Efkan Vural'ın Yazıları
12 Şubat 2023 Pazar
10 Şubat 2023 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 10.02..2023 Tarihli Cuma Hutbesi:GÜN, MİLLETÇE KENETLENME GÜNÜDÜR
GÜN, MİLLETÇE KENETLENME GÜNÜDÜR
Muhterem Müslümanlar!
Millet olarak hepimizin ciğerini dağlayan çok
büyük depremlerle sarsıldık. Ateş sadece
düştüğü yeri değil hepimizin yüreğini yaktı.
Dillerimizde dua, içimizde umutla enkazların
başında bekledik. Canlarımızı kurtarmak,
birbirimize el uzatmak için hep birlikte seferber
olduk.
Aziz Müminler!
Rahmet Peygamberi (s.a.s) bizleri şöyle tarif ediyor:
“Müminler, birbirlerini sevmede,
birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında
diğer organları da bu acıyı paylaşan bir beden gibidir.”[i]
O
halde mümin kardeşlerim! Gün, kenetlenme günüdür. Gün, yardımlaşma ve dayanışma
günüdür. Gün, dua ve niyazla Cenâb-ı Hakk’a sığınma, O’nun engin rahmetini ve
yardımını isteme günüdür. Öyleyse geçmişte olduğu gibi bugün de imanımızın
gereği olarak birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla hareket edelim. Birbirimizin umudu, birbirimizin yaşama
sevinci olalım. Depremden etkilenen her bir kardeşimizin yüreğine dokunalım, gözyaşlarını
silelim. Hüzünlerimizi paylaşarak azaltalım. Maddi ve manevi bütün
imkânlarımızla kardeşlerimizin yanında olalım. Yüreklerimiz soğuk kış
gecelerinde ısınacakları bir soba, başlarını sokabilecekleri bir yuva
mesabesinde olsun. Böylesi zamanlarda sağduyumuzu ve sükûnetimizi daha bir
özenle muhafaza edelim. Birlik ve kardeşliğimize zarar verebilecek her
türlü söz ve davranıştan uzak duralım.
Kıymetli Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ
“Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Muhakkak her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır”[ii]
Evet,
Rabbimizin gönüllerimize sağanak sağanak yağdırdığı inşirah ve umutla, inanıyoruz
ki bu zorluğun da beraberinde bir kolaylık, bu sıkıntının da ardından bir ferahlık
gelecektir. Biliyoruz ki her türlü zorluğu omuz omuza, gönül gönüle aşan aziz
milletimiz, sahip olduğu basiret ve feraseti, Rabbimizin rahmet ve inayeti,
devletimizin kudret ve gayretiyle yine yaralarını saracaktır inşallah.
Bu vesileyle geçmişten günümüze afetlerde
vefat eden bütün kardeşlerimize Cenâb-ı Haktan
rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı,
yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Yüce
Rabbimiz, bizlere bir daha böyle acılar
yaşatmasın. Ülkemizi, milletimizi, İslam
âlemini ve bütün insanlığı her türlü afetten
muhafaza buyursun.
Değerli Müminler!
Depremden etkilenen kardeşlerimizin yaralarını
sarmak için pek çok yardım kampanyasının
başlamış olmasından büyük bir memnuniyet
duyuyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, bu
kampanyalara destek olabilmek amacıyla bugün
Cuma namazı sonrasında depremden etkilenen
illerimiz dışındaki bütün camilerimizde aziz
milletimizin yardımlarına müracaat edilecektir.
Milletimizin sevgi ve muhabbet yüklü bu
yardımları kardeşlerimize ulaştırılacaktır.
Cenâb-ı Hak bütün yardımları yüce dergâhında
kabul buyursun.
6 Şubat 2023 Pazartesi
4 Şubat 2023 Cumartesi
3 Şubat 2023 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 03.02..2023 Tarihli Cuma Hutbesi:İMANIN GEREĞİ: SALİH AMEL VE GÜZEL AHLAK
İMANIN GEREĞİ:
SALİH AMEL VE GÜZEL AHLAK
Muhterem
Müslümanlar!
Yüce Rabbimizin rızasına ve ebedi kurtuluşa
erebilmenin temel şartı imandır. İman, Allah’ın varlığına ve birliğine, O’nun
peygamberlerine, meleklerine, kitaplarına, ahiret gününe, kaza ve kaderin
Allah’tan olduğuna gönülden inanmaktır. İman aynı zamanda insanın Rabbine karşı
samimiyeti ve ona verdiği sadakat sözüdür. Güven ve huzur içinde yaşama
isteğidir.
Aziz Müminler!
İmanın göstergesi ve hayata yansıması salih ameldir. Salih amel, imanla verdiğimiz kulluk ahdine vefa göstermek, bütün benliğimizle Allah’a teslim olmaktır. İmanımızı, özümüze, sözümüze, davranışlarımıza yansıtmaktır. Kendimizle, ailemizle ve çevremizle barış içerisinde yaşamaktır. Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de imanla salih ameli birlikte zikretmiş ve imanını salih amellerle güzelleştirenleri şöyle müjdelemiştir:
“İman
edip salih amel işleyenler bilmelidirler ki, biz güzel iş yapanların
karşılığını asla zayi etmeyiz.”[1]
Kıymetli Müslümanlar!
İmanımızı kemale erdiren ise müminin en temel özelliği olan güzel ahlaktır. Güzel ahlak, peygamberlerin vahiyden sonra ümmetlerine bıraktığı en büyük mirastır. Ahlâkî erdemleri kuşanmak, kötü davranışlardan kaçınmak, mümin için vazgeçilmez bir sorumluluktur. Allah Resûlü (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır:
أَكْمَلُ الْمُؤْمِنِينَ إِيمَانًا أَحْسَنُهُمْ خُلُقًا
“Müminlerin
iman bakımından en olgunu, ahlaken en güzel olanıdır.”[2]
Değerli Müminler!
Bizler, Rabbimizin
وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ
“Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.”[3]
diye övdüğü ve güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderdiği[4]
bir peygamberin ümmetiyiz. Öyleyse ümmeti olmakla şeref bulduğumuz Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s) gibi bizler de imanımızı hayatımızın her alanına
yansıtmaya, onun yüce ahlakını kuşanmaya gayret edelim. İmanın aile hayatına
yansıması iffettir, nezakettir, sevgidir, merhamettir; birbirini üzmekten ve
kırmaktan kaçınmaktır. İmanın ticaret hayatına yansıması doğruluktur,
dürüstlüktür; hak etmediğine el uzatmamak, hak edenin karşılığını eksiksiz
vermektir. İmanın sosyal hayata yansıması saygıdır, güvendir. İmanın eğitim
hayatına yansıması bildiğiyle amel etmek, bilgi ve tecrübesini insanlığın
faydası için kullanmaktır. Hayırlı nesiller yetiştirmek için mücadele etmektir.
Hâsılı imanın hayatımıza yansıması Allah’ın emirlerine titizlikle riayet etmek
ve onun yarattığı mahlûkata şefkat nazarıyla bakmaktır.
Aziz Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz iman ve salih amelle huzuruna varacak olan müminleri şöyle müjdelemektedir:
وَمَنْ يَأْتِه۪ مُؤْمِناً قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلٰىۙ
“Kim de O’na salih ameller
işlemiş bir mümin olarak gelirse, işte onlar için yüksek dereceler vardır.”[5] Öyleyse, zamanın Ramazan’a aktığı bu ayları güzel
başlangıçlara vesile kılalım. İmanımızla uyuşmayan eylemlerimizi terk edelim.
Bu dünyadan göç etmeden önce kendimizi hesaba çekelim. İmanımızı sâlih amel ve
güzel ahlakla taçlandıralım. Unutmayalım ki kabre konulduğumuzda herkes ve her
şey dönüp gidecek, yalnızca imanımız ve yaptığımız amellerle baş başa
kalacağız.[6]
Hutbemi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyorum:
“Allah’ım! Senden güzel ahlakla
bezenmiş sağlam bir iman ve ebedi kurtuluşa ulaştıracak ameller bahşetmeni
istiyorum.”[7]
