Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ |
Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez) Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63. |
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:
لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ |
Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez) Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63. |
el-BER
Allah'ın en güzel isimleri olan "Esmaü'l-Hüsnâ" dan biri de el-
Ber’dir.
Berr;
iyilik ve bahşişi çok olan; va’dini yerine getiren demektir.
El Berr; yarattıklarına karşı rahmet, mağfiret ve ihsanı bol
olandır.
El Berr; söz ve hareketlerinde
mutlak sadık olandır.
El Berr; bütün yaratıklarına rızık
taksim eden, rahmetiyle muamele edendir.
El Berr; takva sahibi kullarına kat
kat sevap verendir.
El Berr; güzel düşünce ve
duygularından dolayı kullarını mükafâtlandırandır.
El Berr; kötülükten vazgeçtikleri
için kullarını mükâfatlandırandır.
El Berr; isyan eden kullarını
işledikleri günahlar oranında cezalandırandır.
El Berr; ibadet ederek kendisine
yönelen kullarına yardım eden ve hidayetiyle muamele edendir.
Allah Teâlâ, kulları hakkında kolaylık isteyendir.
Yaratıklarına karşı rahmet ve mağfireti; lütuf ve ihsânı bol olandır.
Kullarının hep iyiliğini ister, kötülüklerini ve zorluk çekmelerini istemez.
Yapılan kötülüklerin çoğunu bağışlar, örtbas eder.
Mahlukatına
lütfu ve keremi bol olan Mevla’mız bize bol kazançlar ihsan eylemektedir.
Bire on, bire yedi yüz ve bire karşı hesapsız. O’nun ihsanına nihayet yoktur.
Sevaba on ve işlenen günaha karşı bir karşılık yazdıran Allah’ımızın bize ne
kadar ihsanda bulunduğunu anlamak kolaydır. Bütün bunlar Rabbimizin birer
ikramıdır.
O, ihsanda bulunandır. Her iyilik ve ihsanın ana kaynağı O, olduğundan
mutlak iyilik sahibi ancak ve ancak O’dur.
Allah Teala’nın ihsanı bütün kullarını kapsar. İyi kullarının sevaplarını
artırır. Günahkarları affeder. Tövbe edenleri affeder.
“Gerçekten
biz bundan önce O’na yalvarıyorduk. Şüphesiz O, iyilik edendir, çok
merhametlidir.” (Tûr Suresi 28. Ayet)
“Hâlbuki
Allah’ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok
bağışlayandır, çok merhamet edendir.”( Nahl Suresi 18. Ayet)
“Allah
da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükâfatını verdi. Allah,
güzel davrananları sever.” (Âl-i İmrân Suresi 148. Ayet)
“Şüphesiz,
iyiler Naîm cennetindedirler.” (İnfitâr Suresi 13. Ayet)
“Birbirlerine dönüp hallerini sorar, sohbet ederler. Şöyle derler: Doğrusu biz, geçmişte çoluk çocuğumuzun arasında, en mutlu olduğumuz anlarda bile Rabbimizin azabından çok korkardık. Fakat şükürler olsun ki Allah bize lütfetti de, alevleri iliklere işleyen o korkunç azaptan bizi korudu! Çünkü biz daha önce yalnız O’na kulluk eder, yalnız O’na yalvarırdık. Gerçekten O, evet O, lutf u ihsânı bol olandır, sonsuz merhamet sahibidir.”
( Tûr Sûresi 25-28. Ayetler)
Kim bir iyilik
yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o
kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez. (En’âm Suresi 160.
Ayet)
Peygamberimiz Hz.Muhammed(s.a.v.) şöyle
buyurur:
“Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir
edip yazdıktan sonra bunların iyi ve kötü oluşunu şöyle açıkladı: Kim bir
iyilik yapmak ister de yapamazsa, Cenâb–ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik
olarak kaydeder. Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sonra da onu yaparsa,
Cenâb–ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat
fazlasıyla yazar.
Kim bir kötülük yapmak ister de
vazgeçerse, Cenâb–ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.
Şayet insan bir kötülük yapmak ister
sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak yazar.”
(Buhârî, Rikâk 31; Müslim, Îmân 207, 259)
İşte, El-Berr olan yüce Allah dostlarım! İyiliğin, güzelliğin,
vefanın tek kaynağı O’dur!
(Bu yazı, Diyanet İslam
Ansiklopedisinden yararlanarak hazırlanmıştır.)
(Devam edecek)
Efkan VURAL
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
رَبِّ ٱجْعَلْنِى مُقِيمَ ٱلصَّلَوٰةِ وَمِن ذُرِّيَّتِى ۚ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَآءِ
«Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamı kabul et!»
(İbrâhim Suresi 40. Ayet)
ABDEST: BEDENİMİZE SAĞLIK, RUHUMUZA HUZUR
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum
ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman
yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı mesh edin,
topuklara kadar ayaklarınızı da yıkayın.”[1]
Okuduğum hadis-i şerifte ise Resûl-i Ekrem (s.a.s) şöyle
buyuruyor: “Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı
ise abdesttir.”[2]
Kıymetli
Müminler!
İslam’a göre, temizlik, imandan gelen vazgeçilmez
bir sorumluluktur. Güzel dinimiz, tertemiz bir bedene, huzura ermiş bir kalbe,
günahlardan arınmış bir ruha sahip olmak isteyenleri abdeste davet eder.
Böylelikle kulun maddî ve manevî yönden temizlenerek Allah’ın huzuruna pak ve
nezih bir şekilde çıkmasını ister.
Değerli
Müslümanlar!
Mümin, abdesti hem ibadet sevabı kazandıran hem
de kendisini kirden ve mikroptan koruyan büyük bir nimet olarak görür. Dininin
direği, ruhunun miracı olan namaza abdestle hazırlanır. Kur’an-ı Kerim okumadan
önce abdest alır. Kâbe’yi abdestli tavaf eder. Böylece mümin, bir yandan en çok
kirlenen uzuvlarını her gün en az beş kere temizler, diğer yandan da Peygamber
Efendimizin şu müjdesine nail olur: “Her kim abdest alır ve abdestini güzelce almaya özen gösterirse,
günahları vücudundan çıkar, hatta tırnaklarının altından süzülür gider.”[3]
Aziz
Müminler!
Dünyayı kuşatan Kovid-19 salgınıyla millet olarak
topyekûn mücadele ediyoruz. Bu mücadelede başarılı olmamızın yolu, temizlikten,
maske ve mesafe kuralına uymaktan geçiyor. Unutmayalım ki, düzenli ve özenli
bir temizlik konusunda abdest bizler için en güzel imkândır. Biz, çocukluktan
itibaren abdest alışkanlığı ile büyüyen, tertemiz bir kültürün fertleriyiz.
Dilimize yerleşen “abdest bozmak” tabiri bile, halkımızın gün boyunca abdestli
bulunmaya ne kadar önem verdiğinin ifadesidir.
Bedenimize
nezafet, ruhumuza sükûnet veren abdestimiz, salgın hastalıklar karşısında en
güzel koruyucudur. Su ile gelen doğal temizlik sayesinde daha sağlıklı bir
toplum olmamıza yardımcıdır. O halde, abdestin sağladığı hijyen ve ferahlığı
hayatımızın bir parçası haline getirelim. Zira Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle,
“Allah, çok
tevbe edenleri ve içi dışı temiz olanları sever.”[4]
Hadis-i Şerifler aydınlatıyor-6
İnsanların toplumdan uzak yaşamaları pek mümkün değildir. İnsanlar
sürekli ihtiyaç içinde olurlar. İnsanlar birbirleriyle ilişkiler kurarak hayatı
daha kolay geçirirler.
Doğanın zor koşulları karşısında başarılı olmak için insanlarla ve diğer
varlıklarla beraber mücadele etmek şarttır.
Hayatımızı sürdürürken hiçbir varlığa zarar vermemeli ve eziyet
etmemeliyiz. Bu bizim insanlığımız ve dinimizin gereğidir.
Bu konuda sevgili Peygamberimiz bir hadisinde bizi şöyle aydınlatır.
Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) şöyle
buyurur:
“Müslüman, elinden
ve dilinden diğer Müslümanların selamette kaldığı (zarar görmediği) kimsedir. ”(Buhari,İman,4.5)
Bu hadiste peygamberimiz inanan iyi bir
Müslümanı bize kısaca şöyle tarif ediyor:
İyi bir Müslüman, yaşam sürecinde başkalarına
zarar vermez. Herkes ondan emin olur. Herkes ona güven duyar.
Başka bir değişle iyi bir Müslüman diğer
kimselerin zarar görmediği bir kişidir.
Allah’ın sevdiği bir kul olmak istiyorsak,
hiçbir varlığa eziyet vermemeliyiz.
Yaptığımız hareketlerden kimse rahatsız olmamalı. Dinimiz bizden hep
güzel ve iyi şeyler yapmamızı ister.
İnanan ve kendisine güven duyulan iyi bir Müslümana yakışan bazı örnek
davranışları şöyle sıralayabiliriz.
1- Allah’ın
emirlerini yerine getirmek, öğütlerine kulak vermek. Hz.Muhammed’in
sünnetine tabi olmak.
2- Allah’tan
korkmak, özü sözü bir olmak, dürüst olmak ve
güvenilir olmak.
3-Yetim, yoksul, hasta ve kimsesizlerle ilgilenmek.
4-Engelli kişilerle normal ilişkilerimizi sürdürmek.
5-Vatanı sevmek ve
korumak. Okumak ve ilim öğrenmek. Gösterişten uzak durmak, alçak gönüllü olmak.
6- Allah’ın
yasakladığı şeylerden uzak durmak. Haram yememek. Yalan ve Çirkin sözlerden kaçınmak. İftira, dedikodu
ve gıybet yapmamak.
7- Emanete ihanet
etmemek. Verilen sözde durmak.
8- Herkese iyilik
yapmak, yardım sever olmak. Cömert olmak, cimrilikten uzak durmak. İsraf
etmemek, savurganlıktan kaçmak.
9- Komşu hakkına riayet
etmek. Akraba ve yakınlarımızı ziyaret etmek. Hastaları ziyaret etmek.
10- Temiz ve düzenli
olmak. Çevreyi korumak
11-Herkese selam
vermek. Haksızlık ve ayrımcılık yapmamak.
12-Güzel ahlaklı
olmak ve görgü kurallarına uymak.
13- Hayvanları
sevmek, korumak ve onlara eziyet etmemek
14-Adaletli
davranmak. Yapılan her şeyi Allah’ın gördüğüne inanmak.
15-Zerre miktarı bile
olsa yapılan iyi ve kötü şeylerin karşılığının verileceğini bilmek.
16-Şefkatli ve
merhametli olmak. Çocukları sevmek, onlara güzel terbiye vermek.
17-Sabırlı olmak.
Allah’ın verdiği nimetlere şükretmek. İbadet etmek.
18- Her şeyde kul
hakkını gözetmek. Trafik kurallarına uymak, başkalarının hakkına engel olmamak.
19- Kendin için
istediğini başkası için de istemek. Kendin için istemediğini başkaları içinde
istememek.
20-Söz taşımak ve iki
yüzlülükten uzak olmak. İftira, dedikodu ve gıybetten kaçınmak.
İyi bir insan ve iyi
bir Müslüman olmak istiyorsak yukarıdaki sıraladığımız davranışları göstermeye
çalışmalıyız.
Efkan VURAL
Bu Yazı Aşağıdaki Web
Sitelerinde Yayınlanmıştır: