millet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
millet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2023 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

  Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَٓائِلَ لِتَعَارَفُواۜ اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ

Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.

                      (Hucurât Sûresi(49) 13. Ayet)

9 Temmuz 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 09.07.2021 Tarihli Cuma Hutbesi: İHANETE KARŞI SADAKATE, CESARETE VE ŞEHADETE ŞAHİDİZ

 İHANETE KARŞI SADAKATE, CESARETE VE ŞEHADETE ŞAHİDİZ




Muhterem Müslümanlar!

İslâmiyet’in Medine’de güçlenerek yayılmasından münafıklar rahatsız oluyor ve bu gelişmeyi önleyemedikleri için hayıflanıyordu. Her geçen gün güçlerini kaybeden münafıklar, Müslümanların birliğine kasteden bozgunculuk faaliyetlerinden de geri durmuyordu. Müslümanlar aleyhine gizlice ve rahatça görüşebilmek amacıyla bir mescit inşa ettiler. Kur’ân-ı Kerîm’de “Mescid-i Dırâr” olarak isimlendirilen bu mescitte Peygamber Efendimizin namaz kılmasını istediler. Böylece meşruiyet kazanacak olan bu mekân, şehirde sürdürdükleri nifak hareketlerinin merkezi olacaktı. Allah Resûlü (s.a.s), bu mescitte namaz kılmaya hazırlanırken meselenin iç yüzünü haber veren şu ayet-i kerimeler nazil oldu:

“Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, müminler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, ‘Bizim iyilikten başka hiçbir kastımız yok’ diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar. Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva üzerine kurulan mescit, içinde namaz kılmana elbette daha layıktır...”[i]

Aziz Müminler!

Henüz Peygamberimiz hayattayken gerçekleşen bu hadise, din istismarının en bariz örneklerinden biridir.  Tarih boyunca da birçok kişi ve grup, dinin insanlar üzerindeki etkisinden faydalanarak çıkar elde etmekten, din istismarcılığı yapmaktan çekinmemiştir. İslami değer ve kavramları istismar eden fırsatçılar dün olduğu gibi bugün de karşımızdadır. Hâlbuki Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in uyarısı gayet açıktır:

“Dini dünyaya alet eden insan ne kötüdür! Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan ne kötüdür!”[ii]

Kıymetli Müslümanlar!

Bundan beş yıl önce 15 Temmuz gecesi, muazzez değerlerimizin arkasına gizlenen FETÖ’nün hain darbe girişimine hep birlikte şahit olduk. İhanet şebekesi olan bu örgüt, istiklal ve istikbalimizi hedef aldı. Vatanımıza, devletimize ve aziz milletimizin canına kastetti.

Unutmayalım ki FETÖ, İslam’ın yüce hakikatlerini kendi menfaati için kullanmıştır. Dinimizin temel değerlerini ve kavramlarını tahrif etmiştir. İnsanımızın dinî duygularını istismar etmiştir. Suret-i haktan görünerek aramıza fitne ve fesat tohumları ekmekten, bozgunculuk yapmaktan asla çekinmemiştir. Kur’an-ı Kerim’de fesatçılar hakkında şöyle buyrulmaktadır: “Onlara ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın’ denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler. Şunu bilin ki onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamak istemezler.”[iii]

Değerli Müminler!

Rabbimize sonsuz hamd ü sena olsun ki 15 Temmuz’da, Rabbimizin yardımına, hakkın batıl karşısında zaferine şahit olduk. Bizler o gece, hainlerin emellerini kursaklarında bırakan milletimizin destansı direnişine ve cesaretine şahit olduk. Bedenlerini bu vatan için siper eden şehitlerimizin şehadetine, gazilerimizin kahramanlıklarına şahit olduk.

Bir daha böyle bir tabloyla karşılaşmamak için bize düşen, güvenilir kaynaklardan öğreneceğimiz sahih dini bilgiyle hayatımıza yön vermektir. Kur’an-ı Kerim’in rehberliği ve Peygamberimizin örnekliğiyle hayatımıza istikamet vermektir. Millî ve manevî değerlerimizi istismar etmek isteyenlere asla fırsat vermemektir. Ülkemizi ve milletimizi fitneye sürüklemek isteyen istismarcılara karşı yekvücut, tek yürek olmaktır.

Hutbemi bitirirken geçmişten günümüze din ü devlet, mülk ü millet yolunda canından geçen aziz şehitlerimize ve dâr-ı bekâya irtihal eden kahraman gazilerimize Yüce Rabbimden rahmet diliyorum.



[i] Tevbe, 9/107,108.

[ii] Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 17.

[iii] Bakara, 2/11,12.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:


23 Nisan 2021 Cuma

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun!

 


Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 101. yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını sevinç ve mutluluk içinde idrak ediyoruz.

Türk milletinin bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli unsuru olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, çeşitli etkinliklerle kutlanarak millî birliğimizin kenetlenmiş halidir.

23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışı 23 Nisan Cuma günü yapılmıştır.

Açılışın Cuma günü yapılması tesadüfi değildir.

Asırlar önce de Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan Anadolu kapılarını Türklere açmak için, bir Cuma günü namazdan çıkıp beyaz elbisesiyle atına binerek seferi başlatmıştır.

Tarihimizde bu olay Türk Milleti içim büyük bir başlangıç olup, unutulmaz değerlerimizdendir.

İşte Mustafa Kemal ATATÜRK’te  özellikle Cuma gününü seçmiştir.

Çünkü çok önemli bir kurumun açılışı yapılacaktı.

Orada tüm dünyaya Türk Milletinin Bağımsızlığı ve bütünlüğü ilan edilecekti.



Böylesi önemli bir günde Cuma namazı sonrası dualarla açılan TBMM Milletin kalbi olmuştur.

Türk Milletinin bağımsızlığı ve varlığı her şeyin üstündedir.

Bağımsızlık olmadan yapılan hiçbir şeyin anlamı yoktur.

Tutsak olmak, zincire vurulmak ölmekten beterdir.

Onun için önce bağımsızlık ve hatta tam bağımsızlık.

Bağımsızlık ve özgürlük yoksa bir yerde Cuma namazı kılınmaz diyerek milleti bağımsızlık ve milli mücadeleye davet eden Maraşlı Sütçü İmam’ı da dile getirmek lazım.

Bağımsızlığımıza ulaşmak adına mücadele eden herkese minnettarız.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, Büyük Millet Meclisinin açılışı ile beraber Türk çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 23 Nisan 1921'de Milli Bayram olarak kutlanmaya başladı.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramını idrak ettiğimiz bu kutlu günde;

Çocuklar ve gençler yarının büyükleri olarak idealleriniz  ve ideallerimiz kısaca şunlar olmalıdır:

Biz büyük bir milletin çocuklarıyız. Bunu hepimiz çok iyi bilmeliyiz.

Kendimizi hiçbir zaman küçük görmemeliyiz.

 Bizler çok çalışıp, çok okuyup, çok düşünmeliyiz. Bilimsel çalışmalara önem vermeliyiz. Teknolojik olarak çok ilerlemeliyiz.

Kendi teknolojimizi kurmalıyız.

Kendi savaş donanımımızı oluşturmalıyız.

Savunmamızı çok güçlü bir hale getirmeliyiz. En güçlü orduya sahip olmalıyız.

Bunun için ekonomimizin iyi olması lazım. Hep beraber ülke ekonomisine katkı sağlamalıyız.

Hepimiz tasarrufa önem vermeliyiz. Lüks tüketimden uzak durmalıyız.

Devlet malını kullanırken bir toplu iğnenin dahi hesabını Allah’a vereceğimizi unutmamalıyız.

Herkese hoşgörülü olmalıyız.

Elimizden geldiğince herkese yardım etmeliyiz.

Yardım sever olmalıyız.

Hep birlikte daha güzel günlere inşallah....

Efkan VURAL


Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

15 Temmuz 2020 Çarşamba

15 Temmuz Ruhu


                                 15 Temmuz Ruhu



15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeni ile, bu güne kadar canını vatan ve millet için feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize saygılar sunuyorum.

Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez.

 

Vatan Güvende Şehitler Yüreğimizde.

Vatan söz konusu ise gerisi teferruattır.

Türk Yurdunda ve Türk Bayrağı Altında Kıyamete Kadar Kardeşçe Yaşamak Hepimizin İdeali Olmalıdır.

Bundan tam 4 yıl önce FETÖ Terör Örgütü tarafından düzenlenen hain darbe girişiminin durdurulması ve sonlandırmasına katkısı olan herkesten Allah razı olsun.
Bu uğurda can veren şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Gazilerimize de minnet duyuyorum. Allah hepsinden razı olsun.

Allah böyle hain saldırılardan bizleri korusun. Birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Amin.

Artık her 15 Temmuz günü bizler bu hain saldırıyı yeniden hatırlayacağız.

Fetullahçı Terör Örgütü'nce (FETÖ) düzenlenen hain darbe girişiminin üzerinden geçen 4 seneye rağmen şehit olan vatandaşlar, milletin hafızasında ve kalbinde ilk günkü gibi duruyor.

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesinde 251 vatandaşımız şehit oldu.

15 Temmuz gecesi 2196 vatandaşımız ise gazi oldu.

15 Temmuz bizlere bir şuur vermektedir.

Bu şuur;

1-Ülkemizin ve milletimizin hiçbir zaman bölünemeyeceğidir.

2-Vatanımızın ve T.C. Devletimizin sahibi milletimizdir. Ne pahasına olursa olsun kanımızın son damlasına kadar vatanı ve milleti koruruz.

3-Demokrası ve Millet iradesi hiçbir şekilde engellenemez ve müdahale edilemez.

4-Hiçbir kimsenin özgürlüğü ve yaşama hakkı engellenemez.

5-Hiçbir kimsenin inancı ve ibadeti engellenemez.

6-Vatan, bayrak ve tüm kutsal değerler uğruna can vermek şehitliğe ermektir. Şehitlik insanın maneviyatta erişeceği en büyük makamdır.

7- Vatan, bayrak ve tüm kutsal değerler uğruna yapılan mücadelede yaralanan ve savaşa katılanlara gazi denir. Gazilik dünyada en değerli bir unvandır.

8-Şehitler ölmez vatan bölünmez.

9-Bayrak inmez, ezan dinmez.

10-Ülkemizde yaşayan tüm vatandaşlarımız aynı haklara sahiptir.

İşte 15 Temmuz bize bu ve benzeri ülkülerimizi hatırlatır. Bunların kıymetini hatırlatır.

İnsanın onuru, hürriyeti, can güvenliği, bağımsızlığı en mühim şeylerdir. 

Bütün bu değerler bir gecede alt üst olacaktı. Ama milletimiz buna müsaade etmedi.

Artık bundan sonra da asla müsaade etmeyecektir.

İç ve dış tüm düşmanlarımız sinsi veya açık boş durmayacaklardır. Onlara hiçbir zaman fırsat vermemeliyiz.

Bunun için birlikteliğimizi pekiştirmek,terörün ve hainlerin  pisliğinden kurtulmak için şunlara dikkat etmeliyiz:

1-Bizi biz yapan ortak değerlerimize daha fazla bağlanmalıyız.

2-Yüce dinimiz olan İslam dininin kurallarını bilinçli olarak uygulamalıyız.

3-Milletimizin birlik ve beraberliğinin temelinde İslam kardeşliğinin olduğunu unutmamalıyız.

4- Devlet olarak adalete önem vermeliyiz. Çünkü adalet mülkün temelidir.Ülkemizde yaşayan tüm vatandaşlarımızın hepsinin  eşit haklara sahip olduğunu bilmeliyiz.Uygulamalarda buna dikkat etmeliyiz.

5-Devletimiz tüm gücüyle terörü ve hain girişimleri bitirmek için uğraşırken, biz de millet olarak askerimiz ve polisimizin yanında olmalıyız. Unutmamalıyız ki güvenlik güçlerimiz bağımsızlığımız, birliğimiz ve varlığımız için canlarını ortaya koymaktadır. Ve bunun için şehit olmaktadırlar.

6-Bölücülere ve Terör örgütlerine katılanlar, örgüt faaliyetlerinde yer alanlar, kamu düzenini bozmaya çalışanlar, halka ve kamu malına zarar verenler cezalandırılmalıdır ve asla affedilmemelidir.

7-Terörist, bölücü, hain, ve kamu düzenini bozmak isteyenlere karşı Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi her zamankinden daha fazla önemsemeliyiz.

8-Ülkemizde yaşayan vatandaşlarımızın ırkı ve ökeni ne olursa olsun; düşünce, inanç, kanaat ve mezhebi farklı olsa da hepsi bir ve beraber olduğumuz milletimizin bir ferdidir. 

Hepsiyle aynı şartlarda yaşadığımızı ve aynı değerler etrafında birleştiğimizi unutmamalıyız.

9-Milli meselelerde, vatan ve millete yapılan saldırılarda, bağımsızlığımız söz konusu olduğunda, bütünlüğümüze zarar verildiği durumlarda tek vücut olarak mücadele etmemiz gerektiğini en iyi bir biçimde anlamalıyız.

10-Hep beraber Milletimizin refahını yükseltmek, ülkemizin birlik ve beraberliği için, el ele, yürek yüreğe vererek samimi olarak çalışmalıyız...

11- Artık iyi bilinmelidir ki, hep birlikte hareket ettiğimiz sürece her türlü şeyin üstesinden geliriz. Milli şairimiz Akif’in dediği gibi;Toplu vurdukça yürekler onu top bile sindiremez!

12-Biz bu vatan üzerinde yüzyıllardır bir ve beraber yaşadık; bundan sonra da yüzyıllarca hatta bin yıllarca beraber yaşayacağız... Hep ileri gideceğiz, her zaman güçlü olacağız.

Bizi hiç kimse bu kutsal yoldan ayıramaz...

 

Yüce Allah’a şükürler olsun ki, cesur Türk Mileti’nin azmi, kararlılığı, inancı, birlik ve beraberliği ile nice zaferlere imza atılmıştır.

Tarihimiz bu zaferlerle doludur. Zaferleri anlatacak olursak sayfalar yetmez...

Türk Milleti tarihte birlik ve beraberlik ruhuyla çeşitli etnik yapılara rağmen tek vücut olarak varlığını sürdüre gelmiştir.

Herkes şunu iyi bilsin ki, her zaman olduğu gibi milletimiz topyekün bölücülerin ve vatan hainlerinin karşısındadır.

Dört yıl önce 15 Temmuz 2016 günü Türk Milleti’nin  Fetöcü cuntacılara ve hainlere karşı direnişi; Ortadoğu da ve tüm dünyada örnek olmuştur.

15 Temmuz ruhu gelecek kuşaklara her zaman model  olacaktır ve unutulmayacaktır.

 

Bu vesile ile ülkemize ve milletimize yaşatılan 15 Temmuz Darbe Girişimini yapan FETÖ TERÖR ÖRGÜDÜ ’nü, tüm terör örgütlerini ve destekçilerini  bir kez daha kınıyor ve lanetliyorum.

YAŞASIN  TÜRK MİLLETİNİN BİRLİK VE BERABERLİĞİ...

 15 Temmuz gecesi vermiş olduğumuz 251 ŞEHİDİMİZİ Rahmetle anıyor, GAZİLERİMİZE saygılar sunuyorum.

 

15 Temmuzu unutmayacağız ve unutturmayacağız.

                               Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Of-Havadis Gazetesi:

Milliyet Blog: