Efkan Vural'ın Yazıları
27 Temmuz 2026 Pazartesi
26 Temmuz 2026 Pazar
24 Temmuz 2026 Cuma
18 Temmuz 2026 Cumartesi
Diyanet İşleri Başkanlığının 17.07.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:KUR’AN-I KERİM
KUR’AN-I KERİM
Muhterem Müslümanlar!
Yüce
Rabbimizin kıyamete kadar gelecek bütün insanlara bahşettiği nimetlerden, engin
şefkat ve merhametinin tecellilerinden biri de Kur’an-ı Kerim’dir.
Kur’an-ı
Kerim, hakkı batıldan ayırt eden ilahi kelamdır. O, asla sıradan
bir söz değildir.[1]
Kur’an-ı Kerim, sözlerin en
güzeli ve en mukaddesidir. O, hidayet kaynağı, şifa
membaıdır. Kur’an-ı Kerim, insanlığı; hak ve hakikate, iyilik ve adalete, huzur
ve muhabbete sevk eden Rahmani bir muştudur. Ayet-i kerimede buyrulduğu üzere, “Bu Kur’an, en doğru olana iletir;
dünya ve ahiret için yararlı işler yapan müminlere, büyük bir mükâfat olduğunu
müjdeler.”[2]
Aziz Müminler!
Kur’an-ı Kerim, rahmet peygamberi Allah Resûlü (s.a.s)’in en büyük
mucizesidir. Onun tek bir harfi dahi değişmemiştir, asla değiştirilemeyecektir.
Yüce Rabbimiz, “Şüphesiz Kur’an’ı biz indirdik.
Onun koruyucusu da elbette biziz”[3]
buyurarak, bu gerçeği
beyan etmektedir.
Kur’an-ı Kerim, insan ürünü değildir; Allah
Teâlâ’nın kelamıdır. O, bir benzeri şöyle dursun; bir suresinin, hatta bir
ayetinin dahi benzerinin getirilemeyeceği yüce bir kitaptır. Kur’an; Cenâb-ı
Hak ile bağımızı güçlendiren, çevremiz ile ilişkilerimizi düzenleyen bir kılavuzdur.
Kıymetli Müslümanlar!
Kur’an-ı Kerim’in
rehberliğine sarılan kişiler yolunu kaybetmezler. Onun ilkeleriyle hayat süren
aileler huzur bulurlar. Onun ahlakını kuşanan toplumlar güven içinde yaşarlar.
Onun adaletini benimseyen milletler güçlü olurlar. Hayatında Kur’an-ı Kerim’e
yer vermeyenler, onun emirlerine ve yasaklarına
riayet etmeyenler, ayetlerini alaya alanlar ise ancak kendilerini küçük duruma düşürürler.
Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “…İşte bu kitap, Allah’ın,
dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de
saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.”[4]
Değerli Müminler!
Devletimizi, vatanımızı,
milletimizi, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmenin yolu; değerlerimize
sahip çıkmaktan geçmektedir. Bilelim ki; bu değerlerin içerisinde Kur’an-ı
Kerim vardır, sünnet-i seniyye vardır. Meşruiyetini İslam’dan alan örfümüz vardır,
kültürümüz vardır. Mutluluğun yolu da işte bu değerleri öğrenmekten ve
hayatımıza aktarmaktan geçmektedir.
Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i
şerifleriyle bitiriyoruz: “Şüphesiz
bu Kur’an, Allah’ın sizlere bir ikramıdır...”[5]
17 Temmuz 2026 Cuma
15 Temmuz 2026 Çarşamba
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ 10 YIL ÖNCE DARBE İLE ÜLKEMİZİ BÖLECEKTİ
10 yaşında olan gençler duyun artık,şimdi kim bilir ülkemiz ne halde olacaktı. Siz yoktunuz ama vatan hainleri vardı. Onlar ülkemizi mahvedeceksin bunun için askeri bir darbe girişiminde bulundular. Bir avuç Fetöçü hainler kendilerini dindar zannederek Allahın yardımını bekliyorlardı. Evet Allahı'ın yardımı geldi ama onlara değil. Allah'ın yardımı imanlı vatansever milletimize ulaşmıştı.
