Rızık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rızık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2021 Perşembe

Fatiha’nın Işığında Yaşamak

          Allah’ın bizden istediği hayat Müslümanca yaşamaktır. Müslümanca yaşamak

 ise Fatiha suresinin ışığında yürümekle mümkün olur.

Yüce Allah insanı yarattıktan sonra ihtiyaç duyacağı her şeyi de var etmiştir. İnsanın yaşamını sürdürebilmesi için tüm gereksinimlerine ulaşması için Allah birçok sebep vermiştir.

İnsan aklı sayesinde istediği ve ihtiyaç duyduğu şeylere ulaşabilir. Allah insana sayısız nimetler sunmuştur. Bunları saymakla bitiremeyiz.

Allah insanı maddi ve manevi ihtiyaçlarla yaratmıştır. Allah maddi ihtiyaçlarını gidermesi için verdiği nimetler gibi manevi ihtiyaçlarını da giderebilmesi için peygamberler aracılığıyla vahiyler göndermiştir.

Allah insanlara dünya hayatında lazım olan kuralları ve prensipleri ilahi kitaplarında bildirmiştir. Allah’ın gönderdiği ilahi kurallar insanlar tarafından zaman içinde bozulmuş ve değiştirilmiştir. Bu ilahi kurallar bozuldukça veya değiştirildikçe Allah tekrar yenilerini göndermiştir.

Allah hiçbir zaman bozulmayacak ve değiştirilemeyecek ilahi kuralları, ilke ve prensipleri son elçisi Hz.Muhammed’e göndermiştir.

Allah’ın gönderdiği bu ilkelere uymamız istenmektedir. Dinimizin ilke ve prensipleri kutsal kitabımız Kur’an’da bildirilmiştir.

Kur’an’ın önsözü sayılan ve kitabın özünü teşkil eden Fatiha suresinin

Önemi çok büyüktür. Fatiha suresinin ışığında hayatımızı düzenlemek dinimizin gereğidir.

Fatiha suresi Kur’an’ın özeti sayılır. Fatiha suresi kitabın anası kabul edilmiştir.

Fatiha suresi Müslümanın hayatının kırmızı çizgilerini oluşturur. Fatiha suresi kurtuluş yoludur. Fatiha suresi adeta köprüden önce son çıkış gibidir.

Fatiha suresine göre bir Müslümanın şu şekilde olması istenmektedir.

Müslüman yapacağı bir işe besmele  ile başlamalı. Bir işe Allah’ın adıyla başlayan biri zihninde yüce Allah’ın yanında olduğunu hatırlar ve işini yürütürken titiz davranarak harama ve günaha giremez.

Fatiha suresinin bize kazandırdığı diğer bir konu ise hamdüsenadır. İnsan sahip olduğu tüm değerler için Allah’a şükretmesi gerekir. Sağlığımız başta olmak üzere birçok nimete sahip olduğumuzdan dolayı şükretmeliyiz. Sağlığımız yerinde olmazsa rızkımızı kazanamazdık. Rızkı bize nasip eden Allah’a şükretmeliyiz. Allah’ın vermiş olduğu bunca nimete şükretmemek nankörlüktür.

Bir nimetin kıymetini o nimeti kaybettiğimizde anlarız. Önemli olan nimetin güzelliğini önceden anlayıp, Allah’a şükretmektir.

Fatiha suresinin ışığıyla hayatımızı etkileyen diğer bir alan da ahiretin varlığıdır. Fatiha suresinde Allah’ın din gününün sahibi olduğu bildirilmektedir. Fatiha suresine göre bir Müslümanın öldükten sonra hesaba çekileceğini ve dünyada yaptıklarının karşılığını göreceğine inanır. Hayat felsefesini buna göre gerçekleştirir.

Fatiha suresi yolumuzu aydınlatarak bizi yalnızca Allah’a kulluğa ve yalnızca ona ibadet etmeye yönlendirir. Ve yine Fatiha suresi ile yalnızca Allah’tan yardım istememiz  gerektiği bildirilmektedir.

Allah’tan başkasına kulluk yapılamaz. Allah’ın dışındaki herhangi bir kişi ve varlıktan yardım istenmez. Allah’ın dışında başka varlıklardan yardım istemek ve onlara kulluk yapmak şirktir.

Fatiha suresiyle birlikte her daim doğruluk üzerinde olmayı Allah’tan istemekteyiz.

Fatiha suresinin çizdiği yol “sırat-ı müstakım”dir. Yani dosdoğru yol. O yol k, nimet verilen iyi kimselerin yolu, kötü kişilerin yolu değil tabi ki. İyi bir Müslüman her zaman dosdoğru yol üzerinde yürümelidir. Namazın her rekatında günde kırk defa dosdoğru yol üzerinde olmayı niyaz eden bir Müslümanın şeytanın yolundan gitmesi mümkün olamaz.

Namazına devam eden biri Fatiha’nın bu ışığıyla kendisinin doğru yolda yürümesi gerektiğini anlar ve doğru yol olan İslam yolunda yürümeye gayret eder.

Namazlarda günde kırk defa Fatiha suresi bize ışık oluyor yol gösteriyor.Ama; bu ışığı görmeden karanlıkta yürüyoruz. Işığın farkında bile değiliz.

Oysa ışık bize yolumuzu gösteriyor.

İşaretleri gösteriyor.

Tehlikeleri gösteriyor.

Çıkmaz yolları belirliyor.

Ters yönleri gösteriyor.

Doğru ve düzgün yolu gösteriyor.

Fatiha’nın ışığı dünyada olduğu gibi öldükten sonra da ruhumuza okunacak bir Fatiha ile kabrimiz nurlanacaktır, İnşallah! Bunun için ölülerimize Fatiha suresini esirgemeyelim.

Kabirdeki ölülerimize Fatiha okurken, Fatiha’nın anlamını düşünerek Fatiha’nın ışığını kendimize tutalım. Fatiha’nın ışığıyla dosdoğru yol olan İslam yolunda yürüyelim…

Ne mutlu Fatiha suresinin anlamını kavrayarak, yaşam ışığını Fatiha’dan alabilenlere…

Ne mutlu dosdoğru yolda olabilenlere…

Fatiha’nın yolunda…

Efkan VURAL

Fatiha Suresinin Anlamı:

Bismillahirrahmânirrahîm (1) 

(Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla)

Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret

 gününün) maliki Allah'a mahsustur. (2-4)

(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. (5)

Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil. (6-7)

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: 



 

 

5 Eylül 2021 Pazar

Peygamberimizin Hadis-i Şeriflerinden Mesaj Var-25

 

Hadis-i Şeriften Mesaj Var

Helal Yolda Yürümek Harama Yaklaşmamak

İnsanlar hayatlarını sürdürebilmeleri ve refah içinde yaşayabilmeleri için rızık peşinde koşmalıdırlar.

Rızkımızı helal yollardan elde etmeye çalışmalıyız.

Hiçbir uğraş vermeden, eziyet çekmeden, çalışıp çabalamadan geçimimizi sağlayamayız.

Dünya hayatını huzurlu, sağlıklı ve rahat geçirebilmek için maddi ve manevi ihtiyaçların yerine getirilmesi şarttır.

Maddi ihtiyaçlarımızı elde etmek için helal yolları kullanarak çalışıp rızkımızı temin etmeliyiz. İşimize gücümüze haramı karıştırmamalıyız. Kazancımızı elde ederken yalandan ve hileden uzak durmalıyız. Yaptığımız her türlü faaliyetler helal çizgi üzerinde olmalıdır.

Dinimizin yasakladığı haram olan şeyleri yaşam alanlarımızın her köşesinden uzakta tutmalıyız.

Resmi işlerimizde, ticari faaliyetlerimizde, kazancımızda, üretim faaliyetlerimizde, tarımsal işlerimizde ve bil umum yaptığımız her işimizi helal yoldan yapmalıyız. Haramı haram bilip, her daim haramdan ve şüpheli olan şeylerden uzak durmalıyız.

Peygamberimiz Hz. Muhammed bir hadis-i şerifinde bu konuda bize şöyle mesaj vermektedir:

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:

”(Rızık temin ederken)helal olanı alın haram olanı terk edin.” (İbni Mace,Ticaret,2.)

Peygamberimizin bu hadisinde bize vermiş olduğu mesajı iş hayatımızda kısaca şu şekilde uygulamaya çalışabiliriz:

1-Öğrencilik hayatımızda, ders ve sınavlarımızda usulsüzlük yapmamalıyız.

2-İş ve çalışmalarımızda dürüst olmalıyız.

3-Çevremizde yaptığımız davranışlarımızla güven vermeliyiz.

4-Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı düşünerek, ölçerek ve aklımızı kullanarak yerine getirmeliyiz.

5-İş ahlakımızdan yalan, hile ve dolandırıcılığı tamamen uzaklaştırmalıyız.

6-Her daim çalışkan, samimi ve dürüst olmalıyız.

7-Rızkı veren Allah’tır. Bize düşen çalışmak ve gayrettir. Rızık konusunda endişeye kapılıp, yalan ve hileye baş vurmamalıyız.

8-Kazancımızı helal yollardan elde etmeye çalışmalıyız.

9-İşimize besmele ile (Allah’ın adıyla) başlamalıyız. Allah’ın adıyla işimize samimi olarak başlarsak, harama düşmekten korkar, Allah’tan utanır ve bu durumu hatırımızdan çıkarmamış oluruz.

10-Yaptığımız iş ve davranışlarımızda (her türlü faaliyetlerde) Allah’ın bizi her daim gördüğünü, meleklerin de izleyip kayıt ettiklerini düşünmeliyiz. Bu şekilde de haramdan ve günahtan uzak durmaya çalışırız.

Ne mutlu helal-haram çizgisini takip edip, helal yoldan rızıklarını kazananlara…

Efkan VURAL

Bu Yazı Aşağıdaki Web Sitelerinde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:

30 Nisan 2021 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığının 30.04.2021 Tarihli Cuma Hutbesi:İNFAK TOPLUMUN ŞİFASIDIR

 

İnfak TOPLUMUN ŞİFASıDIR




Muhterem Müslümanlar!


Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Herhangi birinize ölüm gelip de, ‘Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!’ demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda infak edin.”[1]

Okuduğum hadis-i kutsîde Resûl-i Ekrem (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın şöyle buyurduğunu bizlere haber veriyor: “Ey Âdemoğlu! İnfak et ki, ben de sana infak edeyim.”[2]


Aziz Müminler!


İnfak, Allah’ın bize emanet ettiği mal ve servetten, verdiği nimetlerden başkalarına da ikram etmektir. İhtiyaç sahiplerini koruyup gözetmek, onlara kol kanat germektir. Ailemize, akrabamıza, komşumuza, din kardeşimize hâsılı tüm insanlığa faydalı olmak için çaba göstermektir.


Kıymetli Müslümanlar!


İnfak, beden ve ruhlara şifadır. Bizler, infakla 

nefsimizi ve malımızı arındırırız. Üzüntü ve 

kederi paylaşır, Rabbimizin hoşnutluğunu 

kazanırız.

İnfak, toplumlara da şifadır. Kardeşlerimizle 

aramızdaki ahenk, huzur, birlik ve beraberlik 

infakla pekişir. Yardımlaşma ve dayanışma, 

infakla yaygınlaşır. Ve nihayet müminler infakla 

Cenâb-ı Hakk’ın nusretine nail olur. Nitekim 

Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır: 

“Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur.”[3]


Değerli Müminler!


Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

“Allah’a karşı gelmekten sakınanların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardır.”[4]

O halde, kardeşlerimizin üzerimizdeki haklarını gönül huzuru içinde onlara ulaştıralım. Fakir ve yoksullara, yetim ve kimsesizlere destek olalım. Fitre ve zekâtımızla başta akraba ve komşularımız olmak üzere bütün ihtiyaç sahiplerinin dertlerine derman olmaya çalışalım. Unutmayalım ki, sevdiğimiz şeylerden Allah yolunda infak etmedikçe iyiliğe asla ulaşamayız.[5]


Aziz Müslümanlar!


Türkiye Diyanet Vakfımız, her yıl olduğu gibi bu yıl da “Kardeşlerini Unutma, Beklenen Sensin” şiarıyla hayır ve hasenatımızı, fitre ve zekâtımızı ihtiyaç sahipleriyle buluşturmaya devam ediyor. İl ve ilçe müftülüklerimiz aracılığıyla ya da vakfımızın kurumsal web sayfası üzerinden bu yardım seferberliğimize katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca inşaatı devam eden üniversite camilerimiz için Cuma namazı sonrası yardımlarınıza başvuracağız. Yaptığımız ve yapacağımız bütün yardımların makbul olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum.



[1] Münâfikûn, 63/10.

[2] Müslim, Zekât, 36.

[3] Ebû Dâvûd, Edeb, 60.

[4] Zâriyât, 51/19.

[5] Âli İmrân, 3/92.


Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

KAYNAK:



26 Mart 2021 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur:

“Şâban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Gündüzünde oruç tutun. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ dünyaya rahmet nazarı ile bakar ve fecir oluncaya kadar şöyle buyurur: ‘Benden af dileyen yok mu, onu bağışlayayım! Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım! Sıkıntıya uğrayan yok mu, ona afiyet vereyim!..’”

                                                  (İbn Mâce, İkâmet, 191.)