Efkan Vural'ın Yazıları
24 Aralık 2020 Perşembe
Kur'an-ı Kerimden Mesaj Var-40
Kur’an’ı Kerim’den Mesaj Var
Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın.
Yüce Allah
evreni ve içindeki her şeyi yarattı.
Allah
evreni ve içindekileri canlı cansız ne varsa hepsini yaratıp yalnız başına
bırakmadı.
Allah her şeye
bir düzen ve ölçü koydu. Allah evreni ve her şeyi idare etmektedir. Allah her
an yaratma halindedir.
Allah
insanın dünyada güzel ve düzgün yaşam sürdürebilmesi ve insanın merak ettiği
bir takım şeylere çözüm getirmek ve yol göstermek için uyarıcı ve yönlendirici
mahiyette vahiyler ve bu vahiylerden oluşan kutsal metinler ve kitaplarla
peygamberler göndermiştir.
Kur’an-ı
Kerim’in dışında Allah’ın gönderdiği kutsal metinler ve kitaplar değişikliğe
uğramış ve tahrif edilmiştir.
Allah
kutsal kitabımız Kur’an’la bize yol göstermektedir.
Allah
dünyadaki tüm Müslümanlara birlik olmalarını emrediyor. Ayrılığa düşmeyin diye
bizi uyarıyor.
Müslümanlara
birliği sağlayacak şeyin Allah’ın ipi olduğu ve Bu ip de Allah’ın kitabı
Kur’an-ı Kerim’dir.
Yüce Allah’ın bu konu ile ilgili Kur’an’ı Kerim’deki mesajı şöyledir:
“Hep
birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin…”
(Âl-i İmrân
Suresi 103. Ayet)
Bugün hem
ülkemizde ve hem de İslam aleminde bir çok ayrılıklar mevcuttur. Öncelikle tüm
Müslümanlar bu ayrılıkçı görüşlerden kurtulmalıdır.
İdeolojik
ve menfaate dayalı grup ve cemaatler hep ayrı kulvarlarda yürümektedir.
Ayrılıklar yerine esasen birlik içinde olunmalıdır.
Bütün
Müslümanları birleştirecek tek şeyin Kur’an ve Sünnet olduğu aşikardır.
Allah tüm
Müslümanları açık ve net olarak birlik olmaya çağırıyor.
Allah
Müslümanlara Allah’ın ipine yani Kur’an’a sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin
diyor.
Müslüman
olduğunu söyleyen tüm İslam alemi bakıyoruz ki, bölük pörçük.
Müslümanlar
olarak maalesef Allah’ın uyarılarına samimi bir şekilde riayet etmiyoruz.
Kimse
yoğurdunun ekşi olduğunu kabul etmiyor. Herkes kendini doğru yolda yürüdüğünü
sanıyor.
Oysa
yürünecek yolun Allah yolu olduğu kesindir. Allah’ın yolu da elbette İslam
yoludur, Kur’an yoludur.
İslam yolunda yürümek için hep birlikte Allah’ın ipine
sarılmalıyız.
Yani
Kur’an-ı Kerim’e sarılmalıyız. Bunun içinde Kur’an’a ve Sünnete uymalıyız.
Tüm
Müslümanların referansı Allah ve Resulü olmalıdır.
Bunun için Kur’an’ın buyruklarına kulak vermeliyiz.
Peygamberimizin sünnetine tabi
olmalıyız.
Yol o dur
ki, Hakka vara…
Hakka
varacak yol Kur’an ve Sünnet yoludur.
Ne mutlu
Hak yolda olanlara…..
Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:
22 Aralık 2020 Salı
HAFTANIN AYETİ
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ
اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ الشَّيْطَانُ يَدْعُوهُمْ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ
Onlara «Allah'ın indirdiğine uyun» dendiğinde: Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız, derler. Ya şeytan, onları alevli ateşin azabına çağırıyor idiyse!
(Lokman Suresi 21. Ayet)
18 Aralık 2020 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 18.12.2020 Tarihli Cuma Hutbesi:MÜMİN HER İŞİNDE MUTEDİLDİR
MÜMİN HER İŞİNDE
MUTEDİLDİR
Muhterem
Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Allah’ın sana verdiğinden âhiret yurdunu kazanmaya bak. Dünyadan da nasibini unutma! Allah’ın sana iyilikte bulunması gibi, sen de insanlara iyilikte bulun. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışma. Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez.”[1]
Okuduğum hadis-i şerifte ise
Resûl-i Ekrem (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Ey
insanlar! Orta yolu tutun![2]
Aziz Müminler!
İslâm, itidal
dinidir. Bizlere hayatımızın her alanında ölçülü ve dengeli olmayı emreder.
Aşırılıktan uzak durmayı, istikamet üzere yaşamayı, sağduyulu ve tutarlı
davranmayı öğütler.
Kıymetli Müslümanlar!
İnsanoğlu
madde ile mana, beden ile ruh, dünya ile ahiret arasındaki dengeyi koruduğu
sürece mutlu olacaktır. Dünyamızda huzur ve barışın hâkim olması da ancak ilâhî
dengeyi korumakla mümkündür. Alışverişte, eğlencede, yeme-içmede,
giyim-kuşamda, konuşmada ve yazmada, hatta dini konularda aşırı uçlara
savrulmak, insana da topluma da zarar verecektir.
Değerli Kardeşlerim!
Müminler olarak bize yakışan, Rabbimizin kâinatın
her zerresine işlediği muhteşem dengeyi hayatımıza taşımaktır. İfrat ve tefrite
kaçmadan orta yolu izlemektir. Kederde ve sevinçte, öfkede ve mutlulukta ölçüyü
kaçırmamaktır. “Aşırıya kaçmayın, dosdoğru yolu tutun ve böyle
davrandığınız için alacağınız mükâfattan dolayı sevinin.”[3] buyuran Sevgili Peygamberimizin çağrısına uymaktır.
Ne mutlu, Rabbimizin emrettiği gibi mutedil bir hayat
sürenlere! Aşırılıklardan uzak durup istikametini muhafaza edenlere!
Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler):82-AFÜV
AFÜV
Allah'ın en güzel isimleri olan
"Esmaü'l-Hüsnâ" dan biri de el-Afüv’dür.
Rabbimizin el-Afüvv ismi; yok etmek, silip süpürmek, gidermek,
anlamlarına gelmektedir.
El Afüvv; günahları bağışlayandır.
El Afüvv; kolaylıkla affedendir.
El-Afüvv; cezaları kaldırandır.
El Afüvv; ayıpları ve kusurları
örtendir.
El Afüvv; günahların yazılı olduğu
kayıtları silendir.
El Afüvv; ahirette kullarına günahlarını
unutturandır.
El-Afüvv; cezadan sonra affedendir.
Afüvv; hiç bir sorumluluk kalmayacak şekilde günahları affeden
demektir.
Allah, günahları kökünden kazıyıp tamamen yok eder. Hatırlayıp
mahçup olmasınlar diye kullarına işledikleri günahları da unutturur.
Bu isimden nasip alan kul, bir taraftan devamlı Allah’tan af diler,
diğer taraftan ümitsizliğe kapılmaz. Kullara karşı da çok affedici
olur.
“İşte bunları da Allah’ın af etmesi umulur; zira Allah, ‘Afuv (çok
affedici)dir, Gafûr (çok bağışlayıcı)dır.” (Nisâ,99.ayet)
“De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım!
Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları
affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Zümer
Suresi 53. Ayet)
“Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü
affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü
yetendir.” (Nisa suresi 149. Ayet)
“(Resûlüm!) Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden
yüz çevir.” (A’râf Suresi 199. Ayet)
“Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla
bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için
bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira
etmiş olur.” (Nisâ Suresi 48. Ayet)
“Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür (ona
denk bir cezadır). Ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükâfatı Allah’a
aittir. Şüphesiz O, zâlimleri sevmez.” (Şûrâ Suresi 40. Ayet)
(Bu
yazı, Diyanet İslam Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)
(Devam
edecek)
Efkan VURAL


