9 Aralık 2022 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 09.12.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:HAYDİ NAMAZA! HAYDİ KURTULUŞA!

 

HAYDİ NAMAZA! HAYDİ KURTULUŞA!




Muhterem Müslümanlar!

Günde beş vakit bir nida duyarız minarelerden. Gök kubbenin altında Rabbimizin kutlu daveti yankılanır:

حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ 

“Haydi namaza! Haydi kurtuluşa!” Bu davet, camiye ve cemaatedir. Bu davet, Cenâb-ı Hakkın huzurunadır. Bu davet, namazla dirilişe, namazla kurtuluşadır.


Aziz Müminler!


اَلصَّلاَةُ عِمَادُ الدّ۪ينِ 

“Namaz, dinin direğidir.”[i] 

    أَوَّلُ مَا يُحَاسَبُ بِهِ الْعَبْدُ الصَّلاَةُ 

“Namaz, kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk amelidir.”[ii]        

    مِفْتَاحُ الْجَنَّةِ الصَّلاَةُ

“Namaz, cennetin anahtarıdır.[iii]

İslam’ın beş temel esasından biri olan namaz, kulun hem bedeni hem de ruhuyla Rabbine yönelmesi, O’nunla daimi ve sağlam bir bağ kurmasıdır. Kalabalıklar içinde yalnızlaşan insanın Rabbiyle buluşması, O’nunla konuşması, halini O’na arz etmesidir.

Kıymetli Müslümanlar!

Biz namazı kılarız, namaz da bizi kâmil bir mümin kılar. Namazını hakkıyla eda edenleri iyiliğe sevk eder, kötülükten beri kılar. Kur’an-ı Kerim’de bu hakikat şöyle ifade edilir: “Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten meneder…”[iv]

Değerli Müminler!

Her Müslümana farz olan beş vakit namazı, camide cemaatle kılmanın büyük bir fazileti ve sayısız hikmeti vardır. Cemaatle namaz kılmak o kadar önemlidir ki Yüce Rabbimiz cihad meydanında dahi namazlarımızı cemaatle nasıl kılacağımızı Kur’an-ı Kerim’de ayrıntılı olarak açıklamıştır.[v] Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ise “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi kat daha faziletlidir.”[vi] buyurmuştur. Cemaatle kılınan namaz, kalplerimizi birbirine bağlar. Aramızdaki sevgi, saygı ve muhabbeti artırır. Birbirimizle tanışmaya, kaynaşmaya, sevinç ve kederde ortak olmaya vesile olur.

Aziz Müslümanlar!

Şu anda eda ettiğimiz Cuma namazı ise müminlerin haftalık buluşmasıdır. Cuma namazı, iman kardeşliğinin, kaynaşma ve bütünleşmenin, yek vücûd tek yürek olmanın en canlı örneğidir. Önder bir ümmet, hayırlı bir toplum olmamızın en büyük nişanesidir. Cenâb-ı Hak, bu mübarek günde dünyevî telaşlarımızı bir kenara bırakarak Cuma namazına koşmamızı şöyle emretmektedir: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.”[vii]

Geçerli bir mazeret olmadan Cuma namazını terk etmek ise ağır bir vebal, büyük bir günahtır. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: “Her kim önemsemediğinden dolayı Cuma namazını üç defa terk ederse kalbi mühürlenir.”[viii]

Kıymetli Anne Babalar!

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bizlere şöyle sesleniyor: “Yedi yaşına geldiklerinde çocuklarınızı namaza alıştırın.”[ix]

Öyleyse geliniz, çocuklarımızı tatlı dille, güler yüzle, sabırla ve anlayışla namaza davet edelim. Ellerinden tutarak hep birlikte ailece camiye koşalım. Camilerin huşû ve huzur veren ikliminden çocuklarımız da nasiplensin. Onlara cami adabını elbette öğretelim. Ancak çocukluklarının gereği olarak camide oynamalarına ve koşmalarına da hoşgörüyle yaklaşalım. Atacağımız yanlış bir adımla çocuklarımızın camiden ve cemaatten uzaklaşmalarına neden olmayalım.

Sevgili Gençler!

Resûl-i Ekrem (s.a.s), Rabbine ibadet ederek yetişen gençlerin kıyamet günü arşın gölgesinde gölgeleneceklerini müjdelemektedir.[x] O halde genç kardeşim, ömrünün bu en değerli günlerini cemaatle namaz kılarak bereketlendir. Ne olur, seni en çok Rabbine yaklaştıran namazdan kendini mahrum bırakma. Unutma, Allah’ın evinde cemaatle kıldığın namazlardan elde ettiğin iman ve cesaretle, hutbe ve vaazlardan öğrendiğin ilim ve hikmetle dünyanı huzur yurduna, ahiretini de cennete çevireceksin inşallah.

Aziz Müslümanlar!

Namaz kılmanın önünde hiçbir engel yoktur. Namazdan bizi alıkoyacak, ondan daha önemli hiçbir gerekçemiz olamaz. O halde, her gün beş vakit namazımızı camide kılmaya özen gösterelim. Özellikle, cemaatle kılınması farz olan Cuma namazına göre vaktimizi planlayalım. İşçi, işveren, amir, memur, öğrenci, öğretmen, çocuk, genç, yaşlı hep beraber Cuma namazında buluşalım. Eş, dost ve arkadaşlarımızı namazlarımızı camide kılmaya ve Cuma namazına teşvik edelim. Ahiret yolculuğumuza da yine bir cami avlusundan, omuz omuza saf tuttuğumuz kardeşlerimizin hüsnü şehadetleri, duaları ve kılacakları cenaze namazıyla uğurlanacağımızı unutmayalım.



[i] Beyhakî, Şuabü’l-îmân, 3, 39.

[ii] Nesâî, Muhârebe, 2.

[iii] Tirmizî, Tahâret, 1.

[iv] Ankebût, 29/45.

[v] Nisâ, 4/102.

[vi] Buhârî, Ezân, 30.

[vii] Cuma, 62/9.

[viii] İbn Mâce, İkâmet, 93.

[ix] Ebû Dâvûd, Salât, 26.

[x] Buhârî, Ezân, 36.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

5 Aralık 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ وَاَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِل۪ينَ

(Resûlüm!) Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.  

                                                                                   (A'râf Sûresi 199.Ayet)

2 Aralık 2022 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:

مَنْ كَانَ فِى حَاجَةِ أَخِيهِ كَانَ اللّٰهُ فِى حَاجَتِهِ 

“Kim, kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir.”

                                                                                (Müslim, Birr, 58.)

Diyanet İşleri Başkanlığının 02.12.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:ENGEL OLMA, FARKINDA OL

 

ENGEL OLMA, FARKINDA OL




Muhterem Müslümanlar!

Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: 

لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ 

“Biz, insanı gerçekten en güzel biçimde yarattık.”[1]

وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَن۪ٓي اٰدَمَ

“Andolsun biz insanoğlunu şerefli kıldık.[2]

Bu ayet-i kerimeler bize insanın en güzel şekilde yaratıldığını haber vermektedir. Onun canlılar arasında saygın bir yere sahip olduğunu hatırlatmaktadır. Ancak, insanın saygınlığı,  bedenî özelliklerinde, makam ve şöhretinde, mal ve mülkünün çokluğunda değildir. Dinin emir ve tavsiyelerine uyma, haram ve günahlardan kaçınma hususunda gösterdiği sorumluluk bilincinde, yani takvasındadır. Nitekim Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

Allah katında en değerli olanınız O’na itaatsizlikten en çok sakınanınızdır…”[3]

Aziz Müminler!

İslam’a göre fiziksel açıdan sağlıklı olmak bir üstünlük vesilesi değildir. İnsanların doğuştan gelen ya da sonradan karşılaştıkları engellilik durumları, onların saygınlığına asla zarar vermez. Allah Resûlü (s.a.s) bu hakikati şöyle ifade etmektedir:

“Allah, sizin görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz, O ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.”[4]

Kıymetli Müslümanlar!

Bütün insanlara olduğu gibi engelli insanlarımıza karşı da sevgi, saygı ve sorumluluk bilinciyle davranmak hepimizin görevidir. Engelli kardeşlerimizin ve ailelerinin kalbine bir damla sevinç taşımak en faziletli amellerdendir. Engelli kardeşlerimizin yanlarında olmak, onlara hayatı kolaylaştırmak dini ve insani bir sorumluluktur.

Değerli Müminler!

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), engelli sahabileri hayatın dışında bırakmamış, onlara yeteneklerine uygun görevler vermiştir. Ortopedik engelli Muâz b. Cebel’i Yemen’e vali olarak tayin etmiştir. Görme engelli Abdullah b. Ümmü Mektûm’u Mescid-i Nebevî’nin müezzinliği ile şereflendirmiş, Medine dışına çıktığında yerine yönetici olarak bırakmıştır.

Aziz Müslümanlar!

Resûl-i Ekrem (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyuruyor:

مَنْ كَانَ فِى حَاجَةِ أَخِيهِ كَانَ اللّٰهُ فِى حَاجَتِهِ 

“Kim, kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir.”[5] O halde geliniz, engelli kardeşlerimizin hayata dört elle sarılmaları ve geleceğe umutla bakabilmeleri için sorumluluklarımızın idrakinde olalım. Engelleri nedeniyle, fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan zorluklar yaşayan kardeşlerimizle içten ve samimi bir yakınlık kuralım. Engelli kardeşlerimizin hayatlarını zorlaştıran bütün engelleri hep birlikte ortadan kaldıralım. Onlara hayatı kolaylaştıralım. Yollarımızı, sokaklarımızı, binalarımızı ve bütün hayat alanlarımızı engelli kardeşlerimizin kullanabileceği şekilde planlamaya özen gösterelim. Engelli rampalarını ve kaldırımlarda bulunan yürüyüş bantlarını işgal etmekten kaçınalım. Engellilere ayrılan otoparklara araçlarımızı park etmeyelim. Onlara zorluklar yaşatan kimseler olmayalım. Unutmayalım ki insan olma açısından engelli olmak ve olmamak diye bir fark yoktur. Engelli kardeşlerimiz, eşit kimseler olarak onların farkında olmamızı, insan onuruna yakışır şekilde davranmamızı beklemektedir.

Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifiyle bitiriyorum: 

Görme engelli bir insana yol göstermen sadakadır. Güçsüz birine yardım etmen sadakadır. Konuşmakta güçlük çekenin meramını ifade etmen sadakadır.[6]

 



[1] Tîn, 95/4.

[2] İsrâ, 17/70.

[3] Hucûrât 49/13.

[4] Müslim, Birr, 34.

[5] Müslim, Birr, 58.

[6] İbn Hanbel, V, 152.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

28 Kasım 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


الَّذِي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيَاةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ



O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.


                                       (Mülk Suresi 2. Ayet)














İslam Öğretisi-24