10 Haziran 2022 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:  


      خَيْرُ النَّاسِ قَرْنيِ، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ

 “İnsanların en hayırlısı:
-Benimle beraber yaşayan mü’minler “SAHABE” dir.
-Sonra onların ardından gelenler “TABİÎN” dir.
-Sonra da bunların ardından gelenler “ETBÂUT-TABİÎN” dir”.

                          (Buharî: Sulh 5; Müslim: Akzıye 17)


Diyanet İşleri Başkanlığının 10.06.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:BİR YUVA KURALIM

 

BİR YUVA KURALIM




Muhterem Müslümanlar!

Nikâh, Allah’ın emri, Peygamberin kavli ile hayat bulan bir sünnettir. Fıtratımıza uygun bir şekilde ve meşru bir nikâhla evlilik yapmak, her birimiz için şükür vesilesidir. Mutlu bir ailenin ferdi olmak, ailenin güven veren iklimi içinde yetişmek ne büyük nimettir. Aile üyelerinin hayata anlam katan desteğini almak ne büyük bahtiyarlıktır.

Kıymetli Anne-Babalar!

Cuma gününün şu icabet vaktinde sizlere sesleniyorum: Geleceğimizi sağlam bir şekilde inşa etmek, dini ve ahlaki temelleri sağlam, sevgi ve merhamet dolu yuvalarla mümkündür. Bize düşen, ilahi bir emanet olarak ihsan edilen çocuklarımıza cennete layık bir yuva kurmanın gayretinde olmaktır. Bu yuvayı kurarken Allah Resûlü (s.a.s)’in

يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا 

Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin!”[i] hadis-i şerifini rehber edinmektir.

İstiklal ve İstikbalimizin Teminatı Sevgili Gençler!

Sizlere de sesleniyorum. Geleceğimiz, umudumuz, en büyük imkân ve zenginliğimiz sizlersiniz. Göz aydınlığı bir yuva kurmanız en büyük neşemizdir. Huzur ve saadetiniz bizleri ziyadesiyle mutlu kılar. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) sizlere şöyle nasihat etmektedir: 

“Ey genç topluluğu! Aranızdan evlenmeye gücü yetenler evlensin. Çünkü evlenmek, gözü haramdan korumak ve iffeti muhafaza etmek için en iyi yoldur.”[ii]

Genç Kardeşim!

Peygamber Efendimizin tavsiyesine uyarak değerlerimizle örtüşen bir aile yuvası kurmanın gayretinde ol. Bu yuvayı hem kurarken hem de korurken sevgi ve saygıdan, ülfet ve muhabbetten, nezaket ve zarafetten asla ödün verme. Cenâb-ı Hakk’ın

هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ 

“Onlar sizin için birer elbise, sizde onlar için birer elbisesiniz”[iii] buyruğu üzere aileni ilgi ve sevgiyle kuşat, her türlü kötülükten muhafaza et. “Ömürde bir kez düğün yapıyoruz” bahanesine sığınarak İslam’ın helal ve haram çizgisini sakın ha ihlal etme. Rabbimizin şu ayeti her daim rehberin olsun: 

“Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı iyi ve temiz şeyleri siz kendinize haram kılmayın ve Allah’ın koyduğu sınırları da aşmayın. Zira Allah haddi aşanları sevmez.”[iv]

Aziz Müslümanlar!

Rabbimizin biz kulları için bereket vesilesi kıldığı aile olmanın huzurunu hep birlikte yaşayalım. Her zaman olduğu gibi düğünlerimizde de aklı uyuşturan alkolden, düğün sevincimizi hüzne çeviren silahla kutlama yapmaktan ve mahremiyet sınırlarını ihlalden kaçınalım. Anne-baba ve gençler olarak evliliklerde kolaylaştırıcı olalım. Nişanımız, nikâhımız, düğünümüz sade ve mütevazı olsun. Taleplerimiz makul ölçüleri aşmasın. Huzur ve mutluluğu gösteriş ve şatafatta değil, hürmet ve samimiyette, sevgi ve saygıda, anlayış ve fedakârlıkta, hâsılı Rabbimizin rızasında arayalım.

Hutbemi Cenâb-ı Hakk’ın bize öğrettiği şu dua ile bitiriyorum:

“Ey Rabbimiz! Bize mutluluk getirecek eşler ve çocuklar bahşet; bizi günahtan sakınanlara öncü yap!”[v]


[i] Buhârî, İlim, 11.

[ii] Buhârî, Nikâh, 3.

[iii] Bakara, 2/187.

[iv] Maide, 5/87.

[v] Furkân, 25/74.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
KAYNAK:

7 Haziran 2022 Salı

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

4 Haziran 2022 Cumartesi

AYIN SÖZÜ

  Ayın Seçme Sözü ve Yorumu

“Her sigara yaktığınızda hayatınızın yaşamaya değmediğini söylüyorsunuz.” 

                                                                                             Bir Söz

Allah’ın insana verdiği en önemli nimetlerden birisi tartışmasız sağlıktır. Sağlıklı olmak ve sağlıklı yaşamak insan olmanın gereğidir.

İnsanı diğer varlıklardan ayıran en temel özellik onun akıllı oluşudur. İnsan aklı sayesinde insan olarak yaşar. Aklından yoksun ve aklını kullanmayan kişiler hayatın önemini ve güzelliğini kavrayamazlar.

Hayatta kalmanın en  önemli şartı sağlıklı olmaktır. Sağlıklı bir bünyeyi korumak ve sağlıklı yaşamak akıllı kişilerin işidir.

İnsanın sağlığını ciddi bir şekilde tehdit eden şeylerin başında sigara içmek gelir. Sigaranın zararlarını bilmeyen yoktur. Burada bunlardan söz etmeyeceğim.

Sigaranın zararlarını bilimsel olarak bilmemize rağmen hiç aldırış etmeden sigara içenlerimizin hattı hesabı yoktur.

Acaba sigara içenler sağlıklarını kaybetmek için adeta bir yarış içinde olduklarını bilmiyorlar mı? Sigara içenler sahte mutluluğu ve keyfi hissetmekle sağlığını tehlikeye soktuklarını anlamazlar mı? Anlarlar elbette… Ancak bu işi alışkanlık haline getirdikleri için içmeye devam ederler…

Sigarayı her seferinde yakıp, ağzına alan kimse hastalıklara ve ölüme bir adım daha yaklaştığının farkında değildir. Böyle bir yaklaşımı kabul etmezler. Çünkü alışkanlıklarına teslim olmuşlardır.

İnsan sağlığını ve yaşamını hiç düşünmez mi?

Kendine ve yakınlarına değer vermez mi?

Sigara içerek kendinin ve sevdiklerinin hakkına girdiğini bilmez mi?

Sigara içmek suretiyle sağlığını ve mutluluğunu elini tersiyle ittiğini anlamaz mı?

Sigarayı ağzına almakla bunları bilmezlikten ve vurdum duymazlıktan gelir. İşte tamda burada şu sözü dile getirmek isterim:

“Her sigara yaktığınızda hayatınızın yaşamaya değmediğini söylüyorsuuz.” 

Keşke bu sözü sigara içenler samimi bir şekilde düşünseler ve empati yapsalar da bu konuyu kendi masalarında oturup düşünseler…

Şöyle birkaç konuyu zihinlerinden geçirseler belki etkilenirler, utanırlar da kendileri için ve sevdikleri için sigarayı bırakmayı düşünürler…

Sigara içenler kafalarını öne eğsinler ve aşağıdaki durumları şöyle bir düşünsünler:

1-Yaşamlarını öksürük ve nefes darlığı içinde geçirmeye çalışıyorlar.

2-Sevdiklerine eziyet ediyorlar.

3-Çevrelerine rahatsızlık veriyorlar.

4-Herşeyden önce sağlıklarını kaybediyorlar.

5-Küçüklere ve gençlere kötü örnek oluyorlar.

6-Maddi ve manevi zararlara uğruyorlar.

7-Allah’ın verdiği sağlam vücuda zarar vermekle Allah’ı hoşnutsuz ediyorlar.

8-Kendinin ve ailesinin rızkını heba ederek sorumlu duruma düşüyorlar.

Sigara içmek suretiyle bedenimize vermiş olduğumuz zararlardan(hastalıklardan) dolayı sağlığımızı kaybettiğimiz için bunun hesabını Allah’ın bizden soracağını bilmeliyiz. Çünkü Allah yaptıklarımızın zerre miktarı bile olsa karşılığını verecektir.

Maddi imkansızlıklar içinde bile olsalar sigara içmek suretiyle  hayata kastederek yaşamlarını  sonlandırmayı hızlandırmaktadırlar. Yazık böyle kişilere…

Böyle kişileri anlamak ve uyarmak zor bir iş…

Ama yine de herkes bu konuda uğraş vermeli…

Sevdiklerimizi korumak adına her platformda sigara ile mücadele etmek gerekir. Tabii ki, tatlı sert şekilde. Kırmadan dökmeden uslunca…Sevgi ve saygı çizgisinde halledilebilir diye düşünüyorum.

Ne mutlu önceden tehlikeyi fark ederek, sigaradan vaz geçenlere….

Ne mutlu sevdikleri için bu illetten uzak kalanlara….

Selam Olsun Herkese….

Efkan VURAL


3 Haziran 2022 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:  

 

                               خَيْرُكُمْ : مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ.


 “Sizin en hayırlınız: Kur’anı öğrenen ve öğreten kimsedir”.

                                                   Buharî: Fedâilü’l-Kur’an 21

Diyanet İşleri Başkanlığının 03.06.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:ÇEVREYE VEFA MÜMİNİN ŞİARIDIR

 

ÇEVREYE VEFA MÜMİNİN ŞİARIDIR




Muhterem Müslümanlar!


Yüce Rabbimiz kusursuz bir kâinat yarattı. Uçsuz bucaksız bu kâinatta dünyayı, kulları için en güzel bir şekilde var etti. Onun imar ve ihyasını, cennetten yeryüzüne indirdiği ve halifesi kıldığı biz Âdemoğluna emanet etti. Hak duyarlılığı ve sorumluluk bilinciyle çevremize muhabbet ve merhamet beslemeyi, onu koruyup gözetmeyi emretti. Her alanda olduğu gibi doğal kaynakların kullanımında da israf, sömürü ve açgözlülükten kaçınmayı öğütledi.


Aziz Müminler!


Allah’ın yarattığı kâinatı okuma ve anlamlandırmada en güzel rehber Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’dir. Onun tabiata bakışı ibret, hikmet, rahmet ve tefekkür merkezlidir. Allah Resûlü (s.a.s), Mekke’de ve Medine’de “Harem Bölgesi” ilan etmiş, bir bakıma doğal koruma alanları oluşturmuştur. Akıp giden nehirden abdest alırken dahi suyun israf edilmemesini[i] emrederek suya vefasını göstermiştir.

Uhud bizi sever, biz de onu severiz.”[ii] diyerek dağa muhabbetini izhar etmiştir.

Kıyamet kopuyor olsa dahi elinizdeki fidanı dikin.”[iii] buyurarak tabiata karşı sorumluluğumuzu hatırlatmıştır. 

“Bu dilsiz hayvanlar hakkında Allah’tan korkun.”[iv] uyarısıyla mümine yakışanın bütün canlılara merhamet olduğunu beyan buyurmuştur.


Kıymetli Müslümanlar!


Son iki asırda insanlık ailesi maalesef, kendisine emanet edilen dünyanın kıymetini bilemedi. Tabiatın dengesini bozdu, çevreyi hoyratça kullandı. İsraf ve savurganlıkla her türlü nimeti sınırsız bir şekilde tüketti. Neticede devasa boyutlara ulaşan çevre sorunlarına maruz kaldı. Temiz havamız kirlenmeye devam ediyor, nefesimize nefes katan ormanlar yok oluyor, sadık yârimiz topraklar çöle dönüyor, hayat pınarımız sular kuruyor. Denizlerimizin ve okyanuslarımızın düzeni altüst oluyor. Can taşıyan nice tür yok olup gidiyor. Hâsılı dünyamızın dengesi her geçen gün daha da bozuluyor.


Değerli Müminler!


Kâinatı hassas bir denge üzerine yaratan, kâinat ve içindekilerin dengesini koruma görevini insanoğluna veren Rabbimiz, Yüce Kitabında bakınız ne buyuruyor:

“İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah dönüş yapsınlar diye işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.”[v]


Evet, ayet-i kerimede buyrulduğu üzere, dünyanın dengesi insan eliyle bozuldu. Bugün bize düşen İslam’ın insanlığa takdim ettiği çevre ahlakını yeniden kuşanmaktır. Dünyanın sahibi değil, emanetçisi olduğumuzu aklımızdan çıkarmamaktır. Cenâb-ı Hakk’ın kâinata koyduğu hassas dengeyi bozmamaktır. İsraf ve açgözlülük hastalığından kurtulmak, kaynakları ölçülü kullanmaktır. Bir lokma ekmeği, bir damla suyu dahi heba etmemektir. Piknik ve mesire alanlarında daha bir duyarlı davranmak, çevreyi gözü gibi korumaktır. Arkamızda yaşanabilir bir dünya bırakmak için sorumlu davranmaktır. Unutmayalım ki çevreyle ilgili hassasiyet, Rabbimizin emanetine hakkıyla riayet ve gelecek nesillerin hakkını teslim etmektir.



[i] İbn Mâce, Tahâret, 48.

[ii] Buhârî, Megâzî, 82.

[iii] İbn Hanbel, III, 184.

[iv] Ebû Dâvûd, Cihâd, 44.

[v] Rûm, 30/41.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
KAYNAK: