30 Aralık 2022 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:   


- فَوَاللهِ، َلأَنْ يَهْدِيَ اللهُ بِكَ رَجُلاً وَاحِداً، خَيْرٌ لَكَ مِنْ أَنْ يَكُونَ لَكَ حُمْرُ النَّعَمِ


 “Allah’a yemin olsun ki; Allah’ın, senin sebebinle bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için kırmızı -değerli- develerin sahibi olmaktan daha hayırlıdır”.

(Buharî: Fedâilü’s-Sahabe 9; Müslim: Fedâilü’s-Sahabe 34)

Diyanet İşleri Başkanlığının 3012.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:HAYATIN TEKRARI YOK

 

HAYATIN TEKRARI YOK




Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: İnsanların hesaba çekilecekleri gün iyice yaklaştı; hâlbuki onlar gaflet içinde haktan yüz çeviriyorlar.”[1]

Okuduğum hadis-i şerifte de Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: 

“Dünyada, bir garip yahut bir yolcu gibi ol!”[2]


Aziz Müminler!

Hayat, akıp giden su gibidir. Ezanla başlayıp salâyla biten ömür, önce yeşeren sonra da sararıp dökülen yaprak misalidir. Doğumun neşesi kadar, ölümün hüznü de hakikattir ve bütün yaratılmışlar için bir süre takdir edilmiştir. Aldığımız her nefeste o büyük güne biraz daha yaklaşıyoruz. Günlerimiz, aylarımız ve yıllarımız birer birer geride kalıyor. Her düşen takvim yaprağıyla ömür sermayemiz tükenip gidiyor.

Aziz Müminler!

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:    

               ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّع۪يمِ

Nihayet o gün, bütün nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.”[3] Evet! Rabbimizin bize emanet ettiği ömrümüzün bir hesabı var. Sayılı nefeslerimizin, sıhhatimizin, dünya nimetlerinin ayrı ayrı suali var. Bütün yaptıklarımızı belgeleyecek bir amel defteri, kurulacak şaşmaz bir terazi, hakikati dosdoğru beyan edecek şahitler var. İşte o gün, zerre miktarı işlenen hayır da şer de karşılığını mutlaka bulacaktır. Hiç kimseye zulmedilmeyecek, herkese hak ettiği tam olarak verilecektir.

Değerli Müminler!

Ömrümüzden bir yılı daha geride bırakıyoruz. Vakit, hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekme, yaptıklarımız mizana yani tartıya girmeden amellerimizi gözden geçirme vaktidir. Rabbimizin

يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ

“O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.”[4] ikazına uyup geride ne bıraktığımızı ve gelecekte ne yapacağımızı muhasebe etme vaktidir.  Vakit, dünyevileşme,  israf,  bencillik ve sınırsız tüketim arzusuna gem vurma vaktidir. Yolumuzu doğrultma, yönümüzü bulma vaktidir. Vakit, vicdan mahkememizi kurup, hakikat aynasında kendimizi görme vaktidir. Bizi ebedi kurtuluşa erdirecek salih amelleri ömrümüze katma vaktidir. Hâsılı vakit hayatımızı Kur’an ve sünnet ölçüsünde yeniden tefekkür etme vaktidir.

Aziz Müslümanlar!

Dünya bir imtihan yurdudur ve hayatın tekrarı da yoktur. Cenâb-ı Hak bizleri yapıp ettiklerimizden ve imkânımız olduğu halde ihmal edip terk ettiklerimizden hesaba çekecektir. Öyleyse vakit geçmeden, can boğaza gelip dayanmadan, kendimizle yüzleşelim.

اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلٰىٓ اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَآ اَيْد۪يهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

“O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder.”[5] buyuran Rabbimize kulak verip, ahiret için hazırlık yapalım. Allah’ın bizi her an gördüğü ve bizimle beraber olduğu bilinciyle iyilikte ve hayırda yarışalım.  Her türlü haramdan, kötülükten, kul hakkından kaçınalım. Hata ve günahlarımızdan nedamet duyup tövbe ve istiğfar ile Rahmân’ın engin merhametine sığınalım. Kur’an ve sünnet, iman ve ibadet, salih amel ve güzel ahlak bir ömür hayatımıza yön versin.

Hutbemi bir ayet-i kerime mealiyle bitiriyorum: 

“Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının. Herkes kıyamet için ne hazırladığına baksın! Allah’a karşı gelmekten sakının; şüphesiz Allah yapıp ettiklerinizden hakkıyla haberdardır.”[6]

 



[1] Enbiyâ, 21/1.

[2] Buhârî, Rikâk, 3.

[3] Tekâsür, 102/8.

[4] Kıyâmet, 75/13.

[5] Yâsin, 36/65.

[6] Haşr, 59/18.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

26 Aralık 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

                  Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

23 Aralık 2022 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:   

مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ 

“Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.”

 (Ebû Dâvûd, Libâs, 4.)

Diyanet İşleri Başkanlığının 23.12.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLERE SAHİP ÇIKALIM

 

BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLERE SAHİP ÇIKALIM




Muhterem Müslümanlar!

Yüce dinimiz İslam’ın hedefi, Kur’an ve sünnet çerçevesinde bir Müslüman kimliği inşa etmektir. Bu kimliği inşa ederken de İslam’ın temel ölçüsü, Allah Resûlü (s.a.s) ile hayat bulan ahlaki ilkelerdir. Bu ilkelerle vücut bulan İslam kültür ve medeniyetidir. Varlığımızı anlamlı kılan âdâb-ı muaşeret kurallarıdır. Dinimiz, bizi biz yapan bu evrensel değerlere sahip çıkmayı, öz benliğimizden uzaklaştıracak her türlü söz ve davranıştan kaçınmayı emreder. 

Aziz Müminler!

Müslüman kimliğini oluşturan en yüce değer, yaratılış gayemizi hatırlatan, sorumluluklarımızı öğreten ve bizlere şahsiyet kazandıran imandır. Rabbimizin rızasını kazandıran ibadetler, huzur ve mutluluğun kaynağı güzel ahlaktır. Müslümanlar, kulluktan sosyal hayata, giyim kuşamdan yeme içmeye kadar her alanda bu değerlere sahip çıktığında inançlarını ve kültürlerini muhafaza etmişlerdir. Çağ kapatıp çağ açan medeniyetler kurmuşlar, ilim ve bilimde, kültür, sanat ve edebiyatta bütün insanlara önder ve örnek olmuşlardır. Ancak Müslümanlar, ne zaman kendi inanç ve değerlerinden uzaklaşıp yabancı kültürlerin etkisi altına girmişler, işte o zaman kimlik ve aidiyetlerini kaybetmişlerdir.

Kıymetli Müslümanlar!

Kimliğini muhafaza eden Müslüman’dan beklenen, İslam’ın şiarına, yani İslam’ın sembol ve nişanelerine saygı duyması ve onları korumasıdır. Tevhidin sembolü Kâbe, ümmet olma bilincinin tazelendiği hac, teslimiyetin simgesi kurban, birlik ve beraberliğimizin nişanesi camiler, şehadetleri dinin temeli ezân-ı Muhammedî, kulluğun zirvesi namaz bizi biz yapan İslam’ın şiarlarındandır. Cenâb-ı Hak,

وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ اللّٰهِ فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ 

“Kim Allah’a ait nişanelere saygılı davranırsa, bu kalplerin takvalı olmasındandır.”[i] buyurmuş, bu sembol ve nişaneleri muhafaza etmenin takvamızın bir gereği olduğunu haber vermiştir.

Değerli Müminler

Ahlaki değerlerin, örf ve adetlerin bozulmaya başladığı, kültürel yabancılaşmanın hızla arttığı bir dönemde yaşıyoruz. Bu kültürel yozlaşmalardan birisi de yılbaşı kutlamalarıdır. Oysaki yılbaşı adı altında yapılan eğlencelerin, bu eğlencelerde yer alan sembolik figürlerin, çam ağaçlarının kesilmesinin tarihimizle, kültürümüzle hiçbir alakası yoktur. Yüce dinimiz İslam, bütün kötülüklerin anası olan alkolü, ocakları söndüren, cinayetlerin işlenmesine sebep olan kumarı haram kılmıştır. Kumarın farklı bir çeşidi olan piyango, toto, loto ve bütün şans oyunları da dinimizce haramdır, günahtır.

Kıymetli Müslümanlar!

Toplumlar değerleriyle bilinir, onlarla anılırlar. Değerleriyle yaşar, onlarla ayakta dururlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bu hususta ümmetini şöyle uyarmaktadır:

مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ 

“Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.”[ii] Öyleyse, bizi biz yapan, bizi ayakta tutan ve en güçlü sığınağımız olan değerlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımız, tarihimiz ve kültürümüzle bağdaşmayan batıl örf, adet ve gelenekleri hayatımıza yansıtmayalım. İnancımızın ve karakterimizin şekillendiği ailemizi, göz aydınlığı çocuklarımızı, milletimizin umudu gençlerimizi milli ve manevi değerlerimizle buluşturalım. Yabancı kültürlerin esiri olmamaları için hep birlikte gayret gösterelim. Unutmayalım ki hiçbir millet bir başka toplumun değerleriyle yükselemez. Kültürüne yabancılaşan bir toplum, medeniyet inşa edemez. Tarihini bilmeyenler geleceklerini sağlam bir zemine oturtamaz.

Hutbemi Yüce Rabbimizin şu ayetiyle bitiriyorum: Sizin dostunuz ancak Allah’tır, Resûlüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren müminlerdir.”[iii]



[i] Hac, 22/32.

[ii] Ebû Dâvûd, Libâs, 4.

[iii] Mâide, 5/55.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

19 Aralık 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

           Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

وَمَا بِكُمْ مِنْ نِعْمَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ ثُمَّ اِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَاِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَۚ


"Size ulaşan her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O’na yalvarır yakarırsınız."

                                                   (Nahl Sûresi,53. Ayet)