24 Ocak 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


اِنَّا نَحْنُ نُحْيِ الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْۜ وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ ف۪ٓي اِمَامٍ مُب۪ينٍ۟

Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) bir bir kaydetmişizdir.

                     (Yâsin Sûresi,12. Ayet)

23 Ocak 2022 Pazar

Hadis-i Şerifler aydınlatıyor-14

            Hadis-i Şerifler aydınlatıyor

                          Kolaylaştırmak, Zorlaştırmamak

Toplum düzenini sağlamak ve işlerin doğru düzgün yürütülmesi önemli bir husustur. İnsanların huzur ve refahını gerçekleştirmek için görevli ve sorumlu kişilerin kaliteli ve eğitimli olmaları gerekir.

Topluma verilen hizmetin zamanında yapılması ve yeterli bir şekilde olabilmesi için işlerin kolayca yürütülmesi şarttır. Toplumda her fert görev ve sorumluluklarını yerine getirirken insanlara kolaylık göstermelidir. İşleri yokuşa sürmemek ve kişileri bunaltıp zora sokmamak lazım. Yetkililer işleri yürütürken, gösterilebilecek kolaylıkları esirgememelidir. Makam, mevki ve yetki sahipleri topluma mantık ve imkan ölçüsünde müjdeler vermeli güzellikler sunmalıdır. Nefret ve nefret ettirici hareket ve tavırlardan uzak durulmalıdır.

Bu konuda peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde bizleri şöyle aydınlatır:

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurur:

“Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin.” (Buhari,İlim,11.)

Evet, bu hadis-i şerifte Peygamberimiz başta din konusunda sorumlu olanları, eğitimcileri, yöneticileri, askeri, mülki, idari ve adli tüm kuruluş görevlileri, velhasıl herkesi uyarmak istemiştir.

Peygamberimiz herkesin kolaylık göstermesini, zorluk çıkarmamasını ve nefret ettirmemesini istemektedir. Böylece peygamberimiz toplumun mutluluğa ulaşmasını ve rahat yaşamasını hedeflemiştir.

Ne mutlu her durumda kolaylık gösterenlere…

Ne mutlu zorluk çıkarmayanlara ve nefret ettirmeyenlere…

Ne mutlu çevresine, güzellik, mutluluk ve müjde saçanlara…

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: 

21 Ocak 2022 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

      Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:   

 Bir şeyler satarken, satın alırken ve birinden borcunu tahsil ederken kolaylık gösterene Allah rahmetiyle muamele etsin. 

(Buhârî, "Buyû", 16; İbn Mâce, "Ticârât", 28)

Diyanet İşleri Başkanlığının 21.01.2022 Tarihli Cuma Hutbesi: ALLAH KATINDA YEGÂNE DİN:İSLAM

 

İSLAM:

ALLAH KATINDA YEGÂNE DİN




             Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Kuşkusuz Allah katında yegâne din İslam’dır.”[1]

Okuduğum hadis-i şerifte Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyuruyor: 

“Kim, Rab olarak Allah’tan, din olarak İslâm’dan ve peygamber olarak Hz. Muhammed’den razı olursa ona cennet vacip olur.”[2]

Aziz Müminler!

İslam; son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) tarafından insanlığa tebliğ edilen hayat nizamıdır. Hz. Âdem’le birlikte insanlığa ulaşmaya başlayan vahyin son ve en mükemmel halidir.

İslam; insanı, dünya ve ahirette Allah’ın nimetlerine ulaştıran kutlu bir davettir. Kurtuluş ve selamete çıkaran dosdoğru bir yoldur. O, her ruhun istediği, her akl-ı selimin aradığı ve kıyamete kadar geçerli olan tek hak dindir.

Değerli Müminler!

İslam, hayatın gayesini ve yaratılış hikmetini öğrenmek isteyen insana ikna edici cevaplar sunar. İnsanın hayatını anlamlı kılar. Onu her daim iyiliğe ve hayra çağırır. Canın, malın, aklın, dinin ve neslin korunmasını emreder. Daralan kalplere kuvvet, bunalan ruhlara metanet verir. İnsana kendisiyle, Rabbiyle, insanlarla ve tüm canlılarla sağlıklı bir iletişim kurmasında rehberlik eder. İnsanoğluna, aklını ve yüreğini kullanarak yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yollarını öğretir.   

Kıymetli Müslümanlar!

Bütün insanlığa gönderilen İslam’ın ruhu, tevhit, samimiyet ve istikamettir. Evet, yüce dinimizin ruhu, Allah’ın birliğine gönülden inanmak ve ona hiçbir şeyi ortak koşmamaktır. O’ndan başkasına kulluk ve ibadet etmemektir. İşlerinde ve bütün hallerinde doğruluk yolundan gitmektir. 

Nitekim “Bana İslam ile ilgili öyle bir nasihat ver ki, bu konuda başka kimseye soru sorma ihtiyacım kalmasın.” diyen bir sahabiye Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:       قُلْ آمَنْتُ بِاللَّهِ ثُمَّ اسْتَقِمْ “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol.”[3]

Aziz Müslümanlar!

Yüce dinimiz İslam, güzel ahlak dinidir. Hak ve hakikat, fıtrat ve hayat dinidir. Adalet ve rahmet, şefkat ve merhamet dinidir. Esenlik ve selamet, huzur ve güven dinidir. İlim ve hikmet,  itidal ve kolaylık dinidir.

Bugün bize düşen, İslam’ın eşsiz bir nimet olduğunun farkında olmaktır. Bizi Müslümanlardan kıldığı için Yüce Rabbimize daima şükretmektir.  İslam’ın yüce değerlerini ve güzelliklerini hayatımıza aktarmaktır. İslam’ın dosdoğru yolundan ayrılmamak, hayatımızı istikamet üzere yaşamak için gayret sarf etmektir.

Unutulmamalıdır ki, bütün insanlığın huzur ve dirilişi İslam’dadır, İslam’ın hayat yüklü mesajlarındadır. Yine hatırlanmalıdır ki, “Kim İslam’dan başka bir din arama çabası içine girerse, bilsin ki bu kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o ahirette ziyan edenlerden olacaktır.”[4]

 



[1] Âl-i İmrân, 3/19.

[2] Müslim, İmâre, 116.

[3] İbn Hanbel, III, 413.

[4] Âl-i İmrân, 3/85.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:



17 Ocak 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

  Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ي نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا


"Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur."

                     Nisâ Sûresi,136. Ayet

16 Ocak 2022 Pazar

Kur’an ayetleri aydınlatıyor-14

        Kur’an ayetleri aydınlatıyor-14

          Her Şey Allah’ı Tespih Eder

         Uçsuz bucaksız evrende ne varsa hepsinin varoluşunun bir    sebebi ve hikmeti vardır. Boş yere yaratılmayan varlıkların özel bir takım yaratılma sebep ve hikmetleri vardır.

Özel görevleri yanında her varlığın ortak önemli bir görevi daha vardır. O görev Yüce yaratıcıyı zikredip tespih etmektir. Her varlığın bazı görev ve sorumlulukları vardır. Bunlara birkaç örnek vermek istiyorum:

Güneş, dünyaya ve canlılara ışık, ısı ve enerji gönderir.

Ay geceleyin ışık saçar ve yol gösterir.

Bulutlar yağmuru yağmasına sebep olur.

Toprağın ürünlerin oluşmasına yardım etmesi vb. tüm varlıkların görevleri ve sorumlulukları vardır. Bütün bu görevlerin yanında  varlıkların en önemli görevlerinden bir tanesi de Allah’ı tespih etmektir.

Yüce Allah bu konuda Kur’an’da bizi bir ayette şöyle aydınlatır:  

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ı tespih eder.” (Cuma Suresi,1. Ayet)

Bizim dışımızdaki diğer varlıkların zikir ve tespihlerini anlayamayız. Bunların tespih ettiklerini Yüce Allah şöyle haber vermektedir: “Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halîm’dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.” (İsrâ Suresi 44. Ayet)

Allah bizi Kur’an aracılığıyla bu şekilde aydınlatmak suretiyle bizden şöyle düşünmemizi istemektedir.

Her şey Aziz ve hikmet sahibi, mutlak güç sahibi Allah’ı tespih etmektedir. Onlar Allah’ı zikredip tespih ediyorlar da siz niye tespih yapmıyorsunuz. Bunun için de Allah’ı zikredip tespih etmeliyiz.

Ne mutlu her daim Allah’ı zikredip tespih yapanlara.

Ne mutlu Allah’ın kendisini her daim gördüğüne ve koruduğuna inanarak O’na yönelenlere…

Ne mutlu her yaptığı işten Allah’ın memnun kaldığı kimselere…


Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: 

15 Ocak 2022 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

      Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur: