14 Eylül 2026 Pazartesi

OKUMAK

HAFTANIN HADİSİ

Diyanet İşleri Başkanlığının 11.09.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:EĞİTİM ve ÖĞRETM

                                              EĞİTİM VE ÖĞRETİM


Muhterem Müslümanlar!

İnsanın; Rabbiyle, kendisiyle, toplumla ve çevresiyle olumlu ilişkiler kurmasında, ölçülü ve dengeli bir hayat yaşamasında en önemli etken, eğitim ve öğretimdir. 

İlim öğrenmenin ve doğru bilgi elde etmenin Allah katındaki kıymetini,

“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”[1] ayet-i kerimesi en güzel şekilde ifade etmektedir.


Aziz Müminler!


Yaratana kulluk etmeyi ve yaratılana merhamet göstermeyi kendisine düstur edinen, milli ve manevi değerlerine bağlı iyi bir insan yetiştirme anlayışı, eğitimin temeli olmalıdır. Zira eğitimden maksat; imanla beslenen, ilimle güçlenen, merhametiyle tüm insanlığı kucaklayan; milletimiz, ümmet-i Muhammed ve bütün insanlık için umut olan bir nesil yetiştirebilmektir. Eğitimden maksat; vahyin rehberliğinde hikmeti ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in örnekliğinde güzel ahlakı temsil eden bir toplum inşa edebilmektir. Eğitimden maksat, ülkemizin; bilimde, teknolojide, sanatta, hâsılı hayatın her alanında söz sahibi olmasına katkı sunabilmektir.


Kıymetli Anne ve Babalar!

Değerli Öğretmenler!


Her şeyin büyük bir hızla değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte gençlerin ilgi, algı ve beklentilerinin de hızlı bir şekilde değiştiğini görüyoruz. Bu bakımdan, iyi bir eğitim için, öncelikle evlatlarımızı iyi tanımak zorundayız. Onların; zamanın ruhunu yakalamalarına, çağı anlamalarına ve geleceğin icaplarına uygun donanıma sahip olmalarına destek olmalıyız.

 Bununla beraber, 

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”[2] emr-i ilahisi gereğince, çocuklarımızı ve gençlerimizi; sapkın ideolojilerden, batıl akımlardan ve her türlü bağımlılıktan korumalıyız.

Aziz Müslümanlar!

Bugün bize düşen; inancımızı, örf ve adetlerimizi, tarih ve kültürümüzü en doğru şekilde evlatlarımıza tanıtmaktır. Onların dünyevi başarıları için çaba gösterdiğimiz kadar, hatta daha da fazla, ahiret azığı elde etmelerine rehberlik etmektir. Unutmayalım ki, ebedi bir âlemin varlığına inananlar için asıl başarı, rızâ-yı ilahiye ulaşmaktır.

Bu vesileyle, önümüzdeki Pazartesi başlayacak olan yeni eğitim ve öğretim yılının; evlatlarımıza, öğretmenlerimize, velilerimize ve milletimize hayırlı olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.


Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu müjdesi ile bitiriyoruz: 

“Kim ilim için yola çıkarsa, Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır...”[3]



[1] Zümer, 39/9.

[2] Tahrîm, 66/6.

[3] Tirmizî, İlim, 19.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

5 Eylül 2026 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

Diyanet İşleri Başkanlığının 03.09.2026 Tarihli Cuma Hutbesi:PEYGAMBERİMİZ VE GÜZEL AHLAK

                       PEYGAMBERİMİZ VE GÜZEL AHLAK





Ey Fahr-i Kâinat Efendimiz!

Veladetinin sene-i devriyesinde, 

“Ne mutlu beni görmeden iman edenlere”[1] diyerek müjdelediğin kardeşlerin olmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri ümmetin olmakla şereflendiren Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena ediyoruz. Salât ü selâm, tahiyyât ü ikrâm, her türlü ihtirâm sana, âline ve ashabına olsun.

Aziz Müminler!

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın 

“Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin”[2] övgüsüne mazhar olan, ilahî mesajın nasıl hayat bulacağını gösteren bir kılavuzdur. Ve onun ahlakı, yaşadığı çağda kalan ya da uzaktan hayranlık duyulan bir örneklikten ibaret değildir. Efendimiz (s.a.s)’in rahmet mesajlarında bütün insanlık için hikmetler vardır.

 Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) buyurdular ki: “Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.”[3] 

Yine buyurdular ki: “Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür… Yalandan sakının! Çünkü yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür…”[4] 

Ve yine buyurdular ki: “Her dinin kendine özgü bir ahlakı vardır; İslam ahlakının özü hayâdır.”[5]

Kıymetli Müslümanlar!

Allah Resûlü (s.a.s), iki cihan saadetinin yolunu 

“Kıyamet gününde müminin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey olmayacaktır”[6] hadis-i şerifleriyle göstermiştir. İman ile ahlakın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, 

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olmazsınız”[7] sözleriyle vurgulamıştır. 

Toplumsal huzur ve barışı sağlamanın yöntemini ise, “Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun”[8] uyarısıyla bizlere öğretmiştir.

Değerli Müminler!

Ailede, eğitimde, iş ve ticarette, hâsılı hayatın her alanında insanlığı iyiliğe ulaştıracak tüm hasletleri Resûl-i Ekrem (s.a.s) haber vermektedir. 

“İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar, Allah’ı çokça zikredenler için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır”[9] ayet-i kerimesi, bu hakikati bizlere hatırlatmaktadır. O, işçiye hak ettiği ücreti teri kurumadan ödememizi emretmekte,[10] komşumuz açken tok olarak uyumaktan bizleri nehyetmektedir.[11] “Bir yetimin başını okşadın mı? Bir muhtacı doyurdun mu? Bir hastayı ziyaret ettin mi?” gibi sorularla da ahlaki sorumluluklarımızı bizlere hatırlatmaktadır.

Aziz Müslümanlar!

Bugün; maddeyi önceleyip manayı öteleyen, görünür olmayı yegâne hedef hâline getiren, fâni olanı bâkiye, yalanı hakikate tercih eden anlayış, hepimizi derinden etkilemektedir. Böylesi bir ortamda artık kendimizle yüzleşmeliyiz. Peygamberimiz (s.a.s)’in güler yüzü, nazik tabiatı, ince ve hassas ruhu ile temsil ettiği nebevî ahlakını hayatımıza yansıtmalıyız. Unutmayalım ki; insan onuruna layık bir hayat yaşamanın yolu, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in cihanşümul ahlakını tanımaktan ve ona sımsıkı sarılmaktan geçmektedir.

Yüce Rabbimizden niyazımız, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu duasıdır:

“Allah’ım! Beni güzel ahlaka eriştir. Senden başka güzel ahlaka eriştirecek yoktur. Kötü ahlakı benden uzaklaştır. Senden başka kötü ahlakı benden uzaklaştıracak yoktur.”[12]



[1] İbn Hanbel, III, 155.

[2] Kalem, 68/4.

[3] Müslim, Birr, 34.

[4] Müslim, Birr, 105.

[5] İbn Mâce, Zühd, 17.

[6] Tirmizî, Birr, 62.

[7] Müslim, Îmân, 93.

[8] Buhârî, Edeb, 62.

[9] Ahzâb, 33/21.

[10] İbn Mâce, Rühûn, 4.

[11] İbn Ebû Şeybe, Musannef, Îmân ve rü’yâ, 6.

[12] Müslim, Müsâfirîn, 201.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü