Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
Efkan Vural'ın Yazıları
23 Haziran 2023 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 23.06..2023 Tarihli Cuma Hutbesi:BABA: CENNETE AÇILAN KAPI
BABA: CENNETE AÇILAN KAPI
Aziz Müminler!
Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiği en
kıymetli nimetlerden birisi de ailedir. Aile, yeri asla doldurulamayacak olan
en önemli kurumdur. Fedakârlığın, karşılıksız sevmenin, şefkat ve merhametin ocağıdır.
Hiçbir karşılık beklemeden bize en büyük desteği ailemiz verir. Aile, bize
hayatı öğretir. Gönüllerimize güzel ahlakı nakşeder. Bizi geleceğe
hazırlar.
Muhterem
Müslümanlar!
Ailenin iki temel direğinden biri anne, diğeri ise babadır. Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara ‘öf’ bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı sözler söyle.”[1]
Bugünkü
hutbemizde Rabbimizin itaat etmemizi ve iyilikte bulunmamızı emrettiği babanın
aile içindeki önemini, sorumluluklarını ve ona karşı vazifelerimizi
hatırlayalım.
Değerli Müminler!
Baba, ailenin kalkanıdır. Kendisine
dayandığımız yıkılmaz bir dağdır. Bizler, hayatımızın her alanında onun
varlığıyla güven içinde oluruz. Baba, doğruyu ve hakikati gösteren bir
rehberdir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmamıza vesile olan bir
öğretmendir. Her düştüğümüzde bizi ayağa kaldıran müşfik bir eldir.
Kıymetli Müslümanlar!
Baba olmak, sadece ailenin maddi ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Baba olmak, çocuklarımızı iyi bir insan olarak yetiştirmektir. Göz aydınlığı yavrularımızın ebedi kurtuluşu için Hz. Nûh gibi çırpınmaktır. O,
“Haydi yavrum! Sen de bizimle birlikte bin!”[2]
diyerek
inkâr eden oğlunu kurtuluş gemisine davet etmişti.
Baba olmak, Hz. İbrâhîm gibi çocuklarımızı iyi bir mümin olarak yetiştirmek ve onlar için her daim hayır dilemektir. O,
رَبِّ اجْعَلْن۪ي مُق۪يمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۗ
“Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları
namaza devam edenlerden eyle!”[3] diyerek
Allah’tan neslinin iyiliğini niyaz etmişti.
Baba olmak, Lokmân (a.s) gibi şefkat dolu ifadelerle çocuklarımızı iyiliğe yönlendirip kötülükten alıkoymak için çabalamaktır. O,
“Yavrucuğum!
Namazını dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış.”[4] sözleriyle evladına hikmet yüklü nasihatlerde
bulunmuştu.
Baba olmak, Peygamber Efendimiz (s.a.s)
gibi çocuklarımıza hayatın her alanında örnek ve rehber olmaktır. Allah Resûlü
(s.a.s), ailesine karşı son derece şefkatliydi. Onun hanesinde sevgi ve saygı hâkimdi.
O, merhamet ve adaletten, nezaket ve zarafetten asla ayrılmazdı.
Aziz Müminler!
Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadisinde,
“Anne baba, kişinin cennete girmesine vesile olacak ana
kapılardan birisidir…”[5] buyurmaktadır. Öyleyse annemiz gibi cennet vesilemiz olan babamıza karşı
da hürmette kusur etmeyelim. Tatlı dil, güler yüz ve güzel davranışlarımızla anne
babamızın gönlünü hoş edelim. Rabbimizin rızasının anne babamızın rızasını
kazanmaktan geçtiğini unutmayalım.
Kıymetli Müslümanlar!
Hutbemi bitirirken bir hususu sizlerle paylaşmak
istiyorum. Kurban bayramı vesilesiyle birçok kardeşimiz yola çıkacak. Sizleri kurallara
uymaya, trafikte sabırlı ve dikkatli davranmaya, birbirimizin hak ve hukukuna
saygılı olmaya davet ediyorum. Trafik kazaları sebebiyle sevdiklerimiz
aramızdan ayrılmasın. Umutlar sönmesin. Bayram sevincimiz hüzne dönüşmesin.
Yüce Rabbim, sağlık, sıhhat ve afiyetle Kurban
Bayramına ulaşmayı hepimize nasip eylesin.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
17 Haziran 2023 Cumartesi
16 Haziran 2023 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 16.06..2023 Tarihli Cuma Hutbesi:İSLAM’IN İKİ ŞİÂRI: EZAN VE KURBAN
İSLAM’IN İKİ ŞİÂRI: EZAN VE KURBAN
Muhterem
Müslümanlar!
Milletler sembolleriyle ayakta durur ve varlıklarını devam ettirirler. İslam ümmetinin de kendine özgü sembolleri vardır ki biz bunlara “şiâr” diyoruz. Bunlar, Müslüman kimliğini inşa eden, bize tevhidi ve Rabbimize layık bir kul olmamız gerektiğini hatırlatan nişanelerdir. Cenâb-ı Hakk’ın saygı duyulmasını, korunmasını ve yaşatılmasını emrettiği değerlerdir. Nitekim okuduğum ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
“…Kim
Allah’a ait nişânelere saygılı davranırsa, şüphesiz ki bu, kalplerin takvalı
olmasındandır.”[i]
Geliniz! Bugünkü hutbemizde İslam’ın şiârlarından
olan ezan ve kurbanın önemini yeniden hatırlayalım.
Aziz Müminler!
Ezan, insanlığı Allah’a kul olmaya çağıran nebevi bir nidadır. Tevhidin gür
sedasıdır. Müezzin, Allah’tan başka ilah olmadığını, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in
son peygamber olduğunu günde beş defa
insanlara ezanla hatırlatır. Rabbimizin rahmetine ve affına ezanla davet eder. Huzura
ve kurtuluşa, güvene ve barışa ezanla çağırır. Ezan, vahdetin, yani ümmetin
birliğinin ilanıdır. Özgürlüğümüzün beyanıdır; bağımsızlığımızın sembolüdür.
İstiklâl Marşımızda bu husus ne de güzel ifade edilmiştir:
Rûhumun senden İlâhî şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli;
Bu ezanlar -ki şehâdetleri dînin temeli-
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.
Kıymetli Müslümanlar!
Ezanın aslı, Kur’an-ı Kerim gibi Arapçadır. Sözleri, Müslümanların ortak
dilidir. Ümmet-i Muhammed’in evrensel parolası ve ortak değeridir. Onu bugün
okunan şekliyle bize bizzat Peygamber Efendimiz (s.a.s) öğretmiştir. Dolayısıyla
aslı gibi okunmadıkça ezan ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Rabbimiz kıyamete
kadar minarelerimizden şehâdetleri dinin temeli olan ezandan bizleri mahrum
bırakmasın.
Değerli Müminler!
“Kim gönülden inanarak okunan ezanı tekrar ederse cennete
girer.”[ii] hadisinde ifade edildiği gibi ezan, bize cennet muştusudur. Minarelerden gönüllerimize yansıyan,
hayatımızın her alanını kuşatan eşsiz bir değerdir. Dilimiz, rengimiz, mezhep ve
meşrebimiz ne olursa olsun, Müslümanlar olarak hepimiz, ezanı işitince aynı
heyecanı hissederiz. Çocuklarımızın dünyaya gözlerini ilk açtığı anda sağ kulağına
ezan, sol kulağına kamet okuruz ve onlara İslami bir kimlik kazandırırız.
Aziz Müslümanlar!
İslam’ın sembollerinden bir diğeri ise kurbandır. Kurban,
kurbiyyettir; Rabbimize yakınlaşma gayreti, takvaya ulaşma arzusu, ilahi
rahmete nail olma çabasıdır. Kurban, teslimiyettir; Allah’a ve O’nun emirlerine
boyun eğmektir. Kurban, sadakattir; Cenâb-ı Hakk’ın rızasını her şeyden üstün görmektir.
Kurban, tezekkürdür; nimetin gerçek sahibini hatırda tutmaktır. Kurban,
paylaşmaktır; ihtiyaç sahibinin evine, gönlüne, sofrasına sevinç ve muhabbet
taşımaktır. Kurban, kardeşliktir; gönüller arasında yardımlaşma ve dayanışma
bağları kurmaktır.
Değerli Kardeşlerim!
Bizi biz yapan, bizi ayakta tutan, birlik
ve beraberliğimizi pekiştiren İslam’ın yüce değerleri etrafında kenetlenelim.
Unutmayalım ki dünya ve ahiret mutluluğumuz, bu değerlere sahip çıkmakla,
bunları yaşayıp yaşatmakla mümkündür.
Kıymetli Müminler!
Hutbemi
bitirirken bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Kurban ibadetinde esas olan
kişinin kurbanını bulunduğu yerde kesmesi veya kestirmesidir. Yaşadığı yerde
kurban kesme imkânı olmayan veya kestiği kurban haricinde ihtiyaç sahiplerine
kurban eti ikram etmek isteyenler ise vekâlet yoluyla kurbanlarını
kestirebilirler. Diğer hayır kurumları gibi Türkiye Diyanet Vakfımız da
kurbanını vekâlet yoluyla kestirmek isteyen kardeşlerimizin hizmetindedir. Her
yıl olduğu gibi bu yıl da “Kurbanını paylaş, kardeşinle yakınlaş” çağrısıyla,
başta depremzede kardeşlerimiz olmak üzere dünyanın dört bir köşesindeki
ihtiyaç sahiplerine kurban emanetlerinizi güvenle ulaştıracağız. Kardeşlik
bilincimizi güçlendirecek, buruk gönüllere bayramın neşe ve sevincini taşıyacağız
inşallah. Bu vesileyle siz değerli kardeşlerimizin din görevlilerimiz, il ve
ilçe müftülüklerimiz, Türkiye Diyanet Vakfımızın internet sitesi aracılığıyla
bu hayır kervanına katılabileceğinizi ifade etmek istiyorum. Rabbimizden
niyazımız, kurbanla kurbiyyet kazanan ve teslimiyet imtihanını başaran
kullarından olabilmektir.

