Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
Efkan Vural'ın Yazıları
23 Kasım 2020 Pazartesi
21 Kasım 2020 Cumartesi
Diyanet İşleri Başkanlığının 20.11.2020 Tarihli Cuma Hutbesi:CENNET: MÜMİNLERİ BEKLEYEN SONSUZ NİMET
CENNET: MÜMİNLERİ BEKLEYEN SONSUZ
NİMET
Muhterem
Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak biz
kullarına şöyle buyuruyor: “Şüphesiz
iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naîm
cennetleri vardır. Allah gerçek bir vaadde bulunmuştur. O azizdir, hikmet
sahibidir.”[i]
İzzet ve celâl, ikram ve
kemal sahibi olan Rabbimiz, bizlere dünya ile başlayıp ahirete uzanan bir hayat
bahşetti. İmtihan durağı olan dünyada yapıp ettiklerimizin karşılığını,
sonsuzluk yurdu olan ahirette mükâfat veya ceza olarak göreceğimizi bildirdi. İman
edip faydalı işler yapmak için aklını, yüreğini, yeteneklerini, malını ve
imkânlarını seferber edenleri cennetle müjdeledi. Ama hakkı inkâr edip hakikate
sırtını dönerek kötülük yolunda ömrünü harcayanları acı bir azapla uyardı.
Aziz Müminler!
Eşsiz nimetlerle bezenmiş
olan cennet, barış ve huzurun daim olduğu ebediyet diyarıdır. Allah’ın rızasını
gözeterek yaşayan, ibadetlerini ihlasla eda eden, güzel ahlâktan taviz vermeyen
kulların ödülüdür. Rabbimize ve sevdiklerimize kavuşacağımız sevinç ve mutluluk
yuvasıdır.
Değerli Müslümanlar!
Allah’ın sınırlarını aşmaktan sakınan müminlere, öldükten sonra yeniden dirildiklerinde amel defterleri sağ taraflarından verilir.
“Selametle ve güvenle girin cennete!”[ii] diye nida edilir. Her türlü acı, keder, hastalık ve sıkıntıyı arkalarında bırakan cennetliklerin durumu Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılır: “Nihayet oraya vardıklarında cennetin kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: Selam olsun size! Hoş geldiniz. Haydi, ebedi kalmak üzere buyurun girin cennete!”[iii] Artık ne hüzün ne hasret ne de zorluk vardır. Engin rahmeti ve cömertliğiyle kullarını karşılayan Yüce Allah, dünyadaki gayretlerinin karşılığını onlara eksiksiz biçimde lütfetmiştir.
Kıymetli Müminler!
Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde çeşit çeşit
cennet nimetlerini anlatarak müminleri iyiliğe teşvik eden canlı tasvirler
vardır. Anlatmakla bitmeyen bu güzellikler hakkında Rabbimizin şöyle
buyurduğunu Peygamberimiz bize nakleder: “Ben salih kullarım için cennette hiçbir gözün görmediği,
hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hayal edemeyeceği birtakım nimetler
hazırladım.”[iv]
O
halde geliniz, yolları çetin de olsa cennete ulaşmak için sabır ve sebat
göstermeye, hayır ve hasenat işlemeye devam edelim. Rabbimiz bizden razı, biz
de Rabbimizden razı olarak cennete girmek için imanla ve umutla çalışalım.
Aziz Müslümanlar!
Tüm dünyada olduğu gibi toplum olarak bizler de salgın
hastalıkla büyük bir mücadele içindeyiz. Maske, mesafe ve temizliğe riayet
etmenin yanında sağlığımız için alınan tüm tedbirlere uymak hepimizin vazifesidir.
Bu süreçte risk altında olan 65 yaş üstü muhterem büyüklerimizden ve kronik
rahatsızlığı bulunan kardeşlerimizden namazlarını evlerinde kılmalarını
istirham ediyoruz. Unutmayalım ki tedbirlere riayet ettiğimiz müddetçe hem bu
çetin imtihanımızdan başarıyla çıkacak hem de mükâfata nail olacağız inşallah!
[i] Lokmân, 31/8-9.
[ii] Hicr, 15/46.
[iii] Zümer, 39/73.
HAFTANIN HADİSİ
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ |
Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez) Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63. |
18 Kasım 2020 Çarşamba
Allah’ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ=En Güzel İsimler):79-BER
el-BER
Allah'ın en güzel isimleri olan "Esmaü'l-Hüsnâ" dan biri de el-
Ber’dir.
Berr;
iyilik ve bahşişi çok olan; va’dini yerine getiren demektir.
El Berr; yarattıklarına karşı rahmet, mağfiret ve ihsanı bol
olandır.
El Berr; söz ve hareketlerinde
mutlak sadık olandır.
El Berr; bütün yaratıklarına rızık
taksim eden, rahmetiyle muamele edendir.
El Berr; takva sahibi kullarına kat
kat sevap verendir.
El Berr; güzel düşünce ve
duygularından dolayı kullarını mükafâtlandırandır.
El Berr; kötülükten vazgeçtikleri
için kullarını mükâfatlandırandır.
El Berr; isyan eden kullarını
işledikleri günahlar oranında cezalandırandır.
El Berr; ibadet ederek kendisine
yönelen kullarına yardım eden ve hidayetiyle muamele edendir.
Allah Teâlâ, kulları hakkında kolaylık isteyendir.
Yaratıklarına karşı rahmet ve mağfireti; lütuf ve ihsânı bol olandır.
Kullarının hep iyiliğini ister, kötülüklerini ve zorluk çekmelerini istemez.
Yapılan kötülüklerin çoğunu bağışlar, örtbas eder.
Mahlukatına
lütfu ve keremi bol olan Mevla’mız bize bol kazançlar ihsan eylemektedir.
Bire on, bire yedi yüz ve bire karşı hesapsız. O’nun ihsanına nihayet yoktur.
Sevaba on ve işlenen günaha karşı bir karşılık yazdıran Allah’ımızın bize ne
kadar ihsanda bulunduğunu anlamak kolaydır. Bütün bunlar Rabbimizin birer
ikramıdır.
O, ihsanda bulunandır. Her iyilik ve ihsanın ana kaynağı O, olduğundan
mutlak iyilik sahibi ancak ve ancak O’dur.
Allah Teala’nın ihsanı bütün kullarını kapsar. İyi kullarının sevaplarını
artırır. Günahkarları affeder. Tövbe edenleri affeder.
“Gerçekten
biz bundan önce O’na yalvarıyorduk. Şüphesiz O, iyilik edendir, çok
merhametlidir.” (Tûr Suresi 28. Ayet)
“Hâlbuki
Allah’ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok
bağışlayandır, çok merhamet edendir.”( Nahl Suresi 18. Ayet)
“Allah
da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükâfatını verdi. Allah,
güzel davrananları sever.” (Âl-i İmrân Suresi 148. Ayet)
“Şüphesiz,
iyiler Naîm cennetindedirler.” (İnfitâr Suresi 13. Ayet)
“Birbirlerine dönüp hallerini sorar, sohbet ederler. Şöyle derler: Doğrusu biz, geçmişte çoluk çocuğumuzun arasında, en mutlu olduğumuz anlarda bile Rabbimizin azabından çok korkardık. Fakat şükürler olsun ki Allah bize lütfetti de, alevleri iliklere işleyen o korkunç azaptan bizi korudu! Çünkü biz daha önce yalnız O’na kulluk eder, yalnız O’na yalvarırdık. Gerçekten O, evet O, lutf u ihsânı bol olandır, sonsuz merhamet sahibidir.”
( Tûr Sûresi 25-28. Ayetler)
Kim bir iyilik
yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o
kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez. (En’âm Suresi 160.
Ayet)
Peygamberimiz Hz.Muhammed(s.a.v.) şöyle
buyurur:
“Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir
edip yazdıktan sonra bunların iyi ve kötü oluşunu şöyle açıkladı: Kim bir
iyilik yapmak ister de yapamazsa, Cenâb–ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik
olarak kaydeder. Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sonra da onu yaparsa,
Cenâb–ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat
fazlasıyla yazar.
Kim bir kötülük yapmak ister de
vazgeçerse, Cenâb–ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.
Şayet insan bir kötülük yapmak ister
sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak yazar.”
(Buhârî, Rikâk 31; Müslim, Îmân 207, 259)
İşte, El-Berr olan yüce Allah dostlarım! İyiliğin, güzelliğin,
vefanın tek kaynağı O’dur!
(Bu yazı, Diyanet İslam
Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)
(Devam edecek)
Efkan VURAL
17 Kasım 2020 Salı
HAFTANIN AYETİ
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
رَبِّ ٱجْعَلْنِى مُقِيمَ ٱلصَّلَوٰةِ وَمِن ذُرِّيَّتِى ۚ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَآءِ
«Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamı kabul et!»
(İbrâhim Suresi 40. Ayet)
13 Kasım 2020 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 13.11.2020 Tarihli Cuma Hutbesi:ABDEST: BEDENİMİZE SAĞLIK, RUHUMUZA HUZUR
ABDEST: BEDENİMİZE SAĞLIK, RUHUMUZA HUZUR
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum
ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman
yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı mesh edin,
topuklara kadar ayaklarınızı da yıkayın.”[1]
Okuduğum hadis-i şerifte ise Resûl-i Ekrem (s.a.s) şöyle
buyuruyor: “Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı
ise abdesttir.”[2]
Kıymetli
Müminler!
İslam’a göre, temizlik, imandan gelen vazgeçilmez
bir sorumluluktur. Güzel dinimiz, tertemiz bir bedene, huzura ermiş bir kalbe,
günahlardan arınmış bir ruha sahip olmak isteyenleri abdeste davet eder.
Böylelikle kulun maddî ve manevî yönden temizlenerek Allah’ın huzuruna pak ve
nezih bir şekilde çıkmasını ister.
Değerli
Müslümanlar!
Mümin, abdesti hem ibadet sevabı kazandıran hem
de kendisini kirden ve mikroptan koruyan büyük bir nimet olarak görür. Dininin
direği, ruhunun miracı olan namaza abdestle hazırlanır. Kur’an-ı Kerim okumadan
önce abdest alır. Kâbe’yi abdestli tavaf eder. Böylece mümin, bir yandan en çok
kirlenen uzuvlarını her gün en az beş kere temizler, diğer yandan da Peygamber
Efendimizin şu müjdesine nail olur: “Her kim abdest alır ve abdestini güzelce almaya özen gösterirse,
günahları vücudundan çıkar, hatta tırnaklarının altından süzülür gider.”[3]
Aziz
Müminler!
Dünyayı kuşatan Kovid-19 salgınıyla millet olarak
topyekûn mücadele ediyoruz. Bu mücadelede başarılı olmamızın yolu, temizlikten,
maske ve mesafe kuralına uymaktan geçiyor. Unutmayalım ki, düzenli ve özenli
bir temizlik konusunda abdest bizler için en güzel imkândır. Biz, çocukluktan
itibaren abdest alışkanlığı ile büyüyen, tertemiz bir kültürün fertleriyiz.
Dilimize yerleşen “abdest bozmak” tabiri bile, halkımızın gün boyunca abdestli
bulunmaya ne kadar önem verdiğinin ifadesidir.
Bedenimize
nezafet, ruhumuza sükûnet veren abdestimiz, salgın hastalıklar karşısında en
güzel koruyucudur. Su ile gelen doğal temizlik sayesinde daha sağlıklı bir
toplum olmamıza yardımcıdır. O halde, abdestin sağladığı hijyen ve ferahlığı
hayatımızın bir parçası haline getirelim. Zira Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle,
“Allah, çok
tevbe edenleri ve içi dışı temiz olanları sever.”[4]





