve umutlar sönmektedir. Bunun içindir
ki, alkollü içeceklerin üretilmesi, içilmesi, alınması ve satılması dinimizde
haram kılınmıştır.
Kıymetli Müslümanlar!
İnsanlığı felakete sürükleyen zararlı alışkanlıklardan biri de kumardır. Kolay yoldan para elde etme aracı olarak görülen kumar, haksız bir kazançtır. Pençesine düşürdüğü kimseyi yalnızlığa, çaresizliğe, birçok bela ve musibete sürüklemektedir. İslam’a göre şans oyunları ve kumarın her türlüsünü oynamak ve oynatmak haramdır. Yüce Rabbimiz, alkol ve kumardan uzak durmamızı şöyle emretmektedir:
“Şeytan, içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi
Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?”[2]
Değerli Müminler!
Yarınlarımızın umudu gençlerimiz arasında yaygınlaşan başka bir tehlike ise, uyuşturucu ve madde bağımlılığıdır. Anne baba sevgisinden, aile şefkatinden uzak kalan gençlerimiz; özenti, arkadaş çevresi veya merak sebebiyle çeşitli uyuşturucu türlerine müptela olmaktadır. “Bir defa kullanmakla bir şey olmaz!” diyerek kandırılan gençlerimiz, uyuşturucu bataklığına çekilmektedir.
Cenâb-ı Hak, bir ayet-i kerimede,
وَلَا تُلْقُوا بِاَيْد۪يكُمْ اِلَى التَّهْلُكَةِۚۛ
“Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.”[3]
buyurmaktadır.
Öyleyse aile, okul, cami, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları
olarak el ele verelim. Alkollü içecekler, uyuşturucu ve benzeri insan sağlığına,
akla ve iradeye zarar veren her türlü bağımlılıkla mücadele edelim. Edelim ki,
gençlerimiz ve çocuklarımız, kötülerin ağına düşmesinler, kötülüğün girdabına
sürüklenmesinler.
Aziz Müslümanlar!
İnternet ve sosyal medya gibi sanal ortamlar da
ölçüsüz ve sorumsuzca kullanıldığında zararlı bir alışkanlığa dönüşmektedir. Son
dönemde hızla yaygınlaşan dijital bağımlılık,
kişiyi gerçek hayattan koparmakta, sevdiklerini ihmal etmesine, ömür
sermayesini boşa harcamasına sebep olmaktadır. Bazı mecralarda kişi ve aile
mahremiyeti hiçe sayılmakta, yalan, iftira ve asılsız haberlerle kul hakkı
ihlal edilmekte, insan onuru ayaklar altına alınmaktadır.
Kıymetli Müminler!
Alkol ve bağımlılık yapan bütün zararlı alışkanlıklar, modern çağın insana kurduğu ölüm tuzaklarıdır. Aklın selameti, neslin muhafazası zararlı alışkanlıklardan uzak kalmakla mümkündür. Fıtrata aykırı bu alışkanlıklar, insana ve topluma asla huzur vermez. Unutmayalım ki bizi dünya ve ahirette mutluluğa ulaştıracak olan, Allah’ın koyduğu sınırlara riayet etmek, her türlü haram ve kötülükten sakınmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu uyarısını aklımızdan çıkarmamaktır:
“İki
nimet vardır ki insanların çoğu, onları değerlendirme hususunda aldanmıştır.
Bunlar; sağlık ve boş vakittir.”[4]
Muhterem
Müslümanlar!
Ramazan-ı şerife yaklaşmışken, bu mübarek günlerde
Rabbimizin katında müstecâb olur ümidiyle Gazze, Doğu Türkistan ve dünyadaki
tüm mazlumlar için Cuma namazının farzını müteakip dua edeceğiz. Cenâb-ı Hak,
tüm şehitlerimize rahmet, gazilerimize sağlıklı ömürler nasip eylesin.

