23 Nisan 2022 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:  


ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:

دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ


Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:

Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.

İbn Mâce, Dua, 11.

Diyanet İşleri Başkanlığının 22.04.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:LEYLETÜ’L-KADR: İLAHİ LÜTUF VE İKRAM GECESİ

HAFTANIN AYETİ

18 Nisan 2022 Pazartesi

Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler):93-NÛR

 Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler):                           

                                                                  NÛR




Allah'ın en güzel isimleri olan "Esmaü'l-Hüsnâ" dan biri de en- Nûr’dur.

Sözlükte “aydınlık, ışık” anlamına gelen nûr kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadislerde “insanların önünü aydınlatıp doğru ve gerçek olanı görmelerini, hak ile bâtılı, hayır ile şerri ayırt etmelerini sağlayan mânevî ve ilâhî ışık” mâniasında kullanılmıştır. Bunun karşıtı zulmettir. “Müminlerin velisi olan Allah onları karanlıklardan nura çıkarır” mealindeki ayetlerde (el-Bakara 2/257; el-Mâide 5/16) mecazi anlamda hidayete nur, dalâlete zulmet denilmiştir.

En-Nûr, alemleri nurlandıran.                                                                                             En Nûr; göklerin ve yerin nurudur.                                                                                    En Nûr; insanları karanlıktan nura çıkarandır.

En Nûr; bütün karanlıkları giderecek nurlu bir dini indirendir.

En Nûr; insanlara kitabı indiren ve peygamberi gönderendir.

En Nûr; dünyada nur ile birlikte yaşayanları kıyamet günü asıl nura kavuşturacaktır.

Nûr; nurlandıran, ışık veren, nur kaynağı; âlemleri nurlandıran; istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran demektir.

Allah Teâlâ, varlığı apaçık olandır. Nuru yaratan, onunla gökleri ve yeri aydınlatandır. Kulunun kalbini, gönlünü iman nuruyla aydınlatarak hidâyete ermesini ve doğruyu bulmasını sağlayandır.

Allah Teala, varlığı apaçık olandır. Nur yaratan ve onunla beraber yar ile gökleri aydınlatandır. Bu anlamları üzerinden En-Nûr ismi Şerifi yüksek faziletlere sahiptir. Ayrıca Allah Teala, kulun kalbini iman nuru ile aydınlatmak suretiyle onun doğruyu bulmasına ve hidayete ermesine fırsat verendir. Gönlünü temiz bir kalp ve niyet ile beraber, aydınlıkla mükafatlandırandır.




Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde bazı ayetlerde şöyle buyurmaktadır:

Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır…” (Bakara Suresi 257. Ayet)

“Allah, göklerin ve yerin nûrudur…” (Nûr Suresi 35. Ayet)

“Allah kimin gönlünü İslâm'a açmışsa o, Rabbinden bir nûr üzerinde değil midir? Allah'ı anmak hususunda kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.” (Zümer Suresi 22. Ayet)

“Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik.” ( Nisâ Sûresi,174. Ayet)

İsterler ki Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürüversinler; ama inkârcılar hoşlanmasalar da Allah nurunu muhakkak tamamlamayı istiyor.”( Tövbe Suresi 32. Ayet)

“Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indiren O'dur. Şüphesiz Allah, size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.” (Hadîd Suresi 9. Ayet)

“Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur…” (En’âm Suresi 1. Ayet)




(Bu yazı, Diyanet İslam Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)

 (Devam edecek)

Efkan VURAL

16 Nisan 2022 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

  Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:  


        اَلْمُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنِ كَالْبُنْياَنِ، يَشُدُّ بَعْضُهُ بَعْضاً.


   “Mü’min, mü’min kardeşi için birbirine destek veren bir binanın tuğlaları gibidir”.

                             (Buharî: Salât 88; Müslim: Birr 65)


15 Nisan 2022 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 15.04.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:ZEKÂT VE İNFAK: İSLAM’IN KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ

 

ZEKÂT VE İNFAK:

 İSLAM’IN KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ




Muhterem Müslümanlar!


Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Rahmetim her şeyi kuşatmıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara lütfedeceğim”.[i]

Okuduğum hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: 

“Allah, zekâtı ancak mallarınızın kalan kısmını temizlemek için farz kıldı.”[ii]


Aziz Müminler!

Uçsuz bucaksız kâinatı yaratan ve idare eden Yüce Allah’tır. O Mâlikü’l-mülktür, mülkün gerçek sahibidir. İnsanı en güzel biçimde var eden, imtihan için bu dünyaya gönderen ve sayısız nimetleri insanın önüne seren de O’dur. İnsanoğlundan beklenen ise yaratılış gayesine uygun bir hayat sürmektir. Yaratıcısına boyun eğmek ve samimiyetle kulluk etmektir. O’nun emir ve yasaklarına uymak, ihsan ettiği nimetlere şükretmektir.  

Kıymetli Müslümanlar!

Rabbimizin bize lütfettiği her nimetin kendine has bir şükrü vardır. Zenginlik nimetinin şükrü de zekât ve sadaka vermek, infakta bulunmaktır.

Zekât ve infak, Cenâb-ı Hakkın bize emanet ettiği mal ve serveti ihtiyaç sahipleriyle paylaşmaktır. Kimsesizleri, yetim ve öksüzleri koruyup gözetmek, zenginle fakir arasında gönül köprüleri kurmaktır. Malımızı ihtiyaç sahiplerinin haklarından arındırmak ve bereketlendirmektir. Şefkat ve merhameti yüklenmek, kin ve haset ateşini söndürmektir. Cimrilik hastalığından korunmak, cömertlik erdemine kavuşmaktır. Hırs ve tamah girdabından kurtulmak, kanaatkâr ve diğerkâm bir ruha sahip olmaktır. Hâsılı mal ve servetin gerçek sahibini idrak etmek, kulluk bilincini diri tutmaktır.

Değerli Müminler!

Allah’ın kitabını okuyan, Resûlüllah’ın sünnetine uyan müminler, mallarını varlıkta ve darlıkta, gizliden ve açıktan, gece ve gündüz infak ederler.[iii] Mallarını helal yollardan kazanırlar. Zekâtlarını verirken karşılığını yalnız Allah’tan beklerler.

“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda infak etmedikçe iyiliğe asla erişemezsiniz.”[iv] ayetinin sırrına taliptir onlar.  Bilirler ki, sadakayla mal eksilmez ve dar zamanda ihtiyaç sahiplerine el uzatmak, aslında kendilerinin ahiret azığıdır. Malın kötüsünü değil iyisini verirler. İnanırlar ki asıl servetleri, dünyada tükettikleri değil, ahiret yurdu için tasadduk ettikleridir.

Aziz Müslümanlar!

“Allah yolunda harcayın; kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.”[v] buyruğuna uyarak yapacağımız hayırlarla dünyevi ve uhrevi tehlikelerden korunalım. Zekât, fitre, sadaka ve infakımızla, bir yetimin yüzünü güldürelim. Bîçare bir yüreğe dokunalım. Bir yaraya merhem olmanın huzurunu yaşayalım. Gönülden vermekle şükür kapısından girildiğinin, bir nimetin bin olacağının bilincinde olalım. Vermenin de bir adabı, infakın da bir ahlakı olduğunu unutmayalım. Bize emanet edilen serveti Allah yolunda harcarken başa kakma ya da gönül incitme gibi bir hataya asla düşmeyelim.

Kıymetli Kardeşlerim!

Ülkemizde pek çok vakfımız infaklarınıza vasıta olmaktadır. Türkiye Diyanet Vakfımız da yarım asırdır emanet ettiğiniz zekât, fitre, sadaka ve bağışlarınızı öncelikle yurt içinde olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaç sahipleriyle buluşturmaya devam etmektedir. Bu vesileyle dünden bugüne iyiliğin yeryüzünde egemen olmasına vesile olanları rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.



[i] A’râf, 7/156.

[ii] Ebû Dâvûd, Zekât, 32.

[iii] Bakara, 2/274; Âl-i İmrân, 3/134.

[iv] Âl-i İmran, 3/92.

[v] Bakara, 2/195.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

11 Nisan 2022 Pazartesi