Efkan Vural'ın Yazıları
27 Ağustos 2023 Pazar
25 Ağustos 2023 Cuma
HAFTANIN HADİSİ
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
مَنْ مَاتَ وَهُوَ بَرِئٌ مِنْ ثَثٍ:
الْكِبْرِ، وَالْغُلُولِ، وَالدَّيْنِ دَخَلَ الْجَنَّةَ -
"Kim şu üç şeyden berî olarak ölürse
cennete girer: Kibir, Gulûl, * Borç
[Tirmizî, Siyer 21]
Diyanet İşleri Başkanlığının25.08.2023 Tarihli Cuma Hutbesi:ALLAH’IN YARDIMI AZİZ MİLLETİMİZLE BERABERDİR
ALLAH’IN YARDIMI AZİZ MİLLETİMİZLE
BERABERDİR
Muhterem Müslümanlar!
Hutbeme başlarken okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
“Ey İman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım
ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.”[1]
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s)
“Ellerinizle,
dillerinizle ve mallarınızla cihad edin.”[2]
buyurmaktadır.
Aziz Müminler!
Bizler, tarih boyunca din-i mübin-i İslam’a gönülden bağlı bir millet olduk. İ’lâ-yi kelimetullah yani Allah’ın ismini yüceltme aşkıyla yanıp tutuştuk. Hak ve hakikati, barış ve huzuru, adalet ve iyiliği yeryüzüne hâkim kılma gayesinden ayrılmadık. Sonsuz hamd ve sena olsun ki Cenâb-ı Hakk’ın yardımı, zalimin hasmı mazlumun umudu olan aziz milletimizin daima yanında oldu. Mümin gönüller,
مَتٰى نَصْرُ اللّٰهِۜ
“Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?”
diye duaya durduğunda,
اَلَٓا اِنَّ نَصْرَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ
“Bilesiniz ki Allah’ın yardımı
yakındır.”[3] nidasıyla Rabbimiz, inananların yardımcısı oldu.
Kıymetli Müslümanlar!
İstiklal ve istikbalimizin teminatı olan Anadolu’yu
yurdumuz kılan 26 Ağustos Malazgirt Zaferi, Allah Teâlâ’nın, aziz milletimizi nusret ve inayetinden mahrum
etmediğinin şahididir. En güçlü
donanmalarla vatanımızı işgal etmek isteyenleri mağlup ettiğimiz Çanakkale Zaferi
buna şahittir. Bütün yokluk ve imkânsızlıklara rağmen hayâsızca akınlara
“dur!” dediğimiz Milli Mücadele ruhu buna şahittir. Vatan aşkıyla dolu imanlı
yüreklerin Anadolu’muzdan düşmanları kovduğu 30 Ağustos Büyük Taarruz Zaferi buna
şahittir.
Aziz Müslümanlar!
Vatanımızı bölmek,
milletimizi esaret altına almak isteyenler dün olduğu gibi bugün de vardır. Bu
gerçeği hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadan vatan sevgisi ile dopdolu, gözünü
kırpmadan şehadete koşacak nesiller yetiştirmek en büyük idealimizdir. İstiklâl
Marşı Şairimizin bir asır önce dile getirdiği şu mısralar, millet olarak bu
ruhu hep taşımamız gerektiğini ortaya koymaktadır:
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak, toprağı sıksan şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Kıymetli Müminler!
Bugün bize düşen, aramıza
fitne ve fesat tohumları ekmek isteyenlere karşı uyanık olmaktır. Her
zamankinden daha fazla el ele, omuz omuza, gönül gönüle vermektir. Kardeşlik ahlakını kuşanmak, birlik ve
beraberliğimizi daha güçlü kılmaktır. Bu toprakları asırlardır Müslüman yurdu
kılan fetih ruhunu diri tutmaktır. Şanlı ecdadımızın, uğruna şehadete yürüdüğü mukaddes
değerlere sahip çıkmak, bu değerleri gelecek nesillere aktarabilmektir.
Bu vesileyle Allah’ın adını yüceltme uğruna
canından geçen ve bu cennet vatanı bizlere emanet bırakan aziz şehitlerimizi,
ebedi âleme göç eden kahraman gazilerimizi rahmetle yâd ediyorum. Mekânları
cennet, makamları âlî olsun. Hayatta olan gazilerimize ise sıhhat, afiyet ve
hayırlı ömürler diliyorum. Cenâb-ı Hak, vatanımızın bekası, milletimizin huzur
ve güveni için gecesini gündüzüne katarak mücadele eden peygamber ocağı kahraman
ordumuzun ve emniyet güçlerimizin yardımcısı olsun. Bütün kötülüklerden ve
şerlerden onları muhafaza eylesin.
23 Ağustos 2023 Çarşamba
HAFTANIN HADİSİ
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
مَنْ مَاتَ وَهُوَ بَرِئٌ مِنْ ثَثٍ: الْكِبْرِ، وَالْغُلُولِ، وَالدَّيْنِ دَخَلَ
"Dört şey vardır, bunlar geçmiş peygamberlerin
sünnetlerindendir: Haya, koku sürünme, evlenme, misvak
kullanma."
[Tirmizî, Nikah 1, (1080).]
Diyanet İşleri Başkanlığının18.08.2023 Tarihli Cuma Hutbesi:AHİRET: EBEDİ YURDUMUZ
AHİRET: EBEDİ YURDUMUZ
Muhterem Müslümanlar!
Geçici olan şu dünyada hepimiz birer yolcuyuz. Rabbimizin takdir ettiği kadar bir ömür
sürüp, sonra da ebedi olan ahirete göç edeceğiz. Ahiret, dünyada yapıp
ettiklerimizin karşılığını bulacağımız ebedi yurdumuzun adıdır. Ahirete iman
ise altı iman esasından biridir.
Aziz Müminler!
Kıyamet mutlaka vuku bulacak, dünya hayatı bütün çekiciliği ve cazibesine rağmen bir gün sona erecektir. Bütün insanlar mahşerde Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda toplanacak, günahlarımız ve sevaplarımız Mîzan adı verilen şaşmaz terazide tartılacaktır. Amel defterimiz önümüze açılacak,
اِقْرَأْ كِتَابَكَۜ كَفٰى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَس۪يباًۜ
“Kitabını oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter.”[i] denilecektir.
Dünyada iman edip
salih amel işleyenler ve güzel ahlakı düstur edinenler, Allah’ın rahmetine nail
olacak ve cennete gireceklerdir. Bu hayatta sorumluluklarını ihmal edenler ise
karşılığında cehennemde cezalarını çekeceklerdir.
Kıymetli Müslümanlar!
Ahirete iman, dünya hayatımıza yön vermelidir. Hesap bilinci, bizi kötülüklerden alıkoymalı, iyiliklere yönlendirmelidir. Ebedi bir hayat düşüncesi, özümüzle, sözümüzle ve yaşantımızla bizi iyi bir insan, ideal bir mümin kılmalıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır:
“Allah’a ve ahiret gününe
iman eden, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden,
misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe iman eden, ya hayır söylesin
ya da sussun!”[ii]
Değerli Müminler!
Ahirete iman eden
mümin, kendisiyle, ailesiyle, çevresiyle,
canlı cansız bütün yaratılmışlarla barışık yaşar. Onun
elinden ve dilinden hiç kimseye zarar gelmez. O, bir başkasının malına, canına,
iffet ve onuruna kastedemez.
Hesap gününe inanan mümin, eşine iyi davranır. Evlatlarından şefkat ve
merhameti esirgemez. Anne-babasının duasını almanın ve rızalarını kazanmanın
gayretinde olur. Akraba ve komşularının hakkını gözetir. Yetime, yoksula, dara
düşene el uzatır.
Ebedi hayata iman eden mümin, kötülüklerden uzak durur. Kin, ihtiras,
haset ve düşmanlık gibi olumsuz duygularla hareket etmez. Kul ve kamu hakkı
yemez. Kazancına haram bulaştırmaz. Huzuru ve mutluluğu, mal ve mülkte, makam
ve mevkide, şan ve şöhrette değil, Allah’a imanda, ibadetlerin hazzında ve
ahlakın güzelliğinde arar.
Aziz Müslümanlar!
Bu dünyada ne ekersek ahirette onu biçeceğiz. Dünyada iyilik adına ne yaparsak ahirette onu göreceğiz. Dünyada hayır ve sadaka adına ne verirsek ahirette onu bulacağız. Öyleyse dünya hayatının geçici hevesleri bize ahireti unutturmasın. Rabbimizin,
“Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi
gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın…”[iii]
uyarısı aklımızdan çıkmasın. Ahirette bizi mahcup edecek her türlü söz ve davranıştan
sakınalım. Unutmayalım ki, Rabbimiz, bizleri yaptıklarımızdan ve yapma imkânına
sahip olduğumuz halde yapmadıklarımızdan da hesaba çekecektir.
Hutbemi bir ayet mealiyle bitiriyorum:
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve
herkes, ahirete önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten
sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”[iv]