Türk Milleti başardı.Fetöcü hainler yenilmişti.
10 Temmuz 2026 Cuma
6 Temmuz 2026 Pazartesi
4 Temmuz 2026 Cumartesi
Diyanet İşleri Başkanlığının 03.07.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:YAZ KUR'AN KURSLARI
YAZ KUR’AN KURSLARI
Muhterem Müslümanlar!
Geçtiğimiz hafta itibarıyla çocuklarımız bir eğitim öğretim yılını daha tamamlayıp yaz dönemine girdiler. Evlatlarımızın iyi bir eğitim almaları toplumumuz ve geleceğimiz için önem arz etmektedir. Ancak bilmeliyiz ki; beden ve ruhun, dünya ve ahiretin birlikte imar ve ihya edilmesi gerekmektedir. Zira insanı gerçek anlamda değerli kılan; bilgisiyle birlikte imanını, başarısıyla birlikte ahlakını koruyabilmesidir.
Resûl-i Ekrem (s.a.s),
“Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta
bulunmamıştır”[1]
nasihatiyle bu hususa dikkatlerimizi
çekmektedir.
Kıymetli Anne Babalar!
Modern çağın getirdiği tüketim kültürü, dijital mecraların bilinçsiz kullanımı, zaman zaman kutsallarımızın mizah adı altında alaya alınması, çocuklarımızı günden güne değerlerimizden uzaklaştırmaktadır. Tertemiz dimağlar; batıl inançlar, sapkın akımlar, bağımlılık ve akran zorbalığının girdabında kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Etrafımızı çepeçevre saran bu tehditler karşısında çaresiz değiliz. Çare; akıllara ve kalplere hitap eden ilim ve hikmeti, en güzel şekilde çocuklarımızla buluşturmaktır.
Yüce Rabbimizin,
“Ey iman edenler! Kendinizi
ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”[2]
emri gereğince, evlatlarımıza
helal haram hassasiyeti kazandırmaktır. Milli ve manevi değerlerimizi
özümsemelerine katkı sunmaktır.
Değerli Müminler!
Çocuklarımızın;
Yüce Kitabımız Kur’an’ı, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnek hayatını, iman
ve ibadet esaslarını, dinî ve ahlaki değerlerimizi, örf ve adetlerimizi
öğrenebilecekleri yaz Kur’an kurslarımız önümüzdeki pazartesi günü başlıyor. Bizler istiyoruz ki; yaz Kur’an
kurslarında çocuklarımız; paylaşmayı, kardeşliği, yardımlaşmayı ve sevgiyi
yaşayarak öğrensinler. Birlikte namaz kılmanın huzurunu, dua etmenin
güzelliğini ve cami adabının inceliklerini idrak etsinler. Vatanımızın dirliği ve milletimizin huzuru için
Kur’an’ın nuruyla aydınlansınlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel
ahlakıyla erken yaşta tanışsınlar. Gençlerimiz; zihinlerindeki sorulara,
kalplerindeki arayışlara din görevlilerimizin rehberliğinde cevaplar bulsunlar.
Bir ömür boyu iyiliklere omuz omuza yürüyecekleri arkadaşlıklar kursunlar.
Aziz Müslümanlar!
Unutmayalım ki, çocuklarımızın gönlüne küçük yaşlarda
ekilen Allah sevgisi, ömür boyu meyve verecek en kıymetli tohumdur. Bu vesileyle “Yaz Kur’an Kursunda
Buluşuyoruz” çağrısıyla tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi, camilerimize ve Kur’an
kurslarımıza davet ediyoruz. Aynı zamanda anne babalardan, çocuklarının;
dinimiz, kültürümüz ve camilerimizle olan bağlarını koruma noktasında daha
fazla hassasiyet göstermelerini bekliyoruz.
Hutbemizi,
Allah Resûlü (s.a.s)’in şu müjdesiyle bitiriyoruz:
“Kim
Kur’an-ı Kerim’i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü ebeveynine bir taç
giydirilir. Bu tacın ışığı, güneşin dünyadaki bir eve konulduğunda onun
vereceği ışıktan daha güzeldir…”[3]