21 Ocak 2022 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 21.01.2022 Tarihli Cuma Hutbesi: ALLAH KATINDA YEGÂNE DİN:İSLAM

 

İSLAM:

ALLAH KATINDA YEGÂNE DİN




             Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Kuşkusuz Allah katında yegâne din İslam’dır.”[1]

Okuduğum hadis-i şerifte Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyuruyor: 

“Kim, Rab olarak Allah’tan, din olarak İslâm’dan ve peygamber olarak Hz. Muhammed’den razı olursa ona cennet vacip olur.”[2]

Aziz Müminler!

İslam; son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) tarafından insanlığa tebliğ edilen hayat nizamıdır. Hz. Âdem’le birlikte insanlığa ulaşmaya başlayan vahyin son ve en mükemmel halidir.

İslam; insanı, dünya ve ahirette Allah’ın nimetlerine ulaştıran kutlu bir davettir. Kurtuluş ve selamete çıkaran dosdoğru bir yoldur. O, her ruhun istediği, her akl-ı selimin aradığı ve kıyamete kadar geçerli olan tek hak dindir.

Değerli Müminler!

İslam, hayatın gayesini ve yaratılış hikmetini öğrenmek isteyen insana ikna edici cevaplar sunar. İnsanın hayatını anlamlı kılar. Onu her daim iyiliğe ve hayra çağırır. Canın, malın, aklın, dinin ve neslin korunmasını emreder. Daralan kalplere kuvvet, bunalan ruhlara metanet verir. İnsana kendisiyle, Rabbiyle, insanlarla ve tüm canlılarla sağlıklı bir iletişim kurmasında rehberlik eder. İnsanoğluna, aklını ve yüreğini kullanarak yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yollarını öğretir.   

Kıymetli Müslümanlar!

Bütün insanlığa gönderilen İslam’ın ruhu, tevhit, samimiyet ve istikamettir. Evet, yüce dinimizin ruhu, Allah’ın birliğine gönülden inanmak ve ona hiçbir şeyi ortak koşmamaktır. O’ndan başkasına kulluk ve ibadet etmemektir. İşlerinde ve bütün hallerinde doğruluk yolundan gitmektir. 

Nitekim “Bana İslam ile ilgili öyle bir nasihat ver ki, bu konuda başka kimseye soru sorma ihtiyacım kalmasın.” diyen bir sahabiye Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:       قُلْ آمَنْتُ بِاللَّهِ ثُمَّ اسْتَقِمْ “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol.”[3]

Aziz Müslümanlar!

Yüce dinimiz İslam, güzel ahlak dinidir. Hak ve hakikat, fıtrat ve hayat dinidir. Adalet ve rahmet, şefkat ve merhamet dinidir. Esenlik ve selamet, huzur ve güven dinidir. İlim ve hikmet,  itidal ve kolaylık dinidir.

Bugün bize düşen, İslam’ın eşsiz bir nimet olduğunun farkında olmaktır. Bizi Müslümanlardan kıldığı için Yüce Rabbimize daima şükretmektir.  İslam’ın yüce değerlerini ve güzelliklerini hayatımıza aktarmaktır. İslam’ın dosdoğru yolundan ayrılmamak, hayatımızı istikamet üzere yaşamak için gayret sarf etmektir.

Unutulmamalıdır ki, bütün insanlığın huzur ve dirilişi İslam’dadır, İslam’ın hayat yüklü mesajlarındadır. Yine hatırlanmalıdır ki, “Kim İslam’dan başka bir din arama çabası içine girerse, bilsin ki bu kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o ahirette ziyan edenlerden olacaktır.”[4]

 



[1] Âl-i İmrân, 3/19.

[2] Müslim, İmâre, 116.

[3] İbn Hanbel, III, 413.

[4] Âl-i İmrân, 3/85.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:



17 Ocak 2022 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

  Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ي نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا


"Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur."

                     Nisâ Sûresi,136. Ayet

16 Ocak 2022 Pazar

Kur’an ayetleri aydınlatıyor-14

        Kur’an ayetleri aydınlatıyor-14

          Her Şey Allah’ı Tespih Eder

         Uçsuz bucaksız evrende ne varsa hepsinin varoluşunun bir    sebebi ve hikmeti vardır. Boş yere yaratılmayan varlıkların özel bir takım yaratılma sebep ve hikmetleri vardır.

Özel görevleri yanında her varlığın ortak önemli bir görevi daha vardır. O görev Yüce yaratıcıyı zikredip tespih etmektir. Her varlığın bazı görev ve sorumlulukları vardır. Bunlara birkaç örnek vermek istiyorum:

Güneş, dünyaya ve canlılara ışık, ısı ve enerji gönderir.

Ay geceleyin ışık saçar ve yol gösterir.

Bulutlar yağmuru yağmasına sebep olur.

Toprağın ürünlerin oluşmasına yardım etmesi vb. tüm varlıkların görevleri ve sorumlulukları vardır. Bütün bu görevlerin yanında  varlıkların en önemli görevlerinden bir tanesi de Allah’ı tespih etmektir.

Yüce Allah bu konuda Kur’an’da bizi bir ayette şöyle aydınlatır:  

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ı tespih eder.” (Cuma Suresi,1. Ayet)

Bizim dışımızdaki diğer varlıkların zikir ve tespihlerini anlayamayız. Bunların tespih ettiklerini Yüce Allah şöyle haber vermektedir: “Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halîm’dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.” (İsrâ Suresi 44. Ayet)

Allah bizi Kur’an aracılığıyla bu şekilde aydınlatmak suretiyle bizden şöyle düşünmemizi istemektedir.

Her şey Aziz ve hikmet sahibi, mutlak güç sahibi Allah’ı tespih etmektedir. Onlar Allah’ı zikredip tespih ediyorlar da siz niye tespih yapmıyorsunuz. Bunun için de Allah’ı zikredip tespih etmeliyiz.

Ne mutlu her daim Allah’ı zikredip tespih yapanlara.

Ne mutlu Allah’ın kendisini her daim gördüğüne ve koruduğuna inanarak O’na yönelenlere…

Ne mutlu her yaptığı işten Allah’ın memnun kaldığı kimselere…


Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: 

15 Ocak 2022 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

      Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:   

14 Ocak 2022 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının14.01.2022 Tarihli Cuma Hutbesi:KELİME-İ ŞEHÂDET: İMANIN ÖZÜ

                                KELİME-İ ŞEHÂDET: İMANIN ÖZÜ




Muhterem Müslümanlar!

Bir gün Allah Resûlü (s.a.s), Muâz b. Cebel ile birlikte yolculuk ediyordu. Peygamberimiz, “Ey Muâz!” diye seslendi. Muâz b. Cebel (r.a), “Buyur yâ Resûlallah! Emrine amadeyim!” dedi. Peygamberimiz ile Muâz arasındaki bu karşılıklı konuşma üç defa tekrar etti ve ardından Resûl-i Ekrem (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Kim, kalbiyle tasdik ederek Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şehâdet ederse Allah ona cehennemi haram kılar.”[1]

Aziz Müminler!

Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu bu yüce söz, insanı kulluk şerefine erdiren kelime-i şehâdettir. Kelime-i şehâdet; 

 اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ 

Ben şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur ve ben yine şahitlik ederim ki Hz. Muhammed, O’nun kulu ve Resûlüdür” demektir. Kim bu tevhid beyanını dili ile ikrar ve kalbi ile tasdik ederse iman halkasına dâhil olup mümin olur. Din-i Mübin-i İslam’a gönül verip Müslüman olur. Dünya ve ahiret saadetini elde etmiş olur.

Kıymetli Müslümanlar!

Bizler, اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ ikrarıyla Allah’tan başka hiçbir ilah kabul etmediğimizi, sadece O’na kulluk edeceğimizi ve O’ndan başkasına asla boyun eğmeyeceğimizi beyan ederiz. وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ diyerek de alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in Allah’ın kulu ve elçisi olduğunu kabul ve tasdik ederiz.

Değerli Müminler!

Kelime-i şehâdet, imanın özü ve İslam’ın ilk şartıdır. Allah ile aramızda bir sözleşmedir. Rabbimizin rızasına talip olacağımıza ve Kur’an’ın yolundan ayrılmayacağımıza dair sözümüzdür.

Kelime-i şehâdet, Peygamberimizle aramızda ahittir. Bu ahitle bizler, Peygamberimizin sünnetine sımsıkı sarılmanın, imanımızın bir gereği olduğunu beyan ederiz. Allah’ın rızasına kavuşmanın Resûlüne itaatten geçtiğini bir kez daha ifade etmiş oluruz.

Kelime-i şehâdet aynı zamanda bir duruştur. Öyle bir duruş ki hayatının her alanına İslam’ı aktarmayı ilke edinen… Hak davasından ve hakikat yolundan ayrılmamayı ilan eden… İslam’ın yüce değerlerinden hiçbir zaman ödün vermemeyi taahhüt eden Müslüman duruşu…

Aziz Müslümanlar!

Kelime-i şehâdet, üstün bir amel, faziletli bir zikir, muazzam bir duadır. Ümmet-i Muhammed olarak bizler kelime-i şehadetle âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim olur, selamete ereriz. Şeytanın ve nefsin esaretinden kurtulup gerçek özgürlüğün tadına varırız. Her türlü kötülükten, bela ve musibetten emin oluruz. Kabirde azaptan, mahşerde cezadan bu tevhid beyanıyla kurtuluruz. Cennetin kapıları bu sözle açılır. Cemâlullah’la ancak bu sözle müşerref olunur.

Hutbemi Cenâb-ı Hakkın bize öğrettiği şu duayla bitiriyorum. “Rabbimiz! Doğrusu biz ‘Rabbinize inanın!’ diyerek, imana çağıran bir davetçiyi işitip iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi sil ve iyilerle birlikte canımızı al.”[2]

Kıymetli Kardeşlerim!

Bir hususa dikkatinizi çekmek istiyorum. Son günlerde dünya genelinde ve ülkemizde koronavirüsün yeni ve daha hızlı bulaşan türlerinin yaygınlaştığı hepimizin malumudur. Dolayısıyla salgın tedbirlerine daha özenli bir şekilde riayet edelim. Hem kendi sağlığımızı hem de sevdiklerimizin sağlığını korumak için tedbiri elden bırakmayalım.

 



[1] Buhârî, İlim, 49.

[2] Âl-i İmrân, 3/193.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:

11 Ocak 2022 Salı

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

اَفَمَنْ كَانَ مُؤْمِنًا كَمَنْ كَانَ فَاسِقًاۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ

İnanan kimse yoldan çıkmış kimseye benzer mi? Bunlar bir olamazlar.

                Secde Sûresi,18.Ayet

9 Ocak 2022 Pazar

Peygamberimizin Hadis-i Şeriflerinden Mesaj Var-29

                             Hadis-i Şeriften Mesaj Var-29

İlim Yolu Cennet Yolu

Allah’ın insanlara göndermiş olduğu son din

 İslam’da akla, düşünmeye, ilme ve bilgiye çok

 önem verilmiştir. Sevgili peygamberimiz din adına

 Yüce Allah’tan aldığı vahyin ilk cümlesi Oku!’ dur.

 Dinde atılacak ilk adım okumaktır. Doğru ve

 sağlam bilgileri okuyarak, öğrenerek, araştırarak

 ve gayret göstererek elde edebiliriz. Okuma ve

 öğrenme ciddi bir iştir.

Bilgili iyi bir kişi olmak için okullarda okuyarak,

 araştırarak ve gayret göstererek elimizden geleni

 yapmalıyız. Okuyarak iyi bir sahada bilgin olmayı

 ve insanımıza hizmet etmeyi amaçlamalıyız. Ve bu

 amacımızı gerçekleştirmek için de gayret sarf

 etmeliyiz. Okuyarak iyi bir bilgin ve faydalı bir

 kişi olarak kendini yetiştirenler dinimizde

 önemsenmiştir.

Okuyarak İlim elde etme yoluna giren ve iyi bir

 insan olmak için gayret edenlere Allah yardımını

 esirgemez. Onlara bu ilim yolculuğunda

 kolaylıklar sağlar ve müjdeler verir.

Bu konuda Peygamberimizin hadislerindeki mesajı şöyledir:

Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurur: “Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler, hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer. Sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim (bilgin) kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır...” 

(Tirmizî, İlim, 19.)

Burada ilim yolcusunun cennet yolcusu olduğu

 mesajı bir müjdedir. Dünya gelip geçici bir yerdir.

 Esas olan sonsuz ahiret hayatıdır. Sonsuz hayatta

 cennette bulunmak her Mü’minin en büyük

 emelidir. Bu emele ilim yoluna girerek alim ve

 bilgin olmayı niyetlenen kimseler ulaşacaktır.

 Onların çalışması ve mücadelesi sonsuz mutluluğu

 kazanmalarına sebep olacaktır.

Allah için yapılan ilmi çalışmalar nedeniyle

 kazanılan sevaplar ebedi hayatta kurtuluşa vesile

 olacaktır.

Okuyarak elde edeceğimiz bilgilerle hayatımızı

 güzel yaşar ve Allah için insanlara ve diğer

 canlılara yaptığımız iyi hizmetler karşılığında

 ödülümüz cennet ve cennetteki nimetler olacaktır.

Ne mutlu Allah için okuyup bilgi sahibi olanlara…

Ne mutlu elde ettiği bilgileri ve bilimsel

 çalışmalarını karşılık beklemeden  insanlarla

 paylaşanlara…


Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: