22 Ekim 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 22.10.2021 Tarihli Cuma Hutbesi: ONUN BIZE MIRASI, EŞSIZ VEFASI

                                      onun bize mirası, eşsiz vefası




Muhterem Müslümanlar!

Bir Mevlid-i Nebi Gecesini daha geride bıraktık. Mevlid-i Nebi’yi içine alan haftayı ise bu yıl “Peygamberimiz ve Vefa Toplumu” temasıyla idrak etmeye devam ediyoruz. Geliniz, bugünkü hutbemizde âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimizin hayatından vefa örneklerini yeniden hatırlayalım.

Aziz Müminler!

Resûl-i Ekrem (s.a.s), ilk önce Rabbine karşı vefalıydı. Nitekim O, Cenâb-ı Hakk’a kulluk ve itaatten, sadakat ve teslimiyetten bir an olsun ayrılmadı. Bir defasında Hz. Âişe annemiz, Peygamberimizin geceleri namaz kılmaktan dolayı ayaklarının şiştiğini görünce “Ya Resûlallah, geçmiş ve gelecek bütün günahların bağışlandığı halde niçin böyle yapıyorsun?” diye sormuştu. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştu: “Ya Âişe! Şükreden bir kul olmayayım mı?”[i]

Kıymetli Müslümanlar!

Allah Resûlü (s.a.s) insanlara karşı vefalıydı. O, öylesine vefalıydı ki ömrü boyunca insanların dünyada ve ahirette huzura ermeleri için çırpınmıştı. Nitekim Rabbimiz, bir ayette Habibine şöyle seslenmişti: “İman etmiyorlar diye neredeyse kendini helâk edeceksin!”[ii]

Değerli Müminler!

Peygamberimiz, ailesine karşı da vefalıydı. Mekke’nin fethedileceği gün çadırını Hz. Hatice validemizin kabrine yakın bir yere kurdurarak en zor zamanlarında kendisine destek olan sevgili eşine; ne zaman yanına gelse sevinçle ayağa kalkarak da kızı Hz. Fâtıma’ya olan vefasını göstermişti.

Rahmet Peygamberi (s.a.s), anne ve babaya vefa gösterilmesine ise ayrı bir değer vermişti. Bir keresinde “Anne babamı ardımdan ağlar bırakıp sana geldim Yâ Resûlallah!” diyen bir gence “Onların yanına geri dön ve ikisini de nasıl ağlattıysan öylece güldür!”[iii] buyurmuştu.

Aziz Müslümanlar!

Resûl-i Ekrem (s.a.s), ahdine vefa gösterir, verdiği sözü muhakkak yerine getirirdi. Bir hadisinde ahde vefanın önemini şöyle anlatmıştı: “Emanete riayet etmeyenin imanı olgunlaşmamıştır; ahde vefa göstermeyenin ise dini kemâle ermemiştir.”[iv]

İki cihan serveri Peygamberimiz, çevreye de vefalıydı.Kıyamet kopuyor olsa dahi elinizdeki fidanı dikin”[v] buyurarak tabiata; “Bu dilsiz hayvanlar hakkında Allah’tan korkun.”[vi] uyarısıyla hayvanlara; akıp giden nehirden abdest alırken dahi suyun israf edilmemesini[vii] emrederek,  suya vefasını göstermişti.

Değerli Müminler!

Vefalı olmak imandandır ve müminin şanındandır. O halde, bugün bize düşen, ümmeti olmakla şeref bulduğumuz Sevgili Peygamberimiz gibi vefalı olmaktır. “Müminler, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.”[viii] ayetini hayatımıza taşımaktır. Unutmayalım ki Rabbimize, insanlara, ailemize, çevreye ve ahdimize vefa göstermek, bizi Cenâb-ı Hakk’ın rızasına kavuşturacak, dünya ve ahiret saadetini kazanmamıza vesile olacaktır.



[i] Müslim, Sıfâtü’l-münâfikîn, 81.

[ii] Şuarâ, 26/3.

[iii] Ebû Dâvûd, Cihâd, 31.

[iv] İbn Hanbel, III, 134.

[v] İbn Hanbel, III, 184.

[vi] Ebû Dâvûd, Cihâd, 44.

[vii] İbn Mâce, Tahâret, 48.

[viii] Mü’minûn, 23/8.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:


19 Ekim 2021 Salı

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ

Muhammed Allah’ın Rasûlüdür. .....

                                         Fetih Sûresi 29. Ayet

17 Ekim 2021 Pazar

Kur'an-ı Kerim'den Mesaj var-46

 Rahmet Peygamberi Bu Gece Doğdu

Allah’ın gönderdiği son elçisi sevgili Peygamberimiz

 Hz.Muhammed (s.a.v.) Rebiül-Evvel ayının 11.gününü

 12.gününe bağlayan gece sabaha karşı  dünyaya gelmiştir. O

 doğduğu zaman her taraf nurdan ışıklarla doldu. Onun

 doğumunu melekler birbirlerine müjdelemişlerdir.

Kainatın efendisi Peygamberimiz Hz. Muhammed, son

 kurtarıcı olarak Allah onu rahmet peygamberi olarak

 görevlendirmiştir.

Hz.Muhammed’in doğum anında bir çok mucizenin meydana

 geldiği tarihçiler tarafından nakledilir. O’nun en büyük

 mucizesi elbette ümmi olarak (okur yazar olmayan ) Kur’an’ı

 Kerim’i insanlığa duyurup, öğretendir.

Kur’an insanlığın dibe vurduğu bir zamanda indirilmiş olup,

 insanlara insan olmayı ve insanca yaşamayı öğretmiştir.

Katılaşmış insanları yumuşatıp yola getiren, Kur’an’ı insanlara

 aktaran, öğreten ve Kur’an’ın gereğini yaşamında uygulayan

 rahmet peygamberin mücadelesi zorluklarla geçmiştir. O

 bıkmadan usanmadan tebliğ görevini yürütüp insanlığa

 rahmet ve huzur yollarını göstermiştir.

Allah Hz.Muhammed’i peygamber olarak gönderirken onun geliş sebebini Kur’an’daki şu mesajla bildirir:

Yüce Allah şöyle buyurur: “(Ey Muhammed!) Seni ancak

 âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ Suresi 107. Ayet)

İşte Hz.Muhammed bir rahmet peygamberi olarak gelmiştir. O

 insanlara merhametli ve hoşgörülü davranmıştır.

O çocukları sever ve onlarla ilgilenir ve oyunlarına girerdi.

O yaşlılara hürmet ederdi ve onların gönüllerini alırdı.

Hayvanları severdi. Hayvanlara iyi davranılmasını ve eziyet

 edilmemesini isterdi.

Yetimlere yardım eder, onlarla ilgilenilmesini tavsiye ederdi.

Yoksul ve kimsesizlerle ilgilenirdi.

Anne ve babaya hürmet edilmesini isterdi.

Kız çocuklarının diri diri gömülmesine karşı çıkmış, kız

 çocuklarını yetiştiren anne ve babaların cennete gireceğini

 müjdeleyerek kız çocuklarına ve kadınlara değer verirdi.

Kimseye zulüm ve işkence edilmemesini ve kimsenin

 haksızlığa uğramamasını isterdi.  Asla herhangi bir zulme de

 maruz kalınmamasını söylerdi.

Hayatın her noktasında ve özellikle alış verişte kimsenin hiçbir

 kimseyi aldatmamasını öğütlerdi.

Başkalarının malına el sürülmemesini isterdi.

Kimsenin kimseyle çekişmemesini ve küs olmasını

 istememiştir.

Mü’minlerin üzülmesi onu çok üzerdi. Çünkü, O rahmet 

 Peygamberiydi.

Ne mutlu peygamberimizi tanıyarak yaşamında örnek

 alabilenlere….

Ne mutlu Allah’ın ve Rasulünün yoluna uyanlara ve bu şekilde

 kurtulanlara….

Selam olsun! Peygamberimiz Hz.Muhammed’e  salât ve selam

 verenlere….

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

12 Ekim 2021 Salı

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

تَنْز۪يلٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۚ

Bu Kur'ân Rahmân ve Rahîm olan Allah tarafından indirilmiştir.

               Fussilet Suresi 2. Ayet

10 Ekim 2021 Pazar

Peygamberimizin Hadis-i Şeriflerinden Mesaj Var-26

 

Hadis-i Şeriften Mesaj Var

Sabır Yaşama Değer Katan Büyük Bir Erdemdir

İnsan yaratılıştan gelen bir takım özelliklere sahiptir. Bu özellikler eğitim yoluyla belli bir seviyeye de tutulabilir ve zararsız hale getirilebilirler. Bunlar kendi hallerine bırakılırsa zararlı hale gelebilirler.

İnsanoğlunun bu özelliklerinden önemli bir tanesi sabırsız oluşudur. Dinimiz bizden sabırlı olmamızı ister. Sabırlı olmak hayatta başarılı olabilmenin en önemli şartlarından biridir.

Sabır insanı olgunlaştırır. Sabırsız insanlar aceleci olup, bir işin hemen sonuçlanmasını isterler. Bunun içinde düşünmeden alelacele karar alırlar ve yaptıklarından sonra pişmanlık duyarlar.

Oysa sabırlı bir şekilde bütün süreçleri zamanında takip etmeli ve isabetli kararlar alıp iyi sonuçlara ulaşmak için gayret edilmelidir.

Karşılaşabileceğimiz olumsuzluklara sabır ve metanetle çözüm yolları aramaya çalışmalıyız. Yerinde ve zamanında yapılacakların gereğine göre hareket etmeli ve sabırla süreçleri takip ve kontrol etmeliyiz.

Ne demişler… Sabreden derviş muradına ermiş.

Sabrın sonu selamettir.

Evet, sabır ve tahammül iyi ve başarılı kimselerin sahip olduğu erdemlerdendir.

Bu konuda Peygamberimizin hadislerindeki mesajı şöyledir:

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:

“Sabır (ve tahammül) gösteren kimseyi Allah sabırlı kılar. Sabırdan daha hayırlı ve geniş (bir nimet) hiç kimseye verilmemiştir.” (Tirmizi,Birr ve Sıla,76)

İslam’ın yayılış yıllarında Peygamberimiz ve Müslümanlar sabırlı olmanın ecrini fazlasıyla görmüşlerdir.

Müşriklerin eza ve cefalarına sabır göstermeleri. Hicretin zorluklarına ve yapılan savaşlarda sabırlı olmaları sonucunda İslam dininin yayılması ve Medine’de güçlü bir İslam devletinin teşekkül etmesi gibi önemli başarılar elde edilmiş ve Allah’ın yardımına mazhar olunmuştur.

Yine sabır ve gayret sonucunda Mekke şehri fethedilmiş, Müslümanlar Kabe’ye ve vatanlarına kavuşarak mutluluğa ermiştir.

Bizler bütün iş ve çalışmalarımızı sabırla devam ettirmeliyiz. Yapmamız gereken şeylerde ihmallik etmeden sabırla gayret göstermeliyiz. İşlerinde sıkıntı yaşayanlar, borcu olanlar, öğrenciler, işe yerleşmek için çalışanlar, hastalar ve çalışan herkes planlı ve programlı bir şekilde mücadelelerini sabırla sürdürmelidirler.

He daim sabır gösteren ve gayretli olan başarılı kişilere ne mutlu…

Ne mutlu o kişilere ki, Allah’tan gelen her şeye sabrederler…

Efkan VURAL

 Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: