26 Eylül 2022 Pazartesi

HAFTANIN HADİSİ

  Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur: 

    مَنْ غَشَّنَا فَلَيْسَ مِنَّا

“Bizi aldatan, bizden değildir!”

                                                                Müslim, Îmân, 164.

Diyanet İşleri Başkanlığının 23.09..2022 Tarihli Cuma Hutbesi:HELAL KAZANÇ VE ALIN TERİ

 

HELAL KAZANÇ VE ALIN TERİ




Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Allah’ın size verdiği helal ve temiz rızıklardan yiyin ve iman etmiş olduğunuz Allah’ın yasaklarından sakının.[1]

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: 

“Dürüst ve güvenilir tüccar, peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir.”[2]

Aziz Müminler!

“Rezzâk” olan Rabbimiz, kullarına sayısız nimetler bahşetmiştir. Helal ve temiz rızık peşinde koşmayı, haramlardan ise sakınmayı emretmiştir. Helalinden kazanmak için emek sarf etmeyi, alın teri dökmeyi öğütlemiştir. Nitekim O, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur: 

“Rızkınızı Allah katında arayın, O’na kulluk edin, O’na şükredin; sonunda O’na döndürüleceksiniz.”[3]

Kıymetli Müslümanlar!

Helal kazanç; el emeği ve göz nuruyla elde edilen nimetin “en

 hayırlı lokma” olduğunu idrak etmektir. Ölçüyü ve tartıyı

 eksiksiz yapmak, söz ve davranışlarda dürüst davranmaktır.

 Helal kazanç, işinin hakkını vermek, işçinin hakkını alın teri

 kurumadan ödemektir. Kul ve kamu hakkına riayet ederek

 kazancı ve ömrü bereketlendirmektir.

 Helal kazanç, maddi yönden yükselirken, manevi olarak tükenmemektir. Hırs ve tamahın esiri olmamak, boynunda hiçbir kulun vebalini taşımamaktır. Helal kazanç, yalan, hile ve aldatmadan kaçınmak, haram lokmayı, mideyi yakıp kavuran bir kor gibi görmektir.

Değerli Müminler!

Ne acıdır ki modern zamanlar iş ve ticaret ahlakını da olumsuz

 etkiliyor. Dürüst, güvenilir, helal-haram hassasiyeti olan, işinin

 ve işçinin hakkını gözetenlerin sayısı elbette çoğunlukta. Ancak

 bunun yanında sadece maddiyat odaklı düşünenlerin, daha fazla

 kazanmayı hayatın gayesi sananların sayısı da artıyor. Çalışma

 ve ticaretin de bir imtihan, işini layıkıyla yapmanın da bir ibadet

 olduğu bazen göz ardı ediliyor.

Hâlbuki İslam, boğazımızdan geçen her bir lokmanın helal ve meşru olmasını imanımızın bir gereği olarak görür. İçki ve ticaretinden, içerisinde kumar olan bütün oyunlardan, faizin her çeşidinden, hırsızlık, rüşvet, tefecilik, kamu malını üzerine geçirmek, stokçuluk ve karaborsacılık gibi her türlü haramdan şiddetle kaçınmamızı emreder. Unutmayalım ki kim helalinden kazanıp helal yollarda harcarsa ibadeti kabul, duası makbul olur. Kazancı bereketle, hanesi huzurla dolar. Nihayetinde Allah’ın rızasına ve cennetine nail olur. Kim de yediğine, içtiğine, giydiğine haram bulaştırırsa malının bereketi azalır. Kazandığını zannederken aslında kaybeder. Dünya saadeti yok olur, ahirette ise cehennem azabına duçar olur. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyurmaktadır:

“Haramla beslenen vücudun layık olduğu yer ancak cehennemdir.”[4]

Aziz Müslümanlar!

Hayatımızın her alanında olduğu gibi iş ve ticaret hayatımızı da

 doğruluk ve dürüstlük üzerine inşa edelim. Allah’ın koyduğu

 helal-haram sınırlarını hakkıyla koruyalım. 

Helalinden kazanalım, helalinden üretelim, helalinden yiyelim ve

 helalinden harcayalım. Geçici dünya malını, kalıcı ahiret

 saadetine tercih etmeyelim.

Hutbemi Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu uyarısıyla bitiriyorum:

“Kıyamet gününde insanoğlu, malını nereden kazandığından ve nereye harcadığından hesaba çekilmedikçe Rabbinin huzurundan hiçbir yere kımıldayamaz.”[5]

Muhterem Müslümanlar!

Bu hafta başı itibariyle Kur’an kurslarımız eğitim öğretime

 başlamıştır. 4-6 yaş grupları ve yoğunlukla hanım

 kardeşlerimizin katıldığı ihtiyaç odaklı Kur’an kursu

 kayıtlarımız devam etmektedir. Yakınlarınıza duyurmanızı

 hatırlatır, başarılı ve verimli bir dönem olmasını Yüce Allah’tan

 niyaz ederim.



[1] Mâide, 5/88.

[2] Tirmizî, Büyû’, 4.

[3] Ankebût, 29/17.

[4] Tirmizî, Cum’a, 79.

[5] Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 1.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

19 Eylül 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


اَوَلَا يَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ

Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.

(Bakara Sûresi,77. Ayet)


Başarıyı Artıran Faktörler

16 Eylül 2022 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

          Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:  


إِقْرَؤُوا الْقُرْآنَ، فَإِنَّهُ يَأْتيِ يَوْمَ الْقِياَمَةِ شَفِيعاً ِلأَصْحاَبِهِ


 “Kur’an okuyun. Zira Kur’an, kıyamet günü Kur’an ehline şefaatçi olarak gelecektir”.

                                 (Müslim: Salâtü’l-Müsafirîn: 252)

Diyanet İşleri Başkanlığının 16.09..2022 Tarihli Cuma Hutbesi:TAKVA, HAYÂ VE TESETTÜR

 

TAKVA, HAYÂ VE TESETTÜR




Muhterem Müslümanlar!

Allah Teâlâ, Kur’an-ı Kerimde bizlere şöyle seslenir:

Ey Âdemoğulları! Size mahrem yerlerinizi örtecek giysi, süsleneceğiniz elbise indirdik.[1]

Bu ayet-i kerime, giyinme ihtiyacımızı karşılayan nimetleri bize Cenâb-ı Hakk’ın ihsan ettiğini ve O’na şükretmenin boynumuzun borcu olduğunu bildirir. Aynı zamanda giyinmenin bir güzellik ve zarafet gereği olduğuna işaret eder. Ayetin devamında ise şöyle buyrulur:

Takva elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın ayetlerindendir. Umulur ki düşünüp öğüt alırlar.[2]

Aziz Müminler!

Takva elbisesi; imandır, edeptir. Takva elbisesi, bedeni örten giysilerin nasıl bir anlam taşıdığını idrak etmektir. Takva elbisesi, örtünmenin hakiki gayesini keşfetmektir. Takva elbisesi, bedenine zarar verecek ve ruhunu incitecek her türlü hatadan uzak kalarak erdemli yaşama bilincidir. Örtünme Allah’ın bir ayeti olduğuna göre, bizim onun hikmetini düşünmemiz ve Rabbimizden öğüt almamız gerekir.

Rabbimiz, insanı eşsiz bir yapıda yaratmıştır. Fıtrat dediğimiz bu yapı, iyi, güzel ve faydalı olana yönelmeye hazırdır. Bedenin mahrem ve dokunulmaz olduğu, giyinmenin doğru ve güzel olduğu, doğuştan gelen fıtri bir kabuldür. İlk insan Hz. Âdem ve eşinin cennetteki hali bunun en büyük ispatıdır. Onlar, Allah’ın emrini unutup kendilerine yasaklanan ağaçtan yediklerinde edep yerleri açılmış, mahcubiyet ve telaş içinde cennet yapraklarıyla örtünmeye çalışmışlardı.[3] Bu utancın sebebi ise, onların fıtratında bulunan hayâ duygusuydu.

Kıymetli Müslümanlar!

Hayâ, insanın çirkin bir şey yapmaktan çekinmesi, günah işlemekten utanmasıdır. Hayâ, İslam ahlâkının özüdür; hayâ ilk peygamberlik öğretilerinden beri insanlığa seslenen ahlâkî bir davettir. İslamda örtünmenin en büyük hikmetlerinden biri, hem kullara hem de Allaha karşı hayânın gereği olmasıdır. Bu yüzden Peygamber Efendimiz (s.a.s), “Allah halîmdir, hayâ sahibidir, kusurları örtendir. Hayâyı ve örtünmeyi sever.”[4] buyurmuştur. Çünkü hayâ, Allah’ın her an bizimle olduğunu bilmek, O’nun karşısında mahcup olacağımız şeyler yapmamaktır. O halde, örtünmenin ilahi bir anlamı ve değeri vardır. Örtünme, insanın daima kendisini gören, işiten ve koruyan ilâhî kudreti unutmamasıdır. Örtünme, Allah’ın sevdiği, istediği, emrettiği bir davranış olduğu için değerlidir. Tesettür küçümsenemez, itibarsız bir tercih gibi gösterilemez. Çünkü tesettür Allah’ın rızasını kazanmanın bir vesilesidir.

Değerli Müminler!

Tesettür, Allah ve Resûlü’nün gösterdiği istikamette yaşamaya dair kararlılığın dışa yansımasıdır. Tesettür deyince, kadını ve erkeği ilgilendiren ortak bir kavramdan, yüce bir erdemden söz ediyoruz. Örtünmenin sadece kadını ilgilendirdiğini ve başörtüsünden ibaret olduğunu zannetmek ciddi bir yanılgıdır. Zira örtünme, insanla ilgili bir ilkedir ve sınırlara saygının ifadesidir. Elbette kadın ve erkeğin tesettür sınırlarında İslam’ın belirlediği farklılıklar vardır. Ancak unutmayalım ki, kadın ya da erkek her mümin, hayâ bilinciyle örtünür ve bu saygınlıkla toplum içinde değer kazanır. Zira İslama göre insan, sureti ve imajıyla değil, ruhu ve şuuruyla kıymetlidir.[5] Güzelliği haram çizgisinin ötesinde değil, helal dairesinde aramalıdır.

Aziz Müslümanlar!

Kur’an-ı Kerimde,

Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha nezih bir davranıştır. Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır.” buyrulur. Bir sonraki ayette ise “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Kendiliğinden görünenler dışında ziynetlerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerinden bağlasınlar.” buyrulmaktadır.[6] Bu iki emrin peş peşe gelmesi, hayânın ve örtünmenin hem erkek hem de kadından beklendiğini gösterir. Her Müslüman kendi izzetini korumakla olduğu kadar, diğer insanların mahremiyetine saygı duymakla da yükümlüdür. Ne mutlu hür iradesiyle hayâ, hicap ve edeple yaşamayı seçenlere! Ne mutlu kulluk bilinciyle yaşayıp dünyada da ahirette de kazançlı çıkanlara!

Hutbemin sonunda Azerbaycan-Ermenistan sınırında vatanını müdafaa ederken şehit olan Azerbaycan ordusunun kahraman askerlerine Cenâb-ı Hak’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Dost ve kardeş ülke Azerbaycan halkının başı sağ olsun.



[1] A’râf, 7/26.

[2] A’râf, 7/26.

[3] A’râf, 7/19-23.

[4] Nesâî, Gusül, 7.

[5] Müslim, Birr, 34

[6] Nûr, 24/30, 31.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü