5 Mayıs 2022 Perşembe

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَۙ

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ

Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.

                                                (Hicr Sûresi(15) 98. 99.Ayetler)

1 Mayıs 2022 Pazar

RAMAZAN BAYRAMI HUTBESİ:BAYRAMIMIZ KUTLU, GÖNLÜMÜZ IMAN VE NEŞE DOLU OLSUN

 BAYRAMIMIZ Kutlu, gönlümüz iman ve neşe dolu olsun





Can bula cananını, bayram o bayram ola,

Kul bula sultanını, bayram o bayram ola,

Hüzn ü keder def ola, dilde hicap ref ola,

Cümle günah af ola, bayram o bayram ola.

Muhterem Müslümanlar!

Ramazan-ı şerifin ilahi tedrisatından geçen kullarına bayram lütfeden Cenâb-ı Hakka sonsuz hamd ü senalar olsun. Bayramları Allah’ı anma, birlik ve beraberlik, sevinç ve neşe günleri ilan eden Resûl-i Kibriyâ Efendimize salât ü selam olsun.

Aziz Müminler!

Bayramlar fıtratımızla buluşma günleridir. Birbirimize gönlümüzü açma, sevincimizi paylaşma günleridir. Kardeşliğimizi pekiştirme, yüreklerimizi birleştirme günleridir.  Bayramlar dilleri, renkleri ve coğrafyaları farklı; imanları, gönülleri ve duaları aynı Müslümanların vahdet şuuruna erdiği anlardır.

Kıymetli Müslümanlar!

Her nimet gibi bayramlar da şükür vesilesidir. O halde şükrümüzle tüm varlığın ve nimetin kaynağı olan Yüce Yaratıcımıza yakınlaşalım.

Bayramları hakiki manada bayram haline getirecek olan bizleriz. Öyleyse bayramın neşesini ve mutluluğunu herkesle paylaşalım. Paylaşarak iyi ve güzel olanı çoğaltalım. Acısı olanın acısını azaltalım, yükü olanın yükünü hafifletelim, derdi olanın derdine ortak olalım.

 

Allah Resûlü’nün “Bir mümin, diğer bir mümin için birbirini destekleyen bir binanın tuğlaları gibidir.”[i] ilkesine sadakat gösterelim.

Değerli Müminler!

Bayramlar hatırlamaktır. Anne babamızdan başlayarak aile büyüklerimizi ve dostlarımızı, akraba ve komşularımızı ziyaret edelim. Öksüz, garip ve kimsesizleri sevindirelim. Hastaların hatırını soralım, yetimlerin yüreğine dokunalım, yaşlıların duasını alalım. Yüzümüzde beliren tebessümle, kalbimize doğan sıcaklıkla çocuklarımıza bayram neşesini tattıralım.

Bayramlar sevgi, barış ve barışma günleridir. Geliniz bu bayram, aramızdaki kırgınlık ve küskünlükleri bir kenara bırakalım. İman kardeşliğinin lezzetine varalım.

Bayramlar dua vakitleridir. Dünyanın neresinde olursa olsun derdi ve sıkıntısı olan kardeşlerimiz için el açıp Rabbimize yalvaralım. İslam beldelerinin güven ve huzur içinde bayramlar kutlaması için niyazda bulunalım.

Aziz Kardeşlerim!

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ  

“Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk et.[ii] ilahi emrine boyun eğerek Ramazan mektebinde kazandığımız güzel hasletleri hayatımız boyunca koruyalım. Ramazan’ın huzur, bereket ve samimiyetini ömrümüzün her anına taşıyalım.

Bu vesileyle aziz milletimizin ve İslam âleminin bayramını tebrik ediyorum. Bayramımız birlik, beraberlik ve kardeşliğimize, İslam coğrafyasının huzur ve selametine, insanlığın kurtuluş ve hidayetine vesile olsun. Bayramımız mübarek olsun.



[i] Buhâri, Salât, 88; Müslim, Birr ve Sıla, 65.  

[ii] Hicr, 15/99.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

AYIN SÖZÜ

 Ayın Seçme Sözü ve Yorumu

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:  


أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ  عَرَقُهُ


İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.

İbn Mâce, Ruhûn, 4.




29 Nisan 2022 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 29.04.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:HAYATI HELAL KILABİLMEK

                        HAYATI HELAL KILABİLMEK




Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı iyi ve güzel şeyleri haram saymayın, sınırı da aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez.[i]

Okuduğum hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: 

“Helal de bellidir, haram da bellidir. İkisinin arasında birtakım şüpheli hususlar vardır ki insanların çoğu bunları bilmezler. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve haysiyetini korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur…”[ii]

Aziz Müminler!

Helal ve haram, Rabbimizin dünya hayatında bizim için koyduğu sınırlarıdır. Helal ve haram, sadece yeme ve içmeye indirgenemeyecek kadar geniş kavramlardır. Nezih bir hayatın üzerine inşa edildiği bilincin adıdır helal ve haram. Bu bilinç, özden söze, düşünceden eyleme, giyimden kuşama, yemeden içmeye, alışverişten tüketime, aileden komşuluk ilişkilerine kadar hayatın her anını ve alanını kuşatır. 

Kıymetli Müslümanlar!

Rabbimizin bize tertemiz emanet ettiği fıtratımızı koruyan her söz ve davranış helaldir. Bu fıtratı bozan, iffet, onur ve haysiyetimizi zedeleyen her şey ise haramdır. Helal, Allah’ın rızasına uygun güzelliklerdir. Haram ise, O’nun gazabını celbeden çirkinliklerdir. Helal de haram da imtihanın bir parçasıdır. Helal ile yetinmek de ibadettir, haramdan kaçınmak da. Helali haram, haramı helal saymak ise imana zarar veren büyük bir günahtır.

Değerli Müminler!

Dinimiz İslâm’da helal ve haramı belirlemek Allah’a ve O’nun izniyle Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e aittir. Rabbimiz, helali ve haramı Yüce Kitabında bize öğretmiştir. Resûlullah Efendimiz de nasıl mümince yaşayacağımızı bize göstermiştir. Onun dilinde mümin, bal arısı gibidir. Hep güzel, temiz, helal şeyler yer ve hep güzel şeyler üretir. Hiçbir şeyi ne israf eder, ne de ifsat eder.[iii] O her daim iyinin, güzelin ve salih amellerin peşindedir.

Aziz Müslümanlar!

Kötülükten yüz çevirip hayatımızı iyilikle süslediğimiz müddetçe huzurlu yaşarız. Haramlardan uzaklaştıkça Rabbimizin rahmetine yaklaşırız. Günahlar ile aramıza mesafe koyduğumuz sürece Allah katında yüceliriz. Gönlümüzü sevgi, şefkat, merhamet, sadakat ve samimiyet gibi güzelliklerle donattığımızda istikametimizi buluruz. Kin, nefret, intikam, yalan, hile ile yol alırsak karanlıklarda kayboluruz. Her işimizde helal ile hareket edersek adım adım cennete yürürüz. Harama bulaşırsak sonunda hüsrana uğrar, pişman oluruz.

Kardeşlerim!

Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan’ın bu son Cuma gününde ve bayram arefesinde ebedi hayatımızı bayram kılmak için helal haram çizgisine riayet edelim. Allah’ın koyduğu sınırların dışına çıkmayalım. Efendimiz (s.a.s)’in şu duasına gönülden “amin” diyelim. 

Rabbim! Beni sana çokça şükreden, seni çokça zikreden, senin azabından çekinen, sana hakkıyla itaat eden, sadece senin için eğilen, daima sana yalvarıp yönelen bir kişi eyle![iv]

Kıymetli Müminler!

Hutbemi bitirirken önemli bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Bayrama kavuşmamıza sayılı günler kaldı. Birçoğumuz bugünden itibaren bayramı sevdiklerimizle geçirmek için yola çıkacağız. Gidiş ve dönüş yollarındaki yoğunluk her zamankinden daha fazla dikkatli olmamızı gerektirmektedir. Bu noktada bütün kardeşlerimizi trafik kurallarına uymaya, sabırlı, anlayışlı ve dikkatli davranmaya, birbirimizin hak ve hukukuna saygılı olmaya davet ediyorum.



[i] Mâide, 5/87.

[ii] Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.

[iii] Ahmed b. Hanbel, II, 199.

[iv] İbn Mâce, Duâ, 2.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

25 Nisan 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

Kur'an-ı Kerim'den Mesaj var-51

                               Kur'an-ı Kerim'den Mesaj var:

                              Düşünerek Gerçeği Dile Getirmek

Akıl insana verilmiş en büyük bir nimettir. İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği akıllı bir varlık oluşudur.

Allah’a inanmak ve iman sahibi olmak için akıl yoluyla Allah’ı kavramalı, neye ve niçin iman ettiğini bilmelidir.

İmanın ne olduğunu aklımızla anlaya biliriz. Aklımız bize Allah’ın bir ve tek olduğunu bildirir. Bu şekilde Allah’a iman eder, gönülden kabul ederiz. Allah’ın varlığını aklımızla kabul etmemiz yetmiyor, kesinlikle ve şüphesiz kabul etmek insanın kalbinde gerçekleşiyor.

İmanı kalbin tasdikine sunma işini akıl gerçekleştiriyor. Akıl olmadan dinin olmayacağı kesindir. Dini sorumluluğun en önemli şartlarından biri akıllı olmaktır. Aklı yetersiz olan ve aklı melekelerini kullanamayan kimselerin dini sorumluluğu yoktur.

İnanan biri göklerin ve yerin yaratılışını düşünür, bunların boş yere yaratılmadığını  anlar ve Rabbına yönelerek O’nu tenzih eder, O’ndan af diler ve O'na dua eder.

Bu konuda Kur'an'da Allah'ın mesajı şöyledir:

  " Onlar, ayakta dururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!" (Âl-i İmrân Sûresi,191. Ayet)

İnanan kimseler, her daim ve her yerde Allah’ı anarlar. Hareketlerinde ve yaptıklarında Allah’ın rızasını düşünürler.

Her daim Allah’ı düşünmeleri ve çevreyi ibretle izlemeleri ile Mü’minler, hiçbir şeyin boşuna yaratılmadığını anlarlar. Ve bundan dolayı da Yüce Allah’ı her daim hatırlar ve ona göre yaptıklarına dikkat ederler.

Kısaca inanan kimseler aklıyla düşünür, aklıyla hareket eder ve Rabbinin yolundan ayrılmazlar.

Gerçeği hiçbir zaman göz ardı etmezler…

Efkan VURAL