10 Şubat 2023 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 10.02..2023 Tarihli Cuma Hutbesi:GÜN, MİLLETÇE KENETLENME GÜNÜDÜR

                     

                        GÜN, MİLLETÇE KENETLENME GÜNÜDÜR




Muhterem Müslümanlar!

Millet olarak hepimizin ciğerini dağlayan çok

 büyük depremlerle sarsıldık. Ateş sadece

 düştüğü yeri değil hepimizin yüreğini yaktı.

 Dillerimizde dua, içimizde umutla enkazların

 başında bekledik. Canlarımızı kurtarmak,

 birbirimize el uzatmak için hep birlikte seferber

 olduk.

Aziz Müminler!

Rahmet Peygamberi (s.a.s) bizleri şöyle tarif ediyor: 

Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da bu acıyı paylaşan bir beden gibidir.”[i]

O halde mümin kardeşlerim! Gün, kenetlenme günüdür. Gün, yardımlaşma ve dayanışma günüdür. Gün, dua ve niyazla Cenâb-ı Hakk’a sığınma, O’nun engin rahmetini ve yardımını isteme günüdür. Öyleyse geçmişte olduğu gibi bugün de imanımızın gereği olarak birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla hareket edelim.  Birbirimizin umudu, birbirimizin yaşama sevinci olalım. Depremden etkilenen her bir kardeşimizin yüreğine dokunalım, gözyaşlarını silelim. Hüzünlerimizi paylaşarak azaltalım. Maddi ve manevi bütün imkânlarımızla kardeşlerimizin yanında olalım. Yüreklerimiz soğuk kış gecelerinde ısınacakları bir soba, başlarını sokabilecekleri bir yuva mesabesinde olsun. Böylesi zamanlarda sağduyumuzu ve sükûnetimizi daha bir özenle muhafaza edelim. Birlik ve kardeşliğimize zarar verebilecek her türlü söz ve davranıştan uzak duralım.

Kıymetli Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: 

فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ 

“Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Muhakkak her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır”[ii] 

Evet, Rabbimizin gönüllerimize sağanak sağanak yağdırdığı inşirah ve umutla, inanıyoruz ki bu zorluğun da beraberinde bir kolaylık, bu sıkıntının da ardından bir ferahlık gelecektir. Biliyoruz ki her türlü zorluğu omuz omuza, gönül gönüle aşan aziz milletimiz, sahip olduğu basiret ve feraseti, Rabbimizin rahmet ve inayeti, devletimizin kudret ve gayretiyle yine yaralarını saracaktır inşallah.

Bu vesileyle geçmişten günümüze afetlerde

 vefat eden bütün kardeşlerimize Cenâb-ı Haktan

 rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı,

 yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Yüce

 Rabbimiz, bizlere bir daha böyle acılar

 yaşatmasın. Ülkemizi, milletimizi, İslam

 âlemini ve bütün insanlığı her türlü afetten

 muhafaza buyursun.

Değerli Müminler!

Depremden etkilenen kardeşlerimizin yaralarını

 sarmak için pek çok yardım kampanyasının

 başlamış olmasından büyük bir memnuniyet

 duyuyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, bu

 kampanyalara destek olabilmek amacıyla bugün

 Cuma namazı sonrasında depremden etkilenen

 illerimiz dışındaki bütün camilerimizde aziz

 milletimizin yardımlarına müracaat edilecektir.

 Milletimizin sevgi ve muhabbet yüklü bu

 yardımları kardeşlerimize ulaştırılacaktır.

 Cenâb-ı Hak bütün yardımları yüce dergâhında

 kabul buyursun.



[i] Müslim, Birr, 66.

[ii] İnşirâh, 94/5-6.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

6 Şubat 2023 Pazartesi

4 Şubat 2023 Cumartesi

3 Şubat 2023 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 03.02..2023 Tarihli Cuma Hutbesi:İMANIN GEREĞİ: SALİH AMEL VE GÜZEL AHLAK

 

İMANIN GEREĞİ: 

SALİH AMEL VE  GÜZEL AHLAK




Muhterem Müslümanlar!

Yüce Rabbimizin rızasına ve ebedi kurtuluşa erebilmenin temel şartı imandır. İman, Allah’ın varlığına ve birliğine, O’nun peygamberlerine, meleklerine, kitaplarına, ahiret gününe, kaza ve kaderin Allah’tan olduğuna gönülden inanmaktır. İman aynı zamanda insanın Rabbine karşı samimiyeti ve ona verdiği sadakat sözüdür. Güven ve huzur içinde yaşama isteğidir.

Aziz Müminler!

İmanın göstergesi ve hayata yansıması salih ameldir. Salih amel, imanla verdiğimiz kulluk ahdine vefa göstermek, bütün benliğimizle Allah’a teslim olmaktır. İmanımızı, özümüze, sözümüze, davranışlarımıza yansıtmaktır. Kendimizle, ailemizle ve çevremizle barış içerisinde yaşamaktır. Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de imanla salih ameli birlikte zikretmiş ve imanını salih amellerle güzelleştirenleri şöyle müjdelemiştir:

“İman edip salih amel işleyenler bilmelidirler ki, biz güzel iş yapanların karşılığını asla zayi etmeyiz.”[1]

Kıymetli Müslümanlar!

İmanımızı kemale erdiren ise müminin en temel özelliği olan güzel ahlaktır. Güzel ahlak, peygamberlerin vahiyden sonra ümmetlerine bıraktığı en büyük mirastır. Ahlâkî erdemleri kuşanmak, kötü davranışlardan kaçınmak, mümin için vazgeçilmez bir sorumluluktur. Allah Resûlü (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: 

                   أَكْمَلُ الْمُؤْمِنِينَ إِيمَانًا أَحْسَنُهُمْ خُلُقًا

“Müminlerin iman bakımından en olgunu, ahlaken en güzel olanıdır.”[2]

Değerli Müminler!

Bizler, Rabbimizin 

وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ 

“Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.”[3] 

diye övdüğü ve güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderdiği[4] bir peygamberin ümmetiyiz. Öyleyse ümmeti olmakla şeref bulduğumuz Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) gibi bizler de imanımızı hayatımızın her alanına yansıtmaya, onun yüce ahlakını kuşanmaya gayret edelim. İmanın aile hayatına yansıması iffettir, nezakettir, sevgidir, merhamettir; birbirini üzmekten ve kırmaktan kaçınmaktır. İmanın ticaret hayatına yansıması doğruluktur, dürüstlüktür; hak etmediğine el uzatmamak, hak edenin karşılığını eksiksiz vermektir. İmanın sosyal hayata yansıması saygıdır, güvendir. İmanın eğitim hayatına yansıması bildiğiyle amel etmek, bilgi ve tecrübesini insanlığın faydası için kullanmaktır. Hayırlı nesiller yetiştirmek için mücadele etmektir. Hâsılı imanın hayatımıza yansıması Allah’ın emirlerine titizlikle riayet etmek ve onun yarattığı mahlûkata şefkat nazarıyla bakmaktır.

Aziz Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz iman ve salih amelle huzuruna varacak olan müminleri şöyle müjdelemektedir: 

      وَمَنْ يَأْتِه۪ مُؤْمِناً قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلٰىۙ 

“Kim de O’na salih ameller işlemiş bir mümin olarak gelirse, işte onlar için yüksek dereceler vardır.”[5] Öyleyse, zamanın Ramazan’a aktığı bu ayları güzel başlangıçlara vesile kılalım. İmanımızla uyuşmayan eylemlerimizi terk edelim. Bu dünyadan göç etmeden önce kendimizi hesaba çekelim. İmanımızı sâlih amel ve güzel ahlakla taçlandıralım. Unutmayalım ki kabre konulduğumuzda herkes ve her şey dönüp gidecek, yalnızca imanımız ve yaptığımız amellerle baş başa kalacağız.[6]

Hutbemi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyorum:

“Allah’ım! Senden güzel ahlakla bezenmiş sağlam bir iman ve ebedi kurtuluşa ulaştıracak ameller bahşetmeni istiyorum.”[7]

 



[1] Kehf, 18/30.

[2] Ebû Dâvûd, Sünnet, 15.

[3] Kalem, 68/4.

[4] İbn Hanbel, II, 381.

[5] Tâhâ,  20/75.

[6] Buhârî, Rikâk, 42.

[7] İbn Hanbel, II, 321, Nesâî, es-Sünenü’l-Kübrâ, 9/14.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü