EFKAN VURAL'IN EĞİTİM KÜLTÜR ve BİLGİ SİTESİ
Efkan Vural'ın Yazıları
16 Şubat 2026 Pazartesi
RAMAZAN AYI VE ORUCUN ÖNEMİ
Ramazan Ayı ve Oruç İbadeti
Ramazan,mübarek üç aylardan bir tanesidir. Ramazan ayı denince akla oruç gelir. Ramazan ayında oruç tutmak Müslümanlara farz kılınmıştır. Ramazan ayında oruç tutulduğu için bu aya “oruç ayı”da denir.
Ramazan ayının üstünlüğü sadece oruç tutulan ay olmasından değildir. Ramazan ayının faziletli olmasının bir sebebi de Kur’anıkerim’in bu ayda indirilmeye başlanmasıdır. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyurur: ”Ramazan öyle bir aydır ki, bu ayda Kur’an , insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu aya ulaşan oruç tutsun…”(Bakara,2/185)
Ramazan ayı içinde öyle bir gece vardır ki, o gece bin aydan daha üstündür. Bin ay yaklaşık 83 yıl dır .Yüce Allah Kur’an’da şöyle buyurmaktadır.”Biz onu (Kur’anı)Kadir gecesinde indirdik.”(Kadir suresi,97/1)
Ramazan ayının rahmet ve bereketi çok büyüktür. Bu ay da tevbe etmeli(yaptığımız günahlardan dolayı pişmanlık duymak ve bir daha yapmamak) , Kur’an’ı okumalı ve anlamını Türkçe meallerden okuyup düşünmeli, bol ,bol ibadet etmeli,Allah’ı anmalı,dua etmeli,yoksul ve muhtaçlara yardım etmeli ,hayvanları sevmeli ve korumalı… Bunlar yapılırsa Ramazan ayından yararlanmış oluruz.Dolayısıyla her zaman yapmamız gereken kulluk görevimizi yerine getirmiş oluruz
Oruç İbadeti
İslam dininin beş temel esasından biri de oruçtur. Oruç ibadeti Yüce Allah’ın kesin yapılmasını emrettiği bir ibadettir.İslam dininde oruç ibadetinin önemi çok büyüktür.
Orucun Tanımı: Tanyerinin ağarmasından başlayarak, güneşin batışına kadar (akşam vaktine kadar) yemekten,içmekten ve cinsel arzulardan uzak durmaya oruç ibadeti denir.
Ramazanın dışında da istediğimiz zaman oruç tutabiliriz. Oruç tutmanın fazileti çok büyüktür. Oruç ibadeti sadece aç kalmak ve cinsel arzulardan uzak kalmakla bırakılmamalı.Orucu tüm organlarla ve tüm duygularla tutmalıyız. Oruç ibadetiyle nefsimizi kontrol altına almalıyız .Oruçlu iken davranışlarımıza da düzeltmeliyiz. Kimseni aleyhinde konuşmamalıyız.Gıybet ve dedikodu gibi dinimizin yasakladığı kötü davranışlardan uzak durmalıyız. Ramazan ayında ki bu güzellikleri diğer aylarda da devam ettirmeliyiz.Çünkü her gün ayrı bir gündür ve her günün hesabı ayrı ayrı verilecektir.
Oruç Kimlere Farzdır
1-Oruç Müslüman olanlara,
2-Oruç akıllı olanlara
3-Ergenlik çağına girmiş olanlara
4-Sağlıklı olanlara
Hastalar oruç tutmaz. Hastalar iyileşince tutamadıkları oruçların kazasını yapar.Hiç iyileşmeyecek hastalar ,devamlı tedavi gören hastalar ile çok zayıf ve düşkün yaşlılar oruç tutmaz.Tutamadıkları oruçların her biri için bir fitre miktarı yiyecek veya para vermesi gerekir.Buna Orucun Fidyesi denir. Bu parayı veremeyecek durumda olanların ödemesi gerekmez.
5-Yolcu olmamak:Yolcu olanlar oruç tutmaya bilirler.Sonra kaza ederler.Yolcular isterse oruç tutabilirler.
6-Doğum yapan,emzikli anneler ve adet günlerinde bayanlar oruç tutmazlar. Daha sonra tutamadıkları oruçları kaza ederler.
7-Oruç tutmaya niyet etmek gerekir. Her ibadette niyet şarttır.Niyeti söz ile belirtiriz.Sahura kalkmak ta niyet sayılır.Niyet kalb ile düşünce de olması gerekir.Örneğin sözle niyet etmeyi unutan biri gündüz yemiyor içmiyor; çünkü o,oruçlu olduğunu biliyor.Önemli olan oruç tuttuğunu bilmesidir.
Ayrıca;oruçlu bir kimse açlık ve susuzluk yüzünden hayati bir tehlike ile karşılaşırsa orucunu bozabilir.Oruçlu bir kimse tehdit edilirse,can tehlikesi durumunda orucunu bozabilir.
Orucu Bozan Durumlar
A-Orucu Bozup Kefareti Gerektiren Durumlar:
Aşağıdaki durumlarda oruç bozulur ve kefaret gerekir. (61 gün oruç tutulması gerekir)
1-Oruçlu iken herhangi bir şey yemek ve içmek.
2-Ağza giren kar, yağmur ve doluyu bilerek ve isteyerek yutmak.
3-Sigara içmek, esrar, eroin, afyon gibi uyuşturucu maddeler kullanmak.
4-Cinsel ilişkide bulunmak.
5-Unutarak orucu bozan biri , nasıl alsa orucum bozuldu diyerek yiyip, içmek.
B-ORUCU BOZUP YALNIZ KAZAYI GEREKTİREN DURUMLAR:
Aşağıdaki durumlarda oruç bozulur ve sadece bozulan orucun bir günlük kazası yapılır.
1-Zorlama ve tehdit karşısında orucu bozmak.
2-Toprak ve toprak cinsi maddeler yemek.
3-Zeytin çekirdeği,nohut gibi şeyler yemek.
4-Pamuk ve kağıt gibi şeyleri yemek
5-Ham iken yenilmeyen bir meyveyi ham ve çiğ olarak yemek.
6-Fındık,fıstık gibi kabuklu yiyecekleri kabuğu ile yutmak.
7-Burundan içeriye su göndermek.
8-Ağıza alınan veya buruna çekilen suyu hata ile yutmak
9-Oruçlu olduğunu bildiği halde isteyerek ağız dolusu kusmak.
10-Unutarak yiyip içtikten sonra oruç bozuldu zannıyla bilerekyemek,içmek.
11-Ramazan orucu dışında bir orucu her hangi şekilde bozmak.
Orucun İnsana Sağladığı Yararlar
Oruç Allah’ın emri olduğu için tutulur.Faydalarını göz önüne alarak oruç tutmak uygun değildir. Sırf Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutulur. Bununla beraber her ibadetin bir hikmeti ve bazı faydaları vardır.Oruç ibadetinin de insana sağladığı bazı yararlar şunlardır:
Allah’ın rızası ve sevgisi kazanılmış olur.
Oruç insanın iradesini kuvvetlendirir.
Oruç insanı kötülüklerden uzaklaştırır.
Oruç nefsi terbiye eder.
Oruç açlığa susuzluğa ve sıkıntılara dayanma gücü kazandırır.
Oruçlu sabırlı olmayı öğrenir.
Oruç tutan bir kimse yoksul ve aç kimselerin durumlarını anlamalarını sağlar.
Oruç şefkat ve merhamet duygularını geliştirir.
Oruç insana ruh sağlığı kazandırır. Dini görevini yerine getirmekle insanın ruhu huzur bulur. Kalbi tatmin olur.
Orucun bedenimize de faydası vardır. Mide, kalp daha az çalışır ve bütün organlar dinlenir. Vücuttaki yağ ve besin depoları yenilenmiş olur.
Herkesin Ramazan ayını kutlar,Hayırlara vesile olmasını dilerim.
13 Şubat 2026 Cuma
Diyanet İşleri Başkanlığının 13.02.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:RAMAZAN İKLİMİ
RAMAZAN İKLİMİ
Muhterem Müslümanlar!
Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan-ı şerifin
gölgesi üzerimize düştü. Önümüzdeki Perşembe günü bu kutlu ayın ilk
gününü idrak edeceğiz.
Ramazan-ı şerif, bize Kur’an-ı Kerim’le gelir. Yüce Rabbimizin buyurduğu üzere,
“Ramazan; insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun apaçık delilleri, hak ile batılı birbirinden ayıran ölçü olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.”[i]
Evet, hayat rehberimiz Kur’an-ı
Kerim, yolumuzu aydınlatır. Gönüllerimize şifa, dertlerimize deva olur. Kur’an,
bizi şereflendirir. Kötülüklerden bizi korur. Ahlakıyla bizi süsler.
Cömertliğiyle bize ikramda bulunur. Şefaatiyle bizi cennete dâhil eder.
Aziz Müminler!
Ramazan-ı şerif, bize oruçla gelir. Oruç; bedenimize sıhhat, ruhumuza sekinet, hanelerimize huzur getirir. Oruç; bizi terbiye eder, Cenâb-ı Hakk’ın rızasına yakınlaştırır. Kalplerimizi günah kirlerinden arındırır, bizi takvaya ulaştırır. Yüce Rabbimiz bu hususta şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere
farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki takva sahibi olursunuz.”[ii]
Değerli Müslümanlar!
Ramazan-ı şerif, bize rahmetle gelir. Birlik, beraberlik ve kardeşliği, yardımlaşma ve dayanışmayı hatırlatır. Ramazan-ı şerif; yetimiyle öksüzüyle, zenginiyle fakiriyle; genciyle, yaşlısıyla ve çocuğuyla bizleri ümmet kılar. Bizi; akrabalarımız, komşularımız ve ihtiyaç sahibi kardeşlerimizle hemhâl eyler. Aramızdaki sevgi ve dostluğun pekişmesine katkı sunar.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur:
“Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin,
birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları!
Kardeş olun.”[iii]
Kıymetli Müminler!
Ramazan-ı şerif, bize bereketle gelir. Günahların
bağışlandığı sahurla, teheccüdle seherlerimiz nurlanır. Gün boyunca okunan
mukabelelerle gönlümüz huzura erer. Ülfet ve muhabbetin kaynağı iftar
sofralarıyla evlerimiz, ailemizle birlikte coşkuyla eda ettiğimiz Teravih
namazlarıyla camilerimiz şenlenir. Alın teri ile elde ettiğimiz helal
kazançlardan verilen sadaka, fitre ve zekâtlar, kardeşliğimizi pekiştirir.
Aziz
Müslümanlar!
Recep ve Şaban
ayı; Regâibiyle, Miracıyla, Beratıyla bizleri nasıl Ramazan-ı şerife
hazırladıysa bizler de evlerimizi, işyerlerimizi, camilerimizi ve sokaklarımızı
Ramazan-ı şerife hazırlayalım. İyilik
kapılarımızı sonuna kadar açalım, gönüllerimizi birbirine yaklaştıralım.
Kur’an’ın ilahi mesajlarını hayatımıza yansıtalım. Evveli rahmet, ortası
mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan-ı şerifin hikmetlerini
kuşanalım.
Bu vesileyle şimdiden Ramazan-ı şerifimizi tebrik ediyoruz. Hutbemizi Peygamber
Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifiyle bitiriyoruz: “Mübarek
Ramazan ayı geldi. Yüce Allah bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda
cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır...”[iv]



