Efkan Vural'ın Yazıları
23 Ağustos 2023 Çarşamba
HAFTANIN HADİSİ
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ي أَعوُذُ بِكَ أنْ أَضِلَّ أَوْ أُضَلَّ أَوْ أَزِلَّ أوْ أُزَلَّ أوْ أَظْلِمَ أَوْ أُظْلَمَ أَوْ أَجْهَلَ أَوْ
يُجْهَلَ عَلَيَّ
Allah’ım! Dalalete (sapıklığa) düşmekten veya (başkalarını) dalalete düşürmekten, hataya düşmekten veya (başkasını) hataya düşürmekten, zulmetmekten veya zulme uğramaktan, cahillik etmekten veya cahillikle karşılaşmaktan, sana sığınırım.
Ebû Dâvûd (Edeb 112)
Diyanet İşleri Başkanlığının11.08.2023 Tarihli Cuma Hutbesi:SILA-İ RAHİM: RAHMET VE BEREKET VESİLEMİZ
SILA-İ RAHİM: RAHMET VE BEREKET VESİLEMİZ
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“…Adını anarak birbirinizden dilek ve istekte bulunduğunuz
Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının...”[i]
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:
“Rızkının bol, ömrünün bereketli olmasını arzu eden, akrabalık bağını
devam ettirsin.”[ii]
Aziz Müminler!
Müminler olarak gözetmemiz gereken
önemli değerlerden biri de sıla-i rahimdir. Sıla-i rahim; ailemizle, akrabalarımızla, komşularımızla güzel ilişkiler
kurmaktır. Onlarla bağlarımızı koparmamaktır. Sevinçlerini ve hüzünlerini
paylaşmaktır. İhtiyaç duydukları anda yardımlarına koşmaktır. Düştükleri vakit
ellerinden tutup kaldırmaktır. Birbirimize şefkat, merhamet ve muhabbetle
destek olmaktır.
Kıymetli Müslümanlar!
Sıla-i rahim, sadece
bizimle ilişkilerini devam ettiren akrabalarımızla ilgilenmek, onların
ziyaretinde bulunmak değildir. Bununla birlikte sıla-i rahim, aramayanı aramak,
gelmeyene gitmek, hal hatır sormayanın halini ve hatırını sormaktır. Nitekim sahabeden
biri Peygamberimiz (s.a.s)’e gelerek, “Ey Allah’ın Resûlü! Ben akrabalarımla
ilişkilerimi sıcak tutmaya, irtibatımı devam ettirmeye çalışıyorum, onlarsa beni
arayıp sormuyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar.
Ben onlara yumuşak davranıyorum, onlar bana kaba davranıyorlar.” demişti. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (s.a.s), o sahabeye şöyle buyurmuştu:
“Sen böyle davranmaya devam ettiğin
sürece Allah’ın yardımı seninledir.”[iii]
Değerli Müminler!
Teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlediği bir dönemde yaşıyoruz.
İstediğimiz anda dünyanın diğer ucundaki insanlarla hem sesli hem de görüntülü
irtibat kurabiliyoruz. Ancak bütün bu gelişmelerin aksine gün geçtikçe
birbirimizden daha da uzaklaşıyor, en yakınımız olan anne babamızı dahi ihmal
edebiliyoruz. Her geçen gün kalabalıklar içinde yalnızlaşıyor ve bireyselleşiyoruz.
Günümüzde, gözbebeği evlatlarının yolunu gözleyen, yalnızlığa terk
edilmiş nice ana-babalar var. Halinin hatırının sorulmasını bekleyen nice
akrabalarımız var. Bir nebze olsun dertlerinin paylaşılmasını, gönüllerinin
alınmasını dileyen nice yakınlarımız var. Bir selama, içten bir tebessüme,
samimiyet ve muhabbete muhtaç nice komşularımız var.
Aziz Müslümanlar!
Rahmet vesilesi olan sıla-i rahimi ihmal etmeyelim. Sıla-i rahimin bereketinden kendimizi mahrum bırakmayalım. Anne-babamızın gönlünü hoş tutalım. Akrabalarımızdan
samimiyet ve muhabbeti, selamı ve içten bir tebessümü esirgemeyelim. Bayramlarda,
düğün ve cenazelerinde onları yalnız bırakmayalım. Çocuklarımız, büyüklere
hürmet etmeyi, yakınlarımızı sevindirmeyi bizden öğrensin. Yavrularımız, sevinçlerin paylaşıldıkça arttığını, üzüntülerin
paylaşıldıkça azalacağını bizden
görsün.
7 Ağustos 2023 Pazartesi
6 Ağustos 2023 Pazar
HAFTANIN HADİSİ
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
"Allah Teâla Hazretleri kendisinden istemeyene gadap eder."
[Tirmizî, Daavât 3, (3370); İbnu Mâce, Dua 1, (3827)
4 Ağustos 2023 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 04.08.2023 Tarihli Cuma Hutbesi:CUMA: HAFTALIK BAYRAM GÜNÜMÜZ
CUMA: HAFTALIK BAYRAM GÜNÜMÜZ
Her hafta Cuma günü tevhidin nişanesi minarelerden
yankılanan ezan-ı Muhammedi ile camilere koşan aziz kardeşlerim! Cumamız
mübarek olsun. Allah’ın selamı, rahmeti ve mağfireti hepimizin üzerine olsun.
Muhterem Müslümanlar!
Bugün, günlerden Cuma. Bugün, Peygamberimiz
(s.a.s)’in buyurduğu üzere, güneşin doğduğu en hayırlı gün.[1] Bugün, biz
müminlerin haftalık bayramı. Bugün, Rabbimize olan kulluk sözünü tazelediğimiz
mübarek bir gün. Bugün, kardeşliğimizi pekiştirdiğimiz, birlik ve
beraberliğimizi sağlamlaştırdığımız bereketli bir gün.
Aziz Müminler!
Hutbeme başlarken okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrıldığınızda Allah’ı zikretmeye koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”[2] A
yet-i
kerimeden de anlaşılacağı üzere kendilerine Cuma namazı farz olan kimselerin, ezan
okunduktan sonra yaptıkları alışveriş ve elde ettikleri kazanç helal değildir. Evet,
bugün en önemli vazifemiz, bütün işlerimizi bir tarafa bırakarak Cuma namazı
için camilerde buluşmaktır. Maddi ve manevi kirlerden arınmak için, neşe ve
sevinç içerisinde Rabbimizin emrine uymaktır. Yanımızdaki kardeşimize
rahatsızlık vermeden, tertemiz bir şekilde omuz omuza saf tutmaktır.
Kıymetli Müslümanlar!
Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde bizlere şu müjdeyi vermektedir:
“Cuma namazı vaktinde öyle bir an vardır ki insan o anda Allah’tan bir şey dilerse Allah dilediğini ona mutlaka verir.”[3]
Bir başka hadisinde ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bizleri şöyle uyarmaktadır:
“Her kim önemsemediğinden dolayı Cuma namazını üç defa terk ederse kalbi mühürlenir.”[4]
Bu hadislerdeki müjde, ne güzel bir müjde; uyarı ise, ne büyük bir uyarıdır. Bu
müjdeyi ve uyarıyı işiten bir mümin, Cuma namazını kasten terk edebilir mi hiç?
Değerli Müminler!
Hutbe olmadan Cuma namazı olmaz. Hutbe, tıpkı namaz gibi Allah’ı zikretmektir. Hutbenin bir adabı vardır. Bu da minberdeki hatibi can kulağıyla dinlemektir. Hutbe esnasında asla konuşmamaktır. Telefonla ya da başka şeylerle meşgul olmamaktır. Allah Resûlü (s.a.s) hutbe adabı hususunda bizi şöyle uyarmaktadır:
“Cuma
günü imam hutbe okurken konuşan arkadaşına ‘sus!’ bile desen, hatalı bir iş yapmış
olursun.”[5]
Aziz Kardeşlerim!
Cuma gününün bereketinden, sevincinden, maddi ve manevi kazanımlarından kendimizi mahrum bırakmayalım. Günde beş defa eda ettiğimiz namazlarımızı Cuma namazıyla taçlandıralım.
“Sen yine de öğüt ver.
Çünkü öğüt müminlere fayda verir.”[6] ilahi
hitabına kulak vererek Cuma namazını birbirimize hatırlatalım. Gençlerimizi,
çocuklarımızı sevgiyle, muhabbetle, güzel bir üslupla camiye teşvik edelim. Kadınıyla
erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla Allah’ın evlerine koşalım. Çalışanlarımızın ve
öğrenci kardeşlerimizin en önemli farz ibadetlerinden birisi olan Cuma namazını
eda edebilmelerine yardımcı olalım. İş yerlerimizdeki mesai saatlerini,
okullarımızdaki ders programlarını Cuma namazının vaktine göre düzenleyelim.
Unutmayalım ki ibadet özgürlüğü ve insan haklarına riayet bunu gerektirir. Bu
hususta hassas davranmayanlar büyük bir vebal altına girmektedir.

